1914 de “savaş sebebiyle” yurda dönen İbrahim Çallı ve arkadaşları bize, izlenimcilikle ilgili kimi renklere başkalarını da katarak, çalak fırça estetiğini, kısacası, “fırçanın bir defalık tazeliğini veren tuşları” getirmişlerdi. Hakkında bir araştırma yapılmadığı için, Halil Paşa’nın Suadiye, Bostancı, Değirmendere peyzajlarında gördüğümüz fırça tuşlarına ne zaman vardığını “bilemiyoruz”.
Halil Paşa’nın özellikle portrelerindeki yalama anlatım ile, peyzajlarında saptanan ve ayrı disiplin gösteren tuş sevgisini bağdaştırmak mümkün değildir. Bu sebeple bize, “serbest fırça estetiğinin Halil Paşa ile mi, yoksa Çallı kuşağı tarafından mı getirildiği” üzerine karanlık bir nokta saptanabilir.
.jpg)