FARKLI genetik yapıdaki bir insandan alınan dokunun nakli neticesinde, vücudun zamanla bu dokuyu yıkmaya yönelik olarak başlattığı reaksiyonların ortaya çıkardığı karmaşık olaylar dizisine "doku reddi" denilir.
Doku reddi, yabancı dokular karşısında vücudun kendi dokularını korumasına yönelik bir savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizmalar aslında "bağışıklık" reaksiyonları esasına bağlıdır. Doku reddi neticesinde, nakledilen dokunun işlevi gittikçe artarak bozulur. Sonuçta doku işlevini tamamen kaybeder.
Doku reddini baskılamak veya ortadan kaldırmak için yaygın ışınlama, kortizon, bağışıklık baskılayıcı ilâçlar, lenfositlere karşı serum kullanılması gibi birçok yöntem denenmiştir. Bunların maksadı bağışıklık cevabının şiddetini azaltmaktır.
Akyuvarlardaki antijenlerin incelenerek, verici ve alıcı arasında elden geldiğince fazla doku uyumu bulunmasını sağlayacak doğru vericilerin seçilmesi de çok önemlidir. Doku uyumu en üst seviyede olduğundan emin olunan vericilerden doku nakli yapılır.
kortizon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kortizon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2018 Salı
15 Mart 2015 Pazar
ADDİSON HASTALIĞI (Kortizol Eksikliği)
Cildin
esmerleşmesi, halsizlik, zayıflama, tansiyon düşüklüğü, çabuk yorulma, diş
etlerinin koyulaşması, iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösteren ve ilk
kez Addison adında bir doktor
tarafından keşfedilen Addison hastalığı, “Böbrek
üstü bezlerinin” çalışma bozukluğu ve “kortizol”
hormonu salgısının azalması ile meydana gelen bir hastalıktır. Sebebi
ekseriyetle tüberkülozdur.
Tüberküloz mikrobu böbrek üstü bezlerini tahrip ederek, kortizol salgısının
azalmasına sebep olur. Diğer sebepleri için, böbrek üstü bezinde kanser yayılımı, vücudun bağışıklık sistemiyle ilgili problem ve bezde amiloid proteinin birikmesi sebebiyle işlevsizlik sayılabilir.
TEDAVİ
4 Aralık 2014 Perşembe
DOKTOR, "SEBOREİK DERMATİT" DEDİ
Özellikle, yıkanmanıza yakın, başınız bazan tatlı, bazan da şiddetli bir şekilde “kaşınıyor”; kaşıdıkça veya saçlarınızı taradıkça, omuzlarınıza “pul pul kepek” dökülüyor. Omuzlarınıza adeta kar yağmakta... Denemediğiniz “sabun ve şampuan” çeşidi kalmadı. Her kim, ne dediyse kullandınız. Bazan da;“mesele, halloldu kepek kesildi, artık dökülmüyor” dediniz. “İlerleyen haftalarda” baktınız ki; “yine olmamış”. Yıkanmanıza yakın artan bir hızla yine kepek dökülmeye başladı.
Nihayet, “bir cilt mütehassısına” görünmeye karar verdiniz. Cilt uzmanı şikâyetinizi inceledi ve “teşhisi” koydu. “Sizde seboreik dermatit var” dedi. İşte bu andan itibaren bilin ki; bu cilt problemiyle “uzun yıllar” arkadaşsınız... Maalesef, bu rahatsızlığı başlatan sebeb ve dolayısıyla da “kalıcı tedavisi”, tıbben bilinemiyor. Vakalar “kişiden kişiye” değişiklik gösteriyor. Kâh ilerleyen, kâh gerileyen dönemlerle artık “hayatınızın bir parçasıdır.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)