AKUT apandis iltihabı her iki cinste de, en sık 5 ilâ 20 yaş arasında görülür, ama daha ileri yaşlarda da rastlanabilir. Sebebi; bağırsak boşluğuna ve apandise yerleşen mikroplar, dışarıdan veya vücudun başka bölgelerinden kan ya da lenf dolaşımı yoluyla apandise ulaşan mikroplardır.
Akut apandisit tedavi edilmezse kendiliğinden iyileşebilir, apse gelişebilir veya apandis duvarının yırtılması neticesinde karın zarı iltihabı ortaya çıkabilir.
Kronik apandisit; tekrarlayan akut iltihabî süreçler veya akut vakalar ardından ortaya çıkar. Kronik gidiş, belirtilerin alevlendiği dönemleri takip eden iyileşme dönemleriyle seyreder.
apse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
apse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mayıs 2019 Pazartesi
4 Nisan 2019 Perşembe
BAŞ AĞRISI NASIL OLUŞUR
AĞRI, baştaki ağrıya duyarlı sinir uçlarının uyarılmasıyla oluşur. Bunlar; kafatası dışı yumuşak dokuların bulunduğu yerlerde (meselâ; deri, derialtı dokusu, kaslar, atardamarlar, kemik zarı, göz, kulak, burun boşluğu) ve aynı zamanda kafatası içi yapılarda (meselâ; toplardamarlar, bu damarların açıldığı boşluklar, kafatası tabanında bulunan sertzar, örümceksizar ve sert zar arasında bulunan beyin atardamarları, trigeminus siniri, vagus siniri, dil-yutak siniri ve üst boyun sinirleri) bulunur.
Kafatası kemikleri, zarların önemli bir bölümü ve beyin dokusu ağrıya duyarlı değildir. Bu sinir uçları; gerilme-çekilme, kafatası içinde veya dışındaki atardamarların genişlemesi, kafatası içindeki büyük damarların ve onları örten sertzarın çekilmesi veya yer değiştirmesi, belirtilen sinirlerin baskıya uğraması, çekilmesi veya iltihabı, baş-boyun kaslarının ve bağlarının spazmı ya da iltihabına bağlı olarak uyarılabilirler.
Bu şartlar çok farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar; sinüzit hastalığı, göz hastalıkları, boyun eklemi, kemikleri, bağlarının ve kaslarının hastalıkları, menenjit, kafa içi kanamalar, beyin tümörleri ve apseleri, atardamar iltihapları, diş ve kulak hastalıkları olabilir.
Kafatası kemikleri, zarların önemli bir bölümü ve beyin dokusu ağrıya duyarlı değildir. Bu sinir uçları; gerilme-çekilme, kafatası içinde veya dışındaki atardamarların genişlemesi, kafatası içindeki büyük damarların ve onları örten sertzarın çekilmesi veya yer değiştirmesi, belirtilen sinirlerin baskıya uğraması, çekilmesi veya iltihabı, baş-boyun kaslarının ve bağlarının spazmı ya da iltihabına bağlı olarak uyarılabilirler.
Bu şartlar çok farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar; sinüzit hastalığı, göz hastalıkları, boyun eklemi, kemikleri, bağlarının ve kaslarının hastalıkları, menenjit, kafa içi kanamalar, beyin tümörleri ve apseleri, atardamar iltihapları, diş ve kulak hastalıkları olabilir.
5 Mart 2019 Salı
AŞIRI BALGAM ÇIKARMA
BRONŞ salgısının aşırı miktarda ve sulu olması, sürekli ve çok fazla balgama yol açar. Genellikle akciğerlerin veya bronşiyal ağacın bronşit, bronşektazi, bronkopnömani, akciğer apseleri gibi akut veya subakut iltihaplarında görülür.
3 Kasım 2018 Cumartesi
EPİDİDİMİT (epididim iltihabı)
EPİDİDİM, erbezinin arka kenarında yer alan, baş gövde ve kuyruk bölümü olan, 5 cm uzunluğunda bir organdır. Bitişik olduğu erbezine, sperm taşıyıcı kanallarla bağlıdır. Epididim, spermatik kordona bağlanır ve ersuyu ana kanalıyla idrar yoluna açılır. Sperm sıvısının oluşumuna katılarak, spermatozoonların kanal boyunca ilerlemesini kolaylaştırır.
Epididimin akut veya kronik iltihabına "epididimit" denir. Akut iltihaba gonokok, stafilokok gibi çeşitli bakteriler sebep olabilir. Bu mikroplar idrar yolu, prostat, idrar torbası, ersuyu keseciklerindeki iltihabî odaklardan epididime gelebilir. Erbezi enfeksiyonlarından, komşuluk yoluyla yayılabilir veya vücudun başka bölgelerindeki enfeksiyon odaklarından kan yoluyla gelen mikroplar epididime yerleşebilir.
İltihap, şiddetli ağrıyla başlar. Ağrı ersuyu kordonu boyunca kasığa yayılır. Ayrıca, erbezi derisinde kızarma ve şişme, ateş, idrar zorluğu görülebilir. İltihap odağında, daha sonra kendiliğinden dışarı açılan apse gelişebilir.
Kronik epididimit, akut iltihabın süreklilik kazanması neticesinde veya veremde ortaya çıkabilir. Kronik iltihapta ağrı daha azdır.
25 Eylül 2018 Salı
BAĞDOKU ENFEKSİYONU (flegmon)
ÇOĞUNLUKLA streptokok bakterilerinin sebep olduğu akut enfeksiyondur. Bağdokuya yerleşir ve yayılır. Apseden farklı olarak, çevresinde belirgin bir sınır yoktur. Enfeksiyona yol açan mikroplar, vücuda dışarıdan derideki ince çatlaklardan girer veya vücuttaki bir odaktan kan dolaşım yoluyla taşınır.
Streptokokların yerleşerek çoğaldığı bölgede, hızla yayılan akut iltihap başlar, dokular hızla yıkıma uğrar. Hastalığın yayılmasını engelleyen savunma mekanizmaları hızla harekete geçemediği için, enfeksiyon lenf damarları boyunca yeni dokulara yayılır.
İltihaplı dokular şiş, kırmızı, sıcak ve ağrılıdır. Flegmon yüzeye yerleşmişse, lenf yoluyla yayılım neticesinde lenf bezleri de iltihaplanır.
26 Mart 2018 Pazartesi
CERAHAT (İRİN) SIVISI
YOĞUN kıvamlı sarı-beyaz renkli sıvı. Mikroskopla incelendiğinde; bol miktarda yıkıma uğramış alyuvar ile bunlara karışmış bakteri kümeleri ve doku yıkım ürünleri görülür. Cerahat, belirli bir tip akut iltihap neticesi oluşur.
Cerahatli iltihap denilen bu tip iltihapların mikrobu genellikle stafilokok, streptokok, pnömokok, gonokok gibi bakterilerdir. Bu bakterilere cerahat yapıcı mânâsına gelen "piyojen bakteriler" denilir. Cerahat aslında bu tip iltihabın sıvısından başka bir şey değildir.
İltihap yaygın olarak bağdokuya sızabilir, vücutta akciğer zarı boşluğu, eklem boşluğu, safra kesesi boşluğu gibi tabiî bir boşlukta toplanabilir. Daha sık olarak da, alyuvarların parçalanması sırasında açığa çıkan çok miktarda protein yıkıcı maddenin etkisiyle dokuda apse oluşur.
Cerahatli iltihap denilen bu tip iltihapların mikrobu genellikle stafilokok, streptokok, pnömokok, gonokok gibi bakterilerdir. Bu bakterilere cerahat yapıcı mânâsına gelen "piyojen bakteriler" denilir. Cerahat aslında bu tip iltihabın sıvısından başka bir şey değildir.
İltihap yaygın olarak bağdokuya sızabilir, vücutta akciğer zarı boşluğu, eklem boşluğu, safra kesesi boşluğu gibi tabiî bir boşlukta toplanabilir. Daha sık olarak da, alyuvarların parçalanması sırasında açığa çıkan çok miktarda protein yıkıcı maddenin etkisiyle dokuda apse oluşur.
5 Şubat 2018 Pazartesi
KEMİK VEREMİ
VEREM etkeni olan mikropların kemik dokusunda yerleşip dokuyu tahribiyle ortaya çıkan hastalıktır. Verem en sık, omurlar, uyluk kemiğinin üst ucu, kaval kemiğinin her iki ucu, el ve ayak kemikleri, kaburgalar, göğüs kemiği, kafatası ve leğen kemiğinde yerleşir.
Cerahatli bir akıntı oluşmadan yalnızca kemik yıkımı görülebilir (kuru verem) veya veremin yerleştiği dokularda nekroz ve cerahat oluşabilir. Cerahat, kemik dokusundan dışarı taşarak, yerçekiminin tesiriyle kaslar arasından vücudun aşağı bölümlerine akarak burada toplanabilir ve "soğuk apse" adını alır.
Cerahatli bir akıntı oluşmadan yalnızca kemik yıkımı görülebilir (kuru verem) veya veremin yerleştiği dokularda nekroz ve cerahat oluşabilir. Cerahat, kemik dokusundan dışarı taşarak, yerçekiminin tesiriyle kaslar arasından vücudun aşağı bölümlerine akarak burada toplanabilir ve "soğuk apse" adını alır.
7 Ağustos 2017 Pazartesi
YUTMADA AĞRI (odinofaji)
YUTAK duyarlılığında bozukluk veya kendiliğinden ağrıyla birlikte olabilir. Yutma ağrısı, katı veya sıvı gıdaların, sıcak gıdaların veya sadece tükürüğün yutulmasıyla da sınırlı kalabilir.
Genellikle, ağız içi iltihabı (stomatit), yutak iltihabı, yemek borusu iltihabı, bademcik iltihabı, flegmon, bademcik, yutak, epiglot apseleri, dil-yutak siniri düzeyinde iltihap, zehirlenme, doku yıkımı sebebiyle tahrişler, ülserleşmiş tümörler gibi, yutak veya yemek borusunun başlangıç bölümündeki hastalık süreçlerine bağlı olarak gelişir. Yemek borusu-mide bölgesine tatbik edilen ışın terapisinden sonra da geçici olarak ağrılı yutma olabilir.
Genellikle, ağız içi iltihabı (stomatit), yutak iltihabı, yemek borusu iltihabı, bademcik iltihabı, flegmon, bademcik, yutak, epiglot apseleri, dil-yutak siniri düzeyinde iltihap, zehirlenme, doku yıkımı sebebiyle tahrişler, ülserleşmiş tümörler gibi, yutak veya yemek borusunun başlangıç bölümündeki hastalık süreçlerine bağlı olarak gelişir. Yemek borusu-mide bölgesine tatbik edilen ışın terapisinden sonra da geçici olarak ağrılı yutma olabilir.
2 Ocak 2017 Pazartesi
FİL HASTALIĞI ASALAKTAN
FİL hastalığı, "filaryoz" adıyla bilinen asalak hastalıklarının bir tipidir. Özellikle bacakların fil bacağı gibi kalınlaşmasına ve üreme organlarının şişerek büyümesine yol açar. Daha çok tropik memleketlerde görülür.
Çoğunlukla sivrisineklerin taşıdığı "Bencroft filaryası" insana bulaşınca; kendine yaşam yeri olarak lenf damarlarını seçer ve bulundukları yere göre lenf varisleri, lenf düğümü iltihapları, apse gibi çeşitli bozukluklara sebep olurlar.
Erişkin asalak lenf dolaşımını engeller ve duyarlı dokularda alerjik tepkilere yol açar. Zamanla lenf düğümleri büyür, lenf kanalları genişler, birkaç yıl içinde lifsi bağdokuyla iyice dolarak sertleşir ve tıkanır.
Zamanında tedavi uygulanmazsa, erbezi torbalarının ve bilhassa bacakların aşırı derecede kalınlaşmasına yol açtığı için bu filaryoz tipine "fil hastalığı" denilmiştir.
Çeşitli asalak öldürücü ilâçlar denenirse de ileri vakalarda en iyi tedavi yolu ameliyattır.
Çoğunlukla sivrisineklerin taşıdığı "Bencroft filaryası" insana bulaşınca; kendine yaşam yeri olarak lenf damarlarını seçer ve bulundukları yere göre lenf varisleri, lenf düğümü iltihapları, apse gibi çeşitli bozukluklara sebep olurlar.
Erişkin asalak lenf dolaşımını engeller ve duyarlı dokularda alerjik tepkilere yol açar. Zamanla lenf düğümleri büyür, lenf kanalları genişler, birkaç yıl içinde lifsi bağdokuyla iyice dolarak sertleşir ve tıkanır.
Zamanında tedavi uygulanmazsa, erbezi torbalarının ve bilhassa bacakların aşırı derecede kalınlaşmasına yol açtığı için bu filaryoz tipine "fil hastalığı" denilmiştir.
Çeşitli asalak öldürücü ilâçlar denenirse de ileri vakalarda en iyi tedavi yolu ameliyattır.
30 Ekim 2016 Pazar
SOĞUK APSE TEHLİKELİ
TÜBERKÜLOZ (verem) odağından veya bazı mantar enfeksiyonlarından kaynaklanan iltihabi akıntının, bir vücut boşluğu içinde toplanmasıyla oluşan apseye "soğuk apse" denilir. Soğuk apsenin sıcak apseden farkı; apse olan bölgede sıcaklık ve kızarma olmamasıdır.
Apsenin içinde iltihaptan dolayı cerahat bulunur. Apsenin farklı vücut bölgelerine yayılma riski vardır. Bu yüzden açılıp içinin boşaltılması ve temizlenmesi şarttır. Gecikmeden ilâç tedavisine başlanmalıdır. Soğuk apse kemiklerde meydana gelirse, kemik dış zarını delerek yumuşak dokulara yayılır.
Apsenin içinde iltihaptan dolayı cerahat bulunur. Apsenin farklı vücut bölgelerine yayılma riski vardır. Bu yüzden açılıp içinin boşaltılması ve temizlenmesi şarttır. Gecikmeden ilâç tedavisine başlanmalıdır. Soğuk apse kemiklerde meydana gelirse, kemik dış zarını delerek yumuşak dokulara yayılır.
20 Eylül 2016 Salı
CERAHAT BİRİKİMİ (irinlenme)
İLTİHAPLI bir dokunun içinde cerahat (irin) birikmesiyle sonuçlanan patolojik sürece "süpürasyon" denilir. Cerahat; mikrop kolonileri, yıkıma uğramış doku artıkları ve nötrofil lökositlerin birikiminden meydana gelir. İltihap-apse yapan etkenler arasında stafilokok, streptokok, gonokok, meningokok ve pnömokok gibi mikroplar sayılabilir. Cerahat yapıcı özelliği olan bu mikroplara "piyojen bakteriler" denir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
