BİR organı saran seröz kılıfın, bazı hastalık olaylarına bağlı olarak büzülerek veya çevredeki dokulara yapışarak ilgili organın çalışmasını engellemesi durumunda yapılan ameliyata "dekortikasyon" denilir.
Kalp veya akciğerleri saran zarların iki yaprağı arasında çeşitli şiddetlerdeki iltihaba bağlı olarak sıvı toplanması bu duruma yol açabilir. Ameliyatın maksadı, yapışıklıkları gidermek, sertleşmiş ve kalınlaşmış bölümleri temizlemek ve böylece ilgili organın tekrar serbestçe hareketini sağlamaktır.
zar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ocak 2019 Pazartesi
18 Kasım 2018 Pazar
ENDOMETRİT (endometriyum iltihabı)
DÖLYATAĞININ iç yüzeyini örten zara "endometriyum" denir. Bu zarın iltihabına da "endometrit" adı verilir. Zar, enfeksiyonlara karşı oldukça dirençlidir, bu yüzden enfeksiyonu sık görülmez. Akut endometrit çoğunlukla düşük veya loğusalık döneminde görülür. Böyle hallerde dölyatağı içinde kalmış etene (plasenta) artıkları, enfeksiyona zemin hazırlar.
Kronik endometrit ise, verem (tüberküloz) mikrobuyla oluşur. Yumurtalık borusundaki veremin dölyatağı mukozasına yayılmasıyla gelişir. Diğer kronik endometrit biçimleri; dölyatağı küretajından sonra oluşan belsoğukluğu enfeksiyonlarında ve doğum kontrolü için spiral taşıyan kadınlarda görülür.
ENDOMETRİYOZ
Endometriyum denilen zarın, normal yerinde değil, başka bir bölgede odaklar veya kalıntılar şeklinde bulunmasına endometriyoz denilir. Patolojik bir durumdur. Zara, normal yeri dışında; yumurtalıklarda, yumurtalık borusunda, karın zarında, leğen bağlarında, bağırsak ve mesane duvarında, karın duvarı kaslarında rastlanabilir.
Endometriyoz bazen hiç belirti vermeyebilir. Farklı bir ameliyat sırasında tesadüfen farkedilir. Karında ve leğen bölgesinde âdet kanaması döneminde şiddetlenen ağrılarla kendini belli eder. Çok nadir olarak bu zarın yerleştiği odaktan habis bir tümör gelişebilir.
Kronik endometrit ise, verem (tüberküloz) mikrobuyla oluşur. Yumurtalık borusundaki veremin dölyatağı mukozasına yayılmasıyla gelişir. Diğer kronik endometrit biçimleri; dölyatağı küretajından sonra oluşan belsoğukluğu enfeksiyonlarında ve doğum kontrolü için spiral taşıyan kadınlarda görülür.
ENDOMETRİYOZ
Endometriyum denilen zarın, normal yerinde değil, başka bir bölgede odaklar veya kalıntılar şeklinde bulunmasına endometriyoz denilir. Patolojik bir durumdur. Zara, normal yeri dışında; yumurtalıklarda, yumurtalık borusunda, karın zarında, leğen bağlarında, bağırsak ve mesane duvarında, karın duvarı kaslarında rastlanabilir.
Endometriyoz bazen hiç belirti vermeyebilir. Farklı bir ameliyat sırasında tesadüfen farkedilir. Karında ve leğen bölgesinde âdet kanaması döneminde şiddetlenen ağrılarla kendini belli eder. Çok nadir olarak bu zarın yerleştiği odaktan habis bir tümör gelişebilir.
7 Temmuz 2018 Cumartesi
DELİKSİZ HİMEN
KIZLIK zarında (himen) doğuştan bir anomali sebebiyle delik olmaması hastalıklı bir durumdur. Bu hal, dölyolunun alt ucunun kapalı kalmasına yol açar. Böylece, ergenlik döneminde âdet döngüsünün başlamasıyla kan, dölyolundan dışarı akamaz ve dölyatağı genişlemesiyle beraber şiddetli karın ağrısı nöbetleri olur. Tümör, dış cinsî organların iltihabı ve nedbe dokusu gibi daha nadir görülen etkenler de dölyolu ağzını tıkayarak kan akmasını engelleyebilir.
20 Nisan 2018 Cuma
HÜCRE nedir?
HÜCRE, canlı organizmaları meydana getiren temel yapıtaşıdır. Yan yana ve üst üste dizilerek binanın duvarlarını meydana getiren tuğlaya benzer, fakat en mühim farkı canlı olmasıdır.
Çapları yaklaşık 10 ilâ 40 mikron arasında değişen bu küçük yapılar; uyarılara cevap verme, büyüme ve çoğalma, çevreyle madde alışverişinde bulunma gibi önemli özellikleri taşır. Organizmalar arasındaki farklılıklar, tamamen onları oluşturan hücrelerin özellik ve faaliyetleri, sayıları, biraraya gelme biçimleri ve birbirleriyle ilişkileriyle izah edilir.
Her hücre, içinde DNA' yı barındıran bir çekirdek ve onun çevresindeki sitoplazmadan oluşur. Sitoplazmada organel denilen çeşitli yapılar bulunur. Sitoplazma çok mühim işlevi olan bir zarla çevrilidir.
Çapları yaklaşık 10 ilâ 40 mikron arasında değişen bu küçük yapılar; uyarılara cevap verme, büyüme ve çoğalma, çevreyle madde alışverişinde bulunma gibi önemli özellikleri taşır. Organizmalar arasındaki farklılıklar, tamamen onları oluşturan hücrelerin özellik ve faaliyetleri, sayıları, biraraya gelme biçimleri ve birbirleriyle ilişkileriyle izah edilir.
Her hücre, içinde DNA' yı barındıran bir çekirdek ve onun çevresindeki sitoplazmadan oluşur. Sitoplazmada organel denilen çeşitli yapılar bulunur. Sitoplazma çok mühim işlevi olan bir zarla çevrilidir.
30 Haziran 2017 Cuma
PAKİMENENJİT (beyin dış zarı iltihabı)
BEYNİ ve omuriliği örten zarlardan en dışta yer alan sertzarın iltihabına "pakimenenjit" denir. Kafatası kemiklerinin iltihabı, burun çevresi sinüslerin iltihabı, orta veya iç kulak iltihabı gibi beyin çevresi oluşumları ilgilendiren iltihapların sertzara yayılmasıyla ortaya çıkar.
Bu durumda, sertzar ile kafatası kemiklerinin iç yüzeyi arasında veya sertzar ile örümceksizar arasında cerahat birikebilir ve arkasından nebdeleşmeye bağlı yapışıklıklar olabilir.
Sertzardaki kronik patolojik süreçlere de pakimenenjit denilir. Bu durumda iltihabın varlığı her zaman anlaşılamayabilir.
Bu durumda, sertzar ile kafatası kemiklerinin iç yüzeyi arasında veya sertzar ile örümceksizar arasında cerahat birikebilir ve arkasından nebdeleşmeye bağlı yapışıklıklar olabilir.
Sertzardaki kronik patolojik süreçlere de pakimenenjit denilir. Bu durumda iltihabın varlığı her zaman anlaşılamayabilir.
28 Haziran 2017 Çarşamba
PAKİPLÖRİT (akciğer seröz zarı kronik iltihabı)
AKCİĞERİ ve göğüs duvarının iç yüzeyini örten ve plevra adı verilen seröz zarın kronik iltihabına "pakiplörit" denilir. Plevrada sınırlı veya yaygın bir kalınlaşmaya sebep olur. Plevra, iltihap neticesinde bağdokudan oluşan sert bir zırha dönüşür ve kaburgaların iç yüzeyini örten yaprak ile akciğeri örten yaprak arasında yapışıklıklar meydana gelir.
Bu bozulmalar, akciğerin soluma hareketleri sırasında genişlemesini önemli ölçüde engellediği gibi, aynı zamanda göğüs kafesinin de büzüşmesine ve şeklinin bozulmasına sebep olur.
Pakiplörit, genellikle cerahatla seyreden plevra iltihaplarının veya iltihabî sıvının geri emiliminin yetersiz olduğu tüberküloza (verem) bağlı plevra iltihapları neticesinde ortaya çıkar. Emilimi geciken sıvı bu bölgede kalır ve bir müddet sonra yerini bağdokuya terkeder.
Bu bozulmalar, akciğerin soluma hareketleri sırasında genişlemesini önemli ölçüde engellediği gibi, aynı zamanda göğüs kafesinin de büzüşmesine ve şeklinin bozulmasına sebep olur.
Pakiplörit, genellikle cerahatla seyreden plevra iltihaplarının veya iltihabî sıvının geri emiliminin yetersiz olduğu tüberküloza (verem) bağlı plevra iltihapları neticesinde ortaya çıkar. Emilimi geciken sıvı bu bölgede kalır ve bir müddet sonra yerini bağdokuya terkeder.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)