baş dönmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baş dönmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2019 Çarşamba

BAŞ DÖNMESİ (vertigo)

KİŞİNİN bulunduğu ortamın veya kendi vücudunun döndüğü izlenimine kapıldığı anormal ve rahatsız edici hareket duygusuna "baş dönmesi" denilir. Mekân algısıyla ilgili bir bozukluktan kaynaklanır.

Mekân duyarlılığı; içkulaktaki alıcılardan, dokunma, işitme ve görmeyle ilgili dış alıcılardan ve kas, kiriş, eklem ve iç organlardaki iç alıcılardan gelen bir dizi bilginin merkezî sinir sisteminde işlenmesiyle ortaya çıkar.

Bunlardan "içkulak" kökenli uyarılar ayrı bir önem taşır. İçkulağın arka bölümü (dalız) normal işlev gördüğünde, iki taraftan gelen uyarılar uyumludur ve denge siniri çekirdeklerinde bütünleşir. Bir taraftaki içkulak işlevlerinin bozulmasıyla sinir uyarılarının anormal ölçüde artması, azalması veya merkezî sinir sisteminde gereken şekilde bütünleşememesi iç kulak kaynaklı baş dönmesi oluşturur.

İçkulaktan kaynaklanmayan baş dönmesi, görsel veya ruhî sebepten olabilir. Gözden kaynaklanan baş dönmesi, mekânı yanlış görmeye bağlıdır. Normal bir insanın yüksek yerlere çıktığındaki baş dönmesi ruhsal kökenli sayılır. Kişinin her zamanki referans noktasını kaybetmesinden kaynaklanabilir.

23 Şubat 2019 Cumartesi

BULBER SENDROM nedir?

OMURİLİK soğanıyla ilgili damarsal kaynaklı hastalıklar (kanamalar, trombozlar, emboliler) neticesi ortaya çıkan sinirsel tabloların genel adı "bulber sendrom"dur. Bu bölgenin kendine has anatomisi sebebiyle omurilik soğanının yarısını tutan bir lezyon, bir tarafın kol ve bacağında felcin ve karşı tarafın bir veya daha fazla kafa sinirinde felçlerin ortaya çıkmasına yol açar.

Bu duruma sebep olan lezyonun tipinden bağımsız olarak bulber sendrom, kısa süren baş ağrısı, baş dönmesi, yutma ve konuşma zorluğuyla seyreden bir dönemle başlar; daha sonra karakteristik felç ortaya çıkar. En ağır şekilleri kanamalara bağlı olarak görülür ve çoğunlukla ölümcüldür.

11 Kasım 2018 Pazar

KANLI DIŞKI

DIŞKIDA  kanın rengi kırmızı ise, çoğunlukla bağırsağın son bölümlerinden birinde kanama vardır. Sindirim kanalının, mide, onikiparmak bağırsağı gibi daha yukarı bölümlerinden gelen kan, dışkı ile atıldığında, sindirim salgılarının etkisine bağlı olarak katran gibi siyahımsı renkte olur. Buna "melena" denilir.

Kanamanın çeşitli sebepleri olabilir. En sık rastlanan sebeplerinden biri hemoroidlerdir. Fistüller veya anüs çatlakları, dışkının kana bulanmasına yol açabilir. Bağırsağın son bölümünün kanamasının diğer sebepleri; düzbağırsak veya kalınbağırsağın iyi ya da kötü huylu tümörleri, ülserli kolit, bakteri kökenli veya amipe bağlı kolitler, bağırsak divertikülleridir.

Bağırsağın yukarı bölümlerinden kaynaklanan kanamaların daha sık rastlanan sebepleri; yemek borusu varisleri, peptik ülser, aşındırmalı gastrittir.

Kanamaya yol açan diğer sebepler; kan hastalıkları (lösemi, kanamalı hastalıklar), tifo ve tedavi maksadıyla alınan farklı ilâçlardır.

Bir bağırsak kanamasının belirtileri özellikle kanamanın ağırlığına ve ortaya çıkma hızına bağlıdır. Hafif vakalarda; baş dönmesi, soğuk terleme, kendini kaybetme, nabız sıklığında artış görülebilir. Ağır vakalarda ise, ölüme yol açabilen ağır şok durumları ortaya çıkar.

21 Eylül 2018 Cuma

FOSFOR ZEHİRLENMESİ

FOSFOR ihtiva eden böcek ilâçlarının yanlışlıkla solunmasına veya içilmesine bağlı olur. Fosfor sinir sistemini bozarak tesir gösterir. Ölüme yol açan en az fosfor miktarı 50 miligramdır (0,05 gram). Hafif zehirlenmelerde; bulantı, kusma, ishal, nefes almada zorluk, baş ağrısı ve baş dönmesi görülür.

Ağır zehirlenmelerde yukarıda sayılanlara ilâve olarak; tükürük ve gözyaşında artış, gözbebeğinin küçülmesi, karın krampları, gırtlak ve bronş spazmı, kasılmalar, tansiyon düşmesi, kalp atımında yavaşlama, felçler, koma ve ölüm gelir.

Tedavisinde; hasta kusturulur, mide yıkanır, tuzlu müshiller (bağırsak yumuşatıcıları) verilir, atropin ve toksogonin uygulanır. 

19 Temmuz 2018 Perşembe

GÜNEŞ ÇARPMASI

GÜNEŞTE, aşırı ve uzun süre kalma neticesinde ortaya güneş çarpması çıkabilir. Ortam ısısı, bu olayı kolaylaştırıcı rol oynar, ama belirleyici etken kızılötesi ve morötesi güneş ışınlarıdır. Güneşe maruz kalan deride şişme, kızarma, içi sıvı dolu kabarcıklar, deri döküntüleri, kaşıntı ve yanma hissi olur. Ayrıca ışıktan rahatsız olma, konjunktiva (gözdeki zar) kızarıklığı, göz yaşarması da görülebilir.

Genel belirtiler ise; halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, sersemlik, görme bulanıklığı bazen de ateştir. Ağır vakalarda ateş, kusma, bilinç bulanıklığı veya hezeyan, hızlı nabız, sıcak ve terli bir cilt görülür. Bazen hızla ölüme götüren ani bilinç kaybı ile koma gözlenir.

27 Kasım 2017 Pazartesi

LABİRENTİT (iç kulakta labirent iltihabı)

İÇKULAĞA mikroplar veya toksinlerin girmesine bağlı olarak içkulak labirentinde oluşan iltihaba "labirentit" denir. Ortakulak iltihabına veya daha nadir olarak menenjit ya da vücuttaki genel enfeksiyon hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkar.

Aniden ortaya çıkan belirtilerin başında şiddetli baş dönmesi, bulantı, kusma, ağır denge bozuklukları, sağırlığa kadar giden işitme kaybı ve kulakta rahatsız edici ses (hışırtı-uğultu) ve gürültüler olur.

26 Kasım 2017 Pazar

LABİRENT REFLEKSİ

İÇKULAĞIN duyu organı olan labirentten kaynaklanan reflekslere "labirent refleksi" denir. Merkezî sinir sisteminde düzenlenir ve vücudun duruşu ve hareketleriyle ilgili algıyı sağlar. Bu uyarıların kaynağındaki arızalar, baş dönmesine ve denge bozukluklarına yol açabilir.