DUYULAR vasıtasıyla algılanan uyarılara mânâ verme kabiliyetinin yok olmasına "agnozi" denilir. Agnozide duyu organları ve iletim yolları sağlamdır. Duyu iletileri beynin ilgili bölgelerine kusursuz iletilir, fakat beyindeki lezyonlar sebebiyle tanınamaz.
Beyindeki lezyonun yerine göre; görmeyle, işitmeyle ve dokunmayla ilgili agnoziler ortaya çıkabilir. Meselâ, kişi nesneleri görür, ama bilinç düzeyinde nesnenin özellikleriyle işlevini birleştiremez. Aynı noksanlık, seslere ve dokunulan nesnelere ilişkin de olabilir. Duyulan sesler bir mânâ ifade etmez veya dokunulan nesneler tanınamaz.
Beyindeki lezyonlar; kanama, tıkanıklık, travma ve tümör gibi etkenler olabilir. Beyinde işitme, görme ve dokunmayla ilgili bölümler farklı yerlerde konumlandığı için, her üç agnozinin beraber görülmesi çok nadir olur.
tümör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tümör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Haziran 2019 Çarşamba
25 Mayıs 2019 Cumartesi
ANJİYOM (damar tümörü)
DAMARDA oluşan anormal ara dokuya veya tümöre "anjiyom" denilir. Kan damarlarında oluşanlarına "hemanjiyom", lenf damarlarında oluşanlarına da "lenfanjiyom" adı verilir.
Hemanjiyomlar daha çok yüz, göğüs ve sırtta, bazen de geniş deri yüzeylerinde görülür. Lenfanjiyomlar ise; daha çok dudak, dil, boynun yan dokuları, koltukaltı ve kasık gibi lenf sistemiyle ilgili önemli yapıların bulunduğu bölgelerde ortaya çıkar.
Anjiyomlar, genellikle iyi huylu tümörler olarak kabul edilirler.
Hemanjiyomlar daha çok yüz, göğüs ve sırtta, bazen de geniş deri yüzeylerinde görülür. Lenfanjiyomlar ise; daha çok dudak, dil, boynun yan dokuları, koltukaltı ve kasık gibi lenf sistemiyle ilgili önemli yapıların bulunduğu bölgelerde ortaya çıkar.
Anjiyomlar, genellikle iyi huylu tümörler olarak kabul edilirler.
24 Mayıs 2019 Cuma
ANJİYOSARKOM (damar tümörü)
KAN damarlarının endotel hücrelerinden kaynaklanan kötü huylu tümör. Bu hücreler çoğalarak kan içeren atipik damarsal yapılar meydana getirdiğinden, tümörün görünüşü kanlıdır.
Anjiyosarkom nadir görülen bir tümördür. Genellikle gençlerde, 20 - 30 yaşları arasında ortaya çıkar. En sık memelerde olur, fakat bacaklarda, deride, karaciğerde, dalakta da olabilir. Vücutta hızla yayılan son derece kötü huylu bir tümördür.
Anjiyosarkom nadir görülen bir tümördür. Genellikle gençlerde, 20 - 30 yaşları arasında ortaya çıkar. En sık memelerde olur, fakat bacaklarda, deride, karaciğerde, dalakta da olabilir. Vücutta hızla yayılan son derece kötü huylu bir tümördür.
4 Nisan 2019 Perşembe
BAŞ AĞRISI NASIL OLUŞUR
AĞRI, baştaki ağrıya duyarlı sinir uçlarının uyarılmasıyla oluşur. Bunlar; kafatası dışı yumuşak dokuların bulunduğu yerlerde (meselâ; deri, derialtı dokusu, kaslar, atardamarlar, kemik zarı, göz, kulak, burun boşluğu) ve aynı zamanda kafatası içi yapılarda (meselâ; toplardamarlar, bu damarların açıldığı boşluklar, kafatası tabanında bulunan sertzar, örümceksizar ve sert zar arasında bulunan beyin atardamarları, trigeminus siniri, vagus siniri, dil-yutak siniri ve üst boyun sinirleri) bulunur.
Kafatası kemikleri, zarların önemli bir bölümü ve beyin dokusu ağrıya duyarlı değildir. Bu sinir uçları; gerilme-çekilme, kafatası içinde veya dışındaki atardamarların genişlemesi, kafatası içindeki büyük damarların ve onları örten sertzarın çekilmesi veya yer değiştirmesi, belirtilen sinirlerin baskıya uğraması, çekilmesi veya iltihabı, baş-boyun kaslarının ve bağlarının spazmı ya da iltihabına bağlı olarak uyarılabilirler.
Bu şartlar çok farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar; sinüzit hastalığı, göz hastalıkları, boyun eklemi, kemikleri, bağlarının ve kaslarının hastalıkları, menenjit, kafa içi kanamalar, beyin tümörleri ve apseleri, atardamar iltihapları, diş ve kulak hastalıkları olabilir.
Kafatası kemikleri, zarların önemli bir bölümü ve beyin dokusu ağrıya duyarlı değildir. Bu sinir uçları; gerilme-çekilme, kafatası içinde veya dışındaki atardamarların genişlemesi, kafatası içindeki büyük damarların ve onları örten sertzarın çekilmesi veya yer değiştirmesi, belirtilen sinirlerin baskıya uğraması, çekilmesi veya iltihabı, baş-boyun kaslarının ve bağlarının spazmı ya da iltihabına bağlı olarak uyarılabilirler.
Bu şartlar çok farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar; sinüzit hastalığı, göz hastalıkları, boyun eklemi, kemikleri, bağlarının ve kaslarının hastalıkları, menenjit, kafa içi kanamalar, beyin tümörleri ve apseleri, atardamar iltihapları, diş ve kulak hastalıkları olabilir.
1 Nisan 2019 Pazartesi
BAZALYOM (deri tümörü)
BAZALYOM, adını üstderinin bazal tabakasındaki hücrelerden alır. Bazal tabakadan kaynaklandığı sanılmaktadır. Sık rastlanır ve genellikle yüzde bulunur. En çok görüldüğü yerler alın, şakaklar, burun ve gözkapaklarıdır. Gövdede nadir ortaya çıkar. Özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlarda olmak üzere yetişkinlerde görülür.
Bazalyom, başlangıçta yavaş büyüyen küçük bir yuvarlak kabarıklık şeklindedir. Komşu dokulara yayılarak gelişir. Belirli bir evreye gelince, kabartısıyla çevresinden ayrılan, ortası çökük veya nedbe dokusu görünümünde beyazımsı bir oluşuma dönüşür.
Bazen erkenden ülserleşerek düzensiz biçimde yavaş yavaş genişler ve derinleşir. Kendi haline bırakıldığında ilerleyen ülserleşme ağır neticeler doğurabilir. Kemik dokusuna, önemli damarsal veya sinirsel yapılara zarar verecek seviyeye erişebilir. Bu tip tehlikeli gelişmelere açık olmakla beraber, uzak organlara yayılma ihtimâli çok düşüktür. Yavaş ilerlemesi, etkin bir tedaviye imkân sağlar.
Bazalyom, başlangıçta yavaş büyüyen küçük bir yuvarlak kabarıklık şeklindedir. Komşu dokulara yayılarak gelişir. Belirli bir evreye gelince, kabartısıyla çevresinden ayrılan, ortası çökük veya nedbe dokusu görünümünde beyazımsı bir oluşuma dönüşür.
Bazen erkenden ülserleşerek düzensiz biçimde yavaş yavaş genişler ve derinleşir. Kendi haline bırakıldığında ilerleyen ülserleşme ağır neticeler doğurabilir. Kemik dokusuna, önemli damarsal veya sinirsel yapılara zarar verecek seviyeye erişebilir. Bu tip tehlikeli gelişmelere açık olmakla beraber, uzak organlara yayılma ihtimâli çok düşüktür. Yavaş ilerlemesi, etkin bir tedaviye imkân sağlar.
27 Mart 2019 Çarşamba
BİLİNÇ BULANIKLIĞI
FARKLI derecelerde yer ve zaman duygusu kaybı, kişileri tanımama, gerçekle hayâli ayırt edememe ve bazen halüsinasyonla da desteklenen hezeyanlarla ortaya çıkar. Beyindeki bilinç faaliyetini düzenleyen yapılardaki bozukluklardan kaynaklanır.
Genel enfeksiyon hastalıkları, zehirlenmeler, beyin tümörleri, menenjit, ensefalit gibi hastalıklar sırasında veya kafa travmaları neticesinde ortaya çıkabilir. Baş ağrısı, uykusuzluk, bunaltı ve manik tipte taşkınlık gibi belirtilerle çoğunlukla ani olarak başlar.
Bazen bu ilk belirtilerle beraber halüsinasyonlar, hezeyanlar ve istemsiz davranışlar görülür. Daha sonra tipik tablo yerleşir. Görünüşü taşkın veya uyuşuk olabilen hasta; saati, günü, ayı bilmez, bulunduğu yeri tanımaz, hafıza bozuklukları ve özellikle dikkat eksikliği gösterir. Uyanıkken hayâl görme halleri olur.
Genel enfeksiyon hastalıkları, zehirlenmeler, beyin tümörleri, menenjit, ensefalit gibi hastalıklar sırasında veya kafa travmaları neticesinde ortaya çıkabilir. Baş ağrısı, uykusuzluk, bunaltı ve manik tipte taşkınlık gibi belirtilerle çoğunlukla ani olarak başlar.
Bazen bu ilk belirtilerle beraber halüsinasyonlar, hezeyanlar ve istemsiz davranışlar görülür. Daha sonra tipik tablo yerleşir. Görünüşü taşkın veya uyuşuk olabilen hasta; saati, günü, ayı bilmez, bulunduğu yeri tanımaz, hafıza bozuklukları ve özellikle dikkat eksikliği gösterir. Uyanıkken hayâl görme halleri olur.
13 Ocak 2019 Pazar
DESMOİT TÜMÖR
KAS veya derialtı dokularda görülen iyi huylu bir tümör tipidir. 20 - 40 yaşları arasında hamilelik geçirmiş kadınlarda daha sık görülür. Daha çok karın duvarının düz kaslarını etkileyen nadir bir tümördür. Oldukça iyi farklılaşmış bağdokudan oluşur.
Tümör tekrarlamaya meyillidir. Karın dışındaki bölgelerde gelişen desmoit tümörler uzak metastaz yapmasalar da devamlı tekrarlama ve daha derin dokulara yayılma eğilimindedir.
11 Ocak 2019 Cuma
DIŞKIDA GİZLİ KAN
MİKROSKOBİK incelemede, az miktarda dahi olsa dışkı numunesinde kan bulunması önemlidir. Kanamanın kaynağını bulmak için mutlaka test ve incelemeler yapılması lâzımdır. Bağırsak tümörlerinin erken teşhisinde değerli bir tarama yöntemidir.
23 Aralık 2018 Pazar
DİZANTERİ (kanlı ishal)
KARINDA gelip geçici sancılar, mukuslu veya kanlı ishallerle ortaya çıkan hastalıkların genel adı "dizanteri" dir. Dizanteri, bütün vücudu etkileyen zehirlenme ve enfeksiyonlarda, akut enfeksiyon hastalıklarında görüldüğü gibi; sadece kalınbağırsağın enfeksiyon hastalıklarında da görülen bir belirtidir. Dizanterik sendrom, ülserli kolit ile düzbağırsak ve sigmoid kolonun ülserleşmiş tümörlerinde de görülebilir.
8 Aralık 2018 Cumartesi
ERKEĞİN KADINSILAŞMASI
ERKEKTE vücut görünümünün değiştiği hastalıklı (patolojik) bir durumdur. Erkek özellikleri geriler; erbezi küçülmesi, cinsel dürtü kaybı, meme gelişmesi, sesin, saçların, derialtı yağ dokusunun dağılımının değişmesi gibi kadın özellikleri ortaya çıkar.
Tedavi maksadıyla veya başka bir sebeple östrojen hormonu verilmesi bu duruma yol açabilir. Çok nadir olarak böbreküstü bezi kabuğu tümörü aşırı östrojen üreterek bu belirtiye yol açabilir.
Ergenleşmemiş kız vücudunda, östojen hormonu üreten yumurtalık tümörü varsa, küçük bir kız çocuğunda memelerin erken büyümesine, kasık ve koltukaltlarında kıllanmaya yol açar.
Tedavi maksadıyla veya başka bir sebeple östrojen hormonu verilmesi bu duruma yol açabilir. Çok nadir olarak böbreküstü bezi kabuğu tümörü aşırı östrojen üreterek bu belirtiye yol açabilir.
Ergenleşmemiş kız vücudunda, östojen hormonu üreten yumurtalık tümörü varsa, küçük bir kız çocuğunda memelerin erken büyümesine, kasık ve koltukaltlarında kıllanmaya yol açar.
4 Aralık 2018 Salı
EGZOSTOZ (osteokondrom)
KEMİKTE gelişen iyi huylu tümör. Sık görülür ve çoğunlukla 10 yaşından evvel ortaya çıkar. Uyluk kemiğinin alt ucu ve kaval kemiğinin üst ucu en çok tutulan yerlerdir. Egzostoz, geniş tutunma tabanlı bir kemik çıkıntısı gibi veya dar bir sapla kemiğe tutunmuş olarak ortaya çıkar. Kıkırdak bir başlıkla örtülüdür. Yavaş bir büyüme gösterir. Bazen kirişlerin hareketini engellediği için ağrıya ve çalışma bozukluklarına sebep olabilir.
Tümör birden fazla yerde geliştiğinde, kemiğin şeklinde ve iskelet büyümesinde bozukluklara yol açar. Genetik olan bu vakaların önemli bir kısmında kötü huylu tümöre dönüşerek "kondrosarkom" özelliğini kazanır.
Tümör birden fazla yerde geliştiğinde, kemiğin şeklinde ve iskelet büyümesinde bozukluklara yol açar. Genetik olan bu vakaların önemli bir kısmında kötü huylu tümöre dönüşerek "kondrosarkom" özelliğini kazanır.
22 Kasım 2018 Perşembe
EMBRİYONAL KARSİNOM
EMBRİYON hücrelerinden kaynaklanan habis tümördür. Çoğunlukla diğer embriyon tümörleriyle beraber görülür. Tümör ilkel epitel hücrelerinden oluşmuştur. Tümör vakaların çoğunda, en sık 13 - 15 yaşları arasında erbezlerinde görülür. Daha nadir olarak da; yumurtalık, karın zarı arkası dokularda, akciğerler arası bölgede, sağrı-kuyruk sokumu bölgesinde görülür.
4 Kasım 2018 Pazar
EPANDİMOM ( beyin-omurilik tümörü)
BEYNİN karıncık boşluklarını ve omuriliğin orta kanalını döşeyen epandim hücrelerinden türeyen merkezî sinir sistemi tümörüne "epandimom" adı verilir. Özellikle gençlerde görülür. Daha çok 4. karıncıkta veya omuriliğin son bölümünde yerleşir. Gri, homojen bir dokudur. Karıncığın boşluğuna uzanır ve beyin-omurilik sıvısının akımını engeller.
Tümör genellikle iyi sınırlanmıştır; bu özelliği sebebiyle ameliyatla tamamı çıkarılabilir. Epandimom yavaş büyüyen bir tümördür. Az sayıda vakada yayılmacı karakter gösterir ve merkezî sinir sistemine dağılır.
Tümör genellikle iyi sınırlanmıştır; bu özelliği sebebiyle ameliyatla tamamı çıkarılabilir. Epandimom yavaş büyüyen bir tümördür. Az sayıda vakada yayılmacı karakter gösterir ve merkezî sinir sistemine dağılır.
19 Ekim 2018 Cuma
FELÇ OLMA
FELÇ, vücutta istemli hareket kaybının ortaya çıkmasıdır. Hareket siniri demetlerindeki tahribat neticesi oluşur. Merkezî sinir sistemini ilgilendiren, kanama, tromboz, emboli, tümör gibi hastalıklardan veya çevrel sinir sistemine gelen darbelerden, çevrel sinir hastalıklarından veya sinirlerin baskıya uğramasından dolayı felç meydana gelir.
Merkezî sinir sistemi felçlerinde; kol veya bacaklardan biri, vücudun bir yarısı, her iki kol ve bacak, yalnızca iki bacak veya vücudun her iki tarafı şeklinde tutulma olur.
Çevrel sinir sistemi felçlerinde ise tutulan kasların gerginliğinde bir azalma olur, kemik kiriş refleksleri kaybolur. Spastik felçte; istemli hareket kaybının yanı sıra, tutulan kaslar kasılı halde kalır.
Merkezî sinir sistemi felçlerinde; kol veya bacaklardan biri, vücudun bir yarısı, her iki kol ve bacak, yalnızca iki bacak veya vücudun her iki tarafı şeklinde tutulma olur.
Çevrel sinir sistemi felçlerinde ise tutulan kasların gerginliğinde bir azalma olur, kemik kiriş refleksleri kaybolur. Spastik felçte; istemli hareket kaybının yanı sıra, tutulan kaslar kasılı halde kalır.
11 Ekim 2018 Perşembe
FİBROADENOM
LİFSİ bağdoku ve salgıbezi dokusundan gelişen iyi huylu tümördür. Tipik olarak memede gözlenir. Özellikle 15 - 35 yaşlarındaki kadınlarda, hormonal denge bozukluklarıyla bağlantılı olarak çok sık görülen bir rahatsızlıktır.
Boyutları değişkendir ve oldukça büyük olabilir. Sert, sınırları belirgin, deri altında hareketli ve ağrısızdır. Çıkartılmazsa, yavaş bir şekilde ilerleyerek büyür. Hamilelikte tümörün gelişimi hızlanabilir.
Boyutları değişkendir ve oldukça büyük olabilir. Sert, sınırları belirgin, deri altında hareketli ve ağrısızdır. Çıkartılmazsa, yavaş bir şekilde ilerleyerek büyür. Hamilelikte tümörün gelişimi hızlanabilir.
10 Ekim 2018 Çarşamba
FİBROMİYOM
KADIN üreme sistemine has sık görülen iyi huylu tümördür. 35 yaş üzeri kadınların yaklaşık % 40' ında rastlanır. Lifsi bağdokuyla karışık düz kas dokuları demetlerinde ortaya çıkar. Zamanla lifsi bağdokunun artışıyla sertlik kazanır.
Fibromiyom çoğunlukla dölyatağı duvarında gelişir; burada en sık görülen tümördür. Genellikle çok sayıda olur ve büyük boyutlara ulaşabilir. Dölyatağı duvarının şeklini bozabilir, karın zarı boşluğuna veya dölyatağı boşluğuna doğru gelişebilir.
Fibromiyom çoğunlukla dölyatağı duvarında gelişir; burada en sık görülen tümördür. Genellikle çok sayıda olur ve büyük boyutlara ulaşabilir. Dölyatağı duvarının şeklini bozabilir, karın zarı boşluğuna veya dölyatağı boşluğuna doğru gelişebilir.
9 Ekim 2018 Salı
FİBROSARKOM (bağdoku tümörü)
KOLLAJEN lifleri üreten bağdoku hücrelerinin çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü huylu tümöre "fibrosarkom" denir. Vücudun herhangi bir yerinde gelişebilir, ama en sık kol ve bacakların, başın ve boynun derin dokularında oluşur.
En fazla ortaya çıktığı yaşlar yetişkinlik dönemidir, ama gençlik ve çocukluk döneminde de görülebilir. Bu tümör yavaş büyür ve alındıktan sonra tekrarlayabilir. Uzak organlara ve özellikle akciğerlere metastaz genellikle seyrektir.
En fazla ortaya çıktığı yaşlar yetişkinlik dönemidir, ama gençlik ve çocukluk döneminde de görülebilir. Bu tümör yavaş büyür ve alındıktan sonra tekrarlayabilir. Uzak organlara ve özellikle akciğerlere metastaz genellikle seyrektir.
13 Eylül 2018 Perşembe
MİDENİN ÇIKARILMASI (gastrektomi)
MİDENİN tamamının veya bir kısmının çıkarılmasının çeşitli şekilleri vardır:
Midenin son üçte ikilik kısmının çıkarılması; özellikle komplikasyonlu ülserlerde tatbik edilen bir ameliyattır, midede asit üretimini azaltma maksadıyla yapılır.
Midenin beşte dördünün çıkarılması; midenin gövdeyle mide kapısı kanalı arasındaki yatay bölümüne (antrum) yerleşmiş tümörler için tatbik edilir.
Mide ağzının (kardiya) çıkarılması; Mide kubbesinin küçük tümörleri için nadiren başvurulan bir ameliyattır.
7 Eylül 2018 Cuma
MİDENİN KAMERAYLA İNCELENMESİ
ESNEK yapılı bir çubuğun ucundaki küçük bir kamerayla midenin içi incelenir. Bu incelemeyle beraber ufak ameliyatlar yapılabilir. Meselâ; laser ışını veya elektrikle damarlardaki kanama durdurulabilir, varsa polipler çıkarılır.
Kamerayla inceleme (gastroskopi); tekrarlayan üst sindirim sistemi rahatsızlıklarında, mide mukozası tahrişlerinde, gastrit, mide ülseri, mide polipleri, mide tümörlerinin teşhisinde tatbik edilir. Ayrıca mide hastalıklarının durumu ve uygulanan tedaviye cevabı kontrol edilebilir. Acil vakalarda, mide ve bağırsaklardaki kanamanın yeri gastroskopiyle belirlenebilir.
Kamerayla inceleme (gastroskopi); tekrarlayan üst sindirim sistemi rahatsızlıklarında, mide mukozası tahrişlerinde, gastrit, mide ülseri, mide polipleri, mide tümörlerinin teşhisinde tatbik edilir. Ayrıca mide hastalıklarının durumu ve uygulanan tedaviye cevabı kontrol edilebilir. Acil vakalarda, mide ve bağırsaklardaki kanamanın yeri gastroskopiyle belirlenebilir.
30 Ağustos 2018 Perşembe
BEYİN-OMURİLİK SIVISINDA ŞEKER
NORMAL değeri 0,45 - 0,90 gram/litre arasındadır. Bakteri kökenli akut menenjit ve verem menenjitlerinde bu değer düşer. Şeker hastalığında, beyin iltihaplarında, üremide ve beyin tümörlerinde ise yükselir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)