1660 yıllarında Londra, 500 bin kişilik nüfusuyla Avrupa'nın en kalabalık şehirlerindendi. İkinci büyük İngiliz şehri olan Bristol ise 30 bin kadardı. Bütün İngiliz sermayesiyle en kabiliyetli kişiler Londra'da toplanmıştı.
Doğu ve batıda bina yapımı devam ediyor ve bazı gelişme bölgelerinde ilk defa planlamaya başvuruluyordu. "Covent Garden", Londra'nın ilk meydanıydı ve onu "Southampton" ve "Lincoln's İnn Fields" meydanları takip etti.
Bu kısımlarda evler tuğladan yapılmaya başlandı. Bununla beraber diğer kısımlarda ahşap evler çoktu. Nüfus fazlalığı ve sağlığa aykırı şartlar, salgın hastalıklar tehlikesini her zamankinden çok artırmıştı. 1348' lerde başlayan ve "Kara ölüm"denilen veba salgınları 16. yy. başlarında çok sıklaşmaya başladı.
1625' de veba salgınından 40 bin' den fazla Londra'lı hayatını kaybetti. Salgınların sonuncusu ve en kötüsü olan büyük veba salgını 1664 sonbaharında başladı. Salgının en şiddetli zamanında haftada 7 bin insan ölüyordu. 1665 yılı Kasım'ında şehrin birçok kısmı terkedilmiş, 75 bin Londra'lı ölmüş ve binlercesi kaçmıştı.