psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2024 Pazar

EDOUARD CLAPARÈDE (psikolog)

İSVİÇRELİ  psikolog, 1873 yılında Cenevre'de doğdu. Cenevre'de "deneysel psikoloji" okuttu. 1912' de "çocuk psikolojisi" üzerine araştırmalar yapma amacıyla  J. J. Rousseau enstitüsünü kurdu.

Eserlerinde;  Wundt, Ribot ve James'inkilere yaklaşan bir teori ortaya koydu.  Edouard Claparède, 1940' da Cenevre'de vefat etti.

Önemli eserleri :   "Düşünce Çağrışımı (1904)",  "Çocuk Psikolojisi ve Deneysel Eğitim (1909)",  "Güdümlü Buluş (1937)",  "Törebilim ve Siyaset (1940)".

11 Aralık 2023 Pazartesi

CYRİL BURT (psikolog)

İNGİLİZ  psikolog, 1883 yılında Londra'da doğdu. Sorbonne'da Binet'nin derslerini izledi. 1902' de, Spearman'ın da katıldığı antropolojik bir soruşturma dolayısıyla, Bertillon krimonolojisine uygulanan Pearson metodunu inceledi. 

Pearson'un belirleme denklemlerini basitleştirdi. Daha sonra Thurstone tarafından basitleştirilecek olan "centroid" analizinin temellerini attı. 

1909' da, Charles Sherrington'un yönetiminde Liverpool üniversitesi psikoloji bölümü başkanlığına tayin edildi. Aklî testler üzerinde yaptığı ilk çalışmalarını yayınladı. 

London County Council'e, dünyada ilk olarak, eğitimde kişilere yön verici psikolog olarak atandı (1913-32). İngiliz çocuklarına, Binet-Simon testlerini uygulamakla işe başladı. Sonra, "aklın üstün süreçleri" denilen kolektif seviyede bir dizi testi ele aldı.

27 Temmuz 2023 Perşembe

PAUL BOURGET (yazar)

FRANSIZ  yazar, 1852 yılında Amiens'de doğdu. Matematikçi Justin Bourget'nin oğlu. Birkaç şiir kitabıyla tanındıktan sonra  1883-86  arasında yayınladığı "Denemeler" ve "Çağdaş Psikoloji Üstüne Yeni Denemeler" adlı eserlerinde, çağdaş kötümserliğin çeşitli yönlerini belirten yazarların psikolojisini inceledi.

Psikolojik tahliller yaptığı romanları :  "Yaman Bilmece (1885)", "Bir Aşk Cinayeti", "Bir Kadının Yalanları (1887)", "André Cornelis (1887)", "Çömez (1889)", "Bir Kadın Yüreği (1890)", "Mev'ut Toprak (1892)", "Cosmopolis (1893)", "Mavi Düşes (1898)", "Bir Boşanma (1904)", "Dünyada Bir Dram (1921)".

Hikâye derlemeleri  :  "Onarılamaz (1884)", "Pastels (1889)", "Noeuveaux Pastels (1891)", "Duygusal Karmaşalar (1898)", "Aile Dramları (1900)", "Bir İş Adamı (1900)", "Monique (1902)", "Derin Su (1903)", "İki Kız Kardeş (1905)", "Dekorun Öbür Yüzü (1911)", "Sapıklıklar (1920)".

3 Ekim 2022 Pazartesi

MİCHAEL BALİNT (hekim)

M
ACAR  asıllı ruh hastalıkları hekimi, 1896 yılında Budapeşte'de doğdu. Berlin Organik Kimya enstitüsünde (1921-22), sonra Budapeşte üniversitesinde "asistan" oldu.

1926' dan 1939' a kadar, önce asistanlığını, sonra da müdürlüğünü yaptığı Budapeşte Psikanaliz enstitüsünde psikanaliz uyguladı. 

İngiltere'ye geçince, özellikle Londra'da (Tavistock Clinic, Üniversity College Hospital) ruh hastalıkları hekimliği yaptı. 

Psikanaliz incelemeleri onu, insan ilişkilerinin gelişmesinde "ilk aşk" adını verdiği çok ilkel bir duygunun varlığını iddiaya götürdü. "Temel hata" kavramını, ruh hastalıklarının meydana gelmesinde önemli bir etken olarak ele aldı. 

1 Ekim 2022 Cumartesi

JAMES MARK BALDWİN (psikolog)

AMERİKALI  psikolog ve sosyolog, 1861 yılında Columbia'da (Güney Carolina) doğdu. 1913' den sonra birçok Avrupa kurumlarında ders verdi. "American Psychological Association"un kurucusudur. 

Uluslararası psikoloji kongrelerinde önemli rol oynadı ve bu kongrelerden birine 1909' dan 1913' e kadar başkanlık etti. 1918 ve 1919' da Fransa'da Hautes Etudes Sociales'de ders verdi. Çalışmaları "psikofizyoloji"nin ilerlemesine katkıda bulundu:

"Çocukta ve Irkta Zihin Gelişmesi (1896)", "Felsefe ve Psikoloji Lûgatı (1901-05)", "Gelişme ve Tekâmül (1903)", "Fert ve Cemiyet (1910)", "Psikoloji Tarihi (1913)". James Mark Baldwin, 1934' de Paris'de öldü.

11 Ekim 2021 Pazartesi

ALFRED ADLER (hekim)

AVUSTURYALI  hekim ve psikolog, 1870 yılında Viyana'da doğdu. Freud'un önce öğrencisi sonra meslekdaşı oldu. 1929' dan itibaren New-York'da hocalık etti. 

"Fert psikolojisi"nin kurucusudur. Freud'un cinsiyet psikanalizine karşı; karakter, kişinin gerçek durumuyla özlemleri arasındaki çatışma ve aşağılık duygusu kavramlarına dayanan bir psikanaliz ileri sürdü.

Başlıca eserleri : "Nervöz Karakter Üzerine (1912)", "Fert Psikolojisinin Pratiği ve Teoriği (1918)", "İnsan Bilgisi (1927)", "Fert Psikolojisinin Tekniği (1928-I, 1930-II)", "Yaşama İlmi (1929)", "Çocukların Eğitimi (1930)", "Yaşamanın Anlamı (1933)".

Kendi kurduğu "Uluslararası Birey Psikolojisi Dergisi"nde birçok makale yazdı. Alfred Adler, 1937' de Aberdeen'de (İskoçya) öldü.

13 Ağustos 2020 Perşembe

MAZHAR OSMAN USMAN ( hekim)

 

TÜRK  hekimi, 1884 yılında Sofulu'da doğdu. Askerî Tıbbiye'yi "hekim yüzbaşı" olarak bitirdi. Aynı okulda, Asabî ve Aklî hastalıklar müderris muavini oldu (1906). Münih ve Berlin'de ihtisas yaptı. Balkan savaşına katıldı. 

1. Dünya savaşında, Şişli Hastanesinde başhekim, Haydarpaşa hastanesinde sinir mütehassısı olarak çalıştı. Mütareke yıllarında Zeynep Kâmil hastanesinde başhekimlik yaptı. 1927' de Akıl hastanesini Bakırköy'e naklettirdi. 1932' de Psikiyatri kliniğine ordinaryüs profesör oldu.

Mazhar Osman, Akıl ve Sinir hastalıkları cemiyetinin ve İçki ile Mücadele cemiyetinin kurucusudur. Meşrutiyetten sonra, Kızılay cemiyetinin kurulmasına yardımcı oldu. Yayınladığı çeşitli kitaplar ve konferanslarla, tıbbî konularda halkı bilgilendirmeye çalıştı. "Sıhhî Sahifeler" ve "İstanbul Seririyatı" adlı dergileri yayınlandı. Mazhar Osman Usman, 1951' de İstanbul'da vefat etti.

Eserleri: "Sıhhat Almanakı (1933)", "Sinir Hastalıkları (1934-36, 2 cilt)", "Keyif Veren Zehirler (1934)", "Eugene, İdiş, Kısır (1935)", "İyi Çocuk Yetiştirme Hakkında İki Konferans", "Öjenik (1939)", "Lepra ile Mücadele (1941)", "Konferanslarım (1942)", "Psychiatria (1944)", "Heroinciler".

7 Haziran 2019 Cuma

AMENTİA (ruhî sendrom)

ÇOK  ağır bir ruhî sendrom. Çeşitli akıl bozukluklarının gidişi sırasında ortaya çıkabilir. Ağır bir ruhî kökenli bedensel huzursuzluk, zaman ve mekân ile ilgili yönelim kabiliyetinin kaybedilmesi, kaygı, hafıza bozuklukları ve hezeyanlarla ortaya çıkar.

Ateşli hastalıklar, zehirlenmeler, beyin lezyonları veya şiddetli ruhî sarsıntılar neticesi oluşan kendine has bir klinik tablo olarak 1881 yılında Meynert tarafından tanımlanmıştır.

18 Mayıs 2019 Cumartesi

ANOREKSİA (iştah ve kilo kaybı)

İŞTAH  kaybı ve bunun neticesinde ortaya çıkan kilo kaybı; sindirim sistemi, karaciğer ve iç salgı bezleriyle ilgili hastalıklarda bir belirti olarak görülebilir.

Ayrıca, hastalıklara, fizikî bozukluklara, kesin organik sebeplere bağlanamayan bir iştahsızlık şekli vardır. Buna zihnî iştahsızlık denilir. Psikolojik kökenli olan ve besinlere karşı isteksizlikle belirlenen bu durum sürekli kilo kaybına ve bazı vakalarda ölüme dahi yol açar. Daha çok kadınlarda görülür ve ilk belirtileri ergenlikte ortaya çıkar.

Gençlerde oldukça sık rastlanan ve duygusal gelişim sırasında normal kabul edilen iştahsızlığı, yukarıda ifade edilen durumla karıştırmamalıdır. Zihnî iştahsızlık, ailede yaşanan bozuk ilişkilerin dışavurumu olabilir.

12 Mayıs 2019 Pazar

ÇEVREYE KAYITSIZLIK (apati)

GERÇEĞE,  çevredeki kişi ve nesnelere karşı temel bir kayıtsızlık tavrının bulunduğu duygusal-ruhsal duruma "apati" denilir. Her çeşit duruma karşı bir duyarsızlık söz konusudur ve normal olarak duygusal bir katılımın beklendiği durumlarda bile herhangi katılım ve ilgi görülmez.

Genel başarısızlıklara ve engellenme durumlarına karşı bir cevap olarak ortaya çıkabilir. Ağır vakalar; ruhî çöküntü (depresyon), psikiyatrik sendromlar ve yaşlılık psikozlarına bağlı olarak da ortaya çıkar.

24 Nisan 2019 Çarşamba

AŞAĞILIK KOMPLEKSİ

KENDİNİ başkalarından veya idealindekinden aşağı görmeye bağlı olarak acı duyma hissine "aşağılık kompleksi" deniliyor. Bu acı hissi anormal boyutlara varabilir ya da psikopatik tepkilere yol açabilir.

İnsan ruhunun temel itici gücü; "güçlülük isteği" ne bağlı olarak kendini gerçekleştirme ve onaylanma duygusudur. Kişi, tepkilerini yatıştırmak için "telâfi mekanizmalarını" harekete geçiremezse ruhî bozukluklara doğru yönlenir.  

22 Nisan 2019 Pazartesi

AŞIRI RUHÎ UYARILMA

ÇOĞU kez belli bir bütünlüğü olmayan ruhsal aşırı etkinlik ve aşırı hareket etme veya çok konuşmadır. Ruhî aşırı etkinlik yalnızca zihinsel ise "coşkunluk", yalnızca harekete ilişkinse "ajitasyon (taşkınlık, huzursuzluk)" adını alır.

Aşırı ruhî uyarılma farklı yoğunluklarda görülebilir. Sadece sabırsızlığa işaret eden el hareketleri, canlılık, ses tonunun yükselmesi gibi, düşünce ve hareket denetiminin kaybolmadığı durumlardan; aşırı konuşkanlık, düşünsel coşku ve taşkınlık, hafıza ve hayâl zenginliği, duygusal değişkenlikle seyreden ağır hallere geçilebilir.

29 Mart 2019 Cuma

BİLİNÇALTI nedir?

BİLİNÇ eşiğinin altındaki ruhî faaliyetlerin tamamına "bilinçaltı" denir. Bu terim; dürtü, duygu ve düşünceden meydana gelen, bilincin yanında etkisini gösteren, fakat bilinç tarafından gizlenmiş özgül ruhî boyutu anlatmak için kullanılmıştır.

27 Mart 2019 Çarşamba

BİLİNÇ BULANIKLIĞI

FARKLI derecelerde yer ve zaman duygusu kaybı, kişileri tanımama, gerçekle hayâli ayırt edememe ve bazen halüsinasyonla da desteklenen hezeyanlarla ortaya çıkar. Beyindeki bilinç faaliyetini düzenleyen yapılardaki bozukluklardan kaynaklanır.

Genel enfeksiyon hastalıkları, zehirlenmeler, beyin tümörleri, menenjit, ensefalit gibi hastalıklar sırasında veya kafa travmaları neticesinde ortaya çıkabilir. Baş ağrısı, uykusuzluk, bunaltı ve manik tipte taşkınlık gibi belirtilerle çoğunlukla ani olarak başlar.

Bazen bu ilk belirtilerle beraber halüsinasyonlar, hezeyanlar ve istemsiz davranışlar görülür. Daha sonra tipik tablo yerleşir. Görünüşü taşkın veya uyuşuk olabilen hasta; saati, günü, ayı bilmez, bulunduğu yeri tanımaz, hafıza bozuklukları ve özellikle dikkat eksikliği gösterir. Uyanıkken hayâl görme halleri olur.

16 Mart 2019 Cumartesi

RUHÎ SÜREÇLERDE YAVAŞLAMA

RUHÎ süreçlerin bütününde genel bir yavaşlama hali, ruh ve sinir hastalıklarında görülebilir. Bu durum, gerek psikolojik, gerek travmaya bağlı tüm bilinç bulanıklığı ve şaşkınlık hallerinde, bunamada ve parkinson hastalığında gözlenir.

Konsantre olamama, dikkat dağınıklığı, düşünmenin yavaşlaması, konuşma zorluğu, toplumsal ilişkilerde ve faaliyetlerde duraklamayla ortaya çıkar. Hasta uykuda gibidir ve kendi dünyasında hapsolmuş izlenimi verir.

1 Şubat 2019 Cuma

DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

DAVRANIŞLARDA ortaya çıkan sapmalardır. Ruh hastalıklarının çoğunda görülen bir durumdur. Yalnızca nevrotik tipte ruhî bozukluklarda davranış kusurları pek öne çıkmaz ve bunların davranışı genelde normal kabul edilebilir.

Obsesif-kompulsif nevrozlarında veya fobilerde, davranış bozuklukları daha belirgindir. Meselâ bir kişinin elinin kirli olduğu saplantısıyla elini yıkamaktan bir türlü kendini alamaması gibi.

Mani hastalığı olanlarda; hareketlerde aşırı canlılık ve denetimsiz tepkiler baskındır ve bu davranışlar yaşanılan anla bağlantısızdır.

Depresyon ise; yoğun bir kötümserliğin davranışlara yansımasına, hareketlerin ve tepkilerin yavaşlamasına, olaylara ve kişilere karşı alâkanın kaybedilmesine yol açar.

Kronik hezeyan ve şizofrenide davranış bozuklukları en ağır şekilde kendini gösterir. Bu davranışlar arasında saldırganlık, sebepsiz hareketler, güvensizlik ve kıskançlık krizleri bulunur.

Kronik alkolizm de kişide davranış bozukluklarına yol açar.

31 Ocak 2019 Perşembe

DEJA-VU HALİ

BİLİNÇLİLİK durumu ve gerçeği algılamanın bozulduğu, ilk defa görülen bir yerin sanki daha evvel görülmüş gibi veya ilk defa yaşanan bir olayın sanki daha evvel yaşanmış gibi algılandığı patolojik duruma "deja-vu" denilir.

23 Ocak 2019 Çarşamba

RUHÎ ÇÖKÜNTÜ (depresyon)

ENDİŞE, kendine güvensizlik, kararsızlık ve gelecekten korku gibi duyguların hâkim olduğu özel psikolojik duruma "depresyon (ruhî çöküntü)" adı verilir. Böyle bir durumun varlığı, her zaman kişide bir ruh hastalığının da bulunduğu anlamına gelmez. Günlük hayattaki acılarda sık karşılaşılan bir durumdur. Ayrıca engellenme, başarısızlık ve başka insanlarla ilişkileri başlatmada ve sürdürmede zorluk gibi durumlar da depresyona zemin hazırlar.

Normal ve yeterince dengeli kişilerde depresyon hâli yalnızca sevilen bir kişiyi kaybetme veya işsiz kalma gibi istisnaî durumlarda ortaya çıkar. Yaşam zevkleri kararlı olmayan kişilerde basit ve sıradan günlük olaylar bile depresyonla neticelenebilir.

Depresif reaksiyonlar yalnızca sarsıcı bir vakanın neticesinde ortaya çıkmaz. Böyle durumlarda depresyon genellikle kısa sürer ve kolayca çözülür. Asıl problem, depresyon geliştirme eğilimi yüksek olanlarda ortaya çıkar. Bu durumda sarsıcı bir olay, kalıcı depresyonun oluşması için aracı işlevi görür. Olayın aşılması ve olumlu bir şekilde çözülmesi, kişide dengenin tekrar kurulması için kâfi olmayabilir.

Çeşitli ağırlık dereceleriyle depresyon toplumda oldukça yaygın görülür ve çoğu zaman başka psikopatolojik belirtilerle maskelenir. Alkolün verdiği sahte keyif hâli sayesinde, depresyonun belirtilerinden kurtulmaya çalışırken alkolik olanlar çoktur.

21 Ocak 2019 Pazartesi

DEREALİZASYON (çevreye yabancılaşma)

DIŞ gerçeklere ilişkin bilincin bozulmasına "derealizasyon" adı verilir. Kişi, kendi dışında olup-biten herşeyi, yabancıymış ve gerçek değilmiş gibi algılar. Dün yaşadıklarını, ertesi gün hiç yaşamamış gibi olur. Sanal âlemde yaşıyormuş gibi hisseder. Eski olaylara ait hafıza yerindedir. Matematiksel zekâda kısıtlılık olur. 16 sayısından 9 sayısını çıkarmada zorlanır.

Kalabalık ortamlar kendisini yorduğu için sakin ortamları tercih eder. Bazı kişilerde, yabancılaşma hissi, akşam saatlerine doğru çözülse de ertesi gün yeniden başlar. Böyle kişilere dış ortamla bağını kesmeme, çevresinde olup bitene kayıtsız kalmama, bedenî faaliyet, bol bol yürüyüş ve gezme tavsiye edilir.

1 Aralık 2018 Cumartesi

EKMNEZİ nedir?

EKMNEZİ bir hafıza bozukluğudur. Geçmişteki olayları yaşanan anla karıştırıp yeni yaşanıyormuş gibi anlatmayla belirlenir. Bu durum başlangıçta yaşlılarda incelenmiş, fakat değişik derecede ve tipte zihnî bozukluklara eşlik ettiği anlaşılmıştır. Şiddetli coşkulu durumlarla birlikte de gelişebilir. Ölüm anında yaşanabileceği öne sürülen "panoramik vizyon" vakası buna bir örnektir.