BİZANS devrine ait en önemli sur İstanbul'dadır. İstanbul'un ilk surları şehrin kuruluş tarihlerinde yapıldı (Milattan önce: 657). Bu surlar Sirkeci yakınlarından başlayarak Sarayburnu ve Marmara kıyılarını takip eder; burnu dolaşarak bugünkü Sultanahmet Camii'nin deniz tarafından bugün Ayasofya'nın bulunduğu tepelere doğru ilerler ve Sarayburnu tepesini kısmen içine aldıktan sonra tekrar Sirkeci'de son bulur.
Roma imparatoru Septimus Severus (hükümdarlığı: 193 - 211 yılları arası), Bizans'ı işgâli sırasında bu surları tahrip etti. Sirkeci çevresinde bu ilk surlara ait parçalar son zamanlara kadar duruyordu. Sultan Abdülaziz devrinde (hükümdarlığı: 1861 - 1876) demiryolu yapılırken bu surlar da ortadan kaldırıldı.
Septimus Severus, İstanbul'da bazı binalarla beraber yine Sirkeci yakınlarından başlayan Sarayburnu'nu ve Sultanahmet meydanını içine aldıktan sonra karaya yönelerek Ayasofya yakınında son bulan bir sur yaptırdı. Daha sonra Büyük Constantinus (hükümdarlığı: 306 - 337), Marmara kıyısında Ahırkapı'dan başlayarak Samatya'ya kadar uzanan ve buradan karaya yönelen, Cerrahpaşa ve Fatih bölgelerini içine aldıktan sonra Haliç'e uzanan ve Haliç'ten Sirkeci'ye kadar devam eden bir surla şehir çevrildi.
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ocak 2020 Cumartesi
3 Mayıs 2018 Perşembe
14 Mayıs 2017 Pazar
GOT'LAR SÜTÛNU (İstanbul)
Gotlar Sütûnunu eskiden, Roma imparatoru 2. Claudius'un Gotlara karşı kazandığı zaferden sonra diktirdiği ileri sürülmüştür. Fakat Claudius'un İstanbul ile ilişkisi olmaması ve İstanbul'a gelmemiş olduğu dikkate alınarak bu görüş kabul edilmedi.
Yeni araştırmalar sonunda sütûnun Got'lara karşı kazandığı zaferler neticesi 1. Theodosius veya kaide üzerindeki yazıların şekillerinden 1. Constantinus için diktirildiği ileri sürüldü.
Mavi damarlı mermerden yapılmış olan sütûn, üç basamaklı bir kaideyle, yekpare bir gövde ve bir de başlıktan meydana gelir. Yüksekliği yaklaşık olarak 15 metre kadardır. Kaidenin üzerinde kabartmalar olduğu ve bunların sonradan kazındığı anlaşılmıştır.
Başlık kısmı çok süslüdür. Korinthos tarzındaki bu başlık, zamanımıza kadar iyi korunmuştur. Başlığın Üsküdar'a bakan tarafında bir kartal kabartması vardır. Gotlar sütûnunun yanında, 1913 yılında, Bizans devrine ait bazı kalıntılar bulundu. Geç Roma devri sarayına ait olması muhtemel olan bu harabeler, Bizans devrinde bir müddet dükkân olarak kullanılmıştır.
14 Mart 2017 Salı
GALATA SEMTİ
İSTANBUL'DA bugünkü adı "Karaköy" olan semt. "Galata" adının nereden geldiği konusunda farklı görüşler öne sürülür. Bizanslı tarihçi Dionysios ve Strabon'a göre bu semtin eski adı Sykai, Sykodis veya Sykaena'dır.
Tarihçi Çaças'a göre, Rumların Galat diye adlandırdığı Galyalılar, başkanları Brennos ile buradan geçerken konakladıkları yere kendi adını vermişlerdir. Galos, Galat denilen Lâtin hristiyanlarının oturdukları yerler anlamında Galata, Galatia adının kullanılmış olma ihtimâli vardır.
Başka bir görüşe göre, Galata adı, Rumca "süt" mânâsına gelen Galaktos sözünden türemiştir. Bölgede eskiden sığır ahırları bulunduğu için bu adın verildiği öne sürülür. Bir diğer görüş de, bu kelimenin Cenova-İtalyan dilinde "bayır, yokuş, yamaç" mânâsına gelen Caladdo-Galadda kelimesinden türediğini söyler.
Tarihçi Çaças'a göre, Rumların Galat diye adlandırdığı Galyalılar, başkanları Brennos ile buradan geçerken konakladıkları yere kendi adını vermişlerdir. Galos, Galat denilen Lâtin hristiyanlarının oturdukları yerler anlamında Galata, Galatia adının kullanılmış olma ihtimâli vardır.
Başka bir görüşe göre, Galata adı, Rumca "süt" mânâsına gelen Galaktos sözünden türemiştir. Bölgede eskiden sığır ahırları bulunduğu için bu adın verildiği öne sürülür. Bir diğer görüş de, bu kelimenin Cenova-İtalyan dilinde "bayır, yokuş, yamaç" mânâsına gelen Caladdo-Galadda kelimesinden türediğini söyler.
14 Aralık 2015 Pazartesi
GENÇ FATİH'İN CESARETİ
FATİH SULTAN MEHMED 1432 yılında Edirne'de doğdu. Babası 2. Murad, annesi Hüma Hatun'dur. 12 yaşındayken Manisa Sancak Beyliği'ne atandı. Aynı yıl babası tahttan çekilince, Edirne'ye giderek tahta çıktı.
İlk günlerde önemli iç-dış problemlerle karşılaştı. İktidarı elinde tutan Sadrazam Çandarlı Halil Paşa ile 2. Mehmed (Fatih) etrafındaki devşirme Zağanos ve Şehabeddin Paşalar arasında anlaşmazlıklar başladı. Edirne'de Hurufiler ayaklandı ve büyük yangınlar çıktı. Bir Haçlı ordusu Tuna nehrini aşıp Varna'yı kuşattı.
İlk günlerde önemli iç-dış problemlerle karşılaştı. İktidarı elinde tutan Sadrazam Çandarlı Halil Paşa ile 2. Mehmed (Fatih) etrafındaki devşirme Zağanos ve Şehabeddin Paşalar arasında anlaşmazlıklar başladı. Edirne'de Hurufiler ayaklandı ve büyük yangınlar çıktı. Bir Haçlı ordusu Tuna nehrini aşıp Varna'yı kuşattı.
15 Temmuz 2015 Çarşamba
İSTANBUL'UN MÜTHİŞ TARİHİ
İstanbul'un geçmişine ait en eski kalıntılara Fikirtepe ve Pendik'te rastlandı. Bunların geçmişi milâttan önce (MÖ) 5500 - 3500 tarihlerine uzanır. MÖ 680 'de "Megaralılar" Kalkedon (bugünkü Kadıköy) şehrini kurdular. 20 yıl sonra Marmara ve Haliç arasındaki yarımadada ikinci Megara Kolonisi olan Bizantion kuruldu. Bizantion
önderlerinin ismiydi.
MÖ 513' de Persler, Bizantion ve Kalkedon'a egemen oldu. MÖ 476' da "Attika Delos Deniz Birliği", Persleri buradan çıkardı. Deniz Birliği dağıldıktan sonra bir müddet bağımsız yaşayan Bizantion, deniz ticaret merkezi oldu. MÖ 340' da Makedonya Krallığı'nın, MÖ 280' de Galatlar'ın başarısız saldırıları oldu. MÖ 146' da özerk bir şehir devleti olarak Roma'nın korumasına girdi ve MÖ 73' de İmparator Vespasianus tarafından Roma'ya bağlandı ve Bitinya- Pontus Eyaleti'ne katıldı.
![]() |
| Bizans Surları |
MÖ 513' de Persler, Bizantion ve Kalkedon'a egemen oldu. MÖ 476' da "Attika Delos Deniz Birliği", Persleri buradan çıkardı. Deniz Birliği dağıldıktan sonra bir müddet bağımsız yaşayan Bizantion, deniz ticaret merkezi oldu. MÖ 340' da Makedonya Krallığı'nın, MÖ 280' de Galatlar'ın başarısız saldırıları oldu. MÖ 146' da özerk bir şehir devleti olarak Roma'nın korumasına girdi ve MÖ 73' de İmparator Vespasianus tarafından Roma'ya bağlandı ve Bitinya- Pontus Eyaleti'ne katıldı.
14 Temmuz 2015 Salı
FETİHTEN SONRA İSTANBUL
İstanbul'un fethinden sonra şehir boşalmaya başladı. Fatih Sultan Mehmet şehir nüfusunu eski haline çıkarmak için, İstanbul'a göç edenlere bağ, bahçe, ev verileceğini duyurdu. Bu çağrıya kâfi cevap gelmeyince, Anadolu ve Rumeli'den beş bin müslüman ve hristiyan aile mecburi iskâna tabi tutuldu. Fatih'ten sonra gelen padişahlar da bu uygulamayı devam ettirdi. Mora, Güney Sırbistan, Ege adaları, Konya, Karaman, Aksaray'dan ve daha sonra Sefarad Yahudileri, Endülüs'lü Araplar, Kefe'den gelen Kırım'lılar şehri renklendirdi.Şehrin mülki yöneticisi İstanbul Kadısı idi. Şehir; Suriçi, Galata, Eyüp ve Üsküdar olmak üzere dört kadılığa ayrıldı. Kadıların gözetiminde "ihtisap ağaları" belediye hizmetlerini yürüttüler.
7 Şubat 2015 Cumartesi
İSTANBUL'DAN MÜZİKLİ SLAYT (Canım İstanbul)
"Canım İstanbul" videosunda, İstanbul'un çeşitli semtlerinden slayt görüntüleri yer almaktadır.
CANIM İSTANBUL (Müzikli Slayt)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




