ameliyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ameliyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2019 Perşembe

EKLEM SABİTLEŞTİRME

AMELİYATLA bir eklemin sabitleştirilmesine "artrodez" denilir. Eklemin hareketliliği ortadan kalktığı için, bu ameliyatı kesin olarak gerekli kılan az sayıda vakada tatbik edilir. Bu girişime karar verilmesinde iki belirtinin varlığı rol oynar; ağrı ve eklemin bütünlüğünün bozulması. Bu iki belirtiden biri, kişide maddi ve manevî açıdan katlanılamaz boyutlara ulaşmışsa bu ameliyat düşünülür.

Eklemlerde ağrıya, eklem bütünlüğünün bozulmasına veya her ikisine birden yol açan başlıca hastalıklar; verem osteoartriti, ağır eklem travmaları, kol ya da bacağın gevşek olmasına ve sallanmasına sebep olan gevşek felcin ileri dönemleridir.

16 Nisan 2019 Salı

ANESTEZİDE AZOT PROTOKSİT

AZOT protoksit renksiz bir gazdır. Örseleyici, yanıcı ve patlayıcı özellikleri yoktur, tatlı kokuludur. İnsan üzerinde anestezik (ağrı kesici) etkisi olan tek inorganik gazdır. İlk kez 1772' de laboratuarda sentezlendi, ama anestezik özellikleri 72 yıl sonra keşfedildi ve klinik uygulamalarda kullanılmaya başlandı.

Azot protoksit, merkezî sinir sistemi üzerindeki baskılayıcı tesiri sebebiyle, solunum yoluyla verilerek ameliyat öncesi genel anestetik olarak kullanılır.

25 Mart 2019 Pazartesi

BİYOPSİ nedir?

MİKROSKOPTA incelemek maksadıyla, vücudun bir organ veya dokusundan parça alınmasına "biyopsi" denilir. Bu araştırma yöntemi tümörler, karaciğer, böbrek, sindirim sistemi, deri, lenf bezleri hastalıkları vb. birçok hastalığın teşhisine yönelik önemli bilgiler sağlar.

Biyopsi, incelenen organın yapısına ve yerine göre farklı tekniklerle yapılır. Meselâ karaciğer, böbrek, kemik iliği biyopsisinde, aspirasyon (emme) yoluyla numune alınmasını sağlayan iğneler veya sondalar kullanılır. Bronş, mide, bağırsak mukozası biyopsisi için özel aletlere; deri, lenf bezi, kas biyopsileri için gerçek cerrahi girişime başvurulur.

Elde edilen doku parçası derhal sabitleştirici bir sıvıya konulur. Bu sıvı genellikle dokunun kokuşma sürecini engelleyen formalin çözeltisidir. Bazı vakalarda biyopsi, ameliyat sırasında uygulanır ve alınan doku anında incelemeye gönderilir (meselâ alınan tümörün iyi veya kötü huylu olup olmadığını anlamada). 

17 Şubat 2019 Pazar

BAŞARILI AMELİYAT

BİR ameliyatın başarısı, sadece ameliyat esnasında yapılan işlemin maksadına ulaşmasıyla sınırlı değildir. Ameliyat öncesi ve sonrası bakım, komplikasyonların ortaya çıkmadan önlenmesi veya karşılaşılan komplikasyonların tedavisiyle de ölçülür.

Ameliyat, kesinlikle mikroplardan ve diğer bulaşıcı hastalık etkenlerinden tamamen arındırılmış bir ortamda uygulanmalıdır.

16 Şubat 2019 Cumartesi

AMELİYAT KOMPLİKASYONU

AMELİYAT edilen bir hastanın fizyolojik dengesini bozabilecek tüm durumlara "komplikasyon" denir. Ameliyattan sonra hasta, gelişebilecek komplikasyon tehlikesine karşı dikkatli bir bakıma alınmalıdır. Aslında ameliyat, insanın fizyolojik bütünlüğünü bozan bir travma gibi ele alınabilir.

Buna, anestezide kullanılan ilâçların zehirli etkileri ve hastanın ameliyat sırasında kâfi oksijen alamaması da eklendiğinde ameliyatın hasta için oldukça ağır bir yük olduğu anlaşılır. Bütün bu etkenler ameliyat sonrasında görülebilecek hastalıklara zemin hazırlayabilir.

Ateş, idrar zorluğu veya böbreklerin yeterince idrar üretememesi, beyindeki solunum merkezlerinin durması, kalp atışının hızlanması, tansiyon düşmesi, kanda pıhtılaşma bozukluklarına bağlı emboli ve tromboz, bronş salgısının aşırı ölçüde artarak bronş-akciğer iltihabına yol açması gibi durumlar ameliyat sonrasında görülebilir.

Hastanın ameliyattan sonra dikkatle izlenerek klinik ve laboratuar bulgularının hemen değerlendirilmesi, muhtemel enfeksiyonlara karşı koruyucu antibiyotik tedavisi, ameliyat yarasının sürekli kontrol edilmesi ve hastanın erken aşamada yürütülmesiyle ameliyat komplikasyon tehlikesi en aza indirilebilir.

28 Ocak 2019 Pazartesi

DEKORTİKASYON ameliyatı

BİR organı saran seröz kılıfın, bazı hastalık olaylarına bağlı olarak büzülerek veya çevredeki dokulara yapışarak ilgili organın çalışmasını engellemesi durumunda yapılan ameliyata "dekortikasyon" denilir.

Kalp veya akciğerleri saran zarların iki yaprağı arasında çeşitli şiddetlerdeki iltihaba bağlı olarak sıvı toplanması bu duruma yol açabilir. Ameliyatın maksadı, yapışıklıkları gidermek, sertleşmiş ve kalınlaşmış bölümleri temizlemek ve böylece ilgili organın tekrar serbestçe hareketini sağlamaktır.

8 Kasım 2018 Perşembe

ENTÜBASYON (solumayı açık tutma)

CERRAHΠ ve anestezi uygulamalarında solunum yolunu açık tutmak maksadıyla, nefes borusu yoluna uygun çap ve şekilde bir tüpün sokulması işlemine "entübasyon" adı verilir. Tüp ağızdan veya burundan sokulabilir.

Anestezi ve reanimasyonda (yeniden canlandırmada) hasta uygun solunum hareketleri yapmayı başaramadığında (bilinç kaybı, kalp durması, boğulma, zehirlenme) entübasyon yapılır.

13 Eylül 2018 Perşembe

MİDENİN ÇIKARILMASI (gastrektomi)

MİDENİN tamamının veya bir kısmının çıkarılmasının çeşitli şekilleri vardır:
Midenin son üçte ikilik kısmının çıkarılması; özellikle komplikasyonlu ülserlerde tatbik edilen bir ameliyattır, midede asit üretimini azaltma maksadıyla yapılır.

Midenin beşte dördünün çıkarılması; midenin gövdeyle mide kapısı kanalı arasındaki yatay bölümüne (antrum) yerleşmiş tümörler için tatbik edilir. 

Mide ağzının (kardiya) çıkarılması; Mide kubbesinin küçük tümörleri için nadiren başvurulan bir ameliyattır. 

27 Haziran 2018 Çarşamba

KARIN ZARI BOŞLUĞUNDA KAN

KARIN zarı (periton) boşluğuna kan geçmesi; karaciğer, dalak, bağırsakların parçalanmasına yol açan kapalı karın travmaları; büyük damar veya organların yaralanmasına sebep olan delici travmalar; anevrizmaların yırtılması; damarların tümör istilâsı neticesi açılması; dış gebeliğe bağlı yumurtalık borusunun yırtılması; hatalı ameliyatlar; kürtaj teşebbüsleri; ameliyat sonrası damarların iyi dikilememesi gibi sebeplerle karın zarı boşluğunda kanama görülebilir.

Periton boşluğuna kan geçmesi, dolaşımdaki kan miktarının azalması sebebiyle şok tablosuna ait belirtilerle ortaya çıkar. Bu belirtiler; soluk beniz, soğuk terleme, karında şişkinlik ve karın duvarında sertlik, elle muayenede karında sıvı varlığı.

21 Nisan 2018 Cumartesi

UYURKEN HORLAMA

UYKU esnasında nefes alıp verirken çıkarılan gürültülü sese "horlama" diyoruz. Yalnızca nefes alırken, verirken veya her ikisinde birden görülebilir. Havanın üst solunum yollarından geçerken bir engelle karşılaşması horlamaya yol açar.

Bazı vakalarda, hiçbir organik bozukluk olmamasına rağmen, burun kanalının yutağa bağlandığı bölgede ve burun deliklerinde mekanik bir engel bulunur. Çocuklarda bademciklerin büyük olması, erişkinlerde görülen burun polipleri, yaşlılarda ise geniz etinin gevşeyerek sarkması mekanik bir engel oluşturarak horlamaya sebep olur.

Sarkan geniz etinin küçültülüp sıkılaştırılması yönündeki tedaviyle horlama sesi azaltılabilir veya kesilebilir. Burun polipleri ise ameliyatla alındıklarında yeniden oluşabilirler.

25 Ocak 2018 Perşembe

KESİ FITIĞI

AMELİYAT kesisinden veya yaralanmaya bağlı bir kesiden kaynaklanan fıtıktır. Genellikle tam kapanmamış, yetersiz bir teknikle dikilmiş veya enfeksiyon sebebiyle tam olarak iyileşmemiş ameliyat kesilerinden gelişir.

Bazı vakalarda ise karın duvarındaki kas yapılarının doğuştan zayıflığına bağlı bir durum söz konusu olabilir. Fıtık, zorlanma, öksürük veya dışkılamayla karın duvarı gerildiğinde daha da belirgin hale gelir. Fıtık kesesi içindeki iç organın kese içinde sıkışması (fıtık boğulması), kesi fıtığının en mühim komplikasyonudur.

6 Ocak 2018 Cumartesi

KALINBAĞIRSAĞIN ÇIKARILMASI

KALINBAĞIRSAĞIN, bir kısmının veya tamamının çıkarılması, kalınbağırsağın ve buna bağlı yapıların çeşitli hastalıklarında tatbik edilir. Bunlar arasında; özellikle farklı bölgelere yerleşmiş tümörler, iltihap, gelişim bozukluğuyla veya doku yıkımıyla süren hastalıklar sayılabilir.

Bu ameliyatı gerektiren hastalıkla ilgili teknik zorluklar dışında, sindirim sisteminin sürekliliğini sağlama ve tekrar işlerlik kazandırma gerekliliği vardır. Kalınbağırsağın oldukça geniş bir kısmının çıkarılması gerekebilir. Uygun dikişlerle, kalan uçlar birbirlerine birleştirilir. Bu işlem imkânsız ise, bağırsağın üstte kalan bölümü vücut dışına açılarak bağırsak muhtevasının dışarı verilmesi sağlanır.

3 Ocak 2018 Çarşamba

SAFRA KESESİNİN ALINMASI

SAFRA kesesinin çalışmadığı veya vücutta kalmasının tehlike oluşturduğu durumlarda safra kesesi ameliyatla alınır. Bu ameliyatı mecbur kılan sebepler, iltihap ve taşlardır. Çoğunlukla iltihap ve taş beraber görülür.

Taşlar, safra kesesinde uzun yıllar hiçbir rahatsızlık vermeden kalabilir. Ameliyatın sebebi, taşların safra yolları boyunca hareket etmesi, ağrı ve sarılıkla ortaya çıkan tıkanmalardır. Safra kesesi çıkarma ameliyatı çok zor bir ameliyat olmamasına rağmen, ağır lezyonlara yol açabileceğinden tecrübe ve dikkat gerektirir.

Ameliyat sonrası dönemde hasta kendini çabuk toparlar ve genellikle tam bir iyileşme görülür. Ama bazen safra yollarında çalışma bozuklukları olur ve bunlar uzun süreli bir tedaviyi veya yeni bir ameliyatı gerekli kılar.

3 Kasım 2017 Cuma

KANAL VEYA ORGANDA TAŞ

BİR organ veya kanalda, bir veya daha çok taşın bulunmasıyla hastalık hali ortaya çıkar. Hastanın şikâyet ettiği başlıca belirti, hasta organın bulunduğu bölgedeki ani, yoğun ve yanma şeklindeki ağrıdır.

Taşın çevre dokulardaki tahriş edici tesiri neticesinde ortaya çıkan ağrı, taşın dışarı atılması, meselâ idrar borusunda bulunan taşın mesaneye düşmesi durumunda aniden kesilebilir. Ağrıyla beraber görülen diğer belirtiler taşın normal akıma engel olmasından kaynaklanabilir.

Meselâ, safra kanalındaki bir taş, safranın onikiparmak bağırsağına düşmesini engelleyerek sarılığa sebep olur. İdrar borularında iki taraflı bir taş, idrarın çıkmasını engeller (anüri). Buna bağlı olarak vücutta ağır bir zehirlenme görülür.

Taşlar bazen kendiliğinden atılabilir, bu atılma spazm çözücü ilâçlarla kolaylaştırılabilir, ama daha sık olarak çeşitli ameliyatlar veya taş kırma metotlarıyla mesele çözülmektedir.

28 Temmuz 2017 Cuma

ORŞEKTOMİ (erbezlerinin çıkarılması)

ERBEZLERİNİN ameliyatla çıkarılmasına "orşektomi" denilir. Tümör, travma, kronik iltihap gibi durumlara bağlı olarak, erbezinin bütünlüğü geri dönüşümü olmayacak biçimde bozulursa bu ameliyat yapılır.

Çıkarılma işlemi, erbezlerinden birine tatbik edilirse ve diğer erbezinde bir problem yoksa; çocuk sahibi olmayı etkilemez. Estetik açıdan problem olmaması için, çıkarılan tarafın torbasının içine plastik protez erbezi yerleştirilir.

11 Temmuz 2017 Salı

OTOTRANSPLANTASYON

KİŞİNİN bir organ veya doku parçasının, kendi vücudunun başka bir bölümüne nakledilmesine "ototransplantasyon" denir. Nakledilen organ veya doku parçası, vücutta, yabancı antijen özelliği göstermeyeceği için, organizmada nakledilen parçaya yönelik antikor oluşumu gözlenmez.

Böylelikle, diğer nakil biçimlerinin muhtemel bir neticesi olan "doku reddi" olmaz. Ayrıca, nakledilen bölümün kabul edilme ve uyum sağlama ihtimâli yüksektir.

Bu şekilde nakil en sık damar cerrahisinde ve yanık tedavisinde tatbik edilir.

22 Haziran 2017 Perşembe

PANKREASIN ÇIKARILMASI

PANKREASIN kısmen veya tamamiyle çıkarılması ameliyatına "pankreatektomi" denilir. İyi veya kötü pankreas tümörlerinde, kronik pankreas iltihaplarında uygulanabilir. Dalak ve onikiparmak bağırsağı gibi yakın organların da aynı hastalıktan etkilenmesi durumunda, bu yapılar da çıkarılabilir.

Pankreasın tamamiyle çıkarılması, şeker hastalığına ve gıdanın sindirilmesinde bozukluklara yol açar. İnsülin ve pankreas sıvılarının bulunmamasından kaynaklanan bu bozukluklar, uygun ilâç tedavilerine devam etmekle giderilebilir.

4 Nisan 2017 Salı

PROSTATİT (prostat iltihabı)

PROSTAT bezinin akut veya kronik iltihabına "prostatit" denir. İltihap yapan mikroplar, prostat bezine yakın ya da uzak enfeksiyon odaklarından kan veya lenf yoluyla bulaşır.

Mikropların prostata yerleşerek üremeleri, organın travmaya veya baskıya uğramasıyla daha da kolaylaşır. Teşhis ya da tedavi maksadıyla uygulanan sistoskopi, mesaneye (idrar kesesine) kateter koyma gibi yöntemlere bağlı travmalar, mesanede taş bulunması gibi sebepler prostat bezinde iltihap gelişimine zemin hazırlar.

Akut prostatitin belirtileri arasında; apış arasında ağrı, ateş, peniste yanma, idrarla bol miktarda beyazımsı bir salgı çıkarma sayılabilir.

Kronik prostatit belirtileri genellikle akut biçimin belirtilerine benzer, fakat buradaki tablo daha yavaş ilerler ve belirtiler daha hafiftir.

PROSTAT BÜYÜMESİ

Prostat bezinin aşırı büyümesi neticesinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. İdrarla ilgili bozukluklara yol açar. Meselâ sık idrara çıkma, gece idrara kalkma ve idrar birikimi görülür.

PROSTATEKTOMİ

Prostatı çıkartmaya yönelik ameliyata prostatektomi denilir. Prostatın aşırı büyümesi durumlarında tatbik edilir. Ameliyatta sadece aşırı büyümüş kısım alınır; baskı altında incelmiş olan bölüm bırakılır.

Nadiren uygulanan tam prostat çıkarılması ameliyatı, prostatın sınırlarını aşmamış kötü huylu (habis) tümörlerin varlığında tatbik edilir.

8 Aralık 2016 Perşembe

SEZARYEN AMELİYATI

KARIN ön duvarı ve dölyatağı duvarında açılan bir kesikle, bebeğin, etene, göbek kordonu, amniyon zarı gibi ekleriyle çıkarılması için yapılan ameliyattır.

Normal doğumu engelleyen veya anne ya da bebeğin hayatını tehdit eden çeşitli patolojik durumlarda tatbik edilir. 

Normal doğum yapan kadın, ikinci çocuğuna iki yıl sonra hamile kalabilir. Sezaryen doğum yapan kadın için ise, bu müddet üç yıl olarak tavsiye edilir.

Teşhis edilmiş bir tehlike yoksa, tabii (doğal) olanı normal doğumdur.

24 Kasım 2016 Perşembe

SİNÜZİT (sinüs boşluğu iltihabı)

YÜZ kemiklerinde bulunan sinüs boşluklarının iltihabına "sinüzit" denilir. İltihap, tek bir sinüs boşluğunda olabildiği gibi, birden fazla sinüsü veya hepsini etkileyebilir.

İltihabın akut, subakut ve kronik biçimleri vardır. İltihabın ve iltihap sıvısının özelliklerine göre de; şeffaf sıvılı, sümüklü-cerahatlı, cerahatlı ve çok miktarda ölü doku ihtiva eden sinüs iltihapları birbirinden ayırt edilir.

SİNÜSEKTOMİ

Paranazal adı verilen; üstçene sinüsü, alın sinüsü, stenoit sinüs, ön ve arka etmoit hücreler, yüz kemiklerinde bulunan ve burun boşluğuna açılan boşluklardır. Bu sinüs boşlukları, ilâçlarla tedavi edilemeyecek derecede kronik iltihap odakları haline gelmişse, tamamen boşaltılmalarına yönelik cerrahi müdahale yapılır. Buna "sinüsektomi" adı verilir.

Bu tür girişimlerin genel ilkesi, sinüs boşluğunun boşalmasını sağlayan geniş bir açıklık oluşturmak ve içindeki sıvı, polip, granülasyon dokusu, ölü ve iltihaplı dokuların (tüm patolojik maddeler) boşaltılmasını sağlamaktır.

Aynı açıklıkla ya da karşıt yönde açılan başka bir delikle sinüsün devamlı boşalması sağlanır. Ayrıca, sinüs boşluğuna uygun bir havalandırma ve ilâç verilerek, iltihabın tekrarlaması engellenir.