SEBZELERE ve asmalara dadanan sıçrayıcı kınkanatlı bir böcektir (haltica). Toprak piresi, lahana, asma vb. gibi bitkilere zararlıdır. Çok küçük oluşu, onu yoketmek için denenen usûlleri çoğu zaman etkisiz hale getirir.
Bağ toprak piresine (haltica ampelophaga) karşı mücadele etmek için asmanın dibine ufak çubuk, kuru yaprak veya kokulu bitki demetleri dizilir. Böcekler kışlamak için buraya birikince, demetler ateşe verilerek imha edilir.
Kurtçuklar, yapraklı asma dalları üzerine arsenikli ilâç veya sabun ve petrollü bir emülsiyon püskürterek yok edilir. Bu işlemler sebzelere uygulanamaz.
18 Haziran 2020 Perşembe
16 Haziran 2020 Salı
JAN TOOROP (ressam)
HOLLANDALI ressam ve desinatör, 1858 yılında Purvoreco, Cava'da doğdu. Ailesi 1874' de Hollanda'ya dönünce, Amsterdam, sonra Brüksel akademisine girdi. Paris'e gitti; orada Gustave Moreau, Bastien-Lepage ve Manet'nin etkisinde kaldı.
Canlı üslûbu, çevresi çizgili şekiller ve parlak renklerde dile gelir. 1890' a doğru bir ara "noktacılık" tekniğine yöneldi (Baştan Çıkarma), sonra yine aydınlık renklere ve akışkan çizgilere döndü (Üç Nişanlı Kız, Aylaklar).
Katolik'liği kabul ettikten sonra dinî ve sembolik sahneler çizdi (Loordes'da Sainte Vierge Kilisesi, Kutsal Kaçış,). Saint Joseph kilisesinin vitraylarını yaptı. Jan Toorop, 1928' de La Haye'de öldü.
Canlı üslûbu, çevresi çizgili şekiller ve parlak renklerde dile gelir. 1890' a doğru bir ara "noktacılık" tekniğine yöneldi (Baştan Çıkarma), sonra yine aydınlık renklere ve akışkan çizgilere döndü (Üç Nişanlı Kız, Aylaklar).
Katolik'liği kabul ettikten sonra dinî ve sembolik sahneler çizdi (Loordes'da Sainte Vierge Kilisesi, Kutsal Kaçış,). Saint Joseph kilisesinin vitraylarını yaptı. Jan Toorop, 1928' de La Haye'de öldü.
![]() |
| Jan Toorop - Kutsal Kaçış |
14 Haziran 2020 Pazar
TOLTEKLER (TOLTEKALAR)
TOLTEKLER yarı efsanevî bir halkdır; Aztekler, Meksika'da medeniyeti bu halkın kurduğuna inanırlar. 1. Toltek hanedanının kurucusu Mikskvatl 935 veya 947' de öldürüldü. Topiltzin, Kuetzalkoatl'ın yeryüzündeki tezahürü olarak kendini kabul ettirdi ve Toblan'ı (Tula) başşehir yaptı.
Doğuya, Yucatan'a doğru yola çıktığına (987 veya 999) inanılan bu kutsal kişinin Yeni Maya imparatorluğunun kurucusu kahraman Kukultan olduğu kabul edilir.
2. Tula hanedanının (11 - 12. yüzyıl), daha kan dökücü "Tezkatlipoka'ya tapanlar" denilen başka bir Nahua kabilesinden geldiği ve Kuetzalkoatl'a sadık olanları kovduğu sanılır. Tula alınıp yağma edildi (1168) ve Toltek ülkesi barbar Şişimekler tarafından işgâl edildi.
Toltek medeniyeti, Teotihuacan medeniyetini devam ettirdi; bu kültüre, takvimi ve tarihleri yazmada kullanılan işaretler ilâve edildi.
Toltek şehirleri ve özellikle de Tula; piramit, tapınak, pelota oyunu alanı gibi büyük anıtlarla süslüdür. Heykeller büyük ebatlıdır. Seramik daha az önemlidir.
Doğuya, Yucatan'a doğru yola çıktığına (987 veya 999) inanılan bu kutsal kişinin Yeni Maya imparatorluğunun kurucusu kahraman Kukultan olduğu kabul edilir.
2. Tula hanedanının (11 - 12. yüzyıl), daha kan dökücü "Tezkatlipoka'ya tapanlar" denilen başka bir Nahua kabilesinden geldiği ve Kuetzalkoatl'a sadık olanları kovduğu sanılır. Tula alınıp yağma edildi (1168) ve Toltek ülkesi barbar Şişimekler tarafından işgâl edildi.
Toltek medeniyeti, Teotihuacan medeniyetini devam ettirdi; bu kültüre, takvimi ve tarihleri yazmada kullanılan işaretler ilâve edildi.
Toltek şehirleri ve özellikle de Tula; piramit, tapınak, pelota oyunu alanı gibi büyük anıtlarla süslüdür. Heykeller büyük ebatlıdır. Seramik daha az önemlidir.
![]() |
| Toltek sanatı - Tula'da karyatit |
12 Haziran 2020 Cuma
NARCİSO TOME (mimar, heykeltraş)
İSPANYOL mimar ve heykeltraş, 1690 yılında Toro'da doğdu. "Churrigueresco" üslûbunun önemli temsilcilerindendi. Özellikle, İspanyol "barok" heykelciliğinin önemli bir örneği olan, Toledo katedralindeki "Transparenta"sıyla (1731-32) ünlüdür. Narciso Tome, 1742' de Toledo'da öldü.
![]() |
| Narciso Tome - Transparenta |
10 Haziran 2020 Çarşamba
TON BALIĞI AKDENİZ'DE ÜRER
Ton balığının boyu 5 metreyi, ağırlığı ise 900 kilogramı bulur. Sırtı güzel çelik mavisi, böğür kısmı boz, karın kısmı gümüşî beyaz benekli açık renktedir. Atlas okyanusunda ve Akdeniz'de yaygındır. Akdeniz'de ürer.
Ton balıkları göçmendir. "Kırmızı ton" ilkbaharda Sardinya, Sicilya ve Tunus kıyılarına; "beyaz ton (atlantik tonu)" ise İspanya kıyılarına, özellikle Cadix körfezine yumurtalarını bırakır.
Kayıklara binerek oltayla ton avlama usulü bugün de uygulanmaktadır. Beyaz tonlar, olta iğnesine tüy veya bitki liflerinden yapılma sunî sinekler bağlanarak, sürtme oltayla avlanır. Canlı sardalyaların takıldığı sabit oltalarla avcılık gemilerle yapılır.
Ton balığı gemileri boyu 20 metreyi bulan büyük teknelerdir. Bir gemide çoğu zaman 10 tayfa bulunur. Gemi motorları, ton balıklarının yeri radyo ile bildirildiği zaman oraya hızla ulaşabilmelerini sağlayacak kadar güçlüdür.
Bu gemilerde, ton balığı sürülerine yem olarak verilecek sardalyaları canlı tutmak için özel havuzlar bulunur. Ayrıca soğuk hava tertibatlı çok büyük ton balığı gemileri de vardır. Ayçiçek yağına bulanmış ton balığı konserveleri hemen her gıda marketinde satılır.
8 Haziran 2020 Pazartesi
AHMET İHSAN TOKGÖZ (yazar)
TÜRK yazar ve yayıncı, 1868 yılında Erzurum'da doğdu. Kastamonulu Tokgözoğlu Saraç Abdurrahman Ağa'nın soyundan gelir. İlk ve orta öğrenimini İşkodra ve Şam'da yaptı. 1887' de Mülkiye mektebini bitirdi. Hariciye Tercüme kaleminde ve Tophane tercümanlığında çalıştı.
1886' da "Şafak", 1889' da "Umran" dergilerini kurdu. Âlem matbaasını açtı (1890) ve "Servet-i Fünun" dergisini yayınlamaya başladı (1891-1942). İsmiyle anılan bir edebiyat çığırını açan bu dergi ve basımevi, Türkiye'de basın sanayiinin ilk ciddi kuruluşu olarak da önem kazandı.
Tokgöz, Ticaret mektebinde coğrafya öğretmenliği yaptı. Beyoğlu Belediye reisliğine tayin edildi (1912). 1931' de Ordu vilâyetinden milletvekili seçildi. Matbuat delegesi olarak geziler yaptı. "Jules Verne" i Türkiye'de ilk tanıtan kişidir. Ahmet İhsan Tokgöz, 1942' de İstanbul'da öldü.
Eserleri: "Avrupa'da ne gördüm (Gezi notları - 1891)", "Haver (Güneşin Doğduğu Yer - roman), "Ülfet (roman)", "Haraşo (roman)", "Matbuat Hatıraları".
1886' da "Şafak", 1889' da "Umran" dergilerini kurdu. Âlem matbaasını açtı (1890) ve "Servet-i Fünun" dergisini yayınlamaya başladı (1891-1942). İsmiyle anılan bir edebiyat çığırını açan bu dergi ve basımevi, Türkiye'de basın sanayiinin ilk ciddi kuruluşu olarak da önem kazandı.
Tokgöz, Ticaret mektebinde coğrafya öğretmenliği yaptı. Beyoğlu Belediye reisliğine tayin edildi (1912). 1931' de Ordu vilâyetinden milletvekili seçildi. Matbuat delegesi olarak geziler yaptı. "Jules Verne" i Türkiye'de ilk tanıtan kişidir. Ahmet İhsan Tokgöz, 1942' de İstanbul'da öldü.
Eserleri: "Avrupa'da ne gördüm (Gezi notları - 1891)", "Haver (Güneşin Doğduğu Yer - roman), "Ülfet (roman)", "Haraşo (roman)", "Matbuat Hatıraları".
6 Haziran 2020 Cumartesi
AHMET ZEKİ VELİDİ TOGAN (tarihçi)
TÜRK tarihçi, 1890 yılında Başkırdistan, İsterlitamak kantonunda doğdu. Kazan'da Kasımiye medresesinde Türk tarih ve Arap edebiyatı dersleri verdi (1909-10). Kazan üniversitesinde ve Fergana'da tarihî ve etnografik araştırmalar yaptı. Fergana'da "Kutadgu Bilig"in bir nüshasını buldu. Ufa'da tarih öğretmenliği yaptı (1914-15).
Moskova parlamentosu olan Duma'da, Ufa ili müslümanlarının temsilcisi olarak siyasî hayata atıldı (1917). Rusya kurucular meclisi üyesi, Sovyet Başkırdistan cumhuriyeti harbiye vekili (1919-20), Başkırdistan devlet başkanı oldu (1920). Rusya yöneticileriyle arası açılınca Türkistan'a geçti; buradaki bağımsızlık mücadelesine katıldı.
Paris'e, oradan Berlin'e gitti. Türkiye'ye gelince (1925), İstanbul dârülfünunu Türk tarih müderrisliğine getirildi. Viyana'da "İbni Fadlan'ın Seyahatnamesi" adlı teziyle felsefe doktoru oldu (1939). 2. Dünya savaşının başlaması üzerine, İstanbul üniversitesine tarih profesörü olarak döndü. Ahmet Zeki Velidi Togan, 1970' de İstanbul'da öldü.
Başlıca eserleri: "Türk ve Tatar tarihi (1912)", "Bugünkü Türkistan ve Yakın Mazisi (1928-40)", "Birunî'nin Dünya Hakkında Tasavvuru (1940)", "Umumî Türk Tarihine Giriş (1946-70)", "Tarihte Usûl (1950-70)", "Harezmce Tercümeli Mukaddemet'ül Edeb (1951)", "Hatıralar (1969)", "Oğuz Destanı (1972)".
Moskova parlamentosu olan Duma'da, Ufa ili müslümanlarının temsilcisi olarak siyasî hayata atıldı (1917). Rusya kurucular meclisi üyesi, Sovyet Başkırdistan cumhuriyeti harbiye vekili (1919-20), Başkırdistan devlet başkanı oldu (1920). Rusya yöneticileriyle arası açılınca Türkistan'a geçti; buradaki bağımsızlık mücadelesine katıldı.
Paris'e, oradan Berlin'e gitti. Türkiye'ye gelince (1925), İstanbul dârülfünunu Türk tarih müderrisliğine getirildi. Viyana'da "İbni Fadlan'ın Seyahatnamesi" adlı teziyle felsefe doktoru oldu (1939). 2. Dünya savaşının başlaması üzerine, İstanbul üniversitesine tarih profesörü olarak döndü. Ahmet Zeki Velidi Togan, 1970' de İstanbul'da öldü.
Başlıca eserleri: "Türk ve Tatar tarihi (1912)", "Bugünkü Türkistan ve Yakın Mazisi (1928-40)", "Birunî'nin Dünya Hakkında Tasavvuru (1940)", "Umumî Türk Tarihine Giriş (1946-70)", "Tarihte Usûl (1950-70)", "Harezmce Tercümeli Mukaddemet'ül Edeb (1951)", "Hatıralar (1969)", "Oğuz Destanı (1972)".
4 Haziran 2020 Perşembe
LOUİS TOCQUE (ressam)
FRANSIZ ressam, 1696 yılında Paris'te doğdu. Nattier'nin öğrencisiydi. Öğretmeninin kızıyla evlendi. Yalnızca portreler yaptı. 1734' de Resim akademisine üye oldu. 1756' da Rusya'ya gitti sonra Danimarka ve başlıca kuzey devletlerini dolaştı. Louis Tocque, 1772' de Paris'te öldü.
Başlıca portreleri: "Lemoyne", "Louis de France", "Marie Leszczynska", "Marigny", "Madame de Graffigny".
Başlıca portreleri: "Lemoyne", "Louis de France", "Marie Leszczynska", "Marigny", "Madame de Graffigny".
![]() |
| Louis Tocque - Veliaht Louis de France |
2 Haziran 2020 Salı
VECELLİO TİZİANO (ressam)
İTALYAN ressam, 1490 yılına doğru Pieve di Cadore'de doğdu. Sebastiano Zuccato ile Giovanni Bellini'nin öğrencisiydi. Uzun meslek hayatı boyunca Venedik sanatını etkiledi. Alfonso d'Este, Federico di Conzaga, 3. Paolo Farnese, 1. François ve 5. Karl'dan önemli siparişler aldı.
İlk eseri; "Aziz Paulus'a Takdim edilen Jacopo Pesaro"da Bellini'nin etkisi görülür. Sonra Giorgione'den etkilendi ve 1508' de "Fondaco dei Tedeschi"nin ön yüzünün yapımında onunla beraber çalıştı. Fakat Giorgione'nin tondan tona geçişleri ve renkleri yavaş yavaş düzgünleştirmesi yerine, dengeli kütleler ve yaygın ritler kullanarak kısa zamanda kişiliğini buldu. Şatafatlılığı gerçekçilikle birleştirdi. Yaratılışın güzelliği ile ruhun atılganlığını yüceltti:
Bu türdeki eserleri; Padova'daki Scuola del Santo'nun freskleri ve özellikle "Kutsal Aşk ve Din Dışı Aşk", "Florg", "Eldivenli Adam" veya "Malta Şövalyesi"nin beyazlı ve grili ciddi figürleridir.
Sonra büyük dinî şaheserler dizisini yaptı; "Uruç", "Meryem'in Aziz Francesco ile Aziz Alviso'ya Görünmesi", "Ca'Pesaro Meryem'i", "Meryem'in Tapınağa Takdimi" ve "Mezara Konuş".
Bunlara paralel olarak Ferrara dükü için mitolojik bir dizi yaptı; "Venüs'e Adak", "Bacchanalia", "Bacchus ve Ariadne", "Urbino Venüs'ü", "Tommaso Mosti", "İppolito Rinaldi", "Gururlu Güzel" ve "Aretino"nun portreleri de bu döneme rastlar.
"Dikenli Taç Giymiş İsa"da görülen maniyerizm kaygısına, kuvvetli renkler ve ince uzun şekiller tutkusuna Roma'dayken kapıldı (1540-45), fakat kısa bir süre sonra tekrar içe dönük coşkunlukları ön plana aldı ve coşkunluğu, resmini yaptığı ünlü kişilerin süslemeli elbiselerinde bile görülen titizlikle seçilmiş ölü renklerle verdi:
Bu eserler: "3. Paolo Farnese", "5. Karl", "Mühlberg Galibi 5. Karl At Üzerinde", "Jacopo Strada", "Tebşir", "Aziz Laurentius'un Din Uğruna Ölümü", "Lucretia", "Dikenli Taç" ve kendi mezarı için yapmaya başladığı "Mezara Konuş" adlı tablolarda daha ağır basan bir ciddiyet görülür.
Büyük Palma, Veronese ve Paris Bordone'yi, sonraki yüzyılda da Rubens ile çağdaş ressamları etkileyen Vecellio Tiziano, 1576' da Venedik'te öldü.
İlk eseri; "Aziz Paulus'a Takdim edilen Jacopo Pesaro"da Bellini'nin etkisi görülür. Sonra Giorgione'den etkilendi ve 1508' de "Fondaco dei Tedeschi"nin ön yüzünün yapımında onunla beraber çalıştı. Fakat Giorgione'nin tondan tona geçişleri ve renkleri yavaş yavaş düzgünleştirmesi yerine, dengeli kütleler ve yaygın ritler kullanarak kısa zamanda kişiliğini buldu. Şatafatlılığı gerçekçilikle birleştirdi. Yaratılışın güzelliği ile ruhun atılganlığını yüceltti:
Bu türdeki eserleri; Padova'daki Scuola del Santo'nun freskleri ve özellikle "Kutsal Aşk ve Din Dışı Aşk", "Florg", "Eldivenli Adam" veya "Malta Şövalyesi"nin beyazlı ve grili ciddi figürleridir.
Sonra büyük dinî şaheserler dizisini yaptı; "Uruç", "Meryem'in Aziz Francesco ile Aziz Alviso'ya Görünmesi", "Ca'Pesaro Meryem'i", "Meryem'in Tapınağa Takdimi" ve "Mezara Konuş".
Bunlara paralel olarak Ferrara dükü için mitolojik bir dizi yaptı; "Venüs'e Adak", "Bacchanalia", "Bacchus ve Ariadne", "Urbino Venüs'ü", "Tommaso Mosti", "İppolito Rinaldi", "Gururlu Güzel" ve "Aretino"nun portreleri de bu döneme rastlar.
"Dikenli Taç Giymiş İsa"da görülen maniyerizm kaygısına, kuvvetli renkler ve ince uzun şekiller tutkusuna Roma'dayken kapıldı (1540-45), fakat kısa bir süre sonra tekrar içe dönük coşkunlukları ön plana aldı ve coşkunluğu, resmini yaptığı ünlü kişilerin süslemeli elbiselerinde bile görülen titizlikle seçilmiş ölü renklerle verdi:
Bu eserler: "3. Paolo Farnese", "5. Karl", "Mühlberg Galibi 5. Karl At Üzerinde", "Jacopo Strada", "Tebşir", "Aziz Laurentius'un Din Uğruna Ölümü", "Lucretia", "Dikenli Taç" ve kendi mezarı için yapmaya başladığı "Mezara Konuş" adlı tablolarda daha ağır basan bir ciddiyet görülür.
Büyük Palma, Veronese ve Paris Bordone'yi, sonraki yüzyılda da Rubens ile çağdaş ressamları etkileyen Vecellio Tiziano, 1576' da Venedik'te öldü.
![]() |
| Vecellio Tiziano - Eldivenli Adam |
31 Mayıs 2020 Pazar
İACOPO ROBUSTİ TİNTORETTO (ressam)
İTALYAN ressam, 1518 yılında Venedik'te doğdu. Tiziano ve Paris Bordone'nin öğrencisiydi, fakat Pordenone'nin hareketli sanatından ve Schiavone'deki gerçekdışı unsurlardan da ilham aldı. 1545-46' da Roma'ya yaptığı seyahatte Michelangelo ve maniyeristlerle yakınlık kurarak kesinlikle dramatik anlatıma ve büyük ışık etkilerine yöneldi.
İlk şaheserlerini Venedik'te verdi (Cena, 1547), (Kölenin Mucizesi, 1548). Suzanne adlı tablosunda, saydam gibi görünen çıplak kadın vücuduyla bahçenin mat fonunu bağdaştırmıştır. Maniyerizmin bütün kaynaklarından yararlandı; dolambaçlı, hareketli figürleri, zıt ışık oyunlarını kullandı. Kompozisyonlarını alabildiğine uzanmış duygusunu uyandıracak şekilde büyük köşegenlere göre düzenledi (Vebalıları İyi Eden Aziz Augustinus).
Diğer eserleri: "Çobanların Tapınması", "Mısır'a Kaçış", "Sainte Madeleine ve Mısırlı Sainte Marie peyzajları", "İsa'nın Vaftizi", "Son Yemek", "Çarmıha Geriliş", "Denizler Kraliçesi Venedik", "Cennet", "Bakkhos ve Ariadne", "Vulcanus ile Kyklop"
Tintoretto'nun ayrıca birçok portresi vardır. "Alvise Barbaro", "İacopo Soranzo", "Battista Morossini". Bu portrelerin başlıca özelliği, yüzlerin hep açık renk ve zeminlerin koyu olmasıdır. Sinirli ve katı desenleri, büyük tuvallerini yapmak için büyük ölçüde aydınlatılmış küçük modeller kullandığını ortaya koyar.
16. yy' ın ikinci yarısında, Avrupa maniyerizminin gelişmesi ve özellikle El Greco'nun yetişmesinde Tintoretto'nun etkisi büyük olmuştur. Kızı Marietta ve oğlu Domenico da ressam olan İacopo Robusti Tintoretto 1594' de Venedik'te öldü.
İlk şaheserlerini Venedik'te verdi (Cena, 1547), (Kölenin Mucizesi, 1548). Suzanne adlı tablosunda, saydam gibi görünen çıplak kadın vücuduyla bahçenin mat fonunu bağdaştırmıştır. Maniyerizmin bütün kaynaklarından yararlandı; dolambaçlı, hareketli figürleri, zıt ışık oyunlarını kullandı. Kompozisyonlarını alabildiğine uzanmış duygusunu uyandıracak şekilde büyük köşegenlere göre düzenledi (Vebalıları İyi Eden Aziz Augustinus).
Diğer eserleri: "Çobanların Tapınması", "Mısır'a Kaçış", "Sainte Madeleine ve Mısırlı Sainte Marie peyzajları", "İsa'nın Vaftizi", "Son Yemek", "Çarmıha Geriliş", "Denizler Kraliçesi Venedik", "Cennet", "Bakkhos ve Ariadne", "Vulcanus ile Kyklop"
Tintoretto'nun ayrıca birçok portresi vardır. "Alvise Barbaro", "İacopo Soranzo", "Battista Morossini". Bu portrelerin başlıca özelliği, yüzlerin hep açık renk ve zeminlerin koyu olmasıdır. Sinirli ve katı desenleri, büyük tuvallerini yapmak için büyük ölçüde aydınlatılmış küçük modeller kullandığını ortaya koyar.
16. yy' ın ikinci yarısında, Avrupa maniyerizminin gelişmesi ve özellikle El Greco'nun yetişmesinde Tintoretto'nun etkisi büyük olmuştur. Kızı Marietta ve oğlu Domenico da ressam olan İacopo Robusti Tintoretto 1594' de Venedik'te öldü.
![]() |
| İacopo Robusti Tintoretto - Son Yemek |
29 Mayıs 2020 Cuma
TİNO Dİ CAMİNO (heykeltraş)
İTALYAN heykeltraş, 1285 yılına doğru Siena'da doğdu. Giovanni Pisano'nun öğrencisiydi. İmparator 7. Heinrich (Pisa katedrali, 1315); piskopos Orso (Floransa katedrali, 1321-23); Macaristan'lı Maria (Santa Maria Donnaregina, Napoli 1325-26) ve Calabria'lı Carlo'nun (Santa Chiara, Napoli 1333) anıt mezarlarını yaparak, anıtsal gotik mezar formunu ortaya koydu. Tino di Camino, 1337' de Napoli' de öldü.
![]() |
| Tino di Camino - İmparator 7. Heinrich anıt mezarı |
25 Mayıs 2020 Pazartesi
JEAN TİNGUELY (heykeltraş)
İSVİÇRELİ heykeltraş, 1925 yılında Fribourg'da doğdu. Önceleri resim yaptı, 1944' den sonra mekânda gerçek hareketi incelemekle uğraştı. 1954-55' de Paris'te sınırsız değişimli kabartmalarını ve ilk "metamekanik" (mekanik üstü) yapımlarını sergiledi. Bunlar yaratıcı dadacı zekânın eseri olan, seslendirilmiş çılgınca makinelerdi.
1959' da "Metamatics" sergisinde barok resim yapma robotlarını, 1961' de büyük patlamalarla kendi kendilerini tahrip eden "happening makinaları"nı sergiledi. 1967 Montreal dünya sergisinde, Niki de Saint-Phalle ile beraber Fransız pavyonu taraçasını yaptı.
Sanatçı, sonluluktan kaçan mekâna yeniden yerleştirilmiş bir eser anlayışı ve özellikle teknolojiye karşı yıkma teşebbüsüyle çağdaş sanatın bazı eğilimlerini yüceltir. Jean Tinguely 1991' de Bern'de öldü.
1959' da "Metamatics" sergisinde barok resim yapma robotlarını, 1961' de büyük patlamalarla kendi kendilerini tahrip eden "happening makinaları"nı sergiledi. 1967 Montreal dünya sergisinde, Niki de Saint-Phalle ile beraber Fransız pavyonu taraçasını yaptı.
Sanatçı, sonluluktan kaçan mekâna yeniden yerleştirilmiş bir eser anlayışı ve özellikle teknolojiye karşı yıkma teşebbüsüyle çağdaş sanatın bazı eğilimlerini yüceltir. Jean Tinguely 1991' de Bern'de öldü.
![]() |
| Jean Tinguely - Santana (1966) |
23 Mayıs 2020 Cumartesi
TİLMENHÖYÜK KAZILARI
TİLMENHÖYÜK, Türkiye'de Gaziantep ilinin İslâhiye ilçesinin 7 kilometre doğusunda bir höyüktür. Kuzey Suriye ile Kuzeybatı Mezopotamya'yı Güneydoğu Anadolu'ya bağlayan bölgede yer alır. İslâhiye ovasından 21 metre, denizden ise 442 metre yüksekliktedir.
Türk Tarih kurumu, Millî Eğitim bakanlığı ve İstanbul üniversitesi adına Prof. Bahadır Alkım başkanlığında, 1959-64 ve 1969-72 tarihleri arasında kazılar yapıldı.
Kazılarda dört kültür katı ortaya çıkarıldı. Alttan üste doğru; "Kalkolitik çağ (kat 4)", "Eski Tunç çağı (kat 3)", "Mö. 2. binyıl yerleşmesi (kat 2)", "Demir çağı (kat 1)", "Roma (kat C)", "Geç Roma ve Bizans (kat B) devirleriyle geç devirlere ait kültürler ortaya çıkarıldı.
Türk Tarih kurumu, Millî Eğitim bakanlığı ve İstanbul üniversitesi adına Prof. Bahadır Alkım başkanlığında, 1959-64 ve 1969-72 tarihleri arasında kazılar yapıldı.
Kazılarda dört kültür katı ortaya çıkarıldı. Alttan üste doğru; "Kalkolitik çağ (kat 4)", "Eski Tunç çağı (kat 3)", "Mö. 2. binyıl yerleşmesi (kat 2)", "Demir çağı (kat 1)", "Roma (kat C)", "Geç Roma ve Bizans (kat B) devirleriyle geç devirlere ait kültürler ortaya çıkarıldı.
![]() |
| Tilmenhöyük - Ayaklı meyvalık |
21 Mayıs 2020 Perşembe
GİAMBATTİSTA TİEPOLO (ressam)
İTALYAN ressam ve gravürcü, 1696 yılında Venedik'te doğdu. Gregorio Lazzarini'nin öğrencisiydi. Önce Piazzetta'nın sonra Veronese ile Sebastiano Ricci'nin etkisinde kaldı. İlgi çekici bir şeffaf ve açık renk anlayışına sahipti. Milano, Würzburg ve Madrid'de çalıştı.
1763' de Madrid'de kral 3. Carlos'un ressamı oldu. Büyük İtalyan okullarının son temsilcisidir. Birçok sarayı, özellikle Brenta kıyısında Mira'daki Contarini konağını süsledi (büyük şeref salonu girişi freskleri). Tuvale aktarılan bu freskler, bugün Paris'te bir müzededir (Jacquemart-André).
Gravürcü olarak, Pulcinella'nın maceralarını anlatan "Kaprisler" adlı bir dizisi vardır. Oğlu Giandomenico da desen ressamı ve gravürcüydü. Tiepolo Giambattista 1770' de Madrid'de öldü.
1763' de Madrid'de kral 3. Carlos'un ressamı oldu. Büyük İtalyan okullarının son temsilcisidir. Birçok sarayı, özellikle Brenta kıyısında Mira'daki Contarini konağını süsledi (büyük şeref salonu girişi freskleri). Tuvale aktarılan bu freskler, bugün Paris'te bir müzededir (Jacquemart-André).
Gravürcü olarak, Pulcinella'nın maceralarını anlatan "Kaprisler" adlı bir dizisi vardır. Oğlu Giandomenico da desen ressamı ve gravürcüydü. Tiepolo Giambattista 1770' de Madrid'de öldü.
![]() |
| Giambattista Tiepolo - Würzburg piskoposluk sarayının merdivenlerinin tavanı |
19 Mayıs 2020 Salı
PELLEGRİNO TİBALDİ (mimar, ressam, heykeltraş)
İTALYAN mimar, ressam ve heykeltraş, 1527 yılında Bologna veya Puria di Valsolda'da doğdu. Bologna'da okudu. 1550' de Bologna üniversite sarayını süsledi. Milano'da S. Fedele ve S. Sebastiano kiliselerini yaptı. Madrid'de kraliyet sarayının yapımında çalıştı. Kardeşi Domenico da mimar olan Pellegrino Tibaldi, 1596' da Milano'da öldü.
![]() |
| Pellegrino Tibaldi - S. Fedele kilisesi |
17 Mayıs 2020 Pazar
BERTEL THORVALDSEN (heykeltraş)
DANİMARKALI heykeltraş, 1768 veya 1770 yılında Kopenhag'da doğdu. 1797 - 1819 yılları arası Roma'da yaşadı. Winckelmann'ın teorilerini benimseyerek Canova'nın yanısıra yeni-klâsisizmin önderlerinden biri oldu. "İason (1903)", "Aşk, Psyke ve Hebe (1816)", "Ganymedes ve Kartal (1817)" adlı eserleriyle kısa sürede ün kazandı.
1820' de Kopenhag'a gitti, millî bir kahraman gibi karşılandı. Sonra Roma'ya döndü. "Kopernik", "Joseph Poniatovski", "Gutenberg", "Schiller", "7. Pius'un mezarı", "Byron" heykelleri vardı. 1821 - 1840 arasında şaheseri olan Kopenhag katedrali süslemelerini yaptı; bu süslemeler arasında, sayısız reprodüksiyonu yapılan İsa heykeli, 19. yy kiliselerinde en yaygın İsa heykeli tipidir. Bertel Thorvaldsen, 1844' de Kopenhag'da öldü.
1820' de Kopenhag'a gitti, millî bir kahraman gibi karşılandı. Sonra Roma'ya döndü. "Kopernik", "Joseph Poniatovski", "Gutenberg", "Schiller", "7. Pius'un mezarı", "Byron" heykelleri vardı. 1821 - 1840 arasında şaheseri olan Kopenhag katedrali süslemelerini yaptı; bu süslemeler arasında, sayısız reprodüksiyonu yapılan İsa heykeli, 19. yy kiliselerinde en yaygın İsa heykeli tipidir. Bertel Thorvaldsen, 1844' de Kopenhag'da öldü.
![]() |
| Bertel Thorvaldsen - 7. Pius'un anıt mezarı |
15 Mayıs 2020 Cuma
BARTHÉLEMY THİMONNİER (mucit)
FRANSIZ mucid, 1793 yılında L'arbresle'de doğdu. Amplepuis'de terzilik yaptı. Tahtadan ilk dikiş makinesini gerçekleştirdi. 13 Nisan 1830' da patentini aldığı bu makine, tek iplikle kesiksiz zincir biçiminde dikiş yapıyordu.
1831' de Paris'te bir ortaklık kurdu ve icadının patentini bu ortaklığa bıraktı. İmalata geçmek isteyen ortaklık, işçilerin muhalefetiyle karşılaştı ve işçiler dikiş makinelerini tahrip etti. Kaçmak zorunda kalan Thimonnier, Amplepuis'ye döndü.
Thimonnier, 1834, 1845 ve 1848 yıllarında buluşunu sürekli olarak geliştirdi. Sonra Mangin adlı biriyle ortak oldu. 1848' de metalden yapılı, zincir dikişli son "dikiş-nakış" makinesi modelinin patentini bir Manchester şirketine satan mucid, 1857' de Amplepuis'de öldü.
![]() |
| Thimonnier'nin tahtadan dikiş makinesi |
13 Mayıs 2020 Çarşamba
TESPİHBÖCEĞİ (böcek)
EŞBACAKLILAR takımından, karada nemli yerlerde yaşayan, ortalama 1,5 - 1,7 santim uzunluğunda, kubbemsi bir yükselti oluşturan gövdesi, geniş ve sert, bir dizi kitinli levhayla kaplı kabuklu böcekler familyasına "tespihböceğigiller" adı verilir.
Evlerde, karada, nemli karanlık yerlerde yaşayan tespihböceği tehlike sezince kıvrılıp âdeta küçük bir top olur, bacaklarını altına toplar ve tehlikenin geçmesini bekler. Tehlikenin geçtiğine kanaat getirdikten sonra işine veya yoluna devam eder.
"Duvar tespihböceği" eskiden Avrupa'da meşhur "tespihböceği şurubu" yapmakta kullanılırdı. Bu böceklerde bulunan az miktardaki nitrat tuzlarından dolayı, yapılan şurup, "idrar söktürücü" sayılırdı.
Orta Asya steplerinde yaşayan bir cins tespihböceği 1 metre derinlikte delikler açar; 3 ay içinde yaklaşık olarak hektar başına 1,5 ton toprağı yerinden oynatarak verimi artırır. Avrupa'da aynı işlevi yer solucanı yapar.
Tespihböceği bitkisel besinlerle beslendiği için tarım bitkilerine zarar verir, fakat olması, olmamasından daha iyi sayılır. Hektar başına toprakta 1 milyon adet kadar bulunabilir.
Evlerde, karada, nemli karanlık yerlerde yaşayan tespihböceği tehlike sezince kıvrılıp âdeta küçük bir top olur, bacaklarını altına toplar ve tehlikenin geçmesini bekler. Tehlikenin geçtiğine kanaat getirdikten sonra işine veya yoluna devam eder.
"Duvar tespihböceği" eskiden Avrupa'da meşhur "tespihböceği şurubu" yapmakta kullanılırdı. Bu böceklerde bulunan az miktardaki nitrat tuzlarından dolayı, yapılan şurup, "idrar söktürücü" sayılırdı.
Orta Asya steplerinde yaşayan bir cins tespihböceği 1 metre derinlikte delikler açar; 3 ay içinde yaklaşık olarak hektar başına 1,5 ton toprağı yerinden oynatarak verimi artırır. Avrupa'da aynı işlevi yer solucanı yapar.
Tespihböceği bitkisel besinlerle beslendiği için tarım bitkilerine zarar verir, fakat olması, olmamasından daha iyi sayılır. Hektar başına toprakta 1 milyon adet kadar bulunabilir.
11 Mayıs 2020 Pazartesi
NİKOLA TESLA ( elk.mühendis)
HIRVAT asıllı elektrik mühendisi ve mucidi, 1857 yılında Smiljan'da (Hırvatistan) doğdu. Graz üniversitesinde okudu. 1881' de Budapeşte'de elektrik mühendisi olarak iş hayatına girdi. 1887 yılında New York'a yerleşerek bir alternatör imalat şirketi kurdu.
Tesla'nın, elektroteknik ve yüksek frekans tekniği alanında önemli icatları vardır. İlk döner manyetik alanlı asenkron motoru yaptı. Çok fazlı akımları, komütatörleri, yıldız montajı icat etti.
1889' da yüksek frekanslı akımları incelemeye başladı. Karşılıklı manyetik indüklemeyle iki devrenin bağlanmasını tasarladı. Soyadı, "manyetik indükleme ölçüsü birimi"ne verildi (Tesla - T).
İki sargısı akortlu ve primer sargısı antenle toprak hattı arasında olan bir yüksek frekans transformatöründen meydana gelmiş bir radyo alıcısının giriş devresine "Tesla montajı" denilir.
Nikola Tesla, 1943' de New York'ta yoksulluk içinde öldü.
Tesla'nın, elektroteknik ve yüksek frekans tekniği alanında önemli icatları vardır. İlk döner manyetik alanlı asenkron motoru yaptı. Çok fazlı akımları, komütatörleri, yıldız montajı icat etti.
1889' da yüksek frekanslı akımları incelemeye başladı. Karşılıklı manyetik indüklemeyle iki devrenin bağlanmasını tasarladı. Soyadı, "manyetik indükleme ölçüsü birimi"ne verildi (Tesla - T).
İki sargısı akortlu ve primer sargısı antenle toprak hattı arasında olan bir yüksek frekans transformatöründen meydana gelmiş bir radyo alıcısının giriş devresine "Tesla montajı" denilir.
Nikola Tesla, 1943' de New York'ta yoksulluk içinde öldü.
9 Mayıs 2020 Cumartesi
HENDRİK TERBRUGGHEN (ressam)
HOLLANDALI ressam, 1588 yılında Deventer'de doğdu. Abraham Bloemaert'den ders gördü. Bir müddet (1604-14) İtalya'da yaşadı ve Saraceni ile Gentileschi'nin tesirinde kaldı. "Hollandalı Caravaggio"cu ressamların en güçlüsüdür.
Dinî sahneler, çingene kadınları veya çalgıcıları gösteren yarım figürler yaptı. Şiir dolu eserlerinde ışık-gölge oyunları ağır basar. Hendrik Terbrugghen, 1629' da Utrecht'de öldü.
Bazı eserleri: "Dört Havari", "Dikenli Taç Giymiş İsa", "Aziz Matta'ya Tanrı Çağrısı", "Kadınların Kurtardığı Aziz Sebastianus" , "Lavta Çalan Genç Kadın", "Flüt Çalan Çoban", "Konser".
Dinî sahneler, çingene kadınları veya çalgıcıları gösteren yarım figürler yaptı. Şiir dolu eserlerinde ışık-gölge oyunları ağır basar. Hendrik Terbrugghen, 1629' da Utrecht'de öldü.
Bazı eserleri: "Dört Havari", "Dikenli Taç Giymiş İsa", "Aziz Matta'ya Tanrı Çağrısı", "Kadınların Kurtardığı Aziz Sebastianus" , "Lavta Çalan Genç Kadın", "Flüt Çalan Çoban", "Konser".
![]() |
| Hendrik Terbrugghen - Şarkıcı |
6 Mayıs 2020 Çarşamba
GERARD TERBORCH (ressam)
HOLLANDALI ressam, 1617 yılında Zwolle'da doğdu. Pieter Molyn'den ders gördü. Önce İngiltere, İtalya sonra Almanya'ya geziye çıktı. Vestfalya antlaşmasının (1648) imzalanması sırasında Münster'deydi; oradaki temsilcilerin toplu halde tablosunu yaptı (Londra). Bunun üzerine İspanya büyükelçisi tarafından Madrid'e çağrılarak 4. Felipe'nin resmini yaptı. 1650' de Deventer'e döndü. Genellikle ufak ebatta portreler ve burjuva hayatından sahneler çizdi. Gerard Terborch, 1681' de Deventer'de öldü.
Başlıca eserleri: "Kendi Portreleri", "Mektup", "Köpeğinin Bitlerini Ayıklayan Çocuk", "Müzik Dersi", "Okuma Dersi", "Mektup Yazdıran Subay".
Başlıca eserleri: "Kendi Portreleri", "Mektup", "Köpeğinin Bitlerini Ayıklayan Çocuk", "Müzik Dersi", "Okuma Dersi", "Mektup Yazdıran Subay".
![]() |
| Gerard Terborch - Köpeğinin bitlerini ayıklanan çocuk |
4 Mayıs 2020 Pazartesi
TELL HALAF (kültür)
![]() |
| Tell Halaf - Uzun bukleli kadın tanrıça (Mö. 10. yy.) |
"Tell Halaf" kültürünün en karakteristik eşyası; üzerinde nakışlar bulunan, ağızları huni şeklinde açılmış tabaklar, kâseler, geniş gövdeli küpler ve testilerdir.
Arpaciye'den başka Kargamış ve Asur ülkesinde Tepe Gavra'da bulunan yuvarlak binaların yanında, dörtgen şeklinde yapılar da bulunduğunu Tepe Gavra kazıları göstermiştir. Burada oldukça karışık, fakat gelişmiş bir planı olan büyük binalar vardır. Bunların tapınak olmaları muhtemeldir. Bu tapınaklarda, bir kadın tanrıya tapınılmış olduğunu gösteren iri göğüslü bir tanrıça heykeli bulunur.
2 Mayıs 2020 Cumartesi
TELKÂRÎ (örme kuyumculuk)
ALTIN veya gümüşü ince teller haline getirip örerek yapılan mücevher takı, eşya vb. eserlere telkâri denilir. "Kafesli kuyumculuk işi" olarak nitelenen "telkârî"de; gümüş teller örülerek çeşitli desenler meydana getirilir ve bu desenlere istenilen şekil verilir.
Telkârî usulüyle tabaklar, şekerlikler, vazolar, düğme, küpe, bilezik, ağızlık, nargile ucu, enfiye kutusu, kül tablası vb. süs eşyası yapılır. 15. yy.' dan beri Türkler arasında çok yayılmış, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da gelişmiştir.
Leğen, tepsi, şamdan, yazı takımı vb. eşyaya yapılan telkârî süslemenin, en eski çağlardan beri uygulanmış ve özellikle doğu kaynaklı bir sanat olduğu bilinir. Ortadoğu'da bu sanatın başlıca merkezi 12. yy.' da Musul'du. Horasan'da da telkârî iş yapan sanatçılar vardı. Bu sanat Musul'dan Suriye'ye, buradan da Anadolu'ya geçti. Batı'da telkârî işe "şam işi" de denilir.
Yapılışı: Yapılmasına karar verilen desen, süsleme yapılacak zeminin üzerine, gittikçe genişleyecek şekilde derinlemesine oyulur. Kare biçimi tel veya filigran teli, ince bir mille bu oyukların içine sokulur; sonra iyice yerleşmesi ve oyuğun iki yanına yayılarak yerine sağlam bir şekilde oturması için çekiçle dövülür. Bundan sonra, üzerinden ince bir törpü geçirilir ve zımpara tozuyla parlatılır.
Telkârî usulüyle tabaklar, şekerlikler, vazolar, düğme, küpe, bilezik, ağızlık, nargile ucu, enfiye kutusu, kül tablası vb. süs eşyası yapılır. 15. yy.' dan beri Türkler arasında çok yayılmış, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da gelişmiştir.
Leğen, tepsi, şamdan, yazı takımı vb. eşyaya yapılan telkârî süslemenin, en eski çağlardan beri uygulanmış ve özellikle doğu kaynaklı bir sanat olduğu bilinir. Ortadoğu'da bu sanatın başlıca merkezi 12. yy.' da Musul'du. Horasan'da da telkârî iş yapan sanatçılar vardı. Bu sanat Musul'dan Suriye'ye, buradan da Anadolu'ya geçti. Batı'da telkârî işe "şam işi" de denilir.
Yapılışı: Yapılmasına karar verilen desen, süsleme yapılacak zeminin üzerine, gittikçe genişleyecek şekilde derinlemesine oyulur. Kare biçimi tel veya filigran teli, ince bir mille bu oyukların içine sokulur; sonra iyice yerleşmesi ve oyuğun iki yanına yayılarak yerine sağlam bir şekilde oturması için çekiçle dövülür. Bundan sonra, üzerinden ince bir törpü geçirilir ve zımpara tozuyla parlatılır.
![]() |
| Telkârî bir tabak |
30 Nisan 2020 Perşembe
MESUT CEMİL TEL (müzik yorumcusu)
TÜRK mûsıkî yorumcusu, 1902 yılında İstanbul'da doğdu. Tanburî Cemil Bey'in oğlu. Önce babasından solfej ve kemençe öğrendi. Daha sonra tambur, keman ve viyolonsel çalmaya başladı.
Berlin'e giderek Stern konservatuarında ve Berlin Akademik Mûsıkî yüksekokulunda, viyolonsel öğretmeni Hugo Becker'den ders aldı.
Türkiye'ye dönünce, İstanbul konservatuarı ve liselerde müzik öğretmenliği yaptı. Ankara radyosu müzik yayınları şefi oldu. İstanbul radyosunun kuruluşunda spiker, daha sonra müdürü olarak görev yaptı.
Türk mûsıkîsinin klâsik değerlerini canlandırma konusunda etkili çalışmalar yapan Mesut Cemil, 1963' de İstanbul'da öldü.
Berlin'e giderek Stern konservatuarında ve Berlin Akademik Mûsıkî yüksekokulunda, viyolonsel öğretmeni Hugo Becker'den ders aldı.
Türkiye'ye dönünce, İstanbul konservatuarı ve liselerde müzik öğretmenliği yaptı. Ankara radyosu müzik yayınları şefi oldu. İstanbul radyosunun kuruluşunda spiker, daha sonra müdürü olarak görev yaptı.
Türk mûsıkîsinin klâsik değerlerini canlandırma konusunda etkili çalışmalar yapan Mesut Cemil, 1963' de İstanbul'da öldü.
28 Nisan 2020 Salı
AHMET KUTSİ TECER (şâir, yazar)
TÜRK şâiri, 1901 yılında Kudüs'te doğdu. Kudüs ve Kırklareli ilkokullarında, Kadıköy Sultanîsi'nde ve Halkalı Zıraat okulunda okudu. 1930' da İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdi. Paris'e gitti. Dönüşünde; Ankara ve Sivas'ta edebiyat öğretmenliği, Avrupa'da öğrenci müfettişliği yaptı.
Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğinde bulundu. Adana ve Urfa milletvekili oldu (1942 - 1966). İlk şiirlerini 1921' de yayınlamaya başlayan Tecer, "hece vezni" ni duygulu bir özle yeni bir biçimde kullandı. Şiirlerinde şahsî duygularını ve vatan sevgisini dile getirdi. Tiyatro oyunları da yazan Ahmet Kutsi Tecer, 1967' de İstanbul'da vefat etti.
Eserleri: "Şiirler (1932)". Tiyatro oyunları: "Koçyiğit Köroğlu (1941)", "Yazılan Bozulmaz (1947)", "Köşebaşı (1948)", "Bir Pazar Günü (1959)", "Satılık Ev (1961)". Bir inceleme: "Köylü Temsilleri (1940)".
Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğinde bulundu. Adana ve Urfa milletvekili oldu (1942 - 1966). İlk şiirlerini 1921' de yayınlamaya başlayan Tecer, "hece vezni" ni duygulu bir özle yeni bir biçimde kullandı. Şiirlerinde şahsî duygularını ve vatan sevgisini dile getirdi. Tiyatro oyunları da yazan Ahmet Kutsi Tecer, 1967' de İstanbul'da vefat etti.
Eserleri: "Şiirler (1932)". Tiyatro oyunları: "Koçyiğit Köroğlu (1941)", "Yazılan Bozulmaz (1947)", "Köşebaşı (1948)", "Bir Pazar Günü (1959)", "Satılık Ev (1961)". Bir inceleme: "Köylü Temsilleri (1940)".
26 Nisan 2020 Pazar
TAVUSKUŞU
Erkeğinin ayak bileğinde iki mahmuz bulunan tavus cinsine de "mahmuzlu tavus" denilir; kuyruğu geniş ve değirmidir. Güneydoğu Asya'da ve Malezya'da bulunur.
Tavus'un iki türü vardır. "Mavi tavus" un başı ve boynu parlak mavi, sırtı yaldızlı yeşildir. Asıl kuyruğu örten ve her birinin boyu 1,5 metreyi bulan 100 - 150 kadar telek vardır; bunların da rengi yaldızlı yeşildir ve her birinin ucunda yuvarlak benekli bir değirmi kısım bulunur. Çiftleşme mevsimi törenlerinde kuşun yelpaze gibi açtığı tüyler bunlardır. Acı ve tiz sesi vardır.
Mavi tavus, Hindistan ve Seylan'da bulunur. İlkçağlardan beri bilinen ve süs kuşu olarak çok beğenilen bu tavusun pek çok evcil çeşidi vardır (beyaz tavus, siyah tüylü tavus).
Tavusun ikinci türü "tepeli tavus" tur. Bu kuşa Birmanya'dan Cava'ya kadar rastlanır. Vücudu daha ince uzun, boynu daha yeşildir ve tepesinde uzun, sivri bir tepelik bulunur.
Kongo ormanlarında 1936' da bulunan mor yansımalı siyah ve esmer yeşil renkli bir kuşa da "Kongo tavusu" denir.
24 Nisan 2020 Cuma
ARTHUR TATUM (müzisyen)
AMERİKALI caz piyanisti (Art Tatum), 1910 yılında Toledo'da doğdu. Kadın caz şarkıcı Adelaïde Hall'a eşlik etti (1932), sonra solo piyanist olarak Chicago, Hollywood, New York'ta çalıştı. 1938' de İngiltere'de konserler verdi.
1943' de Tiny Grimes ve Slam Stewart ile bir "üçlü" kurdu. Doğuştan âmâ olan Art Tatum, caz tarihinin en parlak piyano virtüözlerinden biridir. Piyano tuşları üzerinde, adetâ kemiksizmiş gibi görünen elleriyle kolayca gezinirdi. Piyanoyla bütünleşmiş olan Arthur Tatum, 1956' da (yaş 46) Los Angeles'da öldü.
Önemli plâkları: "Tiger Rag (1933)", "Get Happy (1940)", "Flying home (1944)", "Blue skies (1949)", "I Gotta Right to Sing the Blues (1954)".
1943' de Tiny Grimes ve Slam Stewart ile bir "üçlü" kurdu. Doğuştan âmâ olan Art Tatum, caz tarihinin en parlak piyano virtüözlerinden biridir. Piyano tuşları üzerinde, adetâ kemiksizmiş gibi görünen elleriyle kolayca gezinirdi. Piyanoyla bütünleşmiş olan Arthur Tatum, 1956' da (yaş 46) Los Angeles'da öldü.
Önemli plâkları: "Tiger Rag (1933)", "Get Happy (1940)", "Flying home (1944)", "Blue skies (1949)", "I Gotta Right to Sing the Blues (1954)".
22 Nisan 2020 Çarşamba
TATARCIK (sinek)
TATARCIK, sivrisineğe benzeyen, uzun bacaklı, boyu 1,5 - 3 milimetre arasında değişen, kanatları 45 derece kalkık, hastalık bulaştırabilen bir sinek türüdür (phlebotomus pappatacci).
Dünyanın ılıman ve tropikal bölgelerinde yaşar. Soğuktan hoşlanmaz. Tatarcığın yalnız dişisi kan emer. Sokması acı verir, hattâ kabarcıklı dermatoza bile sebep olabilir.
Tatarcığın asıl korkulacak yanı, insana tehlikeli hastalıklar bulaştırmasıdır. Bazı türleri insana çeşitli deri ve iç organlar layşmanyozlarını, peru verrugası'nı (peru siğili), tatarcık hummasını bulaştırır.
Tatarcık humması, tatarcığın taşıdığı bir virüsten ileri gelir. Gribe benzeyen bir mevsim hastalığıdır. Tatarcığın sokmasından sonra ateş ve eklem ağrılarıyla ortaya çıkar. Hastalık ölüme sebep olmaz, fakat nekahet devresi uzun sürer. Hasta ruhen ve bedenen bitkin düşer.
Dünyanın ılıman ve tropikal bölgelerinde yaşar. Soğuktan hoşlanmaz. Tatarcığın yalnız dişisi kan emer. Sokması acı verir, hattâ kabarcıklı dermatoza bile sebep olabilir.
Tatarcığın asıl korkulacak yanı, insana tehlikeli hastalıklar bulaştırmasıdır. Bazı türleri insana çeşitli deri ve iç organlar layşmanyozlarını, peru verrugası'nı (peru siğili), tatarcık hummasını bulaştırır.
Tatarcık humması, tatarcığın taşıdığı bir virüsten ileri gelir. Gribe benzeyen bir mevsim hastalığıdır. Tatarcığın sokmasından sonra ateş ve eklem ağrılarıyla ortaya çıkar. Hastalık ölüme sebep olmaz, fakat nekahet devresi uzun sürer. Hasta ruhen ve bedenen bitkin düşer.
20 Nisan 2020 Pazartesi
JEAN TASSEL (ressam)
FRANSIZ ressam, 1608 yılında Langres'da doğdu. Ressam, heykeltraş ve mimar Richard Tassel'in oğlu ve öğrencisi. 1634' de Roma'ya gitti. Sonra Dijon ve Langres'da çalıştı. Yapılan araştırmalar, babasına maledilen tabloların çoğunun ona ait olduğunu ortaya koydu.
Işık kontrastları konusundaki bilgisi ve çizgilerinin güçlü anlatımı özellikle; "Catherine de Montholon", "Boy Kesme İşçileri", "Yessé'nin Soyağacı", "Kâhin Kralların Tapınması", "Bir Roma Hanı" adlı eserlerinde görülür. Jean Tassel, 1667' de Langres'da öldü.
![]() |
| Jean Tassel - Catherine de Montholon |
18 Nisan 2020 Cumartesi
OCTAVE TASSAERT (ressam)
FRANSIZ ressam, 1807 yılında Paris'te doğdu. Anvers asıllı bir ailedendir. Önce konularını tarihten alan tablolar yaptı, ama daha çok, 18. yy. anlayışını sürdüren ve romantik bir eğilimin izlerini taşıyan basit ve duygusal konulu küçük tablolarıyla dikkat çekti.
Bir göz hastalığına tutulan Octave Tassaert, sıkıntılı bir hayat sürdü, unutulduğunu hissederek 1874' de intihar etti.
En önemli eserleri : "1825' deki odam", "İntihar", "Atölye köşesi", "Bir yatakta çıplak kadın", "Barbey d'Aurevilly'nin portresi", "Terk edilmiş çocuklar", "Aile portresi".
![]() |
| Octave Tassaert - 1825' deki odam |
16 Nisan 2020 Perşembe
ALİ NİHAD TARLAN (edebiyat tarihçisi)
TÜRK edebiyat tarihçisi, 1898 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesini bitirdi (1919). Çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. Edebiyat fakültesine doçent (1933), daha sonra profesör (1942) oldu.
Daha çok Türk divan edebiyatı konularında, eski metinlerin yorumlanması üzerine çalışmaları vardır. 1972' de emekliye ayrılan Ali Nihad Tarlan, 1978' de İstanbul'da vefat etti.
Eserleri : "Edebî Sanatlara Dair (inceleme, 1931)", "Şeyhî Divanını Tedkik (1936)", "Divan Edebiyatında Tevhidler (1937)", "Divan Edebiyatında Muamma (1936)", "Metinler Şerhine Dair (1937)", "Metin Tamiri (1937)", "Hayalî Beg Divanı (1945)", "Fuzulî Divanı (1950)", "Güneş Yaprak (şiirler, 1953)", "Necati Beg Divanı (1963)", "Ahmed Paşa Divanı (1966)", "Zatî Divanı (1968)", "Kuğular (şiirler, 1970)".
Daha çok Türk divan edebiyatı konularında, eski metinlerin yorumlanması üzerine çalışmaları vardır. 1972' de emekliye ayrılan Ali Nihad Tarlan, 1978' de İstanbul'da vefat etti.
Eserleri : "Edebî Sanatlara Dair (inceleme, 1931)", "Şeyhî Divanını Tedkik (1936)", "Divan Edebiyatında Tevhidler (1937)", "Divan Edebiyatında Muamma (1936)", "Metinler Şerhine Dair (1937)", "Metin Tamiri (1937)", "Hayalî Beg Divanı (1945)", "Fuzulî Divanı (1950)", "Güneş Yaprak (şiirler, 1953)", "Necati Beg Divanı (1963)", "Ahmed Paşa Divanı (1966)", "Zatî Divanı (1968)", "Kuğular (şiirler, 1970)".
14 Nisan 2020 Salı
TARİHÖNCESİ SANAT
YAZININ icadından önceki döneme "Tarihöncesi" denilir. Tarihöncesi sanata ait ilk incelemelerde; 1851 yılında amatör bir jeolog olan Brouillel, Chaffaud (Vienne) mağarasında, Keltlerden kaldığı zannedilen ilk işlenmiş kemiği buldu.
1860-64 yılları arasında, Edouard Larlet, Ariège ve Dordogne'da "Gelişmiş Magdaleniyen"de (Mö. 1300 - 8000) süsleme sanatının bulunduğunu gösteren küçük oymalı eşya ve gravürler ortaya çıkardı.
1879' da Marcelino de Sautuola, Altamira mağarasının (İspanya) tavan resimlerini keşfetti. Bu resimlerin "Tarihöncesi"nden kalma olduğuna ancak 1894' de La Mouthe (Dordogne) mağarası gravürleri bulunduktan sonra kesin karar verilebildi. Tarihöncesi sanatın kronolojisi henüz bütün eserler için açıkça belirlenememiştir.
1860-64 yılları arasında, Edouard Larlet, Ariège ve Dordogne'da "Gelişmiş Magdaleniyen"de (Mö. 1300 - 8000) süsleme sanatının bulunduğunu gösteren küçük oymalı eşya ve gravürler ortaya çıkardı.
1879' da Marcelino de Sautuola, Altamira mağarasının (İspanya) tavan resimlerini keşfetti. Bu resimlerin "Tarihöncesi"nden kalma olduğuna ancak 1894' de La Mouthe (Dordogne) mağarası gravürleri bulunduktan sonra kesin karar verilebildi. Tarihöncesi sanatın kronolojisi henüz bütün eserler için açıkça belirlenememiştir.
![]() |
| Tarihöncesi - Lascaux mağarası, atları, inekleri gösteren friz |
12 Nisan 2020 Pazar
ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN (şâir)
Babasının 1868' de vefatı üzerine İstanbul'a döndü. Maliye, Şûrayı Devlet ve Sadaret kalemlerinde çalıştı. İlk şiirlerini bu yıllarda yayınladı. 1871' de evlendi. 1876-78 yılları arasında Paris sefareti 2. kâtipliğiyle Paris'te bulunduğu sırada Fransız edebiyatını inceledi. 1878' de azledildi.
1881' de Poti, 1882' de Golos konsolosu, 1883' de Bombay başkonsolosu oldu. Eşinin verem hastalığının ilerlemesi üzerine, İstanbul'a dönme mecburiyetinde kaldı. Beyrut'a vardıklarında eşi vefat etti (1885).
Bir müddet İstanbul'da kaldıktan sonra, 1886' da Londra sefareti başkâtipliğine tayin edildi; daha sonra 2. ve 1. müsteşarlığa yükseldi. Londra'da bulunduğu sırada ikinci evliliğini yaptı. İngiliz edebiyatını, özellikle Shakespeare'i inceledi.
10 Nisan 2020 Cuma
TARHUN (bitki)
TARHUN, bileşikgiller familyasından ıtırlı bir bitkidir (artemisia dracunculus). "Tarhunotu" da denilir. Anavatanı Sibirya'dır. Kısır bir bitki olduğu için dip sürgünleriyle çoğaltılır.
120 santime kadar boylanabilir. Çalımsı görünümde, düz kenarlı tüysüz yaprakları vardır. Çok yıllık hoş kokulu bir bitkidir.
Tarhun yaprakları bahar olarak kullanılır. Salçaya, salçalı yemeklere, yumurtaya, salataya, sirkeye ve hardala katılır. Ayrıca; balık, tavuk, güveç, sos, omlet, peynir gibi çeşitli yiyeceklerde de lezzet verici ve iştah açıcı olarak kullanılabilir.
Tarhunlu sirke yapımı: 1 - 2 avuç tarhun yaprağı yıkanıp temiz bir şişeye konur, üzeri sirkeyle doldurulur. 2 - 3 ay bekletildikten sonra süzülüp kullanılır.
120 santime kadar boylanabilir. Çalımsı görünümde, düz kenarlı tüysüz yaprakları vardır. Çok yıllık hoş kokulu bir bitkidir.
Tarhun yaprakları bahar olarak kullanılır. Salçaya, salçalı yemeklere, yumurtaya, salataya, sirkeye ve hardala katılır. Ayrıca; balık, tavuk, güveç, sos, omlet, peynir gibi çeşitli yiyeceklerde de lezzet verici ve iştah açıcı olarak kullanılabilir.
Tarhunlu sirke yapımı: 1 - 2 avuç tarhun yaprağı yıkanıp temiz bir şişeye konur, üzeri sirkeyle doldurulur. 2 - 3 ay bekletildikten sonra süzülüp kullanılır.
8 Nisan 2020 Çarşamba
SELİM SIRRI TARCAN (eğitimci)
TÜRK spor eğitimcisi, 1874 yılında Mora, Yenişehir'de doğdu. Öğrenimini Galatasaray lisesinde yaptı. Sonra orduya girdi. İstihkâm subayı olarak İzmir'de görev yaparken, beden eğitimi öğretmenliğine başladı.
1908' de askerlikten ayrılarak, beden eğitimi konusunda ihtisas yapmak üzere İsveç'e gitti. 1910' da Türkiye'ye döndü. İsveç jimnastiğini Türk okullarına soktu. 12 Mayıs 1916 günü şahsî gayretiyle, Türkiye'de ilk idman bayramını düzenledi, Millî Olimpiyat komitesini kurdu. 1930' a kadar bu komitenin başkanı olarak çalıştı.
1935' de Millî Eğitim bakanlığı başmüfettişliğinden emekliye ayrıldı. 1935-46 yılları arasında Ordu milletvekili olarak meclise girdi. Beden eğitimi ve spor konusunda 40' dan fazla kitap yazan Selim Sırrı Tarcan, 1956' da İstanbul'da vefat etti.
1908' de askerlikten ayrılarak, beden eğitimi konusunda ihtisas yapmak üzere İsveç'e gitti. 1910' da Türkiye'ye döndü. İsveç jimnastiğini Türk okullarına soktu. 12 Mayıs 1916 günü şahsî gayretiyle, Türkiye'de ilk idman bayramını düzenledi, Millî Olimpiyat komitesini kurdu. 1930' a kadar bu komitenin başkanı olarak çalıştı.
1935' de Millî Eğitim bakanlığı başmüfettişliğinden emekliye ayrıldı. 1935-46 yılları arasında Ordu milletvekili olarak meclise girdi. Beden eğitimi ve spor konusunda 40' dan fazla kitap yazan Selim Sırrı Tarcan, 1956' da İstanbul'da vefat etti.
6 Nisan 2020 Pazartesi
CAHİT SITKI TARANCI (şâir)
TÜRK şâiri, 1910 yılında Diyarbakır'da doğdu. Kadıköy Saint Joseph lisesinde başladığı ortaöğrenimini Galatasaray lisesinde bitirdi (1931). Mülkiye mektebine 4 yıl devam etti. Paris'e giderek (1939) Siyasal Bilgiler fakültesine girdi. 2. Dünya savaşı çıkınca Türkiye'ye döndü (1940).
Ankara'da Anadolu ajansında, Toprak Mahsûlleri ofisinde, Çalışma bakanlığında mütercimlik yaptı. Bu görevdeyken ağır bir hastalık geçirdi (ocak 1954). 2 sene kadar Türkiye'de tedavi gördü. 1956' da (yaş 46) Viyana'da bir hastanede vefat etti, Ankara'ya defnedildi.
İlk şiirleri, Galatasaray lisesinde okuduğu sırada "Servetifünun" dergisinde yayınlandı. "Otuzbeş Yaş" adlı şiiriyle C. Halk Partisi şiir yarışmasında birincilik kazandı (1946). Cahit Sıtkı, estetik ve şahsi bir görüşle hemen bütün şiirlerinde ölüm ve ölümlülük temalarını işledi. Hayatındaki değişimleri, fâni bir varlık oluşunu, içten bir acı duyarak ortaya koydu. Şiirlerini sade ve açık bir anlatımla yazdı.
Cahit Sıtkı Tarancı, şiirlerinden başka; deneme, mektup, hikâye ve makale türlerinde de eserler yazdı: "Ömrümde Sükût (1933)", "Otuzbeş Yaş (1946)", "Düşten Güzel (1952)", "Sonrası (1957)", "Ziya'ya Mektuplar (1957)".
Ankara'da Anadolu ajansında, Toprak Mahsûlleri ofisinde, Çalışma bakanlığında mütercimlik yaptı. Bu görevdeyken ağır bir hastalık geçirdi (ocak 1954). 2 sene kadar Türkiye'de tedavi gördü. 1956' da (yaş 46) Viyana'da bir hastanede vefat etti, Ankara'ya defnedildi.
İlk şiirleri, Galatasaray lisesinde okuduğu sırada "Servetifünun" dergisinde yayınlandı. "Otuzbeş Yaş" adlı şiiriyle C. Halk Partisi şiir yarışmasında birincilik kazandı (1946). Cahit Sıtkı, estetik ve şahsi bir görüşle hemen bütün şiirlerinde ölüm ve ölümlülük temalarını işledi. Hayatındaki değişimleri, fâni bir varlık oluşunu, içten bir acı duyarak ortaya koydu. Şiirlerini sade ve açık bir anlatımla yazdı.
Cahit Sıtkı Tarancı, şiirlerinden başka; deneme, mektup, hikâye ve makale türlerinde de eserler yazdı: "Ömrümde Sükût (1933)", "Otuzbeş Yaş (1946)", "Düşten Güzel (1952)", "Sonrası (1957)", "Ziya'ya Mektuplar (1957)".
4 Nisan 2020 Cumartesi
TARANTULA (örümcek)
TARANTULA, lycosa cinsinden bir örümceğin özel adıdır. Adını İtalya'nın Taranto şehrinden alır. Güney Avrupa'da yaygın olarak görülür.
Yaklaşık 2,5 santim uzunluğunda, vücudu kıllarla kaplı, ağzının önünde zehir kancaları ve başının üzerinde toplanmış sekiz gözü bulunan iri bir örümcektir.
Zehiriyle tanınmış olmasına karşın, insanlar için tehlikeli değildir.
Yaklaşık 2,5 santim uzunluğunda, vücudu kıllarla kaplı, ağzının önünde zehir kancaları ve başının üzerinde toplanmış sekiz gözü bulunan iri bir örümcektir.
Zehiriyle tanınmış olmasına karşın, insanlar için tehlikeli değildir.
2 Nisan 2020 Perşembe
ANTONİ TÀPİES (ressam)
İSPANYOL ressam, 1923 yılında Barcelona'da doğdu. Hukuk ve ticaret öğrenimi gördü. İç savaştan ve bu esnada yaşanan korkunç olaylardan derinden etkilendi. 1946' da gazetelerden, iplerden, kâğıttan ve alüminyumdan oluşan kolajlar yaptı. Miró'dan etkilenerek "gerçeküstücü" bir dönem geçirdi: "Desconsuelo lunar (1949)".
1950-51 yılları arasında katıldığı Paris'te, Fautrier ve Dubuffet'nin informel sanatının yanı sıra Michel Tapié'nin yazılarıyla da tanıştı. 1954' den itibaren malzeme üzerine araştırmalarına geri döndü. Sıvı yağ, mermer tozu, toz boyalar veya lateks karışımından oluşan malzemelerle, boya katmanına kazınmış informel işaretler oluşturdu : "Negro y ocre (1955)"; "Büyük Kahverengi Üçgen (1963)".
Heykeller de yapan Tàpies, aralarında; "Sanat Pratiği (1970)" ve "Estetik Karşısında Sanat (1978)"ın da yer aldığı resim üzerine pek çok "deneme" ve bir "otobiyografi (memòria personal) - 1977" yayınladı. Antoni Tàpies, 2012' de Barcelona'da öldü.
1950-51 yılları arasında katıldığı Paris'te, Fautrier ve Dubuffet'nin informel sanatının yanı sıra Michel Tapié'nin yazılarıyla da tanıştı. 1954' den itibaren malzeme üzerine araştırmalarına geri döndü. Sıvı yağ, mermer tozu, toz boyalar veya lateks karışımından oluşan malzemelerle, boya katmanına kazınmış informel işaretler oluşturdu : "Negro y ocre (1955)"; "Büyük Kahverengi Üçgen (1963)".
Heykeller de yapan Tàpies, aralarında; "Sanat Pratiği (1970)" ve "Estetik Karşısında Sanat (1978)"ın da yer aldığı resim üzerine pek çok "deneme" ve bir "otobiyografi (memòria personal) - 1977" yayınladı. Antoni Tàpies, 2012' de Barcelona'da öldü.
![]() |
| Antoni Tàpies - Aşıboyası ve pembe kabartma |
31 Mart 2020 Salı
TANZİMAT-I HAYRİYE MADALYASI
TANZİMAT'IN ilânı dolayısıyla 1850' de bastırılan madalya. Belçikalı Hart tarafından dizayn edildi. Bir yüzünde Türk bayrağı ve çeşitli askerî silâhlardan meydana gelen ve üzeri padişahın tuğrasıyla süslü bir arma, armanın sağında "Tanzimat Hattı Hümayunu" nu temsil eden bir ferman vardır.
Bu fermanın kıvrımı üzerine "Tanzimat" kelimesi ve diğer kıvrımlarında "Reşid", "Ali" isimleriyle bu fermana bağlı Abdülmecid'in tuğrası olan iki mühür yer alır. Armanın çeşitli yerlerinde Osmanlı devrimlerinde ismi geçen padişahların isimleri vardır.
Tam ortada; kalkanın üzerinde Osman'ın , sancağın üzerinde 2. Mehmed'in, topun üzerinde Kanunî'nin ve zırhın üzerinde 2. Mahmud'un isimleri okunur. En altta "Régéneration de L'Empire d' Osman par Abdulmedjid" sözünün biraz yukarısında "Köprülü"nün adı vardır.
Madalyanın etrafında ve çerçeve içinde Fransızca olarak: "Herkese eşit adalet, eğitim yaygınlaştı, sanatlar ve barış korundu, sığınma hakları devam etti, imparatorluğun onuru yükseltildi, zayıflar himâye edildi" yazılıdır.
Madalyanın arka yüzünde; dalgalara dayanan kayalar üzerinde yükselen heybetli bir burç, Sultanahmed Camii'nin kubbesi ve iki minaresi, burç üzerinde dalgalanan Türk bayrağı vardır. Çevresinde "L'empire subsistera (imparatorluk bâkîdir)"; en altında ise madalyanın hak tarihi olan "1850" yılı okunur.
Bu fermanın kıvrımı üzerine "Tanzimat" kelimesi ve diğer kıvrımlarında "Reşid", "Ali" isimleriyle bu fermana bağlı Abdülmecid'in tuğrası olan iki mühür yer alır. Armanın çeşitli yerlerinde Osmanlı devrimlerinde ismi geçen padişahların isimleri vardır.
Tam ortada; kalkanın üzerinde Osman'ın , sancağın üzerinde 2. Mehmed'in, topun üzerinde Kanunî'nin ve zırhın üzerinde 2. Mahmud'un isimleri okunur. En altta "Régéneration de L'Empire d' Osman par Abdulmedjid" sözünün biraz yukarısında "Köprülü"nün adı vardır.
Madalyanın etrafında ve çerçeve içinde Fransızca olarak: "Herkese eşit adalet, eğitim yaygınlaştı, sanatlar ve barış korundu, sığınma hakları devam etti, imparatorluğun onuru yükseltildi, zayıflar himâye edildi" yazılıdır.
Madalyanın arka yüzünde; dalgalara dayanan kayalar üzerinde yükselen heybetli bir burç, Sultanahmed Camii'nin kubbesi ve iki minaresi, burç üzerinde dalgalanan Türk bayrağı vardır. Çevresinde "L'empire subsistera (imparatorluk bâkîdir)"; en altında ise madalyanın hak tarihi olan "1850" yılı okunur.
29 Mart 2020 Pazar
HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER (devlet adamı, yazar)
TÜRK yazar ve devlet adamı, 1886 yılında İstanbul'da doğdu. Numuneî Terakki mektebi ve Galatasaray lisesinde okudu. İstanbul Erkek Muallim mektebinde hocalık, Dârülfünün'da Türk-İslâm sanatları müderrisliği yaptı.
Osmanlı Mebusan Meclisi ve TBMM' de Saruhan mebusu oldu (1920). İki defa Maarif vekilliği yaptı (1920 ve 1925). Bükreş büyükelçiliğinde bulundu (1935-44); sonra İstanbul milletvekili seçildi (1946-57). Türk ocaklarının kurulmasında ve geliştirilmesinde çalıştı.
Yazı hayatına "Fecr-i âti" topluluğunda şiirle başlayan Tanrıöver; şiir, hikâye, makale türlerinde yazmakla beraber, Türk edebiyatında "hitabet gücüyle" tanındı. "Türkçülük" ülküsünün savunucusu olduğu yıllarda, nutuklarıyla millî edebiyat akımını etkiledi.
İzmir'in işgâl edilmesi üzerine, İstanbul'da yapılan mitinglerdeki konuşmalarıyla da "Millî Mücadele"nin başlamasında etkili oldu. Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1966' da İstanbul'da öldü.
Eserleri: "Dağ Yolu (hitabeler 2 cilt)", "Günebakan (makaleler - 1929)"
Osmanlı Mebusan Meclisi ve TBMM' de Saruhan mebusu oldu (1920). İki defa Maarif vekilliği yaptı (1920 ve 1925). Bükreş büyükelçiliğinde bulundu (1935-44); sonra İstanbul milletvekili seçildi (1946-57). Türk ocaklarının kurulmasında ve geliştirilmesinde çalıştı.
Yazı hayatına "Fecr-i âti" topluluğunda şiirle başlayan Tanrıöver; şiir, hikâye, makale türlerinde yazmakla beraber, Türk edebiyatında "hitabet gücüyle" tanındı. "Türkçülük" ülküsünün savunucusu olduğu yıllarda, nutuklarıyla millî edebiyat akımını etkiledi.
İzmir'in işgâl edilmesi üzerine, İstanbul'da yapılan mitinglerdeki konuşmalarıyla da "Millî Mücadele"nin başlamasında etkili oldu. Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1966' da İstanbul'da öldü.
Eserleri: "Dağ Yolu (hitabeler 2 cilt)", "Günebakan (makaleler - 1929)"
27 Mart 2020 Cuma
AHMED HAMDİ TANPINAR (şâir, yazar)
TÜRK yazar ve şâiri, 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Antalya Sultanîsi ve Edebiyat fakültesini bitirdi (1923). Çeşitli liselerde, Gazi Eğitim enstitüsünde ve Güzel Sanatlar akademisinde; edebiyat, sanat tarihi, estetik ve mitoloji dersleri verdi (1930-39). İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesi Türk dili ve Edebiyatı bölümü, Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne getirildi (1939).
Maraş Milletvekili (1942-46), Millî Eğitim Bakanlığı müfettişi (1946), Güzel Sanatlar Akademisi estetik öğretmeni (1948) oldu. Yeniden Türk Edebiyatı profesörlüğüne döndü (1949). Vefatına kadar bu vazifede kaldı. Şiirleri çeşitli dergilerde yayınlandı.
Eserlerinde; Anadolu'da gelişen Türk-İslâm medeniyetinin özellikleri ve değerleri üzerinde durdu. Bu değerlerin, Batı medeniyeti karşısında taşıdığı anlamı araştırdı; Garplılaşma hareketi içinde geleneklerin önemini gösterdi. Hikâyelerinde bu temaya, psikolojik derinliği ve özellikle şuuraltının çözümünü ekledi.
Tanpınar'ın zaman zaman konuşma dilinden uzaklaşan, birkaç dilden terimlerle zenginleşen, birleşik cümlelerin imkânlarını araştıran bir üslûbu vardır. Edebiyat tarihi araştırmalarında Tanzimat'tan günümüze kadar gelen yazarları ve eserleri özellikle psikolojik şartları araştırarak inceler. Resim, heykel, musıkî vb. konularında denemeleri vardır. Ahmed Hamdi Tanpınar, 1962' de İstanbul'da öldü.
Eserleri: "Abdullah Efendi'nin Rüyaları (hikâyeler - 1943)", "Mahur Beste (roman - 1944)", "Huzur (roman - 1949)", "Yaz Yağmuru (hikâyeler - 1955)", "19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949)", "Saatleri Ayarlama Enstitüsü (roman - 1962)", "Edebiyat Üstüne Makaleler (1969)", "Yaşadığım Gibi (denemeler - 1970)".
Maraş Milletvekili (1942-46), Millî Eğitim Bakanlığı müfettişi (1946), Güzel Sanatlar Akademisi estetik öğretmeni (1948) oldu. Yeniden Türk Edebiyatı profesörlüğüne döndü (1949). Vefatına kadar bu vazifede kaldı. Şiirleri çeşitli dergilerde yayınlandı.
Eserlerinde; Anadolu'da gelişen Türk-İslâm medeniyetinin özellikleri ve değerleri üzerinde durdu. Bu değerlerin, Batı medeniyeti karşısında taşıdığı anlamı araştırdı; Garplılaşma hareketi içinde geleneklerin önemini gösterdi. Hikâyelerinde bu temaya, psikolojik derinliği ve özellikle şuuraltının çözümünü ekledi.
Tanpınar'ın zaman zaman konuşma dilinden uzaklaşan, birkaç dilden terimlerle zenginleşen, birleşik cümlelerin imkânlarını araştıran bir üslûbu vardır. Edebiyat tarihi araştırmalarında Tanzimat'tan günümüze kadar gelen yazarları ve eserleri özellikle psikolojik şartları araştırarak inceler. Resim, heykel, musıkî vb. konularında denemeleri vardır. Ahmed Hamdi Tanpınar, 1962' de İstanbul'da öldü.
Eserleri: "Abdullah Efendi'nin Rüyaları (hikâyeler - 1943)", "Mahur Beste (roman - 1944)", "Huzur (roman - 1949)", "Yaz Yağmuru (hikâyeler - 1955)", "19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949)", "Saatleri Ayarlama Enstitüsü (roman - 1962)", "Edebiyat Üstüne Makaleler (1969)", "Yaşadığım Gibi (denemeler - 1970)".
25 Mart 2020 Çarşamba
YVES TANGUY (ressam)
FRANSIZ asıllı ressam, 1900 yılında Paris'te doğdu. Breton asıllıydı. Önce ticaret gemilerinde çalıştı. 1923' de İtalyan ressam Giorgio de Chirico'nun bir tablosunu görünce ressam olmaya karar verdi. 1925' de "gerçeküstücü" topluluğa katıldı. O tarihten sonra eserlerinde, plastik açıdan kişiliğe yer bırakmayan bir göz aldatmaca tekniğiyle iç dünyasını yansıttı.
Belirsiz geniş boşluklar içinde kesin "amibimsi" figürler gelişmekte ve giderek daha çok fosilleşmiş garip yapılar halini almaktadır.
Tanguy, 1939' da Amerika'ya yerleşti ve 1948' de Amerikan vatandaşı oldu. 1950' den sonra tablolarının boyutları büyüdü ve alanları genişleyip yayılan şekillerle kaplanır oldu (Kemerlerin Çoğalması). Yves Tanguy, 1955' de Woodbury, Connecticut'da öldü.
Belirsiz geniş boşluklar içinde kesin "amibimsi" figürler gelişmekte ve giderek daha çok fosilleşmiş garip yapılar halini almaktadır.
Tanguy, 1939' da Amerika'ya yerleşti ve 1948' de Amerikan vatandaşı oldu. 1950' den sonra tablolarının boyutları büyüdü ve alanları genişleyip yayılan şekillerle kaplanır oldu (Kemerlerin Çoğalması). Yves Tanguy, 1955' de Woodbury, Connecticut'da öldü.
![]() |
| Yves Tanguy - Luc, le bonimenteur |
23 Mart 2020 Pazartesi
KENZO TANGE (mimar)
JAPON mimar, 1913 yılında İmabari'de doğdu. Yüksek öğrenimini Hiroşima ve Tokyo'da tamamladı. 1950' de ilk eserini verdi (Kobe fuarında sergi pavyonu); sonra Matsuyama Kongre salonunu, Kurayoşi Hükümet konağını (1954), Tokyo Merkezi Yönetim binalarını (1957) yaptı. Başlıca eseri, Hiroşima'daki "Barış Merkezi" dir (1955-56).
Milletlerarası üslûbun metod ve malzemelerini kullanan Tange, binaların plan ve biçimlerinde elinden geldiği kadar geleneksel Japon mimarîsine bağlı kalmaya çalıştı. Şehircilik dersleri verdiği Tokyo üniversitesinde birçok mimar yetiştirdi. Çok sayıda ödül kazanmış bir mimar olan Kenzo Tange, 2005' de Tokyo'da öldü.
Milletlerarası üslûbun metod ve malzemelerini kullanan Tange, binaların plan ve biçimlerinde elinden geldiği kadar geleneksel Japon mimarîsine bağlı kalmaya çalıştı. Şehircilik dersleri verdiği Tokyo üniversitesinde birçok mimar yetiştirdi. Çok sayıda ödül kazanmış bir mimar olan Kenzo Tange, 2005' de Tokyo'da öldü.
![]() |
| Kenzo Tange - Meryem Ana Katedrali (1963-64) - Tokyo |
21 Mart 2020 Cumartesi
HALDUN TANER (hikâye ve oyun yazarı)
TÜRK hikâyecisi ve oyun yazarı, 1916 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray lisesini bitirdi. Heidelberg üniversitesinde iktisat, Viyana üniversitesinde felsefe ve tiyatro tarihi okudu. İstanbul üniversitesinin Sanat Tarihi ve Alman Edebiyatı bölümlerini bitirdi (1950).
Sait Faik Hikâye armağanı (1955) ve New York Herald Tribune gazetesinin hikâye yarışmasında Türkiye birinciliğini kazandı (1953). Devekuşu Kabare tiyatrosunun kurucularındandır (1967). Uzun müddet "Tercüman" ve "Milliyet" gazetelerinde köşe yazıları yazdı. "Yalıda Sabah" adlı hikâye kitabıyla Sedat Simavi Vakfı edebiyat ödülünü aldı (1983). Haldun Taner 1986' da İstanbul'da öldü.
Oyunları: "Günün Adamı (1953)", "Dışardakiler (1957)", "Ve Değirmen Dönerdi (1958)", "Fazilet Eczanesi (1960)", "Huzur Çıkmazı (1962)","Keşanlı Ali Destanı (1964)", "Eşeğin Gölgesi (1965)", "Vatan Kurtaran Şaban (1968)", "Astronot Niyazi (1970)", "Bu Şehr-i Stanbul ki (1969)", "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1970)", "Aşk-ü Sevda (1973)", "Yar Bana Bir Eğlence (1974)", "Ayışığında Şamata (1977)".
Hikâye kitapları: "Yaşasın Demokrasi (1949)", "Tuş (1951", "Şişhaneye Yağmur Yağıyor (1953)", "Ayışığında Çalışkur (1954)", "On İkiye Bir Var (1955)", "Sancho'nun Sabah Yürüyüşü (1969)", "Hikâyeler (ilk üç kitap - 1970)"
Haldun Taner, 1970' lerden sonra, gezi, sohbet ve deneme türlerine de ağırlık verdi. Bu tür eserleri : "Hak Dostum Diye Başlayım Söze (1978)", "Düşsem Yollara Yollara (1979)", "Ölür İse Tenler Ölür, Canlar Ölesi Değil (1979)", "Devekuşuna Mektuplar (1960-77)", "Önce İnsan Olmak".
Sait Faik Hikâye armağanı (1955) ve New York Herald Tribune gazetesinin hikâye yarışmasında Türkiye birinciliğini kazandı (1953). Devekuşu Kabare tiyatrosunun kurucularındandır (1967). Uzun müddet "Tercüman" ve "Milliyet" gazetelerinde köşe yazıları yazdı. "Yalıda Sabah" adlı hikâye kitabıyla Sedat Simavi Vakfı edebiyat ödülünü aldı (1983). Haldun Taner 1986' da İstanbul'da öldü.
Oyunları: "Günün Adamı (1953)", "Dışardakiler (1957)", "Ve Değirmen Dönerdi (1958)", "Fazilet Eczanesi (1960)", "Huzur Çıkmazı (1962)","Keşanlı Ali Destanı (1964)", "Eşeğin Gölgesi (1965)", "Vatan Kurtaran Şaban (1968)", "Astronot Niyazi (1970)", "Bu Şehr-i Stanbul ki (1969)", "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1970)", "Aşk-ü Sevda (1973)", "Yar Bana Bir Eğlence (1974)", "Ayışığında Şamata (1977)".
Hikâye kitapları: "Yaşasın Demokrasi (1949)", "Tuş (1951", "Şişhaneye Yağmur Yağıyor (1953)", "Ayışığında Çalışkur (1954)", "On İkiye Bir Var (1955)", "Sancho'nun Sabah Yürüyüşü (1969)", "Hikâyeler (ilk üç kitap - 1970)"
Haldun Taner, 1970' lerden sonra, gezi, sohbet ve deneme türlerine de ağırlık verdi. Bu tür eserleri : "Hak Dostum Diye Başlayım Söze (1978)", "Düşsem Yollara Yollara (1979)", "Ölür İse Tenler Ölür, Canlar Ölesi Değil (1979)", "Devekuşuna Mektuplar (1960-77)", "Önce İnsan Olmak".
19 Mart 2020 Perşembe
TANBURÎ CEMİL BEY (bestekâr)
TÜRK bestekârı, 1871 yılında İstanbul'da doğdu. Mülkiye'de okudu. Hariciye nezaretine memur oldu. Geçimini, daha çok sarayın ve yüksek çevrelerin himayesiyle ve özellikle plaklarıyla sağladı. İcracı olarak ünü Türkiye sınırlarını aşan Cemil Bey, tambur, kemençe, yaylı tambur ve lavtadan başka; başta viyolonsel olmak üzere birçok sazı iyi derecede çalıyordu.
Kendinden sonra gelen hemen bütün sazendeleri etkiledi. Tanburî Ali Efendi'nin romantizme kayan yolunu takip etmekle beraber, büyük orijinallik gösterdi. Tamburda klâsik icra üslûbunu bırakarak çok mızrap vuruşuyla özellik kazanan bir tarz getirdi.
Tanburî Cemil Bey, 1916' da (yaş 45) İstanbul'da öldü. Plaklarda, her biri büyük değer taşıyan 60 kadar taksimi vardır. Ayrıca 18 saz eseriyle 18 şarkı bırakmıştır. Oğlu Mesut Cemil (Tel) de müzikle ileri derecede ilgilenmiştir.
Bazı eserleri: "Şedd-i Arabân Saz Semaisi", "Mâhur Peşrev, Muhayyer Saz Semaisi", "Hicazkâr Saz Semaisi", "Sûz-i Dilârâ Saz Semaisi, Muhayyer Peşrev", "Hicazkâr Peşrev".
Kendinden sonra gelen hemen bütün sazendeleri etkiledi. Tanburî Ali Efendi'nin romantizme kayan yolunu takip etmekle beraber, büyük orijinallik gösterdi. Tamburda klâsik icra üslûbunu bırakarak çok mızrap vuruşuyla özellik kazanan bir tarz getirdi.
Tanburî Cemil Bey, 1916' da (yaş 45) İstanbul'da öldü. Plaklarda, her biri büyük değer taşıyan 60 kadar taksimi vardır. Ayrıca 18 saz eseriyle 18 şarkı bırakmıştır. Oğlu Mesut Cemil (Tel) de müzikle ileri derecede ilgilenmiştir.
Bazı eserleri: "Şedd-i Arabân Saz Semaisi", "Mâhur Peşrev, Muhayyer Saz Semaisi", "Hicazkâr Saz Semaisi", "Sûz-i Dilârâ Saz Semaisi, Muhayyer Peşrev", "Hicazkâr Peşrev".
17 Mart 2020 Salı
TANAGRA HEYKELCİĞİ
TANAGRA Yunanistan'ın Boiotia bölgesinde bir kasabadır. Milâttan önce 457 yılında Ispartalılar Atinalıları burada yendiler.
Tanagra özellikle pişmiş topraktan küçük heykel atölyeleriyle tanınır. Arkaik çağdan beri ve özellikle Mö. 300' den sonra bol miktarda yapılan bu heykelcikler 19. yy. sonuna doğru mezarlıklarda bulunmuştur. Çoğu çocuk veya kadın figürleridir. Bazıları iki veya üç kişilik topluluk halinde, basit şekilde boyalı, günlük elbiseler içinde ve günlük hayattaki duruşlarındadır.
Bu heykelciklerin çok tanınmış olması yüzünden, bugün devri ne olursa olsun, bütün Yunan pişmiş toprak eserlerine yanlış olarak "Tanagra" adı verilmektedir.
Tanagra özellikle pişmiş topraktan küçük heykel atölyeleriyle tanınır. Arkaik çağdan beri ve özellikle Mö. 300' den sonra bol miktarda yapılan bu heykelcikler 19. yy. sonuna doğru mezarlıklarda bulunmuştur. Çoğu çocuk veya kadın figürleridir. Bazıları iki veya üç kişilik topluluk halinde, basit şekilde boyalı, günlük elbiseler içinde ve günlük hayattaki duruşlarındadır.
Bu heykelciklerin çok tanınmış olması yüzünden, bugün devri ne olursa olsun, bütün Yunan pişmiş toprak eserlerine yanlış olarak "Tanagra" adı verilmektedir.
![]() |
| Tanagra heykelciği |
15 Mart 2020 Pazar
RUFİNO TAMAYO (ressam)
MEKSİKALI ressam, 1899 yılında Oaxaca'da doğdu. Mexico Güzel Sanatlar okulunda yetişti. 1928' de Eğitim Bakanlığı Plastik Sanatlar bölümü müdürü oldu. Millî konservatuarda (1933), Mexico müzesinde, Mexico Güzel sanatlar sarayında (1952), Unesco sarayında (1958) birçok fresk yaptı.
Tamayo, 1943' de New York'a yerleşti. Northampton'daki (Massachusetts) Smith College'ın fresklerini yaptı. Eserlerinde, Picasso etkisinde modern bir üslûplaştırma ile Meksika halk sanatı geleneğini birleştirir. Rufino Tamayo, 1991' de Mexico City'de öldü.
Bazı ilgi çeken eserleri: "Şarkıcı (1950)", "Hayvanlar (1943)", "Uyuyan Müzikçiler (1950).
Tamayo, 1943' de New York'a yerleşti. Northampton'daki (Massachusetts) Smith College'ın fresklerini yaptı. Eserlerinde, Picasso etkisinde modern bir üslûplaştırma ile Meksika halk sanatı geleneğini birleştirir. Rufino Tamayo, 1991' de Mexico City'de öldü.
Bazı ilgi çeken eserleri: "Şarkıcı (1950)", "Hayvanlar (1943)", "Uyuyan Müzikçiler (1950).
![]() |
| Rufino Tamayo - Şarkıcı |
13 Mart 2020 Cuma
11 Mart 2020 Çarşamba
TALAVERA DE LA REİNA (seramik)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































