KANDA bulunan beyaz hücreler, alyuvar ve trombositlerle beraber kanın şekilli elemanlarını oluştururlar. Dolaşan kandaki akyuvar sayısı normal şartlarda 1 milimetreküp (mm3) hacimde 6000 ilâ 9000 arasıdır.
Akyuvarlar, yapı ve işlevleri birbirinden çok farklı olan değişik hücre tiplerini ihtiva eder. Bunlar; monositler, granülositler, lenfositlerdir. Sağlıklı insanlarda bu hücreler sabit oranda bulunur. Hastalık hallerinde dolaşımdaki akyuvar sayısı belirgin ölçüde değişebilir. Bu yüzden akyuvar sayısı, hastalığın teşhisinde faydalı bilgi sağlar.
hücre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hücre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Haziran 2019 Cuma
26 Kasım 2018 Pazartesi
ELEKTROLİTLER NEYE YARAR?
KAN ve hücre içi organik sıvılarda çözünmüş olarak bulunan tuzlara "elektrolit" denilir. Elektrolitler, hücrelerin temel işlevlerini düzenler. Ozmotik basıncın düzenlenmesinde genel olarak tüm elektrolitler görev üstlenir.
Hücre zarı potansiyelinin dengede tutulmasında, sodyum, potasyum ve klor; kan PH' ının düzenlenmesinde ise bikarbonat ve fosfatlar önemli vazife üstlenirler.
Hücre zarı potansiyelinin dengede tutulmasında, sodyum, potasyum ve klor; kan PH' ının düzenlenmesinde ise bikarbonat ve fosfatlar önemli vazife üstlenirler.
14 Haziran 2018 Perşembe
VÜCUDA AŞIRI SU ALMA
ORGANİZMAYA aşırı su alınmasına "hidratasyon" denilir. Bu durum, aşırı su içilmesinden, su kaybının durmasından veya antidiüretik hormon alınmasından kaynaklanabilir. Aşırı su içilmesi; havale, kas güçsüzlüğü, kalp ritm bozuklukları, kusma gibi belirtilerle seyreden su zehirlenmesine yol açabilir.
Vücutta aşırı derecede su tutulması, hücre dışı sıvıdaki elektrolitlerin yoğunluğunun azalmasına sebep olarak, hücre içine sıvı geçişine yol açar. Böylece oluşan hücre ödemi, ölüm gibi ağır bir netice doğurabilir.
Vücutta aşırı derecede su tutulması, hücre dışı sıvıdaki elektrolitlerin yoğunluğunun azalmasına sebep olarak, hücre içine sıvı geçişine yol açar. Böylece oluşan hücre ödemi, ölüm gibi ağır bir netice doğurabilir.
13 Mayıs 2018 Pazar
HİPERTROFİ nedir?
BİR dokunun, organın veya bütün bir sistemin hücre hacmindeki artışa bağlı olarak büyümesine "hipertrofi" denir. Bu durum doku veya organlardaki çalışma artışına bağlı olarak oluşur. Özellikle hücrelerin sayıca çoğalma yeteneği az olan kas dokusu gibi dokulardaki faaliyet artışı hipertrofiye yol açar.
Hipertrofi, sporcularda, ağır işlerde çalışanlarda iskelet kaslarının büyümesi, yüksek tansiyonlularda kalp kası büyümesi şeklinde olur. Hamilelikte, dölyatağı kaslarında görülen hipertrofi ise hormon kaynaklıdır.
Hipertrofi, sporcularda, ağır işlerde çalışanlarda iskelet kaslarının büyümesi, yüksek tansiyonlularda kalp kası büyümesi şeklinde olur. Hamilelikte, dölyatağı kaslarında görülen hipertrofi ise hormon kaynaklıdır.
25 Nisan 2018 Çarşamba
HİSTİYOSİTOM (bağdoku tümörü)
HİSTİYOSİT HÜCRELERİ
Organizmadaki bağdokuda dağınık halde bulunan hücrelere "histiyosit" hücreleri adı verilir. Bu hücreler; hücre artıklarını, yıkıma uğramış doku parçalarını ve organizmaya girmiş yabancı cisimleri içine alarak bunları öğütme özelliğine sahiptirler.
Histiyosit, yaklaşık olarak aynı işi gören "makrofaj" ile eşanlamlı olarak kabul edilebilir. Dokularda bulunan histiyositler, kandaki monositlerden kaynaklanır.
HİSTİYOSİTOM
Histiyosit içeren bağdoku tümörüdür. Tümörü oluşturan hücrelerin çeşitli biçimsel özellikler göstermesi sebebiyle, tümörün histolojik yapısı oldukça zengin bir çeşitlilik gösterir. Yüzeysel dokulardan çıkan histiyositom genellikle iyi huyludur. Çoğunlukla gerçek bir tümör olmayıp, çeşitli uyarılara cevap olarak gelişen bir hücre çoğalması görülür.
Derin dokulardan kaynaklanan histiyositom, kötü huylu özellik göstererek çevre dokulara sıçrar. Tümör alındıktan sonra, tekrarlama ve metastaz yapabilir.
Organizmadaki bağdokuda dağınık halde bulunan hücrelere "histiyosit" hücreleri adı verilir. Bu hücreler; hücre artıklarını, yıkıma uğramış doku parçalarını ve organizmaya girmiş yabancı cisimleri içine alarak bunları öğütme özelliğine sahiptirler.
Histiyosit, yaklaşık olarak aynı işi gören "makrofaj" ile eşanlamlı olarak kabul edilebilir. Dokularda bulunan histiyositler, kandaki monositlerden kaynaklanır.
HİSTİYOSİTOM
Histiyosit içeren bağdoku tümörüdür. Tümörü oluşturan hücrelerin çeşitli biçimsel özellikler göstermesi sebebiyle, tümörün histolojik yapısı oldukça zengin bir çeşitlilik gösterir. Yüzeysel dokulardan çıkan histiyositom genellikle iyi huyludur. Çoğunlukla gerçek bir tümör olmayıp, çeşitli uyarılara cevap olarak gelişen bir hücre çoğalması görülür.
Derin dokulardan kaynaklanan histiyositom, kötü huylu özellik göstererek çevre dokulara sıçrar. Tümör alındıktan sonra, tekrarlama ve metastaz yapabilir.
20 Nisan 2018 Cuma
HÜCRE nedir?
HÜCRE, canlı organizmaları meydana getiren temel yapıtaşıdır. Yan yana ve üst üste dizilerek binanın duvarlarını meydana getiren tuğlaya benzer, fakat en mühim farkı canlı olmasıdır.
Çapları yaklaşık 10 ilâ 40 mikron arasında değişen bu küçük yapılar; uyarılara cevap verme, büyüme ve çoğalma, çevreyle madde alışverişinde bulunma gibi önemli özellikleri taşır. Organizmalar arasındaki farklılıklar, tamamen onları oluşturan hücrelerin özellik ve faaliyetleri, sayıları, biraraya gelme biçimleri ve birbirleriyle ilişkileriyle izah edilir.
Her hücre, içinde DNA' yı barındıran bir çekirdek ve onun çevresindeki sitoplazmadan oluşur. Sitoplazmada organel denilen çeşitli yapılar bulunur. Sitoplazma çok mühim işlevi olan bir zarla çevrilidir.
Çapları yaklaşık 10 ilâ 40 mikron arasında değişen bu küçük yapılar; uyarılara cevap verme, büyüme ve çoğalma, çevreyle madde alışverişinde bulunma gibi önemli özellikleri taşır. Organizmalar arasındaki farklılıklar, tamamen onları oluşturan hücrelerin özellik ve faaliyetleri, sayıları, biraraya gelme biçimleri ve birbirleriyle ilişkileriyle izah edilir.
Her hücre, içinde DNA' yı barındıran bir çekirdek ve onun çevresindeki sitoplazmadan oluşur. Sitoplazmada organel denilen çeşitli yapılar bulunur. Sitoplazma çok mühim işlevi olan bir zarla çevrilidir.
15 Nisan 2018 Pazar
İDRAR ÇÖKELTİSİ (sedimenti)
İDRARDA erimemiş halde bulunan maddelere "idrar çökeltisi (sedimenti)" adı verilir. Normal şartlarda bu maddeler çok az olur. Değerleri beslenmeye göre değişen ürat, fosfat ve karbonat gibi tuzlardan, mesane ile siyek yollarından düşen az sayıda hücreden ve kadınlarda dölyolundan düşen hücrelerden oluşur.
Bu maddelerin değerleri, böbrek ve idrar yolu hastalıklarında çok değişir. Hastalık şartlarında, çökeltide; kandan gelen alyuvarlar, akyuvarlar, "silindir" denilen böbrek borucuklarının şeklini almış protein ve akyuvar oluşumları, amorf tuzların çökeltileri veya kristalleri, mukoza epitelinden düşen ve sayıları aşırı yüksek olan hücreler ile mesane veya idrar yolları tümörleri olan hastalarda tümör hücreleri görülür.
Bu maddelerin değerleri, böbrek ve idrar yolu hastalıklarında çok değişir. Hastalık şartlarında, çökeltide; kandan gelen alyuvarlar, akyuvarlar, "silindir" denilen böbrek borucuklarının şeklini almış protein ve akyuvar oluşumları, amorf tuzların çökeltileri veya kristalleri, mukoza epitelinden düşen ve sayıları aşırı yüksek olan hücreler ile mesane veya idrar yolları tümörleri olan hastalarda tümör hücreleri görülür.
18 Ağustos 2017 Cuma
NEKROZ NEDİR?
BİR hücre veya dokunun hayatî biyolojik işlevlerini kaybetmesi ve bunun neticesinde ortaya çıkan değişikliklere "nekroz" denilir. Vaka, organizmanın belirli bir bölümünü ilgilendiriyorsa "kangren" söz konusu olur.
Sıcak, soğuk, radyasyon, yaralanma, elektrik akımı, kimyevî maddeler, dokulara az kan gitmesi, mikroplar, mikropların toksinleri gibi tesirler nekroza sebep olabilirler.
Nekroz etkisi neticesinde, hücreler işlevsel özelliklerini kaybeder ve tam çözünmeye kadar gider.
Sıcak, soğuk, radyasyon, yaralanma, elektrik akımı, kimyevî maddeler, dokulara az kan gitmesi, mikroplar, mikropların toksinleri gibi tesirler nekroza sebep olabilirler.
Nekroz etkisi neticesinde, hücreler işlevsel özelliklerini kaybeder ve tam çözünmeye kadar gider.
15 Mayıs 2017 Pazartesi
PLAZMOSİTOZ (aşırı hücre artışı)
BİR dokuda bulunan plazma hücrelerinin sayısının normalden fazla artmasıyla nitelenen hastalık haline "plazmositoz" adı verilir. Özellikle kemik iliğini tutar. Başta kronik mikrobik hastalıklar, kollajen sistem hastalıkları, akut eklem romatizması, tümör metastazları olmak üzere birçok hastalığın seyrinde gözlenir.
Normalde; genel hücre sayısının yüzde 2 - 5' ini aşmamasına rağmen, bu sayı yüzde 10 ve daha üzerine çıkabilir. Nadir olarak kanda da, özellikle kızamık, su çiçeği, enfeksiyon mononükleoz gibi virus hastalıklarında veya bazı lösemilerde de plazmositoz gelişebilir.
Normalde; genel hücre sayısının yüzde 2 - 5' ini aşmamasına rağmen, bu sayı yüzde 10 ve daha üzerine çıkabilir. Nadir olarak kanda da, özellikle kızamık, su çiçeği, enfeksiyon mononükleoz gibi virus hastalıklarında veya bazı lösemilerde de plazmositoz gelişebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)