ÇOĞUNLUKLA gıda zehirlenmesine bağlı olan mide ve incebağırsağın akut iltihabına "gastroenterit" denilir. Gıdalarda üreyen bakterilerin toksinleri, bakteriler, virüsler, asalaklar bu hastalığın en sık rastlanan etkenleridir.
Mide-bağırsağı bozan etkenler daha çok tereyağı, et, yumurta, konserve, süt ve suda bulunur. Kuluçka dönemi 4 ilâ 48 saat arasındadır. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal (kanlı veya sümüklü olabilir), ateş ve su kaybına ilişkin belirtiler görülür.
Yüksek ateş, şiddetli kusma, karın ağrısı ve ishal aniden başlar. Bebeklerde yaz aylarında ortaya çıkan gastroenterit hızla su kaybına sebep olacağından dikkatli olunmalıdır. Ağır durumlarda hastane tedavisi gerekebilir.
hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Eylül 2018 Pazartesi
15 Temmuz 2017 Cumartesi
HASEKİ HASTANESİ
İSTANBUL'UN Haseki semtindeki hastane, 1539 yılında, Kanunî Sultan Süleyman'ın hasekisi Hürrem Sultan'ın emriyle, Mimar Sinan tarafından, Cerrahpaşa'da Bizanslılardan kalma Arkadius sütûnunun bulunduğu "Avratpazarı"denilen düzlükte yaptırıldı.
Haseki Hastanesi, Fatih Sultan Mehmed tarafından 1470 yılında yaptırılan "Fatih Dârüşşifası" ve Yavuz Sultan Selim'in Üsküdar-Karacaahmet'te açtırdığı "Miskinler Tekkesi"nden sonra kurulmuş olan üçüncü büyük sağlık tesisidir.
Haseki dârüşşifası adıyla kurulan ve kullanılan ilk tarihi bina, halen Haseki Hastanesi polikliniği olarak kullanılmaktadır. Kuruluşunda sadece 7 doktor, 2 eczacı kalfası, 29 memur ve müstahdemle faaliyete geçti. 1539-1884 yılları arası, Haseki vakıfnâmesine uygun bir kadro ile çalıştı.
Ayakta poliklinik muayeneleri yanısıra, lüzum hasıl olduğunda hastalar yatırılarak tedavi edildi. Fakir hastalardan bakım ve ilâç için ücret alınmadı. Haseki vakıfnâmesinde çok önemli maddeler vardı. Vakıfnâmede, sertabip (başhekim) dahil bütün personelin, hastalarla görüşürken onlara güzel cümlelerle hitap etmeleri ve sorularına hoşa gidecek bir şekilde cevap vermeleri de yazılı idi. Hastane çalışanlarına yüksek ücret verilmesi de kararlaştırılmıştı.
Haseki Hastanesi, Fatih Sultan Mehmed tarafından 1470 yılında yaptırılan "Fatih Dârüşşifası" ve Yavuz Sultan Selim'in Üsküdar-Karacaahmet'te açtırdığı "Miskinler Tekkesi"nden sonra kurulmuş olan üçüncü büyük sağlık tesisidir.
Haseki dârüşşifası adıyla kurulan ve kullanılan ilk tarihi bina, halen Haseki Hastanesi polikliniği olarak kullanılmaktadır. Kuruluşunda sadece 7 doktor, 2 eczacı kalfası, 29 memur ve müstahdemle faaliyete geçti. 1539-1884 yılları arası, Haseki vakıfnâmesine uygun bir kadro ile çalıştı.
Ayakta poliklinik muayeneleri yanısıra, lüzum hasıl olduğunda hastalar yatırılarak tedavi edildi. Fakir hastalardan bakım ve ilâç için ücret alınmadı. Haseki vakıfnâmesinde çok önemli maddeler vardı. Vakıfnâmede, sertabip (başhekim) dahil bütün personelin, hastalarla görüşürken onlara güzel cümlelerle hitap etmeleri ve sorularına hoşa gidecek bir şekilde cevap vermeleri de yazılı idi. Hastane çalışanlarına yüksek ücret verilmesi de kararlaştırılmıştı.
25 Haziran 2017 Pazar
GUREBA HASTANESİ
II. MAHMUD'UN hanımı ve Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmiâlem Sultan tarafından, 1843 yılında yaptırılan hastane, İstanbul, Şehremini, Yenibahçe mevkîinde kuruldu. İki sene sonra düzenlenen bir vakıfnâmeyle "Gurebayı Müslimin"in hizmetine tahsis edildi; "Bezmiâlem Gurebayı Müslimin Hastanesi" adını aldı.
Hastane, zamanla halk arasında "Bezmiâlem hastanesi", "Validesultan hastanesi", "Gurebayı müslimin hastanesi" gibi çeşitli adlarla anıldı. İstanbul'da bulunan sağlık kurumlarına "dârüşşifa", "şifahane", "bimarhane" denilirdi. İlk olarak "hastahane" adı burada kullanıldı.
"Gureba" kelimesi ilk defa, Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan cami avlusunda açılan (1836) ve sekiz yıl sonra kapatılan sağlık ocağı için kullanılmıştı. Bu bakımdan Bezmiâlem hastanesi, ikinci Gureba hastanesidir.
Hastane, zamanla halk arasında "Bezmiâlem hastanesi", "Validesultan hastanesi", "Gurebayı müslimin hastanesi" gibi çeşitli adlarla anıldı. İstanbul'da bulunan sağlık kurumlarına "dârüşşifa", "şifahane", "bimarhane" denilirdi. İlk olarak "hastahane" adı burada kullanıldı.
"Gureba" kelimesi ilk defa, Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan cami avlusunda açılan (1836) ve sekiz yıl sonra kapatılan sağlık ocağı için kullanılmıştı. Bu bakımdan Bezmiâlem hastanesi, ikinci Gureba hastanesidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
