29 Mart 2021 Pazartesi

HORST ANTES (ressam)

ALMAN  ressam, 1936 yılında Heppenheim'da doğdu. Karlsruhe Güzel Sanatlar akademisinde profesör olan Helmut Grieshaber'in öğrencisiydi. 1965 yılında da aynı akademide ders vermeye başladı. 

1960' lardaki "lekeci" döneminde yaptığı ilk eserler, Max Beckmann ve Alman "anlatımcı"larının izlerini taşımakla beraber, bir bakıma Willem de Kooning'in hareketsel sanatını andırır ve bir "yeni betimleme"nin öncüsü sayılırlar. Ancak Antes, bu yeni akımın biraz dışındadır

Tablolarından bir "şiddet" havası yayılır. Hemen bütün eserlerine; kısa boylu, şişman ve gövdesiz bir insan figürü hâkimdir. Sanatçının son eserlerinde; şiddetli renklere ve sert çizgilere eskisi kadar yer vermediği görülür. Artık renk tonlarında bir ölçü, biçimlerde ise bir yumuşama göze çarpar.

1966 Venedik bienalinde ülkesini temsil eden Horst Antes, 1990' dan beri Karlsruhe, Floransa ve Berlin'de çalıştı. Eserleri arasında kamusal alanlarda bulunan heykelleri de vardır.

Horst Antes  -  Mısırlı   (1969-70 - suluboya)

27 Mart 2021 Cumartesi

KUŞKONMAZ (bitki)

Tül kuşkonmaz
KUŞKONMAZ (asparagus), hem saksı bitkisi, hem de çiçek buketi yapımında yeşillik katkısı olarak kullanılır. Ülkemizde "tül kuşkonmaz" ve "çıtır kuşkonmaz" adlı iki çeşidi yaygındır. Yaprakları küçük ve iğnemsidir. Aslında bunlar, zayıf gelişmiş yan dalcıklardır. Asıl yapraklar ise, çok küçük, daha az ve boğumlar çevresindedir.

Sürgünlerin büyük bölümü yeşildir. Çiçekleri küçük beyaz, meyveleri yuvarlak kırmızı ve  mavidir. Tül kuşkonmaz, sarılıcı, çıtır kuşkonmaz ise sarkıcı görünümdedir. 

Kuşkonmazın bakımı kolaydır. Sıcak ya da serin ortamda yetişebilir. Doğrudan güneş alması zararlıdır. Yarı gölge ve havadar ortamı sever. Yazın 18, kışın 8-10 derece sıcaklık normaldir. Kışın az sulama ister. 

Çıtır kuşkonmaz
Sıcak havalarda yapraklara su püskürtmeli ve saksı toprağını nemli tutmalıdır. Yerini sık değiştirmeyin. 

Saksı değiştirmeyi 2-3 yılda bir mart ayında, etli kök kısmını yaralamadan yapın.

Kuşkonmaz, humusca zengin, hafif killi, yanmış ahır gübresi ve dere kumu karışık topraktan hoşlanır. 

Çok sıcak ve kuru ortamda sürgün uçları kurur. Çok gölge ve sıcak olursa dallanma azalır.

Kışın fazla su verilirse yaprakları sararır. Üretimi, tohumla ya da kökten ayırma ile olur.  

25 Mart 2021 Perşembe

JOSEF ALBERS (ressam)

ALMAN  asıllı ressam,  1888 yılında Bottrop'da doğdu. Önce Berlin, sonra da Essen ve Münih akademilerinde okudu. 1920' de Bauhaus'a öğrenci olarak girdi. 1921-25 yılları arası, vitray sanatını andıran, cam parçalarından yapılma eserler verdi. Işığı, iki boyutlu tabloyu değişime uğratan bir öğe olarak kullandı. Albers'in bu tür çalışmaları, çağdaş sanatın ilk kinetik deneylerinden sayılır.

1933' de Amerika'ya gitti. Black Mountain kolejde ders verdi (1933-50). Sonra New Haven'deki Yale üniversitesinde görev aldı. Araştırmalarını yağlıboyayla sürdürdü. 1932 yılında da "sol anahtarı" teması üzerine, 4 tonda 80 çeşitleme dizisi için yağlıboyayı denemişti. 

Grafik eserler ve farklı biçimlerde okunabilen, bakışa göre; içbükey veya dışbükey görünümler veren resimler yaptı. Renk dalgalanmalarıyla yüzeylere hareket kazandırmayı denedi; işte 1947-48 "Variants" dizisi böyle başladı. Bunları 1949' dan başlayarak ünlü "Kareye Saygılar" serisi izledi. Sanatçı bu eseriyle "hard-edge"i büyük ölçüde etkiledi. Josef Albers, 1976' da New Haven'da öldü.

Josef Albers  -  Temprano (1957)

23 Mart 2021 Salı

EV ÇİÇEKLERİNİ ORTAMA GÖRE GRUPLANDIRMA

Ararot
Yüksek ısı, düşük nem ve bol ışık isteyenler :  Kaktüslerin büyük bölümü dışında, ev ortamında yüksek ısı ve ışığa dayanıklı çiçek azdır. Yazın balkon ve teraslarda, kışın güneşli pencere önlerinde yetişebilen ev çiçekleri şunlardır : Mızraklı rozet, Ananas, Arokarya, Karides çiçeği, Dağ palmiyesi, Bodur palmiye, Sütleğen, Kauçuk, Çin gülü, Cam güzeli, Pandanus.

Sıcak ve aydınlık isteyenler : Bunlar yüksek ısı ve aydınlıktan hoşlanan, fakat aşırı güneşten korunması gereken çeşitlerdir. Doğuya veya Batıya bakan pencere önleri için uygundurlar. Güneye cepheli pencere önlerine, gölgeleme imkânı olursa konulabilir. Orta nemden hoşlanırlar. Güzel çiçekli ve gösterişli yapraklı çeşitleri vardır. Bazılarının bakımı kolay, bazılarının ise itina ister. 

Bakımı kolay olanlar : Şeritli eğrelti, Venüs otu, Ararot, Pandanus, Peperomya, Paşa kılıcı, Afrika menekşesi

İtinalı bakım isteyenler : Baldırıkara, Flamingo çiçeği, Afelandra, Renkli alacakök, Kodium, Kolimneya, Topuz zambak, Fittonya.

Sıcak ve gölge isteyenler :  Bunların güneşli ortamlarda yaprakları zarar görür. Gölgeli ve yarı aydınlık ortamda iyi yetişirler. Daha çok güzel yapraklarıyla alâka çekerler. Çiçek açanları azdır. 

En önemlileri şunlardır Kuşkonmaz, Aspidistra, Difenbahya, Parmak aralya, Ejder kapanı, Kauçuk, Aslan pençesi, Peperomya, Filodendron, Geyik boynuzu eğreltisi, Paşa kılıcı

Kaktüs
Kışın serin ve aydınlık yer isteyenler : Pek çok bitki, yıl boyunca sürekli yüksek ısı istemez. Bitkinin yıl içinde belirli bir dinlenme süresi vardır. Sıcaklık düşünce bu dönem başlar. Bitkilere göre uygun düşük sıcaklık 10-15 derecedir.

Dinlenme döneminde, bitki kendine uygun bodrum, oda, hol gibi bir yere alınır. İlkbaharda büyüme başlayınca, ışık alan yere konulur. Kaktüs ve Sukkulentler dışında, tüm gün kuvvetli güneş bitkilere zarar verebilir.
 
Önemli örnekler şunlardır : İshal kesen, Gelin duvağı, Cam güzeli, Kalanşö, Zakkum, Sardunya, Çuha çiçeği, Kordela, Venüs otu, Topçu çiçeği, Roye, Oda ıhlamuru, Agav, Sabır otu, Saksı güzeli, Gasterya, Havortya, Sütun kaktüs, Bektaşi kavuğu, Mamilarya, Kaynana dili.

Kışın serin ve az ışıklı ortamdan hoşlananlar :  Çok az ısıtılan ve fazla aydınlık olmayan koridor, salon, merdiven altı gibi yerler, bu çeşitler için uygundur. Çeşitlerine göre en az sıcaklık 5-12 derece arasında değişir. Büyük kısmı yazın teras ve bahçeye konulabilir.

Önemli örnekler şunlardır : Açelya, Dağ palmiyesi, Gelin çiçeği, Yıldız kalkan, Oküba, Kanguru asması, Oda aralyası, Kaya sarmaşığı, Kanat eğrelti, Şeflera, Telgraf.

21 Mart 2021 Pazar

İHSAN HİLMİ ALANTAR (hekim)

T
ÜRK  hekim, 1888 yılında İstanbul'da doğdu. Vefa lisesini ve Dârülfünun Tıp medresesini bitirdi (1911). Çocuk hastalıkları konusunda ihtisas yapmak üzere Paris'e gitti (1913). Bir yıl sonra 1. Dünya savaşının başlaması üzerine Türkiye'ye döndü ve cepheye gönderildi.

İhtisasını Berlin'de tamamladı (1916-20). Mütarekeden sonra İstanbul'a döndü. Anadolu'ya geçerek Kurtuluş savaşına katıldı. 

Türkiye'nin ilk çocuk dispanserini Ankara'da açtı (1921). İstanbul Şişli Çocuk hastalıkları hastanesine mütehassıs olarak tayin edildi (1923). İstanbul Tıp Fakültesi, püerikültür (çocuk bakımı bilgisi) muallimliğine getirildi (1924).

1933 üniversite reformunda, Tıp Fakültesinde kurulan Çocuk Hastalıkları ve Bakım kliniği direktörlüğüne profesör olarak tayin edildi. Aynı kürsüde ordinaryüs profesör oldu (1940). 1957 yılında emekliye ayrılan İhsan Hilmi Alantar, 1959' da İstanbul'da vefat etti. 

Başlıca eserleri : "Çocuk Hastalıkları Bilgisi (1935-1947)", "Püerikültür (1938)", "Çocuk Hastalıklarında Tedavi - Dr. Metin Bilger ile (1945)", "Vitaminler Patolojisi (1946)".

19 Mart 2021 Cuma

EV ÇİÇEKLERİ NE İSTER?

B
İR  ev çiçeğinin sağlıklı büyümesi ve süsleyici özelliğinin korunması için başlıca istekleri; toprak, su, ısı, ışık, hava, nemdir. Hastalık ve böceklere karşı koruma ise, ayrıca lüzumludur.

TOPRAK :

Ev bitkilerinin toprak istekleri farklıdır. Fakat şu ilkeler hepsi için geçerlidir : a) Toprak, bitki için gerekli besinleri ihtiva etmeli, b) Hava ve suyu geçirecek yapıda olmalı, c) Sulandığında kâfi müddet suyu tutabilmelidir.

Bir saksı toprağında, farklı ölçülerde şu maddeler bulunur : Bahçe toprağı, çürümüş sığır gübresi, yaprak çürüntüsü, funda veya kestane toprağı, dişli dere kumu. 

Toprağı besince zenginleştirmek için gübreleme faydalıdır. Piyasada satılan gübreleri tarifnamelerine göre kullanmak lâzımdır. 

Bitki büyüdükçe, daha büyük saksıya geçirmek lâzım gelir. En uygun zaman ilkbahar başlangıcıdır. Saksı değişimi ve toprak ilâvesinden sonra bitkiyi bolca sulayın ve gölge bir yere alın.

17 Mart 2021 Çarşamba

ALİ RIZA ALAN (sporcu)

TÜRK  serbest güreşçi, 1947 yılında Tokat'da doğdu. 

Kanada'nın Edmonton şehrinde yapılan Dünya şampiyonasında 52 kiloda Dünya şampiyonu oldu (1970). Aynı yıl Avrupa ikincisi oldu. 

Bir ara güreşi bıraktı. Bir yıl sonra tekrar mindere döndü. 

1974 Dünya şampiyonasında ve iki defa Avrupa şampiyonasında (1973 - 1975) ikinci oldu. 

15 Mart 2021 Pazartesi

HÜSEYİN AKTAŞ (sporcu)

T
ÜRK  atleti, 1941 yılında Erzincan'da doğdu. Balkan Oyunları Maraton şampiyonu oldu (1970-73). 

Ankara Uluslararası 19 Mayıs Maraton birinciliklerini kazandı (1973-74).

1963 Akdeniz Oyunları üçüncüsü, 1971 Akdeniz Oyunları ikincisi oldu. 

Yaklaşık olarak 40 kadar maraton yarışına katılan Hüseyin Aktaş, 2012' de İzmir'de vefat etti.  

13 Mart 2021 Cumartesi

NECİL KÂZIM AKSES (bestekâr)

T
ÜRK  bestekârı, 1908 yılında İstanbul'da doğdu. 7 yaşında keman dersleri almaya başladı. Orta öğrenimini İstanbul Erkek lisesinde yaptı. İstanbul Belediye konservatuarında Cemal Reşit Rey ve özel olarak Mesut Cemil ve Sezai Asal gibi hocalarla çalıştı.

1926' da müzik eğitimi için Avusturya'ya gitti. 1936' da kurulan Ankara Devlet konservatuarına hoca oldu. 1948' de konservatuar müdürlüğü, ertesi yıl Güzel Sanatlar genel müdürlüğü yaptı. Almanya'da kültür ataşesi olarak bulundu (1954-57). 

1971' de Millî Eğitim bakanlığı tarafından "Devlet Sanatçısı" ilân edildi. Aynı yıl Devlet Opera ve Balesi genel müdürlüğüne atandı. Ertesi yıl kendi isteğiyle bu görevden ayrıldı. Bununla beraber uzman olarak Devlet konservatuarındaki görevini sürdürdü.

Sözlerini şair Bekir Sıtkı Erdoğan'ın yazdığı, "Cumhuriyet'in 50. yılı Marşı"nı seslendirdi. Necil Kâzım Akses, 1999' da Ankara'da vefat etti. 

Bazı eserleri : "Büyük orkestra için Senfoni (1966)", "Keman ve Orkestra için Konçerto (1969)", "Ağıt Dörtlüsü veya İkinci Yaylı Çalgılar Dörtlüsü (1971)", "Ses ve Orkestra için Ellinci Yıl Marşı (1973)", "Soprano, Koro ve Orkestra için Senfonik Destan (1973)", "Orkestra için Sesleniş (1973)".

11 Mart 2021 Perşembe

İHSAN ŞÜKRÜ AKSEL (hekim)

T
ÜRK  hekimi, 1899 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp fakültesini bitirdi (1920) ve aynı yerde nöropsikiyatri ihtisası yaptı. Daha sonra Fransa ve Almanya'da uzmanlık çalışmalarını sürdürdü (1922-24). 

Türkiye'ye dönüşünde, Akıl ve Ruh Hastalıkları hastanesinde klinik şefi oldu. Üniversite reformunda Tıp fakültesine doçent olarak girdi (1933). 1945' de profesörlüğe, 1951' de ordinaryüs profesörlüğe yükseldi.

Psikiyatri kürsüsü başkanlığından emekliye ayrılan (1973) İhsan Şükrü Aksel, 1987' de İstanbul'da vefat etti.

Eserleri : "Nörotrop virüslü ansefalitler (1944)", "Genel Psikiyatri (1946)", "Psikozların Anatomisi (1947)". 

9 Mart 2021 Salı

TEKİN AKMANSOY (tiyatrocu)

T
ÜRK  tiyatro oyuncusu ve yönetmeni, 1924 yılında Denizli'de doğdu. 15 yaşında ailesiyle birlikte Ankara'ya yerleşti. 

1947' de Ankara Devlet konservatuarını bitirdi. Ankara Devlet tiyatrosunda çok sayıda oyunda rol aldı. "Sarı Naciye", "Sacide", "Nalınlar" gibi oyunları sahneye koydu. 

Radyo tiyatrolarında görev aldı, film oyunculuğu yaptı, televizyon programları düzenledi. "Kaynanalar" adlı televizyon dizisi büyük alâka topladı. 

1998' de "Devlet Sanatçısı" ünvanını alan Tekin Akmansoy, 2013' de İstanbul'da vefat etti.

7 Mart 2021 Pazar

NASUH AKAR (sporcu)

T
ÜRK  güreşçi, 1925 yılında Yozgat'da doğdu. Güreş çalışmalarına Eskişehir'de başladı. 

1948' de Olimpiyat şampiyonu, 1951' de Dünya şampiyonu oldu. 1946 ve 1949 Avrupa Şampiyonalarında ikincilik ve birincilik kazandı. 

Türk serbest güreşinin en teknik temsilcilerinden biri olarak ün yaptı. Güreş Millî Takım antrenörlüğünde bulunan Nasuh Akar, 1984' de vefat etti ve Ankara'da defnedildi.

5 Mart 2021 Cuma

GİLLES AİLLAUD (ressam)

FRANSIZ  ressam, 1928 yılında Paris'de doğdu. Mimar Emile Aillaud'un oğlu. Arroyo ve Recalcati ile beraber 1964' de "Jeune Peinture Salonu"na yeni bir yön verenlerdendir. Birlikte 1965' de "La Fin Tragique de Marcel Duchamp" adlı 8 tuvallik bir dizi oluşturdular.

M. Duchamp'ı, özgürlüğün sihirli bir görüntüsünü öne sürerek, çevresini insanoğlunun özgür olduğuna inandırmak ve sonunda burjuva kültürünün savunucusu olmakla suçluyorlardı. 

Daha sonra Aillaud, hayvanat bahçesindeki hayvanların resimlerini yapmaya yöneldi. Kişisellik ve duygusallıktan uzak bir teknikle, gördüğünü dosdoğru yansıttı. 1959' da Fénéon ödülünü kazanan ressam, 1968' de "Vietnam İçin Kızıl Salon"a, Paris Art Moderne müzesine, 1970' de Kunst und Politik'e katıldı. Gilles Aillaud, 2005' de Paris'de öldü.

Gilles Aillaud  -  Hayvanat bahçesinden yağlıboya bir resim

3 Mart 2021 Çarşamba

PETER AGOSTİNİ (heykeltraş)

AMERİKALI  heykeltraş, 1913 yılında New York'da doğdu. 1960' dan bu yana Amerika'da düzenlediği özel sergiler, 1963 Sao Paulo bienaline gönderdiği eserler ve Columbia üniversitesinde verdiği derslerle kişiliğini kabul ettirdi. 

Kalıp tekniklerindeki büyük ustalığıyla dikkat çeken Agostini, heykellerinde malzeme olarak sadece alçı kullanır. Alçıyı kumaş veya plastik kalıplara (yastık kılıfları, hayvan bağırsakları vb.) dökerek elde ettiği şekilleri biraraya getirir ve böylece, malzeme içinde donmuş detayların belirginliğiyle alçının beyazlığı arasındaki karşıtlığa dayanan nesneler oluşturur.

Peter Agostini, 1993' de New York'da öldü.

Peter Agostini  -  Saracem

1 Mart 2021 Pazartesi

YAACOV GİPSTEİN AGAM (sanatçı)

İSRAİLLİ  sanatçı, 1928 yılında Rishon le Zion'da doğdu. Kudüs'deki Bezalel Sanat okulunda öğrenim gördükten sonra bir müddet Zürich'de kaldı (1950). Burada Johannes İtten, Max Bill ve Siegfried Giedon ile tanıştı. 1951' de Paris'e yerleşti. 

Güçlü bir renk teorisinden başka, tek ve donuk bir görüntüye karşıt olarak "hareket" kavramını geliştirdi. Ayrıca çağdaş sanayi teknikleri üzerine çalıştı. Geometrik soyutlamayla temellenen eserleri, Herbin ve Dewasne ile arkadaş olup kinetik ve optik sanatlara öncülük etmiştir. 

Agam, seyircinin yorumuna göre değişime uğrayabilen "dönüştürülebilir" tablolar yaptı (Signes pour un langage, 1953). "Çokbiçimli" tabloları ise, seyircinin görüş açısına göre değişir. Bu tablolarda temaları da birbirinden ayırt etmek mümkündür (Tableau Contrapunctal, 1961). 

Ayrıca; "üstçokbiçimli" eserlerinde, temalar birbirinden fark edilemeyecek kadar iç içedir (Hommage à J. S. Bach, 1965). "Tactiles" adlı yapıtı, hafif bir dokunmayla titreşebilen öğelerden oluşur (Tactile İnstrumental, 1968-72). 

Agam'ın, dönüştürülebilir heykelleri de vardır; bunlar çeşitli biçimler oluşturabilen tüplerden yapılmıştır (Puissances 9, 1970-71). Bunların yanı sıra; Leverkusen forumunun (1970) ve Elysée salonunun (1972) çevre düzenlemelerini yaptı. "Transformes Musicales (müzikal dönüşümler)" adlı eserinde yeni bir müzik anlayışını ortaya koydu.

Yaacov Gipstein Agam  -  Elysée sarayı için salon düzenlemesi

27 Şubat 2021 Cumartesi

KERİM AFŞAR (tiyatrocu)

T
ÜRK  tiyatro sanatçısı, 1930 yılında İstanbul'da doğdu. 1953' de Devlet konservatuarının "tiyatro" bölümünü bitirdi. Sahneye ilk çıkışı, okulda bulunduğu sırada "Cyrano de Bergerac"da oynadığı rolle oldu. 

Sonraki yıllarda Devlet tiyatrosu sahnelerinde : "Derin Mavi Deniz", "Tanrıdağı Ziyafeti", "Tanrılar ve İnsanlar", "Othello", "Oğuzata", "Dışarıdakiler", "On İkinci Gece", "Midas'ın Kulakları", "Gergedan", "Cadı Kazanı", "Becket", "Kahvede Şenlik Var", "Kaktüs Çiçeği", "Bağdat Hatun" gibi oyunlarda oynadı.

Özellikle; "Ay Herkese Gülümser", "Hamlet", "Midas'ın Kulakları", "Küheylan", "Gergedan" oyunlarındaki başarısıyla dikkat çekti.

Ayrıca; sinema ve dizi oyunculuğu, radyo tiyatrosu sanatçılığı, yönetmenlik ve seslendirme yapan Kerim Afşar, 2003' de Ankara'da vefat etti. 

25 Şubat 2021 Perşembe

VALERİO ADAMİ (ressam)

İTALYAN  ressam, 1935 yılında Bologna'da doğdu. Milano'daki Brera akademisinde öğrenciyken, "anlatımcılık"ın etkisinde kaldı. Bir ara "gerçeküstücülük"e yöneldiyse de zamanla "figüratif" eğilimli bir üslûbu benimsedi. 

Tablolarında "pop-art" ve "yeni gerçekçilik" akımına yakın öğelerden faydalanmasına rağmen, Adami'nin eserleri bazen G. de Chirico'nun "metafizik" resmini andırır. Çalışmasına genellikle fotoğraflarla başlayan ressam, desen yoluyla; mekân, zaman ve kişilerin "görünmez" yapısını araştırır. 

Kullandığı renkler duru sayılır. Saf renkleri hep siyah halkalarla çeviren sanatçı, gölgelerden ve tonlamadan kaçınır, donuk ve belirsiz renkleri kullanmaz. Adami, bir nesneden sağlık gereçleri yada insan gövdesinin herhangi bir parçasından yola çıkarak duygusuz ustalıkla bir mekân mimarisi oluşturur ("Victoria Station" açık helâları, "Banyo Tekneleri" dizisi).

Birçok eserinde soğuk bir erotizm egemendir. Paris, Zürich ve Londra'da açtığı sergilerde eserlerini sergiledi. Kassel'in "Documenta III"üne katıldı (1964). Ayrıca; Venedik bienaline ve New York'ta, "Dada, Gerçeküstücülük ve Mirası" adlı sergiye eser gönderdi (1968). 1971'de "Çölde Tatil" adlı uzun metrajlı ve renkli bir film yaptı.

Valerio Adami  -  Attentato

23 Şubat 2021 Salı

VİTO ACCONCİ (sanatçı)

AMERİKALI  sanatçı, 1940 yılında New York'da doğdu. Gövdesel sanatın önderidir. Önceleri şiirle uğraşıyordu. 1968-69' a doğru, sanat araştırmalarını gerçek bir mekânda sürdürmeye girişti. Gövdesini bir deney alanı olarak kullanan Acconci; M. Duchamp, Y. Klein, P. Manzoni'nin araştırmalarını sonuna kadar götürdü. 

Her eylem, her "madde" gövdesinde gerçekleştirdiği ve çoğu zaman acı veren yeni bir deneydi onun için. Kol üstünde ısırık izleri (Trademarks), göğüste hamam böceği ezme (Rubbings). 

Yöntem olarak benimsediği, ama aslında toplumun ve toplum değerlerinin bir eleştirisi olan sanat çalışmalarıyla; ya doğrudan doğruya ya da galerilerde sergilediği belgeler kanalıyla (film, fotoğraf vb.) seyirciyi tedirgin etmeye çalışır. Vito Acconci, 2017' de New York'da öldü.

Vito Acconci  -  Grass and Mouth Piece  (1970)

21 Şubat 2021 Pazar

MAGDALENA ABAKANOWİCZ (dokumacı heykeltraş)

POLONYALI  kadın dokumacı heykeltraş, 1930 yılında Falenty'de (Varşova yakınları) doğdu. Çok parçalı dokumaları; yer yer delikler, kabartmalar ve çok defa gözle görülebilen çözgülerden oluşur. 

Bazı eserlerini mekân içinde birleştirerek 3 boyutlu bir görünüm veren sanatçı, yeni Polonya halıcılığının önde gelen isimlerinden biridir. Çalışmalarını düzenli olarak bütün dünyada sergiledi. Magdalena Abakanowicz, 2017' de Varşova'da öldü. 

Magdalena Abakanowicz  -  Büyük Turuncu Abakan  (1970)

19 Şubat 2021 Cuma

YAVUZ ABADAN (hukukçu)

T
ÜRK  hukukçusu, 1905 yılında Eskişehir'de doğdu. İstanbul Hukuk fakültesini bitirdi (1929). Heidelberg (Almanya) üniversitesinde hukuk doktorası yaptı. İstanbul Hukuk fakültesinde profesör oldu (1942). 

Eskişehir'den milletvekili seçildi (1943-46). Ankara Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi (1947), Siyasal Bilgiler Fakültesi dekanı oldu (1952-54). Eşi Nermin Abadan da hukukçu olan Yavuz Abadan, 1967' de Ankara'da vefat etti.

Eserleri :  "Hukuk Başlangıcı ve Tarihi (1942)", "Amme Hukuku ve Devlet Nazariyeleri (1952)", "Hukuk Felsefesi (1954)", "Mustafa Kemal ve Çetecilik". 

17 Şubat 2021 Çarşamba

ZÜRAFA (hayvan)

Z
ÜRAFA,  geviş getiren memeli bir hayvandır (giraffa camelopardalis). Çifttoynaklılar takımından, çok uzun boyunludur. Afrika'da yaşar, ağaç yapraklarıyla beslenir. Zararsız, ürkek ve savunmasız bir hayvan olan zürafaya Afrika'nın bir süsü olarak bakmak gerekir. Birçok Afrika ülkesi avlanmasını yasaklamıştır. 

Zürafanın boyu 6 metre kadardır. Boynu çok uzun ve oldukça katıdır. Rengi, koyu kızıl-sarıdır; üzerinde açık renkli çok köşeli iri benekler bulunur. Alnında; uçları kıllı, oldukça küçük, kemik boynuzlar vardır. Su içerken; yere yakınlaşmak için, boynunu azami aşağı indirirken dört bacağını da dışarı doğru açar.

Zürafa rahvan yürür. Afrika'da az ağaçlık savanlarda yaşar. Hayvanat bahçelerinde üreyebilir. Hamilelik müddeti 445 gündür (yaklaşık 14-15 ay). Örnek türü, Çad ve Sudan'dan Oranj ırmağına kadar görülür. 

Fosil zürafalar daha da iriydi. Hindistan'ın kuzeyinde fosilleri bulunan zürafalar ise çok daha büyüktü. 

15 Şubat 2021 Pazartesi

ZÜBEYDE HANIM

M
USTAFA Kemal Atatürk'ün annesi. Sarıgöllü Hacı Sofu ailesinden Feyzullah Ağa'nın kızı. Selânik Evkaf kâtipliğinde ve Gümrük memurluğunda bulunan Ali Rıza Bey ile evlendi. Bu evlilikten Mustafa ve Makbule adlı iki çocuğu oldu.

Ali Rıza Bey vefat edince; Selânik eşrafından Hacı Süleyman Bey'in çiftliğinde kâhya olan kardeşi Hüseyin Ağa'nın yanına yerleşti. 

Oğlu Mustafa'yı, öğrenimini sürdürebilmesi için Selânik'teki büyükannesi ve teyzesinin yanına gönderdi. Mustafa'nın 1893' de gizlice Selânik Askerî rüştiyesine girmesine önce karşı çıktıysa da sonra razı oldu. 

1916' da oğlu ve kızıyla beraber İstanbul'un Şişli semtine yerleşti. Kurtuluş Savaşı sırasında oğlunun yanında bulunarak ona destek oldu. Daha sonra İzmir'e yerleşen Zübeyde Hanım, 1923' de bu şehirde vefat etti.

13 Şubat 2021 Cumartesi

FRANCİSCO DE ZURBARAN (ressam)

İSPANYOL  ressam, 1598 yılında Fuente de Cantos, Badajoz'da doğdu. Köylü çocuğuydu. Caravaggio naturalizminin ve çok renkli heykelciliğin tesirinde kaldı. Özellikle manastırlar için çalışırdı.

1626' da Sevilla Dominikenleri'nden ilk önemli siparişi aldı. Yalnız iki panosu bugüne kadar gelebilen "Aziz Dominique'in Hayatı",  Fransiskenler için yaptığı "Aziz Bonaventure'ün Hayatı"nı tasvir eden 4 tablo ile ustalığını ispat etti.

Ünü gittikçe yaygınlaştı. 1634' de Madrid'e gitti ve orada dostu Velasquez ile beraber Buen Retiro'nun süslemelerinde çalıştı; (Herkül'ün İşleri). Şaheserleri; Jerez de la Frontera yakınındaki bir manastır için yaptığı resimler ile ("İsa'nın Doğumunun Meryem'e Haber Verilmesi", "Çoban Tapınması", "Sihirbazların Tapınması", "Sünnet") Guadelupe'daki (Estremadura) Hieronimit manastırındaki dizidir. 

Halk gözüyle yaptığı gözlemlerin doğruluğu, ritim ve kompozisyondaki genişlik, renklerin zarif yoğunluğu, planların temizliği, bu eserlerde mistik duygunun derinliğini ifade bakımından az rastlanır mükemmelliktedir.

Hayatının sonuna doğru, Zurbaran'ın ilhamında bir gerileme görülür. İki yüzyıl boyunca unutulan Zurbaran, "romantizm" çağında tekrar ün kazandı ve özellikle 20. yy.'da çağdaş resmin eğilimlerine ayak uyduran yapıcı ve sadeleştirilmiş üslûbu ve renk tonlarındaki parlak yoğunluk sayesinde Murillo'dan, hattâ Velasquez'den bile üstün tutuldu, modern sanatın öncülerinden biri kabul edildi. 

Son yılları sıkıntı içinde geçen Francisco de Zurbaran, 1664 yılına doğru Madrid'de öldü.

Francisco de Zurbaran  -  Azize Casilda

11 Şubat 2021 Perşembe

ZUFAOTU (bitki)

ZUFAOTU,  Akdeniz bölgesinde ve Asya'da yetişir (hyssopus officinalis), 50 cm'e kadar boylanabilir. 

Şeritsi veya mızraksı yaprakları karşılıklı dizili, uzun başak şeklinde mor, pembe, kırmızı veya beyaz renkli çiçekler açan bir yıllık bahçe bitkisidir. "Ballıbabagiller"dendir. 

Tatlı bir kokusu, acımsı ve baharlı bir lezzeti olan zufaotu, çok eskiden beri yiyecek ve içeceklere koku verici olarak katılır. Halk arasında boğaz ve akciğer hastalıklarına karşı ilâç olarak kullanılır.

9 Şubat 2021 Salı

FRANCESCO ZUCCARELLİ (ressam)

İTALYAN  ressam ve gravürcü, 1702 yılında Pitigliano'da doğdu. Marco Ricci'den ders aldı. Venedik'te, "peyzajcı" olarak tanındı. Sonra, Londra'ya giderek Thames'in en güzel yerlerinin resmini yaptı. 

5 yıl sonra İtalya'ya döndü. İç açıcı ve aydınlık peyzajlarında zarif kişiler yer alır. Francesco Zuccarelli, 1788' de Floransa'da öldü.

Francesco Zuccarelli  -  İki Centilmenli Peyzaj

7 Şubat 2021 Pazar

VASFİ RIZA ZOBU (tiyatrocu)

T
ÜRK  tiyatro ve sinema sanatçısı,  1902 yılında İstanbul'da doğdu. Beyazıt rüştiyesinde ve Kuleli Askerî lisesinde okudu. Alman Ticaret mektebine girdi. Güzel Sanatlar akademisinde okudu. 1917' de "Dârülbedayii Osmanî"nin tiyatro okuluna yazıldı.

Birkaç özel tiyatro topluluğunda çalıştı. 1923' den sonra da Şehir tiyatrosunda oyuncu, yazar ve yönetmen olarak çalışmaya başladı. Sinemada; önce 1918' de "Bican Efendi" dizisinden kısa komedilerde oynadı. 

1922-47 yıllarında Muhsin Ertuğrul'un yönettiği sinema filmlerinde rol aldı. İstanbul Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmeni oldu. Bu kurumdan emekliye ayrıldı. 1980' de ikinci defa Şehir Tiyatroları'nın başına getirildi. 1987' de "Devlet Sanatçısı" seçilen Vasfi Rıza Zobu, 1992' de İstanbul'da vefat etti. 

Rol aldığı başlıca oyunlar : "İlk Göz Ağrısı (1921)", "Erenler", "Kafatası", "Lüküs Hayat", "Yarasa", "Müfettiş", "Leblebici Horhor", "Ayak Takımı Arasında", "Ceza Kanunu", "Yalancı", "Paydos", "Hisse-i Şayia", "Buzlar Çözülmeden (1964)"

Rol aldığı başlıca filmler : "İstanbul'da Bir Facia-i Aşk (1922)", "Ateşten Gömlek", "Leblebici Horhor Ağa", "Aynaroz Kadısı", "Bir Kavuk Devrildi", "Akasya Palas", "Kızılırmak-Karakoyun (1947)"

5 Şubat 2021 Cuma

JULES CLAUDE ZİEGLER (ressam)

FRANSIZ  ressam, 1804 yılında Langres'da doğdu. Heim ve İngres'in öğrencisiydi. Başlıca konularını tarihten alan eserler yaptı: "Duka Foscari, Tahttan Çekildikten Sonra Sarayına Dönerken", "Giotto, Cimabue'nin Atölyesinde".

Beauvais yakınında, Voisinlieu'de bir çanak-çömlek fabrikası kurdu (1838). Bu fabrika için; "Ziegler Çömlekleri" adıyla tanınan güzel vazo desenleri çizdi. 1854' de Dijon Güzel Sanatlar okulu müdürlüğüne getirilen Jules Claude Ziegler, 1856' da Paris'de öldü.

Jules Claude Ziegler
Kumtaşından buhurdanlık

3 Şubat 2021 Çarşamba

ZIRAAT VE SINAAT MADALYASI

A
YNI  adla çıkarılmış iki madalya. Bunlardan biri; Abdülaziz devrinde (1863) Sultanahmet meydanında kurulan ve zıraatle ilgili bir sergi olan "Sergii Umumii Osmanî" dolayısıyla çıkarıldı. Madalya altın, gümüş ve bakırdan yapıldı.

İkinci madalya, 2. Abdülhamid devrinde çıkarıldı. 

İki madalya da "Zıraat ve Sınaat" sergisine katılan ve bu konuda hizmetleri dokunmuş kişilere verildi.

Yandaki resimde madalyanın ön ve arka yüzü bulunmaktadır.

1 Şubat 2021 Pazartesi

ZEYBEK ve OYUNLARI

Z
EYBEK,  özellikle Batı Anadolu efelerine verilen isimdir. Zeybekler genellikle Anadolu köylüsünün niteliklerini, özelliklerini taşır, onların benimsedikleri inanç ve gelenekleri sürdürürler.

Zeybekler; işlemeli şalvar, kuşak, üste cepken, başa börk giyer veya fes üzerine çevre sararlar. Silâhlık, tozluk, yemeni veya çizme giyerler.
 
Zeybeklerin başkanına "efe", yardımcılarına "kızan" denir. Atılgan, yiğit, savaşçı kimseler olan zeybekler, Osmanlı imparatorluğu döneminde ve Kurtuluş savaşı yıllarında birçok savaşlara katılmış, yararlılıklar göstermişlerdir. 

Zeybek oyunları; meydanlarda, davul-zurna (şimdilerde gırnata-klarnet) ile, kapalı yerlerde de; cura, bağlama, divan sazı ve dümbelek eşliğinde oynanır.

BAŞLICA ZEYBEK OYUNLARI:

İzmir'de oynanan zeybekler :  "Ağır Zeybek", "Arpazlı Zeybeği", "Bengi", "Bergama Zeybeği", "Çakıcı Zeybeği", "Dağlı Zeybeği", "Edremit Zeybeği", "Harmandalı Zeybeği", "Kozak Zeybeği", "Ödemiş Zeybeği", "Somalı Zeybeği", "Yalı Zeybeği", "Yörük Ali Zeybeği", "Yuntdağı Zeybeği", "Soma Zeybeği".

Balıkesir'de oynanan zeybekler : "Pamukçu Bengisi", "Dörtlü Zeybek", "İkili Zeybek", "Güvende Zeybeği".

Muğla'da oynanan zeybekler : "Alıdaverin Zeybeği", "Soğukkuyu Zeybeği", "Kerimoğlu Zeybeği", "Kadoğlu Zeybeği", "Beşkaza Zeybeği".

Aydın'da oynanan zeybekler : "Aydın Zeybeği", "Harmandalı Zeybeği", "Ortaklar Zeybeği", "İki Parmak Zeybeği".

Denizli'de oynanan zeybekler : "Dokuzlu Zeybek", "Bulanık Zeybeği", "Buldan Düz Oyunu", "Kınıklı Zeybeği", "Denizli'nin Horozu", "Seymen Sekmesi Zeybeği", "Tek Parmak Zeybeği", "Alaylar Zeybeği"

Zeybek havaları; "ağır" veya "orta aksak" usülde olur ve ağır çalınır. Aksak, yani yürük olan zeybeklere Ege'de "Kadın Zeybeği" denir ve bu yürüklük, oyunun heybetiyle münasip görülmez. Zeybek temposu, aksak ve oynak usülleri çerçevesinde olmakla beraber raksa mahsustur. İcrada davul-zurna bulunması şarttır. 

30 Ocak 2021 Cumartesi

STEFAN ZEROMSKİ (yazar)

POLONYALI  romancı ve dram yazarı, 1864 yılında Kielce yakınları, Strawczyn'de doğdu. "Kargalar Birbirlerini Parçalar (1896)" adlı eserinde, bütün eserlerinin özelliği olan "aşırı duygusallık" ağır basar. "Sisyphos'un İşleri (1898)" adlı romanından sonra 1900 yılında çıkardığı "Yurtsuzlar" ile ün kazandı.

1904' de belki de en büyük eseri olan ve Napolyon'un savaşlarını anlatan lirik ve epik bir tarih yazdı: "Küller". Çağdaş toplum hayatını suçlayan "Bir Günahın Tarihi (1908)" adlı eseri büyük polemiklere yol açtı. 

Daha sonra; "Hayatın Güzelliği (1912)", "Sadık Nehir (1913)", "Deniz Rüzgârı (1922)" ve "Bahar Öncesi (1924)" adlı eserlerini yayınladı. Dram yazıları arasında "Bıldırcınım Kaçtı (1924)" sayılabilir. Asıl ününü, romanlarının dokunaklı gücüne borçlu olan Stefan Zeromski, 1925' de (yaş 61) Varşova'da öldü.

28 Ocak 2021 Perşembe

JULİA ZEMAİTE (yazar)

L
İTVANYALI  kadın romancı (Julija Beniuseviciüte-Zymantiene), 1845 yılında Gut Bukantişke'de doğdu. Bir köylüydü, 1897' de edebiyata atıldı. 

Tatlı bir halk diliyle yazdığı romanları; ("Nişanlı", "Petras Kurmelis") ve hikâyeleriyle; ("Gelin", "Yopolis") ülkesinin en iyi yazarları arasında yer aldı. Julia Zemaite, 1921' de Marijampole'de öldü. 

26 Ocak 2021 Salı

ZARGANA (balık)

ZARGANA,  silindirimsi uzun gövdeli, gaga gibi ince, sivri, uzun ağızlı, koni biçiminde sık dişli büyük bir balıktır (belone belone). Boyu  1 metreyi bulabilir. Zargananın kemikleri kendine has yeşilimsi bir renktedir. Eti pek lezzetli değildir.

Parlak gümüşsü gövdesi, çok ince ve kolayca dökülebilen pullarla kaplıdır. Ilıman ve tropik bölgelerde, denizlerin sığ kesimlerinde sürüler halinde yaşarlar. Türkiye'yi çevreleyen tüm kıyı sularında rastlanabilir. "Zurnabalığıgiller"dendir.

Kayıkla zargana avlarken; oltaya takılan yemin sürekli hareket halinde olması gerekir. Motorlu kayık, belli bir hızda peşinden oltayı (yemi) sürükleyerek giderse zargana, avını kaçırmamak için yemi yutar.  

24 Ocak 2021 Pazar

ZAPTİYE ÇAVUŞU MADALYASI

S
ULTAN  Abdülaziz devrinde (1861 - 1876) görevlerinde başarı gösteren polis ve jandarmalara verilmek üzerine çıkarılan madalya

Bu madalyadan sadece  4  adet basıldı. Madalya gümüştendir; 37 milimetre çapında, 24,17 gram ağırlığındadır. 

Madalyanın ön yüzünde "Zaptiye Çavuşu" yazısı, altında ise "1277" (milâdî 1861) tarihi bulunur; arka yüzünde bir "yıldız" vardır. 

Madalyanın nizamnamesi yoktur.

22 Ocak 2021 Cuma

ZAPOTEKLER

M
EKSİKA'da  kızılderili halkıdır. Zapotekler, İspanyollar'ın gelişinden çok önce, Tehuantepec ile Acapulco arasındaki dağlık bölgenin Büyük Okyanus yamacında yaşamaktaydılar. Bugün sayıları azalmış ve özellikle Oaxaca eyaletine yerleşmişlerdir. 

Zapotekler, Milâttan sonra  4. yy.' a doğru ortaya çıktılar. Mayalar'dan büyük ölçüde "takvim"i , "sayı sistemi"ni, "hiyeroglifler"i aldılar. Zapotek sanatı, üslûplaştırmada aşırılığa kaçar. Ülkenin 12. yy.' a doğru "Toltekler" tarafından işgâl edildiği sanılır.

Zapotek halkı, ölüye tapmaya dayanan bir dine bağlı olduğundan, mezar seramikleri çoktur; (iri başı tüylerle süslenmiş ayakta veya oturan bir adamla çevrili kâseler). Ölünün küllerini koymak için yapıldığı sanılan bu kâseler, mezar kapılarının üzerine oyulmuş kovuklarda bulunmuştur.

20 Ocak 2021 Çarşamba

ZAO WOU-Kİ (ressam)

ÇİN  asıllı ressam (Tsao Wou-Ki), 1920 yılında Pekin'de doğdu. Çok genç yaşta Hangcou Güzel Sanatlar okulunda, ülkesinin geleneksel tekniklerini inceledi ve 1941-47 yılları arasında bu okulda ders verdi. Daha önceleri, reprodüksiyonlar vasıtasıyla Avrupa resmini tanımış ve ondan büyük ölçüde etkilenmişti.

1948' de Paris'e gitti ve Picasso'nun, Cézanne'ın ve özellikle Paul Klee'nin etkisinde kaldı. 1953-54' den sonra daha güçlü, daha lirik olan "non-figüratif" tablolarında hem soyut "peyzajcılık"a, hem de kaligrafiye yer verdi. Zao Wou-Ki, 2013' de İsviçre'de öldü.

Zao Wou-Ki  -  Estamplar  (gravür)

18 Ocak 2021 Pazartesi

ZAKKUM (bitki)

Z
AKKUM,  pembe veya beyaz gösterişli çiçekleri olan "zehirli" bir bitkidir (nerium oleander). Çalı görünümünde küçük bir ağaçtır

Boyu 5 metreyi bulabilir. Genellikle kuru dere yataklarında, su kenarında, kendiliğinden yetişir. 

Mızrak şekilli, kalın derimsi yaprakları kışın dökülmez. Süs bitkisi olarak yetiştirilen çok sayıda çeşidi bulunur. 

Zakkumgiller familyasındandır. Türkiye'de ve tüm Akdeniz havzasında bulunur.

16 Ocak 2021 Cumartesi

OSSİP ZADKİNE (heykeltraş)

RUS  asıllı heykeltraş, 1890 yılında Smolensk'de doğdu. Öğrenimini İngiltere'de yaptı, 1909' da Paris'e yerleşti. Çoğunlukla doğrudan doğruya "yontma" usulüyle (ağaç ya da taş) yaptığı heykeller vardır. Bu heykeller; nesnel gerçekle ilgisi olmayan içbükey ve dışbükey düzlemler, hattâ "saydam" diye nitelendirilen boşluklar ihtiva eder.

Bu özellikte heykelleri: "Yelpazeli Kadın (1925)", "Kuş (1927)", "Kuşlu Genç Kız (1930)".

Poissy belediye binasına bir yüksek kabartma (1936) ve Rotterdam'da, 2. Dünya savaşı sırasında şehrin yıkılışını canlandıran anıt niteliğinde bir heykel yaptı (1949). Ossip Zadkine, 1967' de Neuilly-sur-Seine'de öldü.

Ossip Zadkine  -  Anıtsal heykel

14 Ocak 2021 Perşembe

ADOLPHE YVON (ressam)

FRANSIZ  ressam, 1817 yılında Eschwiller, Lorraine'de doğdu. Önce dinî, sonra tarihî konuları işledi:  "Kulikovo Savaşı (1850)", "Napolyon Saint-Bernard Dağından İnerken (1853)", "Mareşal Ney Rusya'dan Çekilirken".

Fransız ordusuyla Kırım'a sonra İtalya'ya gitti. Büyük kompozisyonlar yaptı: "Malakoff'un Perde Hattı", "Magenta". 

Diğer tabloları: "İmparatorluk Prensi (1864)", "Amerika Birleşik Devletleri (1870)", "Reichshoffen Zırhlılarının Saldırısı (1875)".

Adolphe Yvon, 1893' de Paris'te öldü.

Adolphe Yvon  -  Mareşal Ney Rusya'dan Çekilirken

12 Ocak 2021 Salı

YÜKSÜKOTU (bitki)

Y
ÜKSÜK  biçiminde çiçekler açan, çok zehirli bir bitkidir. Yaprakları yeşil ve alt tarafı kadifemsi tüylü, çiçekleri soluk sarı veya açık firfiri olur. "Sıracagiller"dendir. 

En çok tanınan türü; "kızıl yüksükotu"dur (digitalis purpurea), 2 yıllık olup boyu 1 metreyi bulabilir. Sapın ucunda ve yanlarında yer alan salkım halindeki güzel firfiri çiçeklerinden dolayı, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. 

Balta ormanlarında, kesimden sonra çok görülen bu zehirli bitkinin yapraklarında "dijitalin" denilen ve kalp ilâcı olarak kullanılan bir alkaloit bulunur.

Kireçli topraklarda ise "sarı yüksükotu" yetişir. 

Tababette; kuru yerlerde biten yabanî bitkilerden 2 yıllık olanların, bitki tam çiçek açacağı sırada toplanan yaprakları kullanılır. 

Yüksükotu, kalp atışını yavaşlatır, kalp kasılmalarını düzgünleştirir ve güçlendirir, ayrıca idrar söktürücü etki yapar. Bu özellikler son derece zehirli bir heterozitler karışımından (dijitoksozit ve dijitonozit) ileri gelir. 

Kızıl yüksükotundan başka "tüylü yüksükotu"da tababette kullanılır. Bunda da diğerine benzeyen fakat daha zehirli heterozitler bulunur. 

Yüksükotu, toz ya da tentür halinde ağız yoluyla alınır. Etkin maddesi vücutta biriktiğinden, hekim kontrolünde kullanılması gerekir.

10 Ocak 2021 Pazar

HASAN ÂLİ YÜCEL (yazar)

T
ÜRK  yazar, eğitimci ve siyaset adamı, 1897 yılında İstanbul'da doğdu.  Mektebi Osmanî'yi bitirdi. Vefa idadîsinin son sınıfındayken askere alındı (1915). Yüksek öğrenimini, Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde tamamladı. İzmir, Kuleli, İstanbul Erkek ve Galatasaray liselerinde felsefe ve edebiyat öğretmenliği yaptı.

Teftiş kuruluna geçerek, 1 yıl için Fransa maarifini incelemek üzere Paris'e gönderildi (1930). Türkiye'ye dönerek müfettişliğe devam etti. Ortaöğretim Genel müdürlüğüne tayin edildi (1933). İzmir milletvekili seçildi (1935). Millî Eğitim bakanlığına getirildi (1938).

Bakanlığı sırasında; köy enstitülerinin kurulmasında, dünya klâsiklerinin tercüme edilerek bakanlık yayınları arasında yer almasında büyük emeği geçti. 1946' da bakanlıktan ayrıldıktan sonra, 1961' de Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. 

Yazı hayatına, aruzla yazdığı şiirlerle başlayan Yücel, daha sonra "hece vezni"ni kullandı. Şiirlerinden çok nesirleriyle tanındı. Eğitim konuları yanında; kültür, sanat, düşünce vd. alanlarda yazdı. Oğlu Can Yücel de (d.1926 - ö.1999) şâir olan Hasan Âli Yücel, 1961' de İstanbul'da vefat etti.

Başlıca eserleri : "Goethe, Bir Dehanın Romanı (inceleme)", "Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış (inceleme)", "Dönen Ses (şiirler)", "Pazartesi Konuşmaları (makaleler)", "Sizin İçin (çocuk şiirleri", "İçten, Dıştan (makaleler)", "Hürriyete Doğru (makaleler)", "İyi Vatandaş İyi İnsan (makaleler)", "Kıbrıs Mektupları", "Edebiyat Tarihimizden (Y. K. Karaosmanoğlu üzerine monografi)", "İngiltere Mektupları", "Hürriyet, Gene Hürriyet (makaleler)", "Dinle Benden (şiirler)", "Allah Bir (şiirler)". 

8 Ocak 2021 Cuma

YUNUS BALIĞI

Y
UNUS,  bütün denizlerde rastlanan "memeli" bir hayvandır (delphinus). Boyu 3 metreyi geçmez. En fazla 115 kg ağırlığındadır. Sürüler halinde yaşarlar. Ilık ve tropikal denizlerde daha çok görülürler. Sırtı kara, karnı beyazdır. Ağzı gaga şeklinde uzamış olup, V  biçiminde bir çizgiyle alnından ayrılır.

Yunusların en küçüğü, Yeni Gine dolaylarında yaşayan ve boyu 1,5 metreyi aşmayan pembe karınlı yunustur. Büyük, küçük bütün balinalar gibi, yunus da yağı için büyük ölçüde avlanır.

Suya çok az direnç gösteren kaygan bir cilt yapısı vardır ve yunus, saatte max. 63 km hızla yüzebilir ve 7 metre yükseğe sıçrayabilir. Ayırt edilebilen ses ötesi bir dil kullanır ve çok gelişmiş bir ruhî yapı gösterir. Ömrü ortalama 25 yılı bulur.

Hamileliği 12 ay sürer. Yavru yunus doğduğu zaman 1 metre uzunluğunda ve 12 kg ağırlığındadır ve 18 ay meme emer.

6 Ocak 2021 Çarşamba

YONTMA TAŞ DEVRİ

Yontma taş devri âletleri
T
ARİHÖNCESİ  zamanların en eski devrine "yontma taş devri" denilir. Devrin başlangıcı; yaklaşık 1 milyon yıl kadar önceye kadar giden, ilk insanların faaliyetlerine ve bunların fosillerine dayanır.

Yontma taş devrinde iki tip taş âlet kullanılmıştır. Bunlardan biri çekirdek âlettir ve bir taş kütlesinin yontulmasıyla elde edilir. Diğeri ise, taş kütlesinin yontulmasından arta kalan küçük parçalardır. Bu devirde insanların sayıca çok az olduğu düşünülür. İnsanlar, meyve ve tohum toplayarak ve küçük hayvanları yakalayarak geçinirlerdi.

Yontma taş devrinin Mö. 50 bin yıl kadar öncesi, insanlığın hızla ilerlediği bir dönemdir. Buzul döneme rastladığı için, meyve ve tohum fazla toplanamadı. Buna karşılık büyük baş hayvan (at, ren geyiği, bizon, sığır) avcılığı giderek önem kazandı. Kemik, kullanılan bir malzeme oldu. Neandertal tipi insan bu dönemde yaşadı.

YONTMA TAŞ DEVRİNDE ANADOLU

Anadolu'da yontma taş devrine ait ilk bulgular 1894' de ele geçirildi. Birecik'te bir el baltası bulundu. 1910' da Ankara, Kayseri yakınlarında çeşitli aletler bulundu. 1927' de Adıyaman yakınlarında sanayi buluntuları ortaya çıkarıldı. 

Yontma taş devri yerleşimlerine; özellikle Ankara, Antalya, Burdur, Isparta dolaylarında, Güney Anadolu kıyı şeridinde, Kars çevresinde, Gaziantep ile Adıyaman arasındaki Fırat dolaylarında ve Antakya (Hatay) çevresinde rastlanmıştır. 

İçinde kazılar yapılan bazı mağaralar şunlardır : Antalya çevresinde; Karain, Beldibi, Öküzini, Belbaşı, Kumboğazı. Isparta yakınlarında; Kapalıin. Alanya yakınında; Kadıini. Antakya çevresinde; Tıkalımağara

4 Ocak 2021 Pazartesi

YONCA (yem bitkisi)

Y
ONCA,  baklagillerden, protein bakımından zengin, önemli bir hayvan yemi bitkisidir. Yaygın olarak yetiştirilir. Yoncayı İran'dan Yunanistan'a Büyük İskender getirdi. Bugün bütün Avrupa'da yetiştirilmektedir. 

Yonca, ip şeklinde uzun kazık köklü arsız bir bitkidir. Yaprakları üçlü, çiçekleri menekşe renginde, küçük ve kömeç biçiminde topludur. Meyvesi badıç halinde ve çoğu zaman kendi üzerine kıvrılmış durumdadır. 

İlkbaharda az nemli derin topraklara, hektar başına 20 - 25 kg hesabıyla ekilir. Tarla yılda 5 - 6 defa biçilir ve ekilen yonca yıllarca ürün verebilir. Hayvanların yeşilken yediği yonca bazen karın şişliği yapar. Bazı asalaklar (küsküt, ökseotu, mantar vb.) yoncanın köküne ve kök boynuna musallat olabilir. 

Yonca, havanın azotunu çokça biriktirdiği için "yeşil gübre" olarak kullanılabilir.

2 Ocak 2021 Cumartesi

MÜKRİMİN HALİL YINANÇ (tarihçi)

T
ÜRK  tarihçisi, 1898 yılında Elbistan'da (Kahramanmaraş) doğdu. İstanbul'da Edebiyat fakültesini ve Mülkiye mektebini bitirdi (1921). Türk Tarihi encümeninin hafızıkütüplüğünü yaptı (1921-25).  Gönderildiği Paris'te bilimsel araştırmalarda bulundu.

Türkiye'ye dönüşünde eski vazifesine devam etti. Galatasaray ve Kabataş liselerinde tarih öğretmenliği yaptı. İstanbul üniversitesi Edebiyat fakültesine "ortaçağ tarihi" doçenti tayin edildi (1933). Profesör (1941) ve ordinaryüs profesör oldu (1957). 

Çalışmaları, genellikle Türk ve İslâm tarihi alanlarındadır. Selçuklu tarihi alanında, dünyanın önde gelen uzmanlarından kabul edilir. Başta "İslâm Ansiklopedisi" olmak üzere birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlandı. Türk Tarih kurumunun kurucu üyesiydi. Mükrimin Halil Yınanç, 1961' de İstanbul'da vefat etti. 

Eserleri : "Düsturnâmei Enverî", "Düsturnâmei Enverî'ye Medhal", "Türkiye Tarihi", "Selçuklular Devri".