kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ağustos 2018 Cuma
BOĞAZDA BASKI HİSSİ
ARALIKLI veya devamlı olarak boğazda bir baskı hissi duymaya "globus belirtisi" denilir. Psikosomatik hastalıklarda, yemek borusu kanserleri ve divertiküllerinde, guatrda, ayrıca; ses kısıklığı ve yutma zorluğuyla beraber nörolojik hastalıklarda ortaya çıkabilir.
8 Temmuz 2018 Pazar
KIRMIZI VEYA SİYAH KAN KUSMA
KUSMA yoluyla koyu veya canlı kırmızı renkte taze kan ya da siyahımsı renkte sindirilmiş kan çıkarılmasına "hematemez" denir. Kan kusmanın en sık görülen sebepleri; mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri ve karaciğer sirozudur.
Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserinde belirli çaptaki kan damarlarının ülser sürecine bağlı olarak tahriş olması kanamaya sebep olur. Karaciğer sirozunda ise, kanamanın sebebi; yemek borusu çevresindeki toplardamarların portal sistemdeki basınç artışına bağlı olarak yırtılmasıdır (özofagus varis kanması).
Diğer kan kusma sebepleri arasında; mide kanseri, ağır akut gastritler, bağırsak enfarktüsü, lösemi vb. hastalıklarda olduğu gibi pıhtılaşma bozukluklarıdır.
Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserinde belirli çaptaki kan damarlarının ülser sürecine bağlı olarak tahriş olması kanamaya sebep olur. Karaciğer sirozunda ise, kanamanın sebebi; yemek borusu çevresindeki toplardamarların portal sistemdeki basınç artışına bağlı olarak yırtılmasıdır (özofagus varis kanması).
Diğer kan kusma sebepleri arasında; mide kanseri, ağır akut gastritler, bağırsak enfarktüsü, lösemi vb. hastalıklarda olduğu gibi pıhtılaşma bozukluklarıdır.
20 Haziran 2018 Çarşamba
KARACİĞER BÜYÜMESİ
KARACİĞERDE büyüme, karaciğerin her tarafında aynı miktarda olabildiği gibi, organın bazı bölümlerinde düzensiz şekilde de olabilir. Karaciğerde dolaşım bozuklukları, safra yollarının tıkanması, siroz, asalaklara bağlı kistler, tümörler, zehirlenmeler, enfeksiyon hastalıkları, kan kanseri gibi hastalıklara bağlı olarak büyüme görülebilir.
Büyümüş bir karaciğerin alt sınırı, hekimin elle yaptığı karın muayenesiyle, üst sınırı ise göğüs kafesine vurarak sesin dinlenmesiyle belirlenebilir.
Karaciğer biyopsisi, sintigrafi, laparoskopi gibi teşhise yönelik inceleme metodlarıyla da karaciğer büyümesinin sebebi araştırılabilir.
Büyümüş bir karaciğerin alt sınırı, hekimin elle yaptığı karın muayenesiyle, üst sınırı ise göğüs kafesine vurarak sesin dinlenmesiyle belirlenebilir.
Karaciğer biyopsisi, sintigrafi, laparoskopi gibi teşhise yönelik inceleme metodlarıyla da karaciğer büyümesinin sebebi araştırılabilir.
20 Mart 2018 Salı
İŞTAH OLMASAYDI
İŞTAH, önceki tecrübelerde hoşa giden bir yiyeceğe yönelik istekle beraber gelişen ve yoğun bir ruhî yanı da olan açlık duygusudur. Yoğun bir tükürük ve mide salgısının eşlik ettiği güçlü duygusal istekte genetiğin de rolü bulunur.
Genellikle mideye ilk giren lokmalar iştah açıcı bir rol oynar. Çevreden gelen uyarılar da mide mukozasını ve kas duvarını uyarır. Meselâ, hoşa gitmeyen bir maddenin kokusu, midenin büzülmesine, mide kaslarında gerginliğin azalmasına, bulantıya ve iştahın kaçmasına sebep olur.
Açlıkta ise, mide kaslarında gerginliğin artması, iştahın da artmasına yol açar. İştah açıcı gıdaların görüntü veya kokusu, mide gerginliğinin artmasını getirir. Buna karşılık; korku, kaygı ve öfke gibi ruh hallerinde mide kas gerginliği ve iştah azalır.
Bazı gastrit vakalarında olduğu gibi, mide kaslarında gerginliğin azalması veya tamamen kaybolmasıyla ilgili hastalıklar, genelde iştahın azalmasına yol açarlar. Mide kanserlerinde ise hemen her zaman iştahsızlık vardır. Anoreksia gibi bazı anormal zayıflama vakalarında iştah kaybı psikolojik durumlardan kaynaklanabilir.
Genellikle mideye ilk giren lokmalar iştah açıcı bir rol oynar. Çevreden gelen uyarılar da mide mukozasını ve kas duvarını uyarır. Meselâ, hoşa gitmeyen bir maddenin kokusu, midenin büzülmesine, mide kaslarında gerginliğin azalmasına, bulantıya ve iştahın kaçmasına sebep olur.
Açlıkta ise, mide kaslarında gerginliğin artması, iştahın da artmasına yol açar. İştah açıcı gıdaların görüntü veya kokusu, mide gerginliğinin artmasını getirir. Buna karşılık; korku, kaygı ve öfke gibi ruh hallerinde mide kas gerginliği ve iştah azalır.
Bazı gastrit vakalarında olduğu gibi, mide kaslarında gerginliğin azalması veya tamamen kaybolmasıyla ilgili hastalıklar, genelde iştahın azalmasına yol açarlar. Mide kanserlerinde ise hemen her zaman iştahsızlık vardır. Anoreksia gibi bazı anormal zayıflama vakalarında iştah kaybı psikolojik durumlardan kaynaklanabilir.
26 Şubat 2018 Pazartesi
KANSER OLUŞUMU
BİR veya daha fazla dokuda tümöre doğru dönüşmeye yol açan biyolojik süreçlerin tümüne kanser oluşumu denilir. Bağımsız ve ilerleyici özellikteki hücre çoğalmasının başlamasına sebep olur. Kanser yapıcı etken denilen onkojen etken, çeşitli yapılardaki maddelerin doku üzerindeki tesirleri neticesinde ortaya çıkar.
İnsan veya hayvanda etkili olan çok sayıda onkojen etken belirlenmiştir. Fakat bunların hangi mekanizmalarla tümör oluşumuna kapı açtıkları hâlâ büyük ölçüde belirlenememiştir. Farklı tipte tümörlerin varlığı, bunların farklı hastalıklara ait oldukları ve ortaya çıkmalarının da hem vücut dışındaki etkenlere hem de genetik yapı, bağışıklık sistemi, hormon dengesi gibi vücutla alâkalı etkenlere bağlı olduğu bilinmelidir.
İnsan veya hayvanda etkili olan çok sayıda onkojen etken belirlenmiştir. Fakat bunların hangi mekanizmalarla tümör oluşumuna kapı açtıkları hâlâ büyük ölçüde belirlenememiştir. Farklı tipte tümörlerin varlığı, bunların farklı hastalıklara ait oldukları ve ortaya çıkmalarının da hem vücut dışındaki etkenlere hem de genetik yapı, bağışıklık sistemi, hormon dengesi gibi vücutla alâkalı etkenlere bağlı olduğu bilinmelidir.
17 Şubat 2018 Cumartesi
KARSİNOİT İNCEBAĞIRSAKTA OLUR
KARSİNOİT, mikroskopik görüntüsü karsinoma, yani epitel dokusundan gelişen kansere benzer bir tümördür. Karsinomdan farklı olarak yavaş ilerler ve genellikle iyi huylu bir gidiş gösterir. Nadir görülen bir tümör tipidir. Vakaların çoğu incebağırsakta gelişir.
Tümör genellikle tıkız, çevre dokudan belirgin şekilde ayrılmış ve sarımsı kahverengi bir şişlik şeklindedir.
Tümör genellikle tıkız, çevre dokudan belirgin şekilde ayrılmış ve sarımsı kahverengi bir şişlik şeklindedir.
8 Şubat 2018 Perşembe
KELLİK (alopesi)
DOĞUŞTAN veya edinilmiş sebeplerle saçların veya kılların olmaması (dökülmesi) haline "kellik" denilir. Her ne kadar vücudun tüm kıllanma sistemiyle ilgiliyse de daha çok saçları ilgilendirir. Saç dökülmesi yaygın veya sınırlı şekilde görülebilir. Bu farklılık pek çok sebebe bağlı olabilir.
Çeşitli oluşum bozukluğuyla beraber olan ve genetik olarak geçen doğumsal kellik çok nadir görülür. Çok daha sık rastlanan edinsel kellik, vücudun genel hastalıkları sırasında görülen geçici bir durumdur. Genel hastalığın iyileşmesiyle kellik de ortadan kalkar.
Edinsel kellik, tifo, tüberküloz gibi kronik enfeksiyon hastalıklarında; şeker hastalığı, tiroit ve böbreküstü bezi gibi iç salgı ve metabolizma hastalıklarında; kansızlık, kan kanseri gibi kan hastalıklarında görülür.
Ayrıca kronik zehirlenmeler, özel tedaviler (kanda pıhtılaşma önleyici veya hücre çoğalmasını durduran ilâçlarla ya da radyoterapi tedavisi) saç dökülmesi yapar.
Çok yoğun ruhî gerginlik veya heyecanlardan, ağır travmalardan, ameliyatlardan ve doğumdan sonra bazen aşırı saç dökülmesi gözlenebilir.
Kelliğin en sık rastlanan sebeplerinden biri de saçlı derideki yağ bezlerinin aşırı sebum salgılamasıdır (seboreik alopesi). Sınırlı kellik, mantar enfeksiyonlarına veya kıl köklerinin yıkımına yol açan travma, yanık, tümör, frengi, çıban, liken, skleroderma, kızartılı lupus gibi patolojilere bağlı olarak gelişebilir.
Yaşlanmayla ilgili olan saç dökülmesini, şahsın yapısıyla ilgili çeşitli etkenler de belirler; özellikle erken yaşlarda ortaya çıkan saç dökülmesi, belli sınırlar içinde genetik olarak kabul edilir. Genç yaşta kel olan bir erkeğin erkek çocukları da büyük ihtimâlle ileride kel olacaktır. Böyle vakalarda genellikle 25 yaşından sonra saçlar azalır, incelir, rengini kaybeder ve hafifçe çekildiklerinde yerinden ayrılır.
Çeşitli oluşum bozukluğuyla beraber olan ve genetik olarak geçen doğumsal kellik çok nadir görülür. Çok daha sık rastlanan edinsel kellik, vücudun genel hastalıkları sırasında görülen geçici bir durumdur. Genel hastalığın iyileşmesiyle kellik de ortadan kalkar.
Edinsel kellik, tifo, tüberküloz gibi kronik enfeksiyon hastalıklarında; şeker hastalığı, tiroit ve böbreküstü bezi gibi iç salgı ve metabolizma hastalıklarında; kansızlık, kan kanseri gibi kan hastalıklarında görülür.
Ayrıca kronik zehirlenmeler, özel tedaviler (kanda pıhtılaşma önleyici veya hücre çoğalmasını durduran ilâçlarla ya da radyoterapi tedavisi) saç dökülmesi yapar.
Çok yoğun ruhî gerginlik veya heyecanlardan, ağır travmalardan, ameliyatlardan ve doğumdan sonra bazen aşırı saç dökülmesi gözlenebilir.
Kelliğin en sık rastlanan sebeplerinden biri de saçlı derideki yağ bezlerinin aşırı sebum salgılamasıdır (seboreik alopesi). Sınırlı kellik, mantar enfeksiyonlarına veya kıl köklerinin yıkımına yol açan travma, yanık, tümör, frengi, çıban, liken, skleroderma, kızartılı lupus gibi patolojilere bağlı olarak gelişebilir.
Yaşlanmayla ilgili olan saç dökülmesini, şahsın yapısıyla ilgili çeşitli etkenler de belirler; özellikle erken yaşlarda ortaya çıkan saç dökülmesi, belli sınırlar içinde genetik olarak kabul edilir. Genç yaşta kel olan bir erkeğin erkek çocukları da büyük ihtimâlle ileride kel olacaktır. Böyle vakalarda genellikle 25 yaşından sonra saçlar azalır, incelir, rengini kaybeder ve hafifçe çekildiklerinde yerinden ayrılır.
25 Ekim 2017 Çarşamba
MUKOZADA DEĞİŞİKLİK VARSA
BİR mukoza örtüsünde hastalığa bağlı değişikliğe "lökoplazi" denilir. Pürüzlü yüzeyli, sınırlı ve düzensiz şekilli, beyaz renkli, bir veya daha fazla kabarık plağın mukozada ortaya çıkmasıyla farkedilir.
Çoğunlukla ağız boşluğu, gırtlak, vulva, dölyatağı boynu, penis mukozalarında görülür. Bu durum, epitel dokunun yapısında değişikliğe yol açan sigara dumanı, hafif, ama uzun süreli zedelenmeler, kronik enfeksiyonlar gibi uzun süreli tahriş edici etkenlerin neticesinde ortaya çıkar.
Epitel dokunun yapısındaki değişimler; kalınlık artışı ve dış katmanlarda keratin artışıdır. Bazı vakalarda bu tahriş plakları tümör gelişimine doğru ilerleyebilir. Bu sebeple, lökoplazi kanser öncesi bir değişiklik olarak kabul edilir. Bu yüzden sürekli takip edilmeli ve kansere dönüşüm belirtileri vermeye başladığında ameliyatla alınmalıdır.
Çoğunlukla ağız boşluğu, gırtlak, vulva, dölyatağı boynu, penis mukozalarında görülür. Bu durum, epitel dokunun yapısında değişikliğe yol açan sigara dumanı, hafif, ama uzun süreli zedelenmeler, kronik enfeksiyonlar gibi uzun süreli tahriş edici etkenlerin neticesinde ortaya çıkar.
Epitel dokunun yapısındaki değişimler; kalınlık artışı ve dış katmanlarda keratin artışıdır. Bazı vakalarda bu tahriş plakları tümör gelişimine doğru ilerleyebilir. Bu sebeple, lökoplazi kanser öncesi bir değişiklik olarak kabul edilir. Bu yüzden sürekli takip edilmeli ve kansere dönüşüm belirtileri vermeye başladığında ameliyatla alınmalıdır.
30 Eylül 2017 Cumartesi
MELENA (koyu renk dışkı)
KAHVE telvesi gibi koyu renkli, kötü kokulu ve yapışkan kıvamlı dışkıya "melena" denir. Mide veya sindirim sisteminin üst bölümlerindeki ağır kanamalarda ortaya çıkar. Her zaman ciddî bir hastalığın belirtisidir.
Melenanın rengi, kanda bulunan hemoglobinin, bağırsaktaki sindirim ve çürüme süreçleri sonunda hematine dönüşmesiyle oluşur. En sık rastlanan sebepleri; mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri, tümörler ve ağır kan pıhtılaşması bozukluklarıdır.
Kanama fazla olduğunda, melenadan evvel bayılma, bulantı, başdönmesi, göz kararması, solukluk, yoğun terleme, bitkinlik görülebilir. Bunlar kanamadan dolayı tansiyonun düştüğünü gösterir.
Melenanın rengi, kanda bulunan hemoglobinin, bağırsaktaki sindirim ve çürüme süreçleri sonunda hematine dönüşmesiyle oluşur. En sık rastlanan sebepleri; mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri, tümörler ve ağır kan pıhtılaşması bozukluklarıdır.
Kanama fazla olduğunda, melenadan evvel bayılma, bulantı, başdönmesi, göz kararması, solukluk, yoğun terleme, bitkinlik görülebilir. Bunlar kanamadan dolayı tansiyonun düştüğünü gösterir.
17 Eylül 2017 Pazar
MİDE ASİDİ YOKSA DİKKAT
MİDE sıvısı öncelikle aç karnına (boş midede) incelenir. Midenin ürettiği bazal asit miktarı ölçülür. Bu ölçüm, 15 dakika arayla dört defa yapılır ve midenin HCl (hidroklorik asit) seviyesi belirlenir.
İkinci safhada; mideye asit uyarısı yapması için "pentagastrin" adlı madde verilir. 1 saat sonra midedeki maksimum (en yüksek) asit miktarı tekrar ölçülür. Böylelikle aç veya tok karnına midenin salgıladığı asit miktarları belirlenmiş olur. Yapılan ölçümlerde asit bulunmaması durumunda hastada mide kanseri olma tehlikesi vardır.
İkinci safhada; mideye asit uyarısı yapması için "pentagastrin" adlı madde verilir. 1 saat sonra midedeki maksimum (en yüksek) asit miktarı tekrar ölçülür. Böylelikle aç veya tok karnına midenin salgıladığı asit miktarları belirlenmiş olur. Yapılan ölçümlerde asit bulunmaması durumunda hastada mide kanseri olma tehlikesi vardır.
4 Temmuz 2015 Cumartesi
PROSTAT ERKEĞİN DERDİ
Erkeklerde idrar kesesinin altında bulunan ve bir kestaneye benzeyen prostat bezi, meninin sulanmasını temin eden salgısıyla cinsi organların bir parçasıdır. İdrar yolu tam bu bezin ortasından geçer ve bezden buraya kanallar açılır. Belsoğukluğu veya idrar yolu iltihapları kolayca prostat bezini de iltihaplandırırlar. İltihapları çok sancılıdır ve idrar sonunda akıntılara sebep olur.
Yaşlılarda prostat bezi büyür ve fonksiyonu da azalır. Büyümekle idrar yolunda darlığa sebep olur. Bazan tamamen idrar yolunu tıkar ve idrar yapmaya engel olur. Bu durumda hastalar idrarın mesanede birikmesiyle şiddetli ağrılar duyarlar. Yaşlılarda tıkanmaya sebep olan en önemli prostat hastalığı kanserleri ve tümörleridir. İlerlemiş vakalarda bel kemiğine atlama ihtimâli vardır.
Prostat iltihapları (prostatit) antibiyotiklerle tedavi edilirler. Büyümeleri veya tümörleri ameliyatı icap ettirir. Bu bezin kanserleri çok yavaş geliştiklerinden erken teşhis ile tamamen kurtulmak mümkündür.
3 Temmuz 2015 Cuma
SİGARA İLE HAYAT ZOR
Dünyada yaygın bir alışkanlık olan sigara tiryakiliği, birçok hastalıkların sebebi olarak görülmektedir. Alışkanlık meydana getirdiği için terkedilmesi güç olmaktadır. Bu yüzden hiç başlanmaması gerekir. İrade gösterip sigarayı bırakanların bir çoğu tekrar geri dönüş yaparlar.
Her şeyden evvel sigarayı devamlı içenlerde, müzmin sigara bronşitleri olur. Bu şahıslar her sabah öksürerek balgam çıkarmaya ve ciğerlerini temizlemeye çalışırlar. Damar sertliğinin meydana gelmesinde de sigaranın payı olduğu düşünülür. "Bürger" hastalığı denilen ayak damarlarının tıkanmasında sigaranın rolü büyüktür. Sigara midede gastrite sebep olur. Kalbin koroner damarlarında daralmalara sebep olur. Akciğer ve mide kanserlerinde sigara birinci sebep olarak ileri sürülmüştür.
Her şeyden evvel sigarayı devamlı içenlerde, müzmin sigara bronşitleri olur. Bu şahıslar her sabah öksürerek balgam çıkarmaya ve ciğerlerini temizlemeye çalışırlar. Damar sertliğinin meydana gelmesinde de sigaranın payı olduğu düşünülür. "Bürger" hastalığı denilen ayak damarlarının tıkanmasında sigaranın rolü büyüktür. Sigara midede gastrite sebep olur. Kalbin koroner damarlarında daralmalara sebep olur. Akciğer ve mide kanserlerinde sigara birinci sebep olarak ileri sürülmüştür.
27 Haziran 2015 Cumartesi
MİDE YAKINMASI BİTMEZ
Dünyada en çok şikâyet edilen hastalıkların başında mide hastalıkları gelmektedir. Sindirim sisteminin önemli organlarından biri olan mide, hayati bir organ değildir. Midesiz bir kişi, normal insan gibi yaşayabilir. Fakat, mide hastalıkları da mesane hastalıkları gibi bazan yaşamsal tehlike arzedebilir.
Midenin en mühim hastalıklarından biri "gastrit"dir. Bu organın diğer önemli bir hastalığı da "ülserler"dir. Mide kanserlerine de oldukça sık rastlanır. Bilhassa yaşlı insanlarda ve çoğu zaman bir ülserden yıllarca sonra sinsice ortaya çıkar. Mide ağrısı, devamlı hazımsızlık, iştahsızlık, çabuk zayıflama gibi haller ve her yenen yemeğin dokunması, mide kanserini hatırlatmalıdır. Mide kanserleri başladıktan itibaren hızlı gelişim gösterirler ve karaciğere sıçrarlar (metastaz) . Erken teşhis bu kanser türünden de tamamen kurtulma şansı verebilir.
Mide kanamalarına ülserli midelerde sık rastlanır. Midenin alt ucunun bağırsakla birleştiği yerin tıkanmasına da "pilor stenozu" denir ve devamlı kusmalara neden olur. Yenen yemekler bir gün sonra dahi dışarı kusulurlar. Mutlaka ameliyat gerektirir.
Midenin en mühim hastalıklarından biri "gastrit"dir. Bu organın diğer önemli bir hastalığı da "ülserler"dir. Mide kanserlerine de oldukça sık rastlanır. Bilhassa yaşlı insanlarda ve çoğu zaman bir ülserden yıllarca sonra sinsice ortaya çıkar. Mide ağrısı, devamlı hazımsızlık, iştahsızlık, çabuk zayıflama gibi haller ve her yenen yemeğin dokunması, mide kanserini hatırlatmalıdır. Mide kanserleri başladıktan itibaren hızlı gelişim gösterirler ve karaciğere sıçrarlar (metastaz) . Erken teşhis bu kanser türünden de tamamen kurtulma şansı verebilir.
Mide kanamalarına ülserli midelerde sık rastlanır. Midenin alt ucunun bağırsakla birleştiği yerin tıkanmasına da "pilor stenozu" denir ve devamlı kusmalara neden olur. Yenen yemekler bir gün sonra dahi dışarı kusulurlar. Mutlaka ameliyat gerektirir.
26 Haziran 2015 Cuma
MESANE URU EN KÖTÜSÜ
Göbeğin altında ve kalça boşluğunda bulunan mesanenin esas vazifesi, böbreklerin süzdüğü idrarı toplamak ve ona depo vazifesi yapmaktır. Bu organ hayati bir organ olmamakla beraber hastalıkları çok önemlidir. "Sistit" denilen iltihapları sık sık ve ağrılı idrar yapmaya, kanlı ve iltihaplı idrara ve vücutta ateşli bir hastalığa sebep olur. Ağrıdan dolayı bazı sistitliler idrar yapmaktan korkarlar. Sistit tedavi edilmezse, aylarca süren bir hastalıktır. Çoğu zaman böbreğin de iltihaplanmasına sebep olur.
25 Haziran 2015 Perşembe
LENFOMA KEMOTERAPİYLE İYİLEŞİR
Lenfomalar, lenf bezlerinin büyümesine sebep olan çeşitli hastalıklara verilen isimdir. Bunların bir kısmı mikrobiktir, bir kısmının sebebi bilinmemektedir. Bir kısım lenfomalar selimdir, bir kısmı da habistir. Bunlar kanser hastalıkları arasında incelenir.
Lenfomaların erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Vücudunun herhangi bir yerinde bezesi şişmiş bir insanda, vücudun bütün boyun, koltuk altı, kasık bezleri de kontrol edilmelidir. Bu bezlerin hepsinin birden şişmesi, çoğu zaman lenfomayı düşündürür. Derhal doktora müracaat etmek lâzımdır.
Lenfomanın en ağır ve kanser grubundan olan bir şekli de "lenfosarkom" dur. Sebebi belirsizdir. Küçük bir şişlikle başlar ve hızla büyüyerek yayılır. Gençlerde daha çok görülür. Kısa sürede ölüm gelir. Şişlik farkedilince hemen uzmana gitmek gerekir.
Kanser grubundan olan lenfomalarda "kemoterapi" denilen ilâç tedavisi faydalı olmaktadır. Faydası görülmüş olsa dahi, nüksetme ihtimâliyle belli zaman aralıklarında hastane kontrolü gerekir.
13 Haziran 2015 Cumartesi
KANSERDEN BİRAZ KAÇINABİLİRİZ
İnsan sağlığının en önemli konularından biridir. Sebebi tam bilinemeyen bu hastalık vücudun her tarafında olabilir ve kısa zamanda bütün vücudu sarar. Sebebi konusunda; yüzde 35 iç ve dış faktörlerin (gıda, yaşam tarzı, stres, genetik vs) kanseri başlatmada etkili olduğu, yüzde 65 ise şansa dayalı olduğu öne sürülmüştür. Yani, tesadüfen bir hücre yanlış kodlanır ve çoğalma hızı gereğinden fazla olur. Bu aşırı çoğalma ilgili dokuda tümör oluşturur. Hücrenin hiç bir tetikleyici sebep yokken neden yanlış kodlandığı meselesi tam bir muammadır. Bu durum, düz yolda yürüyen bir insanın aniden ayağının burkulması gibi tesadüfi bir şeydir. (Tesadüflerin dahi bir sebebi olduğunu öne süren görüşler vardır)
Kanser yaşlılarda daha çok görülür. Halk arasında kanser diye bilinen ölümcül hastalıkların çeşitli cinsleri vardır. Kanser, epitel dokudan kaynaklanan habis tümörlere verilen isimdir. Deri en büyük epitel dokudur. Bu dokudan başka kas, bağ, yağ, kemik dokuları da vardır. Tıpda her kanser tipine farklı adlar verilir.
Kanser yaşlılarda daha çok görülür. Halk arasında kanser diye bilinen ölümcül hastalıkların çeşitli cinsleri vardır. Kanser, epitel dokudan kaynaklanan habis tümörlere verilen isimdir. Deri en büyük epitel dokudur. Bu dokudan başka kas, bağ, yağ, kemik dokuları da vardır. Tıpda her kanser tipine farklı adlar verilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)