OMURİLİK soğanıyla ilgili damarsal kaynaklı hastalıklar (kanamalar, trombozlar, emboliler) neticesi ortaya çıkan sinirsel tabloların genel adı "bulber sendrom"dur. Bu bölgenin kendine has anatomisi sebebiyle omurilik soğanının yarısını tutan bir lezyon, bir tarafın kol ve bacağında felcin ve karşı tarafın bir veya daha fazla kafa sinirinde felçlerin ortaya çıkmasına yol açar.
Bu duruma sebep olan lezyonun tipinden bağımsız olarak bulber sendrom, kısa süren baş ağrısı, baş dönmesi, yutma ve konuşma zorluğuyla seyreden bir dönemle başlar; daha sonra karakteristik felç ortaya çıkar. En ağır şekilleri kanamalara bağlı olarak görülür ve çoğunlukla ölümcüldür.
omurilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
omurilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Şubat 2019 Cumartesi
4 Kasım 2018 Pazar
EPANDİMOM ( beyin-omurilik tümörü)
BEYNİN karıncık boşluklarını ve omuriliğin orta kanalını döşeyen epandim hücrelerinden türeyen merkezî sinir sistemi tümörüne "epandimom" adı verilir. Özellikle gençlerde görülür. Daha çok 4. karıncıkta veya omuriliğin son bölümünde yerleşir. Gri, homojen bir dokudur. Karıncığın boşluğuna uzanır ve beyin-omurilik sıvısının akımını engeller.
Tümör genellikle iyi sınırlanmıştır; bu özelliği sebebiyle ameliyatla tamamı çıkarılabilir. Epandimom yavaş büyüyen bir tümördür. Az sayıda vakada yayılmacı karakter gösterir ve merkezî sinir sistemine dağılır.
Tümör genellikle iyi sınırlanmıştır; bu özelliği sebebiyle ameliyatla tamamı çıkarılabilir. Epandimom yavaş büyüyen bir tümördür. Az sayıda vakada yayılmacı karakter gösterir ve merkezî sinir sistemine dağılır.
30 Ağustos 2018 Perşembe
BEYİN-OMURİLİK SIVISINDA ŞEKER
NORMAL değeri 0,45 - 0,90 gram/litre arasındadır. Bakteri kökenli akut menenjit ve verem menenjitlerinde bu değer düşer. Şeker hastalığında, beyin iltihaplarında, üremide ve beyin tümörlerinde ise yükselir.
6 Temmuz 2018 Cuma
OMURİLİKTE KANAMA
OMURİLİKTE oluşan kanama, özellikle omurga bölgesindeki travmalara, damar sertliği veya atardamar iltihabı gibi damarsal bozukluklara ve tümörlere bağlı olarak gelişir. Aniden ortaya çıkabildiği gibi, kas zayıflığı belirtilerinin eşlik ettiği bir dönemin (günler, haftalar) sonunda da görülebilir.
Sinir yapılarında hasara yol açan kanama odağının belirmesiyle çok şiddetli bir omurga ağrısı ve kanamanın omuriliğin sırt bölgesinde görüldüğü durumlarda her iki bacakta felç görülür. Kanama odağı, boyun düzeyindeki omurilikte oluşmuşsa her iki kol ve bacak felç olur. Felç sonunda gelişen hareket kaybına duyu bozuklukları, büzgen kas ve cinsî organ işlevlerinde bozukluk eşlik eder.
Sinir yapılarında hasara yol açan kanama odağının belirmesiyle çok şiddetli bir omurga ağrısı ve kanamanın omuriliğin sırt bölgesinde görüldüğü durumlarda her iki bacakta felç görülür. Kanama odağı, boyun düzeyindeki omurilikte oluşmuşsa her iki kol ve bacak felç olur. Felç sonunda gelişen hareket kaybına duyu bozuklukları, büzgen kas ve cinsî organ işlevlerinde bozukluk eşlik eder.
5 Haziran 2018 Salı
AŞIRI BEYİN-OMURİLİK SIVISI
BEYİN karıncıklarındaki beyin-omurilik sıvısının basıncının artmasıyla beliren patolojik duruma "hidrosefali" denilir. Bu durum, beyin-omurilik sıvısının aşırı miktarda üretilmesi neticesi geliştiği gibi, beyin-omurilik sıvısının akmasını engelleyen patolojik süreçlere de bağlı olabilir. Böyle bir tıkanmada bir veya bütün beyin boşluklarında genişleme görülür.
Hidrosefalinin anne karnında gelişmeye başlaması, hastalığın yenidoğanda veya süt çocuğunda belirmesine sebep olur. Bu durumdaki hidrosefalinin sebebi; beyindeki doğuştan oluşum bozuklukları, menenjit, doğuştan frengi, verem veya toksoplazmoz gibi iltihabî süreçlerdir.
Küçük bebeklerde kafa kemikleri henüz tam olarak kaynaşmadığı için, beyin karıncıkları anormal ölçüde büyür. Bunun neticesi, beyin kabuğu incelir, kafa hacmi artar ve sinir dokusunda yıkım başlar.
Yetişkinlerde görülen hidrosefali çoğunlukla tümörlere bağlıdır. Yetişkinde kafa kemikleri kaynaşmış olduğundan kafa büyümesi görülmez, ama "kafa içi basınç artış sendromu" belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler; baş ağrısı, kusma, duyu ve görme bozukluklarıdır.
Hidrosefalinin anne karnında gelişmeye başlaması, hastalığın yenidoğanda veya süt çocuğunda belirmesine sebep olur. Bu durumdaki hidrosefalinin sebebi; beyindeki doğuştan oluşum bozuklukları, menenjit, doğuştan frengi, verem veya toksoplazmoz gibi iltihabî süreçlerdir.
Küçük bebeklerde kafa kemikleri henüz tam olarak kaynaşmadığı için, beyin karıncıkları anormal ölçüde büyür. Bunun neticesi, beyin kabuğu incelir, kafa hacmi artar ve sinir dokusunda yıkım başlar.
Yetişkinlerde görülen hidrosefali çoğunlukla tümörlere bağlıdır. Yetişkinde kafa kemikleri kaynaşmış olduğundan kafa büyümesi görülmez, ama "kafa içi basınç artış sendromu" belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler; baş ağrısı, kusma, duyu ve görme bozukluklarıdır.
27 Nisan 2018 Cuma
KAS GERGİNLİĞİ AZALMASI (hipotoni)
KAS gerginliğinde azalmaya "hipotoni" denir. Omuriliğin hareket siniri hücrelerinden kaynaklanan uyarılarla, beyinden gelen, bu hücrelere yönelik baskılayıcı uyarılar arasındaki denge, iskelet kaslarının dinlenme durumundaki normal gerginliğini sağlar.
Kaslarda gevşeklik, dirence karşı koyamama gibi belirtiler veren hipotoni, yaşlılıkta veya hiçbir bedenî faaliyet yapmayan kişilerde olabilir.
Kaslarda gevşeklik, dirence karşı koyamama gibi belirtiler veren hipotoni, yaşlılıkta veya hiçbir bedenî faaliyet yapmayan kişilerde olabilir.
9 Mart 2018 Cuma
KAFAİÇİ BASINÇ ARTIŞI
KAFAİÇİ boşluğunda bulunan sıvının basıncındaki artma, beyin-omurilik sıvısının dolaşımında oluşan bozukluklar veya beyin dokusunun ödeme bağlı şişmesinden kaynaklanır.
Aşırı miktarda sıvı yapılmasına sebep olan menenjitlerden, tıkanmaya bağlı hidrosefali yapan nedenlere kadar geniş bir etki mekanizması vardır. Tıkanma sebepleri arasında kafa içi tümörleri sayılabilir. Bu tümörler, beyin dokusunda yer değiştirmeye veya genişlemeye yol açarak beyin-omurilik sıvısının içinden aktığı boşluklarda tam veya kısmî tıkanmaya sebep olur.
Aşırı miktarda sıvı yapılmasına sebep olan menenjitlerden, tıkanmaya bağlı hidrosefali yapan nedenlere kadar geniş bir etki mekanizması vardır. Tıkanma sebepleri arasında kafa içi tümörleri sayılabilir. Bu tümörler, beyin dokusunda yer değiştirmeye veya genişlemeye yol açarak beyin-omurilik sıvısının içinden aktığı boşluklarda tam veya kısmî tıkanmaya sebep olur.
13 Aralık 2017 Çarşamba
KAFATASINDA DOĞUŞTAN ÇATLAK
KAFATASINDA doğuştan gelen çatlak, hayatın sürdürülmesine izin vermeyen ağır bir bozukluktur. Bu durumda beyin açıkta kalır. Bazen özür omurgalara da yayılır. Bu hal, çoğunlukla beyin yokluğu ve omurilikte doku eksikliğiyle veya bunların tamamlanmamış gelişimleriyle beraber görülür.
28 Eylül 2017 Perşembe
MENENJİT ENSE SERTLİĞİ YAPAR
BEYNİ ve omuriliği saran zarlardaki iltihabî sürece "menenjit" adı verilir. Sertzar etkilenmişse "pakimenenjit", yumuşak zarlar etkilenmişse "leptomenenjit" söz konusudur. Pek çok vakada, iltihap hem zarlarda, hem de altındaki sinir dokusundadır.
Pakimenenjitler çoğunlukla açık kafa travmalarının veya yakın yapılarda bulunan iltihapların sertzara yayılmasıyla meydana gelir. Bakteri, virüs, mantar, protozoon gibi mikroplara bağlı olarak görülen leptomenenjitler daha mühimdir ve daha sık görülür.
Bu mikroplar, zarlara doğrudan bir yara vasıtasıyla dışarıdan, kan dolaşım yoluyla diğer bölgelerdeki enfeksiyon odaklarından veya doğrudan yayılmayla yakındaki kafatası ve beyin bölgelerinden ulaşabilir.
Salgın halinde beyin-omurilik menenjitine sebep olan bakteriler; meningokoklar, pnömokoklar, stafilokoklar, streptokoklar, koli basili ve tüberküloz basilidir.
Menenjitlere has sinirsel sendromlar olur. Bunlar; ense sertliği, başı yana çevirmede güçlük, baş ağrısı, hastanın bacaklarını karnına çekerek başını geriye atması (rahatlama) pozisyonudur.
Pakimenenjitler çoğunlukla açık kafa travmalarının veya yakın yapılarda bulunan iltihapların sertzara yayılmasıyla meydana gelir. Bakteri, virüs, mantar, protozoon gibi mikroplara bağlı olarak görülen leptomenenjitler daha mühimdir ve daha sık görülür.
Bu mikroplar, zarlara doğrudan bir yara vasıtasıyla dışarıdan, kan dolaşım yoluyla diğer bölgelerdeki enfeksiyon odaklarından veya doğrudan yayılmayla yakındaki kafatası ve beyin bölgelerinden ulaşabilir.
Salgın halinde beyin-omurilik menenjitine sebep olan bakteriler; meningokoklar, pnömokoklar, stafilokoklar, streptokoklar, koli basili ve tüberküloz basilidir.
Menenjitlere has sinirsel sendromlar olur. Bunlar; ense sertliği, başı yana çevirmede güçlük, baş ağrısı, hastanın bacaklarını karnına çekerek başını geriye atması (rahatlama) pozisyonudur.
3 Eylül 2017 Pazar
OMURİLİK İLTİHABI (miyelit)
İLTİHABÎ süreç, sadece bir veya birkaç omurilik bölümünün enine kesiti boyunca yayılmışsa enine miyelitten söz edilir. Lezyon, merkezî sinir sisteminin üst bölümlerine doğru yayılıyorsa "çıkıcı miyelit" denir. Diğer vakalarda süreç, düzensiz olarak yayılmış odaklardan oluşur.
Omurilik iltihapları, omurilik içine mikropların yerleşmesiyle meydana gelir. Bu mikroplar, doğrudan omuriliğe yerleşmiş veya başka organlara yerleşip, kan yoluyla omuriliğe ulaşmış olabilir (ikincil miyelit). Bazen de beyin ve beyin zarları beraber etkilenir.
Omurilikteki iltihabî süreç, sinirsel yapılarda ağır yıkım oluşturur. Bunlar; yaygın kas felçleri, idrar yapma ve dışkılama denetiminde bozukluklar, bazı deri bölgelerinde duyarlık azalması ve trofik bozukluklardır.
Omurilik iltihapları, omurilik içine mikropların yerleşmesiyle meydana gelir. Bu mikroplar, doğrudan omuriliğe yerleşmiş veya başka organlara yerleşip, kan yoluyla omuriliğe ulaşmış olabilir (ikincil miyelit). Bazen de beyin ve beyin zarları beraber etkilenir.
Omurilikteki iltihabî süreç, sinirsel yapılarda ağır yıkım oluşturur. Bunlar; yaygın kas felçleri, idrar yapma ve dışkılama denetiminde bozukluklar, bazı deri bölgelerinde duyarlık azalması ve trofik bozukluklardır.
25 Mart 2017 Cumartesi
RADİKÜLİT (omurilik sinir kökü iltihabı)
OMURİLİK sinirlerinin çoğunlukla arka köklerinin iltihabına "radikülit" denilir. Sinir kökünün omurga tümörleri, omurilik tümörleri, disk fıtığı gibi sebeplerle mekanik baskıya uğraması, zehirlenmeler, beyni ve omuriliği saran zarlardan başlayarak, daha sonra sinir köklerine inen iltihaplar radikülite sebep olan etkenlerdir.
Radikülitin başlıca belirtileri; öksürme ya da sırt hareketleriyle daha da keskinleşen şiddetli ağrı, hareket bozuklukları, bu köklerden çıkan sinirlerin duyulandırdığı vücut bölgelerinde duyu artışı veya tam tersi duyu azalmasıdır.
RADİKOTOMİ
Omuriliğin arka sinir köklerinin kesildiği ameliyata "radikotomi" denir. Bu ameliyat neticesinde, kesilen duyu siniri liflerinin uyardığı alanlarda dokunma, ısı ve ağrı duyuları yok olur. Bu ameliyat, sinirlere metastaz yapan tümörlerde olduğu gibi, ilâç tedavisine cevap vermeyecek kadar şiddetli ağrının olduğu hallerde yapılır.
Radikülitin başlıca belirtileri; öksürme ya da sırt hareketleriyle daha da keskinleşen şiddetli ağrı, hareket bozuklukları, bu köklerden çıkan sinirlerin duyulandırdığı vücut bölgelerinde duyu artışı veya tam tersi duyu azalmasıdır.
RADİKOTOMİ
Omuriliğin arka sinir köklerinin kesildiği ameliyata "radikotomi" denir. Bu ameliyat neticesinde, kesilen duyu siniri liflerinin uyardığı alanlarda dokunma, ısı ve ağrı duyuları yok olur. Bu ameliyat, sinirlere metastaz yapan tümörlerde olduğu gibi, ilâç tedavisine cevap vermeyecek kadar şiddetli ağrının olduğu hallerde yapılır.
20 Ekim 2016 Perşembe
SPİNA BİFİDA (kısmen açık omurga kanalı)
DOĞUŞTAN gelen oluşum bozukluğu. Buna göre omurga kanalının arka duvarının bir bölümü açık kalmıştır. En sık bel-sağrı bölgesinde görülür. Kemik dokunun kapatmadığı aralık-boşluk, lifsi doku ve deriyle örtülüyse "gizli spina bifida" var demektir. Gizli spina bifida genellikle hiçbir belirti vermez. Tesadüfi olarak röntgende ortaya çıkar.
Daha sık görülen şekillerinde ise; açıkta kalan omurilik parçası üzerinde lifsi beyin-omurilik zar örtüsü de yoktur ya da zar yarıktan dışarı çıkmıştır. Omurilik tamamen açıktadır. Boşluk genişlemiş ve kist oluşturmuştur.
"Spina bifida"nın açık olan veya gizli olmayan tipi problem yaratır. Bunlar; kas felci, mesanenin sinirsel kontrolünde kayıp (idrar kaçırma), beyinde fazla beyin-omurilik sıvısı birikmesi (hidrosefali), zekâ geriliği gibi belirtilerdir. Spina bifida ameliyatla tedavi edilebilir.
19 Ekim 2016 Çarşamba
SPİNAL ANESTEZİ
LOKAL anestezi yöntemidir. Hastanın bel bölgesinden omurga kanalına anestezik bir ilâç enjekte edilerek bunun omurilikle ilişkiye geçmesi sağlanır. Böylece uyanık olan hastanın karın bölgesi, apış arası bölge ve bacakları uyuşarak hissizleşir. Duyarsız bölgelerde cerrahi operasyon yapılabilir. Spinal anesteziyi yapacak elemanın bu işe yetkili olması lâzımdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)