FATİH SULTAN MEHMED'İN
Boğaziçi'nin
Rumeli yakasında yaptırdığı (1452) hisar.
Bebek-
Baltalimanı koyları arasında genişçe bir çıkıntı meydana getiren eski Hermaion bursu üzerindedir. Hisarın yeri seçilirken, Boğaziçi'nin en dar kısmındaki bu noktanın
askerî açıdan durumu hesap edilmiş, karşıdaki Anadoluhisarı ile boğaz geçidini kapaması düşünülmüştür. Geçişi makaslamada, ateşle önleme ve akıntılar yüzünden gemilerin hisarın yapıldığı kıyıya yaklaşmak mecburiyetinde kalması tasarlanmıştır.
Hisar, 3 büyük kuleye dayanan dikdörtgene yakın bir plandadır. Kuzeyden güneye doğru uzunluğu 250 metredir. Duvarları genellikle 5 metre ve yaklaşık olarak İstanbul surlarının iki katı kalınlıktadır. Hisarın 5 kapısı vardır;
Dizdar kapısı,
Hisarpeçe kapısı,
Sel kapısı,
İstihkâm kapısı,
Dağ kapısı. Bütün duvarlarda seğirdim (nöbet) yolları vardır. Seğirdim yollarından kulelere bağlantı yoktur. Böylece avlu ve bedenler düşman eline geçtiği zaman, büyük kulelerin ayrı ayrı düşmana dayanabilmesi sağlanmıştır.
Çeşitli merdivenler bu yolları keser. 3 büyük kuleden başka, kalede 13 küçük burç vardır. Hisarın 3 büyük kulesi, dünyadaki en büyük kale burçlarıdır. Bunlardan;
Sarucapaşa kulesi en yükseği (28 m, çapı 24 m),
Zağanospaşa kulesi en kalınıdır (21 m, çapı 27 m). Sarucapaşa kulesinin 3. katındaki odaya "
Fatih odası" denilir. 3. Kulenin adı
Halilpaşa kulesidir. Bu kulenin üzerinde kûfi hatla
Allah'ın isimleri yazılmıştır.
Kulelerin yapımıyla, kulelere
adları verilen
paşalar görevlendirilmiştir. Hisarın ortasında,
Fatih tarafından vakfedilen bir de
cami vardır. Kitabesiz 2
çeşmeyle büyük bir
sarnıç, hisarın su ihtiyacını karşılar.
Fatih Sultan Mehmed, kaleyi,
İstanbul'un fethi hazırlıkları sırasında Boğaziçi'nin
kontrolünü sağlama maksadıyla yaptırdı. Rumeli yakasına malzeme ve işçi gönderilmesi için hünkâr emirnamesi çıktı. Bu malzemenin güven altına alınması için kıyıda, kalenin güneydoğusuna düşen yere önce bir kule yapıldı. İnşaatta, Fatih Sultan Mehmed'in yönetiminde 1000 kadar usta ve 2000 kadar işçi çalıştı. Hisarın
planının Fatih tarafından tasarlandığı ve 4
ayda (26 nisan-28 ağustos 1452)) bitirildiği söylenmektedir.
Yapı tamamlanınca, buraya
Firuz Ağa kumandasında 400 kişilik bir kuvvet yerleştirildi. Burçlara konan güçlü toplarıyla 1452' de hisar
savunma görevine başladı. 10 Kasım 1452' de, ilk defa hisardan toplarla 2 Venedik kadırgasına ateş açıldı. 26 Kasımda, Antonio Rizo gemisi batırıldı. 1453' de Boğaz'dan hiçbir geminin
geçmemesi sağlandı.
İstanbul'un fethinden sonra hisar, askerî
açıdan
önemini kaybetti ve uzun müddet sadece
hapishane olarak kullanıldı. Birçok
Osmanlı devlet adamı (Gedik Ahmed Paşa, Çandarlı Halil Paşa ve bazı yabancı devlet mensupları da burada hapsedildiği için kaleye bir ara "
karakule" denildi.
Kale, 1500' deki büyük
zelzelede hasar gördü, 17. yy'da önemli bir
yangın geçirdi. 3.
Selim devrinde tamir edildi. En önemli tamir ve bakım 1953' de İstanbul'un 500. fetih yıldönümü münasebetiyle yapıldı.
Müzeye dönüştürülen hisar bugün konser, tiyatro vb. sosyal faaliyetler maksadıyla kullanılmaktadır.