hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2019 Perşembe

BRUSELLOZ HASTALIĞI

BRUSELLA adlı bakteri tarafından yapılan hastalık. İnek, koyun, domuz gibi hayvanlarda ve insanda hastalık yapar. İnsanda akut, subakut veya kronik gidiş gösterir. Enfeksiyon genellikle deri yoluyla hayvandan hayvana, hayvandan insana, daha nadir olarak da insandan insana bulaşır. Beslenme yoluyla da bulaşma olabilir.

Pişmemiş süt ve süt mamullerinin, pişirilmeden saklanan etlerin, mikrobu taşıyan hayvanın idrar veya dışkısıyla kirlenmiş yeşilliklerin çiğ olarak yenmesiyle bulaşır. Mikroplar, kan dolaşımıyla bütün vücuda yayılarak; dalak, karaciğer ve kemik iliğine yerleşirler. Buralarda nekroz alanları ve küçük granülomların oluşumuyla iltihabî odaklar gözlenir.

Yaklaşık 2 haftalık bir kuluçka döneminden sonra, hastalık bazen yüksek ateş, ürperme, baş ağrısı, eklem ve kas ağrılarıyla akut bir şekilde başlar. Daha sık olarak kırıklık, halsizlik, iştahsızlık, öğle sonraları ve geceleyin yükselen hafif ateş gibi belirtilerle ortaya çıkar. Ateş dalgalı bir seyir gösterir. 1  -  4  hafta süren yüksek ateş dönemlerini ateşsiz dönemler takip eder.

Ateşle beraber yaygın terleme, güçsüzlük, genel kırıklık, zayıflama, baş ağrısı, eklem, kemik, kas veya sinir ağrıları yapar. Karaciğer ve dalakta büyüme, kandaki lenfositlerde artış, akyuvarlarda ise azalma olur.

24 Şubat 2019 Pazar

HASTALIK BULAŞTIRMA

BULAŞICI bir hastalığın, hasta bir kişiden sağlıklı bir kişiye geçmesidir. Bulaşmanın kaynağı hasta veya taşıyıcı olabilir. Taşıyıcı, bulaşıcı hastalığı geçirip tamamen iyileşmesine rağmen, iyileşme dönemi ve hattâ daha uzun bir dönem boyunca hastalık mikrobunu, meselâ dışkı yoluyla vücuttan çıkarabilir. Bazı hayvanlara özgü hastalıklar da çeşitli yollardan insanlara bulaşabilir.

Doğrudan bulaşma: Hasta kişiyle sağlıklı kişinin temasıyla gerçekleşir. Frengi veya belsoğukluğu gibi cinsî ilişkiyle bulaşan zührevi hastalıklar buna örnektir.

Dolaylı veya aracılı bulaşma: Mikrop hastadan sağlıklı kişiye farklı araçlarla taşınır. Bunlar; çarşaf, havlu, elbise, çatal, bıçak, iş aletleri olabilir. Sinek, sivrisinek, bit, tahtakurusu, kene gibi böcek de enfeksiyonu taşıyabilir.

30 Aralık 2018 Pazar

ZOR NEFES ALMA (dispne)

SOLUNUMUN az veya çok zorlukla sürdürülmesine "dispne" adı verilir. Astım nöbetinde görülen ağır solunum zorluğundan, heyecanlanınca ortaya çıkan "nefes sıkışması" hissine kadar bütün soluma zorluklarını ihtiva eder.

En sık karşılaşılan dispne sebepleri kalp hastalıklarıyla bağlantılıdır ve özellikle gece saatlerinde ortaya çıkarak hastayı zor duruma düşürür. Diğer sebepleri:

  1. Solunum yollarında akut veya kronik daralmaya yol açan bronşiyal astım
  2. Anfizemli veya anfizemsiz seyreden kronik bronşit
  3. Akciğer anfizemi
  4. Akciğerde hava keseciklerinin iltihaplanması
  5. Tüberküloz
  6. Sarkoidoz
  7. Pnömokonyoz
  8. Akciğer fibrozu
  9. Akciğer kanseri
Nefes alma zorluğu, endişe ve heyecan verici durumlarda da olabilir. Ayrıca ruhî hastalıklara bağlı olarak, boğulma hissi veya kâfi ölçüde derin nefes alamama söz konusu olur.

7 Aralık 2018 Cuma

EGZAMA (kaşıntılı deri hastalığı)

EGZAMA sık görülen bir deri hastalığıdır. Kızarıklık, şiş, yoğun kaşıntılı ve iltihaplı deri kısımlarıyla kendini belli eder. Bu kısımlarda berrak bir sıvı ihtiva eden çok sayıda küçük kabarcık ortaya çıkar. Kaşıntıyı takip eden dönemde, kabarcıklar patlar ve sıvı dışarı akar. Daha sonra sıvının kurumasıyla sarı kabuklar oluşur.

Bu değişimler, derinin üst tabakalarındaki bir iltihap sürecinin dışavurumudur. İltihap süreci çeşitli etkenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Vücudun içinden veya dışından kaynaklanabilen bu etkenler, doğuştan ya da alerjik sebeplerle yatkınlığı olan kişilerde egzamaya yol açar.

Egzamanın en çok rastlandığı bölgeler; yüzde özellikle gözkapakları ve kulakların arkası, boyun, dirsek ve diz kıvrımları, koltukaltı, kasık bölgesi, el ve kollardır.

4 Aralık 2018 Salı

EGZOSTOZ (osteokondrom)

KEMİKTE gelişen iyi huylu tümör. Sık görülür ve çoğunlukla 10 yaşından evvel ortaya çıkar.  Uyluk kemiğinin alt ucu ve kaval kemiğinin üst ucu en çok tutulan yerlerdir. Egzostoz, geniş tutunma tabanlı bir kemik çıkıntısı gibi veya dar bir sapla kemiğe tutunmuş olarak ortaya çıkar. Kıkırdak bir başlıkla örtülüdür. Yavaş bir büyüme gösterir. Bazen kirişlerin hareketini engellediği için ağrıya ve çalışma bozukluklarına sebep olabilir.

Tümör birden fazla yerde geliştiğinde, kemiğin şeklinde ve iskelet büyümesinde bozukluklara yol açar. Genetik olan bu vakaların önemli bir kısmında kötü huylu tümöre dönüşerek "kondrosarkom" özelliğini kazanır.

23 Kasım 2018 Cuma

YETİŞKİNDE BEBEK KALP SESİ

EMBRİYONDA birinci ve ikinci kalp seslerinin süresi ve şiddeti birbirine eşittir. Bu sesler "sarkaç ritmi" olarak tanımlanır. Yetişkin bir insandaki kalp sesleri, embriyonun kalp seslerine benziyorsa, bu her zaman bir hastalık işaretidir.

20 Kasım 2018 Salı

ENDEMİK, PANDEMİK ne demektir?

ENDEMİK, belirli bir bölgeye has veya o bölgede sabit bir şekilde görülen hastalıkları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bir hastalığın endemik olarak görülmesi, o bölge halkının beslenme eksikliğinden veya bölge şartlarının zemin hazırladığı enfeksiyon etkenlerinden kaynaklanabilir.

Pandemik terimi ise; belirli bir bölge için değil, çok daha geniş çaplı (ülkelerarası, kıta, hattâ dünya çapında) bölgeler için kullanılır.

19 Kasım 2018 Pazartesi

ENDOKARDİT (kalp iç zarı iltihabı)

KALP iç zarı iltihabı, kulakçık ve karıncığın yüzeyini örten endokartta görülse de, daha çok kapakların yüzeyini kaplayan endotelde ortaya çıkar. Mitral kapak ve aortun yarımay kapakları en sık etkilenir.

Bakterilerle oluşan endokardit, genellikle başka bir odaktan yayılan genel bir enfeksiyonun komplikasyonu olarak gelişir. Bakterilerle oluşmayan endokardit tipleri de vardır. Bunlar da çeşitli hastalıklardan meydana gelir. En sık rastlananı, "romatizmal endokardit"tir.

Endokarditin belirtileri, seyri ve tedavisi, hastalığın tipine göre değişir. Hastalığın kapakları da etkilediği vakalarda, kapağın çalışmasının bozulduğuna dair "üfürüm" veya farklı seslerin alınması gibi bulgulara rastlanır.

Endokardit, çoğunlukla kapaklarda kalıcı bir yapı değişikliğine yol açar. Etkilenen kapakta darlık veya yetmezlik olabilir. Kapak hastalıkları, kalbin çalışmasında kalp kifayetsizliğiyle neticelenecek ağır bir bozukluğa sebep olabilir.

16 Kasım 2018 Cuma

ENFEKSİYON nasıl olur?

VÜCUDA giren mikropların yol açtığı duruma "enfeksiyon" denilir. Çeşitli yollardan vücuda girebilen mikroplar daha sonra çoğalarak vücut yapılarına saldırırlar. İnsana enfeksiyonların çoğu, enfeksiyon taşıyan başka insanlardan geçer.

Bulaşma; doğrudan temas yoluyla, eşya, su, gıdalar vasıtasıyla veya sivrisinek, tatarcık gibi ara konak işlevi gören başka organizmalar vasıtasıyla olabilir. Daha az sayıda enfeksiyon insana hayvanlardan veya topraktan bulaşır.

Enfeksiyon genellikle dış kaynaklı olmasına rağmen, bazı enfeksiyonlar ise iç kaynaklıdır. Yani enfeksiyon yapan mikroplar vücudun içindedir. Meselâ ağız boşluğunda, bronş mukozasında, bağırsakta mikroplar bulunur. Bu mikroplar vücut direncinin düşmesi gibi bazı özel şartlarda dokulara saldırabilirler.

6 Kasım 2018 Salı

ÇOCUKTA GECE İŞEMESİ

ÜÇ - dört yaşından sonra devam eden istemsiz idrar kaçırmaya "enürezi" denilir. Bu vaka hemen her zaman gece uykuda meydana gelir. Çocuklarda nadir olarak siyek, mesane kusurları veya omurilik lezyonları gibi yapısal bir sebebe bağlıdır.

Daha sık olarak; psikolojik streslere, uzun süren ve güçsüz düşüren bir hastalığa ya da aile ortamının uyumsuzluğuna bağlı geçici bir durumdur. Gece idrar kaçırma çoğunlukla ergenlikte düzelir. Yetişkinlikte, sadece yapısal bozukluğu olan hastalarda görülür.

Çocukta, soğuk algınlığı, yatmadan evvel çok sıvı alma, mesaneyi boşaltmadan yatağa girme, gece işemesine davetiye çıkarır. Ebeveyn, gecenin belli bir saatinde çocuğu tuvalete kaldırmalıdır. Bazen çocuk gece tuvalete kalksa dahi sabaha karşı tekrar yatağa idrar kaçırabilir. 

4 Kasım 2018 Pazar

EPANDİMOM ( beyin-omurilik tümörü)

BEYNİN karıncık boşluklarını ve omuriliğin orta kanalını döşeyen epandim hücrelerinden türeyen merkezî sinir sistemi tümörüne "epandimom" adı verilir. Özellikle gençlerde görülür. Daha çok 4. karıncıkta veya omuriliğin son bölümünde yerleşir. Gri, homojen bir dokudur. Karıncığın boşluğuna uzanır ve beyin-omurilik sıvısının akımını engeller.

Tümör genellikle iyi sınırlanmıştır; bu özelliği sebebiyle ameliyatla tamamı çıkarılabilir. Epandimom yavaş büyüyen bir tümördür. Az sayıda vakada yayılmacı karakter gösterir ve merkezî sinir sistemine dağılır.

16 Ekim 2018 Salı

FIÇI GİBİ GÖĞÜS

GÖĞÜSÜN ön ve arka çapının genişlemiş halidir. Genellikle göğüs kemiğinin öne doğru çıkması ve omurganın geriye doğru bükülmesi söz konusu olur. Fıçı göğüs şekli, yardımcı solunum kaslarının aşırı büyümesiyle beraber görülür. Bu durum, akciğer hastalıklarına, özellikle de akciğer amfizemine has bir belirtidir.

13 Ekim 2018 Cumartesi

KULAKCIK, KARINCIK FİBRİLASYONU

KULAKCIK fibrilasyonu, kulakcık kasının işlevsiz ve düzensiz seğirmelere dönüşmesidir. Kalbin taşıdığı kan miktarının azalmasına, kalbin fizikî kuvvet harcama durumuna daha zor uyum sağlamasına ve akciğerde bir miktar kan göllenmesine yol açar.

Karıncık fibrilasyonu, ağır kalp yetmezliklerinin son döneminde, miyokard enfarktüsünün bir komplikasyonu olarak veya bazı ilâçların zehirleyici tesiri neticesinde gelişebilir. Kalp ameliyatları sırasında da ortaya çıkabilir.

Karıncık fibrilasyonu çok ağır bir bozukluktur. Çünkü karıncık kaslarının eşgüdümsüz ve kısmî kasılması, kanı atardamarlarda ilerletmeye yetmez.

8 Ekim 2018 Pazartesi

AKCİĞER ZARLARINDA YAPIŞIKLIK

AKCİĞER zarlarının iç ve dış yaprakları arasındaki yaygın ve güçlü bağdoku yapışıklıklarına "fibrotoraks" denilir. Akciğer zarı boşluğunun tamamen tıkanmasına yol açabilir. Ayrıca, zamanla ilerleyen bir çekilme ve büzülme neticesinde göğüs boşluğunu kısıtlar. Bu durumda kaburgaların arası daralır, göğüs kemiği yapışıklık tarafına doğru çekilir, omurga eğrilir, karın kubbesi yükselir ve göğüs boşluğundaki organların bir bölümü yapışma tarafına doğru çekilme gösterir.

Yapışıklık olan tarafın akciğeri baskıya uğradığından nefes alıp verme de kısıtlanır. Böylece karşı taraftaki akciğerde vakayı dengeleyici bir havalanma artışı gelişir.

Akciğer zarı yapışmaları, kuru veya yaş akciğer zarı iltihaplarının, akciğer vereminin neticesinde gelişebilir. Yol açtığı göğüs yapısı bozuklukları, kalp ve nefes alma işlevlerinde azalmaya ve bir tür kalp kifayetsizliğine sebep olabilir.

6 Ekim 2018 Cumartesi

FİBROZ nedir?

FİBROZ, kollajen lifler bakımından zengin, hücre ve damarlardan yoksun bağdoku miktarının artmasına denilir. Akut veya kronik iltihaplar, kronik kan veya lenf toplanması gibi farklı hastalıklardan sonra görülebilir.

Yıkıma uğrayan dokuların yerini bağdoku alır (nedbe fibrozu). Neticesi, tutulan bölgeye göre farklı olur. Bir organda ne kadar yaygınsa, sonuçları o ölçüde belirgin olur. Fibroz odakları bir iç organın hareketlerini engelleyebilir, baskıya yol açabilir, iç organda veya kan damarlarında darlık ve tıkanmaya sebep olabilir.

11 Eylül 2018 Salı

MİDE VE ONİKİPARMAK İLTİHABI

MİDE ve onikiparmak bağırsağının eşzamanlı iltihabına gastritle aynı etkenler sebep olur. Fakat belirtilerin, doğru teşhis konulmasını kolaylaştıran bazı özellikleri bulunur. Onikiparmak bağırsağı mukozasında iltihap varsa, kanama çok sık ve aniden olur.

Kanamadan evvel sadece mide bölgesinde yanma ve ateş hissi vardır. Sindirim her zaman çok zordur ve yemek sonrası baş ağrılarıyla beraberdir. Doğru teşhis, kamera incelemesiyle alınan biyopsi numunesinin mikroskopta incelenmesiyle konulur.

10 Eylül 2018 Pazartesi

AKUT MİDE BAĞIRSAK İLTİHABI

ÇOĞUNLUKLA gıda zehirlenmesine bağlı olan mide ve incebağırsağın akut iltihabına "gastroenterit" denilir. Gıdalarda üreyen bakterilerin toksinleri, bakteriler, virüsler, asalaklar bu hastalığın en sık rastlanan etkenleridir.

Mide-bağırsağı bozan etkenler daha çok tereyağı, et, yumurta, konserve, süt ve suda bulunur. Kuluçka dönemi 4 ilâ 48 saat arasındadır. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal (kanlı veya sümüklü olabilir), ateş ve su kaybına ilişkin belirtiler görülür.

Yüksek ateş, şiddetli kusma, karın ağrısı ve ishal aniden başlar. Bebeklerde yaz aylarında ortaya çıkan gastroenterit hızla su kaybına sebep olacağından dikkatli olunmalıdır. Ağır durumlarda hastane tedavisi gerekebilir.

8 Eylül 2018 Cumartesi

MİDE SARKMASI

MİDENİN normal yerinden aşağı doğru sarktığı patolojik (hastalıklı) bir durumdur. Mideyi yerinde tutan bağların doğuştan gelen zayıflığına bağlı olabilir. Tekrarlayan hamilelik halleri, fıtık sebebiyle karın duvarının aşırı gevşek olması, çocukken poposu üzerine kuvvetle düşme gibi sebeplerle de olabilir.

Hastalık çoğunlukla kas yapısı zayıf, ince uzun kadınlarda görülür. Mide aşağı doğru kaymış aynı zamanda uzamış ve gerginliği azalmıştır.

Mide sarkmasının belirtileri; yemeklerden sonra karında dolgunluk hissi, hazımsızlık, geğirme ve yenmiş gıdanın midede uzun müddet kalmasıdır.

Bazen midenin bağları üzerindeki anormal hareketleri, midenin eksenlerinden biri üzerinde dönmesine yol açar. Bu durum kendiliğinden düzelmezse ameliyata müracaat edilir.

6 Eylül 2018 Perşembe

AŞIRI MİDE SALGISI

MİDE mukozasının mukus, hidroklorik asit (HCl) gibi tüm salgı işlevlerinin aşırı artması patolojik bir durumdur. Bazen asit bazen de mukus salgılaması öne çıkar. Aşırı asit salgılaması, mide duvarı iltihabını getirir. Bu iltihap da asit salgılamayı artırır. Böylece hastalığın devamını sağlayan bir çevrim ortaya çıkar.

Böyle kişilerin; midede ağırlık, yanma, geğirme ve ağıza acı su gelmesi gibi bitmeyen şikâyetleri olur. Bu şikâyetler, yemek saatlerinden bağımsız olarak ortaya çıkar.

4 Eylül 2018 Salı

GECE KÖRLÜĞÜ

BAZI insanlar, güneş batarken veya ışığın azaldığı durumlarda görme zorluğu ya da görme kaybı yaşarlar. Gündüz veya iyi ışık altında görmeleri normalleşir. Bu patolojik durum aile kuşağından genetik yolla kişiye geçmişse; doğuştan gece körlüğü söz konusudur.

Sonradan olmuş gece körlüğü sebepleri ise; ağtabakayı (retina) veya görme sinirini tahrip eden hastalıklar, A veya B2  vitamini eksiklikleridir.