YEMEK yerken veya tükürüğü yutarken sindirim sistemine aşırı hava girebilir. Normal şartlarda, gıdalarla mideye giren az miktardaki hava, bu organın üst kısmında toplanarak "mide kabarcığı"nı oluşturur. Yutulan havanın bir kısmı daha sonra bağırsaklara geçer, bir kısmı ise geğirerek çıkartılır.
Aşırı ve hızlı yemek yiyen veya yemeği az çiğneyerek yutan ya da sıkıntılı ve aceleci mizaçlı kişilerde, yutulan hava miktarı çok fazla olabilir. Midede aşırı dolgunluk ve şişkinlik hissi, kalpte ritim bozukluğu, hızlı soluma gibi bazı rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu şikâyetler, geğirme ile hafifler.
Midedeki hava miktarının artması, mide veya diğer hazım sistemi organlarının hastalıklarına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
bağırsak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bağırsak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Haziran 2019 Cuma
17 Mayıs 2019 Cuma
SİNDİRİMDE DÜZENSİZ KASILMA
SİNDİRİM kanalı, düzenli kasılma dalgalarıyla, alınan gıdaları baştan sona doğru iterek yürütür. Bazı ruhî kökenli, toksik, iltihabî ve mekanik uyarılardan sonra bu hareketler, düzensiz kasılmalar haline dönüşerek yön değiştirir ve bağırsak muhtevasının tekrar mideye geri dönmesine sebep olur. Böylece bulantı hissi, kendini iyi hissetmeme ve daha ileri vakalarda kusma ortaya çıkar.
13 Mayıs 2019 Pazartesi
APANDİSİT (apandis iltihabı)
AKUT apandis iltihabı her iki cinste de, en sık 5 ilâ 20 yaş arasında görülür, ama daha ileri yaşlarda da rastlanabilir. Sebebi; bağırsak boşluğuna ve apandise yerleşen mikroplar, dışarıdan veya vücudun başka bölgelerinden kan ya da lenf dolaşımı yoluyla apandise ulaşan mikroplardır.
Akut apandisit tedavi edilmezse kendiliğinden iyileşebilir, apse gelişebilir veya apandis duvarının yırtılması neticesinde karın zarı iltihabı ortaya çıkabilir.
Kronik apandisit; tekrarlayan akut iltihabî süreçler veya akut vakalar ardından ortaya çıkar. Kronik gidiş, belirtilerin alevlendiği dönemleri takip eden iyileşme dönemleriyle seyreder.
Akut apandisit tedavi edilmezse kendiliğinden iyileşebilir, apse gelişebilir veya apandis duvarının yırtılması neticesinde karın zarı iltihabı ortaya çıkabilir.
Kronik apandisit; tekrarlayan akut iltihabî süreçler veya akut vakalar ardından ortaya çıkar. Kronik gidiş, belirtilerin alevlendiği dönemleri takip eden iyileşme dönemleriyle seyreder.
9 Nisan 2019 Salı
BAKTERİ FLORASI
DERİDE, ağızda, bağırsak ve dölyolu gibi doğal vücut boşluklarında sürekli bulunan mikroorganizmaların hepsine birden "bakteri florası" denilir. Normal şartlarda bu mikroplar insan vücudunda yaşar ve insan sağlığı için mühim bir rol oynar. Yalnızca özel şartlarda bazıları hastalık yapıcı özellik kazanarak çeşitli hastalıklara sebep olur.
Deride en fazla stafilokok, streptokok ve korine bakterilerine rastlanır. Ağız boşluğunda ayrıca diplokoklar bulunur. Özellikle kalınbağırsakta zengin bir bakteri florası vardır. Florada önemli yer tutan kolibasiller, stafilokoklar ve enterokoklar çürükçül bakterilerdir. Bunlar mayalanma ve kokuşma süreçlerine katılırlar. Bağırsak florası vücudun ihtiyacı olan K vitaminini de üretir.
Dölyolunda bulunan "döderlein basili" dölyolu hücrelerinin ihtiva ettiği bol miktardaki glikojenden laktik asit oluşmasını sağlar. Böylece ortam asit hale gelir ve bu ortamda hastalık yapıcı bakteri türleri yuvalanamaz.
Deride en fazla stafilokok, streptokok ve korine bakterilerine rastlanır. Ağız boşluğunda ayrıca diplokoklar bulunur. Özellikle kalınbağırsakta zengin bir bakteri florası vardır. Florada önemli yer tutan kolibasiller, stafilokoklar ve enterokoklar çürükçül bakterilerdir. Bunlar mayalanma ve kokuşma süreçlerine katılırlar. Bağırsak florası vücudun ihtiyacı olan K vitaminini de üretir.
Dölyolunda bulunan "döderlein basili" dölyolu hücrelerinin ihtiva ettiği bol miktardaki glikojenden laktik asit oluşmasını sağlar. Böylece ortam asit hale gelir ve bu ortamda hastalık yapıcı bakteri türleri yuvalanamaz.
3 Ekim 2018 Çarşamba
MİDEDE KALSİYUM YUMAĞI
MİDEDE veya daha nadir olarak bağırsakta, bitkisel liflerin etrafında, kalsiyum tuzlarının çökmesiyle sert bir kütle oluşur. Yutulan saçların etrafında da aynı kütle oluşabilir. Bu kütle (sert yumak) küre şeklindedir veya midenin şeklini alır. Bağırsak tıkanmasına sebep olabilir.
29 Eylül 2018 Cumartesi
GAZ ÇIKARMA
BAĞIRSAKTA bulunan gazlar, gıdalarla beraber yutulan havadan, gıdanın sindirilmesinden, bağırsaktaki bakterilerin gıda artıkları üzerindeki etkisinden oluşur. Gaz, bağırsakta gıdaların parçalanma ve bozunma süreçlerinde hızlanma, yanlış beslenme veya yiyecek içeceklerle beraber aşırı hava yutulması neticesinde ortaya çıkabilir.
17 Aralık 2017 Pazar
KOPROLİT BAĞIRSAĞI TIKAR
EBATI pirinç tanesinden yumurta büyüklüğüne kadar değişen ve çok su kaybı ve kalsiyum tuzları birikimiyle katı taşlara dönüşen dışkı kütlesine "koprolit" denir.
Koprolite en sık apandiste rastlanır. Burada biriken kütleler apandisit hastalığına sebep olur. Yaşlılarda ise, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasıyla kalınbağırsakta oluşur.
Koprolitler çoğunlukla dışkılamayla atılırlar veya boyutları büyükse bağırsağı tıkayabilirler. Az su içen ve yüksek dozda kalsiyum haplarına devam eden yaşlılarda bu durum yaşanabilir.
Koprolite en sık apandiste rastlanır. Burada biriken kütleler apandisit hastalığına sebep olur. Yaşlılarda ise, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasıyla kalınbağırsakta oluşur.
Koprolitler çoğunlukla dışkılamayla atılırlar veya boyutları büyükse bağırsağı tıkayabilirler. Az su içen ve yüksek dozda kalsiyum haplarına devam eden yaşlılarda bu durum yaşanabilir.
20 Kasım 2017 Pazartesi
LAVMAN TATBİKİ
TEŞHİS veya tedavi maksadıyla kalınbağırsağın son bölümünden sıvı veya yarı sıvı maddelerin verilmesi işlemine "lavman" denilir. Lavman önceleri, yalnızca kabız olmuş kişilerde dışkılamayı kolaylaştırma maksadıyla tatbik edilirken, günümüzde tedavi için ilâçlı lavman, bağırsak temizleme (meselâ; hemoroid ameliyatından evvel) ve radyolojik görüntüleme (iltihap ve tümör incelenmesi) için kontrast madde verilmesi amacıyla da kullanılmaktadır.
8 Ekim 2017 Pazar
KALINBAĞIRSAK GENİŞLEMESİ
KALINBAĞIRSAĞIN tamamının veya bir kısmının genişlemesiyle ortaya patolojik bir durum çıkar. Doğuştan gelen bir bozukluk neticesinde, bağırsağın son bölümünde sinir gangliyonlarının bulunmamasından kaynaklanabilir. Bunun neticesinde dışkının düzbağırsağa doğru ilerlemesini sağlayan dalgalanma hareketleri bozulur.
Kalınbağırsak genişlemesi, çeşitli hastalıklar sebebiyle dışkının bağırsaktan geçmesinin engellendiği durumlarda da ortaya çıkar.
Kalınbağırsak genişlemesi, çeşitli hastalıklar sebebiyle dışkının bağırsaktan geçmesinin engellendiği durumlarda da ortaya çıkar.
20 Eylül 2017 Çarşamba
BAĞIRSAKTA AŞIRI GAZ
NORMAL olarak sindirim kanalında çok az miktarda gaz bulunur. Bu gaz; havadan, kandan, besinlerin sindirilmesinden, bağırsak florasındaki bakterilerin faaliyetinden kaynaklanır.
Aşırı gaz çeşitli hallerde olabilir: Gıdayla birlikte havanın da yutulmasıyla, bazen süt gibi gaz yapan besinlerin alınmasıyla, bağırsak bakterilerinin değişimine bağlı olarak bağırsak muhtevasının aşırı mayalanmasıyla, dışkı birikimine bağlı olarak bağırsaktan geçişin azalması veya durmasıyla, bağırsaktaki gıda emilimini engelleyen bağırsak iltihapları sebebiyle, kalp kifayetsizliği veya karaciğer sirozunda olduğu gibi bağırsak dolaşımındaki bozukluklarla.
Aşırı gaz karında gerginlik ve şişmeye sebep olur. Bu durum bazen karın ağrısı ve nefes alma zorluğu meydana getirir.
Aşırı gaz çeşitli hallerde olabilir: Gıdayla birlikte havanın da yutulmasıyla, bazen süt gibi gaz yapan besinlerin alınmasıyla, bağırsak bakterilerinin değişimine bağlı olarak bağırsak muhtevasının aşırı mayalanmasıyla, dışkı birikimine bağlı olarak bağırsaktan geçişin azalması veya durmasıyla, bağırsaktaki gıda emilimini engelleyen bağırsak iltihapları sebebiyle, kalp kifayetsizliği veya karaciğer sirozunda olduğu gibi bağırsak dolaşımındaki bozukluklarla.
Aşırı gaz karında gerginlik ve şişmeye sebep olur. Bu durum bazen karın ağrısı ve nefes alma zorluğu meydana getirir.
4 Ağustos 2017 Cuma
OKSİYÜR (kılkurdu)
BİRÇOK hayvanın körbağırsak ve kalınbağırsağında bulunan, "ipliksolucanlar" grubundan kurtçuklardır. İnsanda, "enterobius vermicularis" adlı tek bir türü bulunur. Bu tür, tropikal bölgelerde nadir olmakla birlikte, bütün dünyada yaygındır.
Dışkı mikroskopla incelendiğinde, hareket eden kurtçuklar görülür. Körbağırsakta yaşayan bu asalak, yumurtalarını makat bölgesine bırakmak için düzbağırsağa ulaşır. Yumurtaların bulunduğu makat bölgesinin kaşınmasıyla tırnaklara bulaşan asalak, buradan çevreye yayılır.
Dışkı mikroskopla incelendiğinde, hareket eden kurtçuklar görülür. Körbağırsakta yaşayan bu asalak, yumurtalarını makat bölgesine bırakmak için düzbağırsağa ulaşır. Yumurtaların bulunduğu makat bölgesinin kaşınmasıyla tırnaklara bulaşan asalak, buradan çevreye yayılır.
7 Haziran 2017 Çarşamba
PEPSİN ENZİMİ
MİDEDE protein sindiriminin başlamasını sağlayan ve mide sıvısı içinde bulunan enzime "pepsin" adı verilir. İnsanda mide, pepsinojenler denilen ön maddelerden kaynaklanan üç tür pepsin salgılar. Midede oluşan sindirim ürünleri, polipeptitler ve dipeptitlerdir.
Protein sindiriminin son süreci, pankreastan salgılanan enzimlerin tesiriyle bağırsakta tamamlanır. Pepsinler, midenin asidik ortamında etki gösterir. Etkileri, kimusun (gıda bulamacı) onikiparmak bağırsağının alkali ortamına girmesiyle biter.
KİMUS
Midedeki sindirimin son evresine ulaşan besinlerin, bağırsağa verilmeden evvel dönüştüğü bulamaca "kimus" denilir. Mideye giren besinler, mide duvarındaki kasların etkili hareketleri neticesinde, mide salgısıyla karıştırılarak bulamaç haline dönüştürülür. Bu bulamaç, daha sonra mide kapısından çıkarak (pilor kapısı) onikiparmak bağırsağına geçer.
Protein sindiriminin son süreci, pankreastan salgılanan enzimlerin tesiriyle bağırsakta tamamlanır. Pepsinler, midenin asidik ortamında etki gösterir. Etkileri, kimusun (gıda bulamacı) onikiparmak bağırsağının alkali ortamına girmesiyle biter.
KİMUS
Midedeki sindirimin son evresine ulaşan besinlerin, bağırsağa verilmeden evvel dönüştüğü bulamaca "kimus" denilir. Mideye giren besinler, mide duvarındaki kasların etkili hareketleri neticesinde, mide salgısıyla karıştırılarak bulamaç haline dönüştürülür. Bu bulamaç, daha sonra mide kapısından çıkarak (pilor kapısı) onikiparmak bağırsağına geçer.
12 Mart 2017 Pazar
REFLÜ (geri akış)
KAPAKÇIK veya büzgen kası bulunan bir organ içindeki sıvının, organın bu yapılarının yetersizliği sebebiyle geriye sızmasına "reflü" denilir.
En tipik reflü örneği, mide-yemek borusu reflüsüdür. Mide içeriği yemek borusuna geçerek kişide yanma şikâyetlerine yol açar.
Onikiparmak bağırsağı reflüsünde, öğütülmüş gıdalar mideye tekrar geri döner. İdrar reflüsünde ise, idrar mesaneden dışarı akmayıp, idrar borusuna geçer.
En tipik reflü örneği, mide-yemek borusu reflüsüdür. Mide içeriği yemek borusuna geçerek kişide yanma şikâyetlerine yol açar.
Onikiparmak bağırsağı reflüsünde, öğütülmüş gıdalar mideye tekrar geri döner. İdrar reflüsünde ise, idrar mesaneden dışarı akmayıp, idrar borusuna geçer.
11 Mart 2017 Cumartesi
REKTOKOLİT (düz ve kalınbağırsak iltihabı)
DÜZBAĞIRSAK ve kalınbağırsağı beraber etkileyen akut veya kronik iltihabi süreçdir. Önce kalınbağırsağın bir ya da iki bölümünde ortaya çıkan iltihap, düzbağırsağa da yayılarak, yalancı dışkılama ihtiyacı (tenesmus), ağrı, boşaltım ritminde bozulmalar ve kanlı ishal gibi belirtilere yol açar.
Kalınbağırsağı ve düzbağırsağı aynı anda etkileyen sindirim sistemi hastalıkları arasında, amipli dizanteri, şigelloz, ülserli kolit, akut veya kronik enterekolit tipleri sayılabilir.
Kalınbağırsağı ve düzbağırsağı aynı anda etkileyen sindirim sistemi hastalıkları arasında, amipli dizanteri, şigelloz, ülserli kolit, akut veya kronik enterekolit tipleri sayılabilir.
2 Aralık 2016 Cuma
SİGMOİDİT (sigmoit bağırsak iltihabı)
KALINBAĞIRSAĞIN "sigmoit kolon" bölümünün iltihabına "sigmoidit" denilir. Oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Kronik veya akut olabilir. Genelde, sigmoit kolonda divertikül (cepleşme), tümör gibi oluşumların varlığında bakteri ya da asalakların etken olduğu bir enfeksiyondur.
Akut tipi, sol kasık bölgesine yerleşen şiddetli bir ağrıyla başlar, bu ağrıya ishal ve yüksek ateş refakat eder. Kronikleşmeye meyillidir. Nadir de olsa sigmoit kolonda delinme ve sonra da karın zarı iltihabına (peritonit) yol açabilir.
Kronik sigmoidit ise; sol kasık bölgesinde ağrı ve dışkılama zorluğuyla başlar. Klinik incelemede, sol kasık bölgesine bastırınca ağrı ortaya çıkar ve kabızlık vardır. Sigmoit kolonun hacminin arttığı, düzensizleştiği ve sınırlarının belirsizleştiği gözlenir.
Makattan sokulan elastik bir boru ucundaki kamera cihazıyla kalınbağırsağın son bölümleri olan "rektum" ve "sigmoit" kolon monitör ekranında incelenir ve hastalığa teşhis konulur. Ayrıca biyopsi numunesi de alınabilir.
Akut tipi, sol kasık bölgesine yerleşen şiddetli bir ağrıyla başlar, bu ağrıya ishal ve yüksek ateş refakat eder. Kronikleşmeye meyillidir. Nadir de olsa sigmoit kolonda delinme ve sonra da karın zarı iltihabına (peritonit) yol açabilir.
Kronik sigmoidit ise; sol kasık bölgesinde ağrı ve dışkılama zorluğuyla başlar. Klinik incelemede, sol kasık bölgesine bastırınca ağrı ortaya çıkar ve kabızlık vardır. Sigmoit kolonun hacminin arttığı, düzensizleştiği ve sınırlarının belirsizleştiği gözlenir.
Makattan sokulan elastik bir boru ucundaki kamera cihazıyla kalınbağırsağın son bölümleri olan "rektum" ve "sigmoit" kolon monitör ekranında incelenir ve hastalığa teşhis konulur. Ayrıca biyopsi numunesi de alınabilir.
29 Kasım 2016 Salı
SİNDİRİM SİSTEMİ KANAMALARI
ÜST sindirim sistemi kanamalarından; yemek borusunun toplardamarlarında görülen varis kanamaları, erozif gastrit, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserleri, mide kanseri ve Mallory-Weiss sendromu (çoğunlukla alkol alanlarda mukoza yırtıkları) sorumludur.
Alt sindirim sistemi kanamalarından; hemoroitler, kalınbağırsak ve düzbağırsak kanserleri, bağırsak polipleri, divertiküller, kalınbağırsak iltihapları, anüs çatlakları, incebağırsak ülserleri ve tümörleri sorumludur.
Kandaki pıhtılaşma bozuklukları, pıhtılaşma önleyici ilâçlar ise tüm sindirim sisteminde kanamaya yol açabilir.
Alt sindirim sistemi kanamalarından; hemoroitler, kalınbağırsak ve düzbağırsak kanserleri, bağırsak polipleri, divertiküller, kalınbağırsak iltihapları, anüs çatlakları, incebağırsak ülserleri ve tümörleri sorumludur.
Kandaki pıhtılaşma bozuklukları, pıhtılaşma önleyici ilâçlar ise tüm sindirim sisteminde kanamaya yol açabilir.
14 Ekim 2016 Cuma
8 Ekim 2016 Cumartesi
SPRU (bağırsakta emilim bozukluğu sendromları)
BAĞIRSAKLARDA emilim bozukluğuyla ortaya çıkan bazı sendromlara "spru" denilir. Emilim bozukluğuna bağlı başlıca belirtiler şunlardır:
- Zayıflama
- Kansızlık
- Açık sarı renkte, yağlı bol dışkı çıkarma
- Vitamin, mineral, tuz eksikliğine bağlı belirtiler
- Nörolojik (sinirsel), metabolik (vücuttaki kimyasal süreçlerle) ve iç salgı sistemiyle ilgili bozukluklar.
- Tekrarlayan stomatit, aftlı glossit ve şeilit gibi ağız içi, dil, dudak kenarı iltihapları
- Ciltte kuruma ve kırışma
- Kıl ve saçların kolay dökülmesi
4 Ekim 2016 Salı
STEATORE (dışkıyla yağ kaybı)
DIŞKIYLA beraber günde altı gramdan daha fazla yağ çıkarılmasına "steatore"denilir. Bu durumda dışkının rengi çok açık sarı olur, yağlı, köpüklü görünümlü ve ekşi kokuludur. Lipit eritici fermentlerin (mayaların) üretiminin kâfi olmadığı pankreatit, mukoviskidoz gibi pankreas hastalıklarında, tıkayıcı sarılık, ağır karaciğer yetmezliği gibi karaciğer hastalıklarında veya bağırsak emilimini bozan spru, kronik enterit gibi bağırsak hastalıklarında rastlanır.
24 Eylül 2016 Cumartesi
STRES, MİDE-BAĞIRSAK VE KALBE ZARAR
STRES, vücudun denge halinin bozulmasını ifade eder. Bedenin içinden veya dışarıdan gelen çeşitli uyarılar stres etkeni olabilir; ruhi uyarılar da bunların içindedir. Stres etkenleri vücutta genel tepkilere yol açar. Bu tepkiler, vücudun daha iyi savunma ve uyum göstermesi için ek bir enerji sağlamaya yöneliktir.
Beynin hipotalamus bölgesi strese uyum sağlamada mühim rol oynar. Çeşitli hormonlarla şeker metabolizmasını harekete geçirir. Savunma süreçleri aksarsa, özellikle ruhi-duygusal yanı olan peptik ülser, spazmlı kolit, ülserli kolit, miyokart enfarktüsü gibi hastalıklar davet olunabilir.
Beynin hipotalamus bölgesi strese uyum sağlamada mühim rol oynar. Çeşitli hormonlarla şeker metabolizmasını harekete geçirir. Savunma süreçleri aksarsa, özellikle ruhi-duygusal yanı olan peptik ülser, spazmlı kolit, ülserli kolit, miyokart enfarktüsü gibi hastalıklar davet olunabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
