AĞRI, baştaki ağrıya duyarlı sinir uçlarının uyarılmasıyla oluşur. Bunlar; kafatası dışı yumuşak dokuların bulunduğu yerlerde (meselâ; deri, derialtı dokusu, kaslar, atardamarlar, kemik zarı, göz, kulak, burun boşluğu) ve aynı zamanda kafatası içi yapılarda (meselâ; toplardamarlar, bu damarların açıldığı boşluklar, kafatası tabanında bulunan sertzar, örümceksizar ve sert zar arasında bulunan beyin atardamarları, trigeminus siniri, vagus siniri, dil-yutak siniri ve üst boyun sinirleri) bulunur.
Kafatası kemikleri, zarların önemli bir bölümü ve beyin dokusu ağrıya duyarlı değildir. Bu sinir uçları; gerilme-çekilme, kafatası içinde veya dışındaki atardamarların genişlemesi, kafatası içindeki büyük damarların ve onları örten sertzarın çekilmesi veya yer değiştirmesi, belirtilen sinirlerin baskıya uğraması, çekilmesi veya iltihabı, baş-boyun kaslarının ve bağlarının spazmı ya da iltihabına bağlı olarak uyarılabilirler.
Bu şartlar çok farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar; sinüzit hastalığı, göz hastalıkları, boyun eklemi, kemikleri, bağlarının ve kaslarının hastalıkları, menenjit, kafa içi kanamalar, beyin tümörleri ve apseleri, atardamar iltihapları, diş ve kulak hastalıkları olabilir.
ağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Nisan 2019 Perşembe
12 Mart 2019 Salı
KOLUM AĞRIYOR
KOLUN ağrılı sendromu, kola gelen sinirlerin tahrişine bağlıdır. Çoğunlukla boyun artrozuna bağlı olarak gelişir. Artroz, kola giden sinirlerin köklerinin geçtiği omurlar arası boşluğu daraltarak kol ağrısına sebep olur. Diğer kol ağrısı sebepleri; boyun diskinde fıtıklaşma, 7. boyun omurunun veya boynun kas-bağ sisteminin anomalileridir.
Kol ağrıları sıklıkla soğuğa bağlı nevraljilerde olduğu gibi tek bir sinir gövdesini ilgilendirir. Soğuğa bağlı nevraljiler, dirseklerini açık pencereye dayayarak seyahat eden şoförlerde çok görülür. Ayrıca sinir gövdesinin, kemik kırıklarında olduğu gibi baskıya maruz kaldığı ya da yer değiştirdiği hallerde de ağrı olur.
Kol ağrıları sıklıkla soğuğa bağlı nevraljilerde olduğu gibi tek bir sinir gövdesini ilgilendirir. Soğuğa bağlı nevraljiler, dirseklerini açık pencereye dayayarak seyahat eden şoförlerde çok görülür. Ayrıca sinir gövdesinin, kemik kırıklarında olduğu gibi baskıya maruz kaldığı ya da yer değiştirdiği hallerde de ağrı olur.
18 Şubat 2019 Pazartesi
BÜYÜME ATEŞİ
ÇOCUKTA vücut gelişiminin özellikle çok yoğun olduğu dönemlerde ortaya çıkan ateş yükselmesine "büyüme ateşi" denilir. Genellikle 2 veya 3 gün sürer ve güçlü eklem ağrıları bu ateşle beraber olur. Ateşin aşırı yükseldiği durumlarda, havaleyi önlemek maksadıyla ateş düşürücü ilâç verilmelidir.
2 Ocak 2019 Çarşamba
YER BULAMAYAN DİŞ
ÇIKACAK yeterince yer bulunmaması sebebiyle dişin güçlükle çıkmaya çalışmasına "disodontiyaz" adı verilir. Yer bulamayınca diş, normalin dışındaki yönlere doğru büyümeye çalışır. Şişme ve bölgesel ağrı olur. Daha ağır vakalarda ise cerahat toplanması, ateş ve çenede kasılmaya yol açar.
1 Ocak 2019 Salı
MİDE HAZIMSIZLIĞI
MİDENİN hareket ve salgı faaliyetindeki bozukluğa "hazımsızlık (dispepsi)" adı verilir. Kesin bir mide hastalığına bağlı olmadan, çoğunlukla yemeklerden sonra ve ağrılı belirtilerle ortaya çıkar. Hastadan hastaya çok değişiklik gösteren bir bozukluktur. En sık rastlanan belirtileri; bulantı, kusma, midede ağırlık hissi, ekşime, geğirme, sızlama veya gerçek bir ağrıdır.
Hemen her zaman yemeklerden sonra ortaya çıkan bu belirtilere genel bir fenalık hissi, terleme, baş ağrısı, çarpıntı ve sinirlilik eşlik eder; bunlar midedeki hazımsızlıktan daha çok rahatsızlık verebilir.
Hazımsızlık, mide dışındaki yakın organların iltihaplarından da kaynaklanabilir. Bazı vakalarda ise kesin bir sebebe bağlanamaz. Bu durum daha çok sinir bozukluğuna yatkın olan kişilerde görülebilir.
Hemen her zaman yemeklerden sonra ortaya çıkan bu belirtilere genel bir fenalık hissi, terleme, baş ağrısı, çarpıntı ve sinirlilik eşlik eder; bunlar midedeki hazımsızlıktan daha çok rahatsızlık verebilir.
Hazımsızlık, mide dışındaki yakın organların iltihaplarından da kaynaklanabilir. Bazı vakalarda ise kesin bir sebebe bağlanamaz. Bu durum daha çok sinir bozukluğuna yatkın olan kişilerde görülebilir.
24 Aralık 2018 Pazartesi
EKLEMDE AÇILMA (diyastaz)
İKİ eklem yüzeyinin birbirlerinden kalıcı bir şekilde uzaklaşmasına "diyastaz" denilir. Çoğunlukla darbelere bağlı veya hastalık sebebiyle ortaya çıkar. Bir eklemin kapsül-bağ yapısını bozarak, eklem yüzeylerinin birbirinden uzaklaşmasını sağlayan darbelere bağlı olaylar en sık görülenidir.
Ayak bileği ve çatı kemikleri ekleminin ayrılması en çok rastlananıdır. Çatı kemiklerindeki ayrılma sık hamileliklerde görülür. Diyastaz darbe neticesinde oluşmuşsa, şiddetli ağrı ve çalışmada yetersizlik olur.
3 Kasım 2018 Cumartesi
EPİDİDİMİT (epididim iltihabı)
EPİDİDİM, erbezinin arka kenarında yer alan, baş gövde ve kuyruk bölümü olan, 5 cm uzunluğunda bir organdır. Bitişik olduğu erbezine, sperm taşıyıcı kanallarla bağlıdır. Epididim, spermatik kordona bağlanır ve ersuyu ana kanalıyla idrar yoluna açılır. Sperm sıvısının oluşumuna katılarak, spermatozoonların kanal boyunca ilerlemesini kolaylaştırır.
Epididimin akut veya kronik iltihabına "epididimit" denir. Akut iltihaba gonokok, stafilokok gibi çeşitli bakteriler sebep olabilir. Bu mikroplar idrar yolu, prostat, idrar torbası, ersuyu keseciklerindeki iltihabî odaklardan epididime gelebilir. Erbezi enfeksiyonlarından, komşuluk yoluyla yayılabilir veya vücudun başka bölgelerindeki enfeksiyon odaklarından kan yoluyla gelen mikroplar epididime yerleşebilir.
İltihap, şiddetli ağrıyla başlar. Ağrı ersuyu kordonu boyunca kasığa yayılır. Ayrıca, erbezi derisinde kızarma ve şişme, ateş, idrar zorluğu görülebilir. İltihap odağında, daha sonra kendiliğinden dışarı açılan apse gelişebilir.
Kronik epididimit, akut iltihabın süreklilik kazanması neticesinde veya veremde ortaya çıkabilir. Kronik iltihapta ağrı daha azdır.
14 Eylül 2018 Cuma
MİDE AĞRISI
MİDE ağrısı kramp tarzında ve kusmayla beraber olabilir. Sebepleri arasında; ülser, karsinom (mide tümörü), gastrit gibi sindirim sistemi hastalıkları olabilir veya psikolojik olarak da ortaya çıkabilir. Mide ağrısı acil tedavi gerektiren bir hastalık belirtisi olduğu gibi, basit bir gaz sancısı da olabilir.
23 Temmuz 2018 Pazartesi
GONARTROZ (dizde kireçlenme)
ARTROZ denilen eklem kıkırdaklarını bozan hastalığın dizde yerleşmesine "gonartroz" denilir. Dizi ilgilendiren başka hastalıkların neticesinde de görülebilir. Diz eklemi kırıkları, menisküs veya bağlara ait lezyonlar, dizin içe veya dışa doğru çarpılması, doğuştan kalça çıkığı neticesinde statik dengenin bozulması ve vücut ağırlığının anormal dağılımıyla ortaya çıkabilir.
Vakaların çoğununda gonartroz birincil bir hastalıktır. Yani herhangi bir yerel hastalıkla beraber değildir ve yaşlanma sürecinin veya eklem kıkırdağının yıpranmasının belirtisidir. 40 - 50 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Özellikle de şişman ve bacaklarında dolaşım bozukluğu olan kadınlarda ortaya çıkar.
Sporcular da gonartroza sık yakalanır. Bunun sebebi; spor yaparken diz ekleminde sürekli olarak ufak yaralanmaların ve darbelerin oluşmasıdır. Gonartrozun başlıca belirtisi olan ağrı, genellikle eklem üzerine yük binince ortaya çıkar veya artar.
Vakaların çoğununda gonartroz birincil bir hastalıktır. Yani herhangi bir yerel hastalıkla beraber değildir ve yaşlanma sürecinin veya eklem kıkırdağının yıpranmasının belirtisidir. 40 - 50 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Özellikle de şişman ve bacaklarında dolaşım bozukluğu olan kadınlarda ortaya çıkar.
Sporcular da gonartroza sık yakalanır. Bunun sebebi; spor yaparken diz ekleminde sürekli olarak ufak yaralanmaların ve darbelerin oluşmasıdır. Gonartrozun başlıca belirtisi olan ağrı, genellikle eklem üzerine yük binince ortaya çıkar veya artar.
9 Temmuz 2018 Pazartesi
EKLEMDE KAN BİRİKMESİ
EKLEM boşluğunda kan toplanmasına "hemartroz" denilir. En sık kan toplanma sebebi kırık ve burkulmalara yol açan travmalar veya kanın pıhtılaşma bozukluklarına yol açan hemofili, iskorbüt, kanamalı purpura gibi genel hastalıklardır.
Daha nadir olarak eklem veya kemik tümörleri de hemartroza yol açabilir. Tutulan eklemde şişlik ve ağrı en önemli belirtilerdir.
Daha nadir olarak eklem veya kemik tümörleri de hemartroza yol açabilir. Tutulan eklemde şişlik ve ağrı en önemli belirtilerdir.
7 Temmuz 2018 Cumartesi
DELİKSİZ HİMEN
KIZLIK zarında (himen) doğuştan bir anomali sebebiyle delik olmaması hastalıklı bir durumdur. Bu hal, dölyolunun alt ucunun kapalı kalmasına yol açar. Böylece, ergenlik döneminde âdet döngüsünün başlamasıyla kan, dölyolundan dışarı akamaz ve dölyatağı genişlemesiyle beraber şiddetli karın ağrısı nöbetleri olur. Tümör, dış cinsî organların iltihabı ve nedbe dokusu gibi daha nadir görülen etkenler de dölyolu ağzını tıkayarak kan akmasını engelleyebilir.
6 Temmuz 2018 Cuma
OMURİLİKTE KANAMA
OMURİLİKTE oluşan kanama, özellikle omurga bölgesindeki travmalara, damar sertliği veya atardamar iltihabı gibi damarsal bozukluklara ve tümörlere bağlı olarak gelişir. Aniden ortaya çıkabildiği gibi, kas zayıflığı belirtilerinin eşlik ettiği bir dönemin (günler, haftalar) sonunda da görülebilir.
Sinir yapılarında hasara yol açan kanama odağının belirmesiyle çok şiddetli bir omurga ağrısı ve kanamanın omuriliğin sırt bölgesinde görüldüğü durumlarda her iki bacakta felç görülür. Kanama odağı, boyun düzeyindeki omurilikte oluşmuşsa her iki kol ve bacak felç olur. Felç sonunda gelişen hareket kaybına duyu bozuklukları, büzgen kas ve cinsî organ işlevlerinde bozukluk eşlik eder.
Sinir yapılarında hasara yol açan kanama odağının belirmesiyle çok şiddetli bir omurga ağrısı ve kanamanın omuriliğin sırt bölgesinde görüldüğü durumlarda her iki bacakta felç görülür. Kanama odağı, boyun düzeyindeki omurilikte oluşmuşsa her iki kol ve bacak felç olur. Felç sonunda gelişen hareket kaybına duyu bozuklukları, büzgen kas ve cinsî organ işlevlerinde bozukluk eşlik eder.
23 Haziran 2018 Cumartesi
KARACİĞER AĞRISI
KARACİĞER ağrısı, özellikle karaciğerin hacmini artırarak bu organın kapsülünde gerilmeye yol açan hastalıklarda görülen bir belirtidir. Kapsülün gerilmesiyle, buradaki sinir uçları uyarılarak ağrıya sebep olur. En sık görüleni, kalp yetmezliğine bağlı olarak karaciğerde kan göllenmesinin oluşturduğu ağrıdır..
Karaciğer ağrısı daha nadir olarak siroz, viral hepatit ve karaciğer tümörlerinde olur. Karaciğer üzerinde ağrı duyulmasına, karaciğer dışındaki safra yollarının hastalıklarında da rastlanır.
Karaciğer ağrısı daha nadir olarak siroz, viral hepatit ve karaciğer tümörlerinde olur. Karaciğer üzerinde ağrı duyulmasına, karaciğer dışındaki safra yollarının hastalıklarında da rastlanır.
21 Haziran 2018 Perşembe
SAFRA-KARACİĞER İLTİHABI
KARACİĞER ve safra yollarına çeşitli yollarla ulaşan mikroplar, burada ve çevre dokularda akut iltihaba yol açabilirler.
İltihabın başlıca belirtileri; kendiliğinden veya dokunmakla karaciğer bölgesinde ağrı, ateş, hafif sarılık, kanda nötrofil akyuvar sayısında ve alyuvar çökme hızında artıştır. Bu belirtilere ilâve olarak iştahsızlık, bulantı, midede ağırlık hissi ve genel durumun kötüleşmesi olabilir.
İltihabın başlıca belirtileri; kendiliğinden veya dokunmakla karaciğer bölgesinde ağrı, ateş, hafif sarılık, kanda nötrofil akyuvar sayısında ve alyuvar çökme hızında artıştır. Bu belirtilere ilâve olarak iştahsızlık, bulantı, midede ağırlık hissi ve genel durumun kötüleşmesi olabilir.
4 Haziran 2018 Pazartesi
HİDROSEL nedir?
ERBEZİNİ saran seröz zar boşluğunda sıvı toplanmasıyla beliren patolojik duruma "hidrosel" denilir. Biriken sıvı, zar duvarlarında gerilmeye yol açacak miktara ulaşmadıkça ağrı olmaz. Sıvı birikimi olan bölgede erbezi, şiş görünümlüdür.
Hidrosel, erbezi veya epididimin, akut veya kronik enfeksiyonları gibi çeşitli sebeplerden kaynaklanan patolojik süreçler neticesinde gelişir. Sebebi belli olmayan hidroselde, önemsiz enfeksiyonların veya geçmişte gözden kaçmış travmaların rolü olduğu düşünülür.
Hidrosel, erbezi veya epididimin, akut veya kronik enfeksiyonları gibi çeşitli sebeplerden kaynaklanan patolojik süreçler neticesinde gelişir. Sebebi belli olmayan hidroselde, önemsiz enfeksiyonların veya geçmişte gözden kaçmış travmaların rolü olduğu düşünülür.
3 Nisan 2018 Salı
UYKUSUZLUK
UYKU-uyanıklık durumunu yöneten sinirsel mekanizmalardaki bir bozukluk sebebiyle, uyku olayının gerçekleşmemesine "uykusuzluk (insomnia)" denir. Menenjit ve ensefalit gibi bazı sinirsel hastalıkların belirtisi olabileceği gibi, bazı hormonal kökenli hastalıklarda, ağır akciğer veya böbrek yetmezliklerinde ortaya çıkabilir.
Sıradan sebeplere bağlı olarak da uykusuzluk gelişebilir. Meselâ günlük yaşam düzeninin değişmesi gibi. İnatçı bir öksürük, ağrılar ve genel bir hastalık da uykusuzluk getirebilir. Ayrıca, sinir sistemini uyaran kahve, çay, bazı zayıflama ilâçlarının fazla kullanımı gözardı edilirse, uykusuzluk doğal hayatın tepkisel veya mizaçla ilgili bir bozukluğundan da kaynaklanabilir.
Sıradan sebeplere bağlı olarak da uykusuzluk gelişebilir. Meselâ günlük yaşam düzeninin değişmesi gibi. İnatçı bir öksürük, ağrılar ve genel bir hastalık da uykusuzluk getirebilir. Ayrıca, sinir sistemini uyaran kahve, çay, bazı zayıflama ilâçlarının fazla kullanımı gözardı edilirse, uykusuzluk doğal hayatın tepkisel veya mizaçla ilgili bir bozukluğundan da kaynaklanabilir.
25 Mart 2018 Pazar
İRİTABL KOLON SENDROMU
KARNIN sol tarafında daha fazla olmak üzere kramp tipi ağrılarla beliren sendroma "iritabl kolon" denilir. Bu ağrılar birkaç dakikadan birkaç güne kadar sürebilir. Dışkılama sıklığının artmasıyla başlayan dışkılama düzensizlikleri görülür.
İritabl kolon, farklı klinik hallerde görülür; spastik kabızlık, ağrılı olmayan ishal ve kabızlıkla ishalin birbirini takip ettiği durum. Parasempatik otonom sinir sistemi duyarlılığının artmasına bağlı olan bu hastalık, özellikle bunalımlı ve duygusal bakımdan değişken kişilerde görülür. Bu rahatsızlığa genç ve orta yaşlı kadınlarda sık rastlanır. Hafif biçimleri oldukça yaygındır.
İritabl kolon, farklı klinik hallerde görülür; spastik kabızlık, ağrılı olmayan ishal ve kabızlıkla ishalin birbirini takip ettiği durum. Parasempatik otonom sinir sistemi duyarlılığının artmasına bağlı olan bu hastalık, özellikle bunalımlı ve duygusal bakımdan değişken kişilerde görülür. Bu rahatsızlığa genç ve orta yaşlı kadınlarda sık rastlanır. Hafif biçimleri oldukça yaygındır.
13 Mart 2018 Salı
JİNJİVİT (diş eti iltihabı)
DİŞETİ mukozasının akut veya kronik iltihabına "jinjivit" adı verilir. Lokal enfeksiyonlara veya tahrişlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ağız sağlığının kötü olması, diştaşı, hatalı diş protezi, şeker hastalığı, karaciğer hastalığı, iç salgıbezleri çalışma bozuklukları gibi durumlar jinjivit gelişimini kolaylaştırır. Kurşun, cıva zehirlenmelerinde de gelişebilir.
Jinjivit akut veya kronik (müzmin) olabilir. Akut ve hafif şeklinde, dişeti mukozasında şiddetli şişme ve kabarıklık, ayrıca ufak kanamalar ortaya çıkar. Daha ağır vakalarda ise, yara, kanama, cerahatli sıvı, şiddetli ağrı, kötü ağız kokusu ve lenf bezlerinde şişme oluşur.
Kronik jinjivitte, mukozada şişme ve kabarıklık, ayrıca soyulma ve yara ortaya çıkar. Bazen çok sayıda kanama görülebilir. "Hipertrofik" jinjivitte, dişeti mukozasında büyüme olur, fakat ağrı olmaz.
Jinjivit akut veya kronik (müzmin) olabilir. Akut ve hafif şeklinde, dişeti mukozasında şiddetli şişme ve kabarıklık, ayrıca ufak kanamalar ortaya çıkar. Daha ağır vakalarda ise, yara, kanama, cerahatli sıvı, şiddetli ağrı, kötü ağız kokusu ve lenf bezlerinde şişme oluşur.
Kronik jinjivitte, mukozada şişme ve kabarıklık, ayrıca soyulma ve yara ortaya çıkar. Bazen çok sayıda kanama görülebilir. "Hipertrofik" jinjivitte, dişeti mukozasında büyüme olur, fakat ağrı olmaz.
12 Mart 2018 Pazartesi
KABAKULAK (tükürük bezi iltihabı)
PAROTİS adı verilen kulakaltı tükürük bezinin iltihaplandığı bir hastalıktır. En sık görülen şekli salgın tipteki kabakulaktır. Bu akut enfeksiyon hastalığına bir virüs yol açar. Hastalığın başlangıç belirtisi, tükürük bezlerinde, özellikle de kulakaltı tükürük bezinde ortaya çıkan ağrılı şişmedir.
6 Mart 2018 Salı
KALP SIKIŞMASI HİSSİ
KALBİ besleyen koroner damarlardaki dolaşım bozukluğuna bağlı olarak kalp kasının kâfi miktarda oksijen alamaması neticesi beliren ağrılı tabloya "kalp sıkışması" denilir.
Göğüs kemiğinin arkasında duyulan ve sıklıkla omuz ve sol kola dağılan sıkıştırıcı, baskılayıcı nitelikte çok şiddetli bir ağrıyla belirir. Ağrının müddeti değişebilir. Kalp krizi ve anjina pektoriste görülen tipik bir belirtidir.
Göğüs kemiğinin arkasında duyulan ve sıklıkla omuz ve sol kola dağılan sıkıştırıcı, baskılayıcı nitelikte çok şiddetli bir ağrıyla belirir. Ağrının müddeti değişebilir. Kalp krizi ve anjina pektoriste görülen tipik bir belirtidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)