11 Şubat 2018 Pazar

ETİENNE LE HONGRE, eser-biyografi

FRANSIZ heykeltraş, 1628 yılında Paris'te doğdu. J. Sarrazin'in öğrencisiydi. Bir müddet Roma'da kaldıktan sonra Paris'e döndü (1659). En çok Versailles'da çalıştı. Parkın su kanalındaki "Diane" çeşmesinde bulunan "Hava" heykeli, şaheseri sayılır. Cosse-Brissac ailesi için anıtkabir yaptı. Le Hongre, 1690' da Paris'te öldü.

Etienne Le Hongre  -  Hava

KAYGI (anksiyete)

KAYGILANMA, çok hafif belirtiler verse de, oldukça yaygın görülen bir duygulanma ve heyecan halidir. Çoğunlukla bir korku durumunda ortaya çıkar; bu korku bazen belirli bir olaya bağlanmakla beraber, sıklıkla kesin bir temeli yoktur.

Kaygıya duygusal gerginliğin yüksek olduğu durumlarda oldukça sık rastlanır ve kişinin içinde bulunmaktan ötürü zorluk çektiği özel bir çevreye verdiği cevaptır. Kaygı, kişinin başkalarıyla ilişkilerini kontrol edemediği durumlarda veya kendini denetleyecek kadar iyi hissetmediği anlarda (meselâ, imtihanlarda) ortaya çıkar.

En ağır durumlarda ise, kalıcı kişilik bozukluğu olarak belirir. İstek veya istem gerektiren eylemler kaygı uyandırır. Kişi karar vermenin getireceği sorumluluklardan giderek kaçar. Durum ruhî çöküntüye kadar varabilir; bu da tek başına kaygıya yol açabilir.

Kaygı, normal psikolojik durumlarda da gelişebilir. Kaygı veren bir durumla karşılaşan kişi, duygularını belirli bir sebebe bağlayamıyorsa, bu geçici durumu, zaman zaman ortaya çıkan genel bir durum haline getirir. Bu durum, korkudan farklı olup kişinin her türlü faaliyetini felce uğratabilir. 

10 Şubat 2018 Cumartesi

WİLHELM LEHMBRUCK, eser-biyografi

ALMAN heykeltraş, 1881 yılında Duisburg, Meiderich'de doğdu. 1907' de İtalya'ya bir gezi yaptıktan sonra 1910-14 yılları arasında Paris'te yaşadı. Aristide Maillol'un, ardından Georges Minne'in etkisinde kaldı ve soyutçuluğa yöneldi.

Ülkesinin genç resim okulu, onu ustalarından biri olarak kabul etti. 1. Dünya Savaşı sırasında Zürich'te, daha sonra da Berlin'de kaldı. Wilhelm Lehmbruck, 1919' da Berlin'de intihar ederek öldü (yaş 38).

Wilhelm Lehmbruck  - Üzgün genç adam

KAYITSIZLIK KİMDE OLUR?

KAYITSIZLIK, kişinin kendi kimliğini tanımadığı, çevresindeki kişilere ve nesnelere karşı duygusal uzaklık içinde olduğu kişilik çözülmesi sürecinin başlangıcı olarak kabul edilir. Şahsın bilişsel kapasitesi de azalmıştır.

Özellikle ergenlik çağında, kimliklerini bulma arayışı içinde olanlarda, saplantılı, bunaltılı kişilerde, şizofrenlerde ve saralılarda görülür.

9 Şubat 2018 Cuma

RAYMOND LEGUEULT, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1898 yılında Paris'te doğdu. Süsleme Sanatları Millî Yüksek Okulu'nda öğrenim gördü (1914). 1923' de bir gezi bursu elde edip Velasquez ve Goya'nın eserlerinden kopyalar yapmak üzere İspanya'ya gitti.

1925' de öğrenim gördüğü okula profesör oldu. 1952' de Güzel Sanatlar Millî Yüksek okulu atölye şefliğine tayin edildi. Renk uyumu bakımından usta bir sanatçıdır. Maurice Brianchan ile birlikte, opera dekorları hazırladı. Fontainebleau Kız lisesinin duvar süslerini ve halı modelleri yaptı. Raymond Legueult, 1971' de Paris'te öldü.

Raymond Legueult  -  Yalnızlık

KEKEMELİK NEDEN OLUR?

HECELERİN istemsiz olarak tekrarlanmasından veya özellikle sesli harfler ya da "k" ve "g" ile başlayan kelimelerin söylenmesinde güçlük çekilmesinden oluşan konuşma bozukluğuna "kekemelik" denilir. Kekemeliğin ortaya çıkmasında organik, genetik, psikolojik sebepler vardır.

Organik sebepler:

Çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan nörolojik rahatsızlıklar bu gruba girer. Fakat bu rahatsızlıkların hiçbirinin rolü net olarak belirlenememiştir.

Genetik sebepler:

Kekeme erkeklerin, babalarını hiç tanımamış olan çocuklarında kekemeliğin ortaya çıktığı görülmüştür. Bu durum, kekemelikte genetik bir etkenin de rol oynadığını gösterir. Kekemeliğin ortaya çıkmasında aile bireyini taklid etmenin rolü önemini kaybetmektedir.

Psikolojik sebepler:

Vakaların çoğunluğu psikolojik sebeplere bağlıdır, fakat bu sebeplerden yola çıkarak bir sebep-sonuç ilişkisine varmak güçtür.

Kekeme şahısların hemen tamamı aşırı duygusallık gösteren, kaygılı ve saplantı geliştirmeye meyilli şahıslardır ve kekemelik özellikle sinirli ve heyecanlı oldukları zaman daha belirgin olmaktadır. Başka bir teoriye göre ise; kekemelik organik kökenlidir ve psikolojik sebeplerle ağırlaşır.

Kekemelik çoğu kez, konuşmayı henüz öğrenmekte olan çocukta ani veya aralıklı olarak ortaya çıkar. Bazı durumlarda kısa sürede kendiliğinden gerilerse de vakaların büyük bölümünde kalıcı olur.

8 Şubat 2018 Perşembe

PİERRE LEGROS, eser-biyografi

FRANSIZ heykeltraş, "Büyük Legros" da denilir, 1629 yılında Chartres'da doğdu. Sarrazin'in öğrencisi oldu. Versailles şatosu için "Şafak Çeşmesi"nde "Su" ve iki "Su perisi" heykeli yaptı. Oğlu da heykeltraş olan Pierre Legros, 1714' de Paris'te öldü.

Pierre Legros  -  Su

KELLİK (alopesi)

DOĞUŞTAN veya edinilmiş sebeplerle saçların veya kılların olmaması (dökülmesi) haline "kellik" denilir. Her ne kadar vücudun tüm kıllanma sistemiyle ilgiliyse de daha çok saçları ilgilendirir. Saç dökülmesi yaygın veya sınırlı şekilde görülebilir. Bu farklılık pek çok sebebe bağlı olabilir.

Çeşitli oluşum bozukluğuyla beraber olan ve genetik olarak geçen doğumsal kellik çok nadir görülür. Çok daha sık rastlanan edinsel kellik, vücudun genel hastalıkları sırasında görülen geçici bir durumdur. Genel hastalığın iyileşmesiyle kellik de ortadan kalkar.

Edinsel kellik, tifo, tüberküloz gibi kronik enfeksiyon hastalıklarında; şeker hastalığı, tiroit ve böbreküstü bezi gibi iç salgı ve metabolizma hastalıklarında; kansızlık, kan kanseri gibi kan hastalıklarında görülür.

Ayrıca kronik zehirlenmeler, özel tedaviler (kanda pıhtılaşma önleyici veya hücre çoğalmasını durduran ilâçlarla ya da radyoterapi tedavisi) saç dökülmesi yapar.

Çok yoğun ruhî gerginlik veya heyecanlardan, ağır travmalardan, ameliyatlardan ve doğumdan sonra bazen aşırı saç dökülmesi gözlenebilir.

Kelliğin en sık rastlanan sebeplerinden biri de saçlı derideki yağ bezlerinin aşırı sebum salgılamasıdır (seboreik alopesi). Sınırlı kellik, mantar enfeksiyonlarına veya kıl köklerinin yıkımına yol açan travma, yanık, tümör, frengi, çıban, liken, skleroderma, kızartılı lupus gibi patolojilere bağlı olarak gelişebilir.

Yaşlanmayla ilgili olan saç dökülmesini, şahsın yapısıyla ilgili çeşitli etkenler de belirler; özellikle erken yaşlarda ortaya çıkan saç dökülmesi, belli sınırlar içinde genetik olarak kabul edilir. Genç yaşta kel olan bir erkeğin erkek çocukları da büyük ihtimâlle ileride kel olacaktır. Böyle vakalarda genellikle 25 yaşından sonra saçlar azalır, incelir, rengini kaybeder ve hafifçe çekildiklerinde yerinden ayrılır.

7 Şubat 2018 Çarşamba

FERNAND LÉGER, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1881 yılında Argentan'da doğdu. Önce Caen'de, sonra Paris'teki bir mimarlık bürosunda desinatörlük yaptı (1897-1902). İzlenimcilik akımına katıldı. Cézanne'ın etkisinde kaldı; 1910' dan sonra kübizme yöneldi. 1918' den sonra üslûbunu kesin olarak belirledi. Düz ve kişiliksiz malzeme, geniş fırça vuruşlarıyla sürülmüş açık ve canlı renkler. Mekanikle ilgili konulara yöneliş (çarklar, miller, pistonlar, makaralar).

Resimlerindeki insan figürleri, borulardan yapılmış otomatları andırır. Eser bütünüyle, önceleri hareketli karmaşık düzenler, daha sonra da kesin bir denge kurmak için bir vesiledir. O sıralarda Léger, nesneleri ya tek başlarına veya sadece bir çizgi, biçim ve renk sistemi kurmak için biraraya getirdi, diğer nesnelerle beraber işlemeye başladı ve alışılmış mantığın dışına çıktı (anahtarlar, anahtarlıklar, şemsiyeler, demiryolu traversleri, bisikletler, pipolar, gönyeler, saat zemberekleri vb.).

2. Dünya Savaşı sırasında Amerika'da kalan Léger, daha kıvrak biçimlerin hâkim olduğu tablolar yaptı (dalgıçlar, cambazlar, bisikletliler). Fransa'ya döndükten sonra, bu eğilimini Normandiya manzaralarında, çiçekli, meyveli ve kuşlu natürmortlarında daha da geliştirdi. Seramik alanında da çalıştı. Bale oyunları için dekorlar yaptı. Sinemayla da ilgilendi. Bazı yazar ve şairlerin eserlerini resimledi ve "Sirk" adlı taşbaskı bir albüm yayınladı (1949). Fernand Léger, 1955' de Gif-sur-Yvette'de öldü.

Fernand Léger  -  Evdeki kadınlar  (1922)

KELOİT (bağdoku çoğalması)

DERİDE tam olarak iyileşmemiş yaralar, yanıklar ve sıyrıklardan sonra lifsi bağdokunun aşırı miktarda çoğalmasına "keloit" denilir. Kimi zaman lezyon son derece önemsizdir ve gözden kaçabilir.

Keloit, düzensiz kollajen lif demetlerinden oluşur. Kollajenin varlığı, ciltte belirgin bir kabartıya sebep olur. Düzensiz kabartı çevre dokulara uzanır. Lezyonda kaşıntı ve ağrı olabilir. Keloit oluşumunun sebepleri bilinmemektedir. Siyah ırktan gençlerde daha sık görülür. Bazı topluluklarda yüzde yapay süs oluşturma maksadıyla keloit, isteyerek oluşturulur.

5 Şubat 2018 Pazartesi

SİLVESTRO LEGA, eser-biyografi

İTALYAN ressam, 1826 yılında Modigliana, Forli'de doğdu. 1846' da Floransa'ya yerleşti. Pollastrini, Mussini ve Ciseri'nin öğrencisi olarak romantik akıma yöneldi. 1861' de Floransa Millî sergisinde, pusu kuran askerleri temsil eden bir tablosuyla tanındı.

Sergide, Cabiance, Borrani ve Signorini'nin resimlerini görerek, derhal onların tekniklerini benimsedi ve bu "izlenimci" ressamlara katıldı. 1863-70 yılları arasında "Villaya ziyaret", "Yemekten sonra", "Ziyaret", "Nişanlılar" gibi şaheserlerini verdi.

Silvestro Lega, kız arkadaşının ölümü, maddî sıkıntılar, neredeyse kör eden bir göz hastalığı ve kansere yakalanması sebebiyle resimlerinde renk aşırılıklarına ve duygusallığa yöneldi. Ressam, 1895' de Floransa'da öldü.

Silvestro Lega  -  Ziyaret

KEMİK VEREMİ

VEREM etkeni olan mikropların kemik dokusunda yerleşip dokuyu tahribiyle ortaya çıkan hastalıktır. Verem en sık, omurlar, uyluk kemiğinin üst ucu, kaval kemiğinin her iki ucu, el ve ayak kemikleri, kaburgalar, göğüs kemiği, kafatası ve leğen kemiğinde yerleşir.

Cerahatli bir akıntı oluşmadan yalnızca kemik yıkımı görülebilir (kuru verem) veya veremin yerleştiği dokularda nekroz ve cerahat oluşabilir. Cerahat, kemik dokusundan dışarı taşarak, yerçekiminin tesiriyle kaslar arasından vücudun aşağı bölümlerine akarak burada toplanabilir ve "soğuk apse" adını alır.

4 Şubat 2018 Pazar

FÉLİX LECOMTE, eser-biyografi

FRANSIZ heykeltraş, 1737 yılında Paris'te doğdu. Falconet ve Vassé'nin öğrencisiydi. 1758' de "Heykel Büyük Ödülü"nü kazandı. Önceleri, Louveciennes pavyonunun dekorasyonunda çalıştı. Marie Antoinette'in bir büstünü, Nancy'de kral Stanislaw'ın anıtkabrini yaptı. Félix Lecomte, 1817' de Paris'te öldü.

Félix Lecomte  -  Marie Antoinette

KONJUNKTİVA ALTINDA SIVI

GÖZÜN konjunktiva (gözün dış zarı) altında sıvı birikmesine "kemozis" denilir. Sıvı artarak korneanın (saydamtabaka) çevresinde bir halka oluşmasına yol açar; burası gözyuvarı yüzeyinden daha çökük bir görünüm alır.

Bu durum konjunktivanın akut iltihaplarında görülür ve göz hareketlerinin kısıtlanmasına sebep olabilir.

3 Şubat 2018 Cumartesi

SÉBASTİEN LE CLERC, eser-biyografi

FRANSIZ gravürcüsü, 1637 yılında Metz'de doğdu. Bir kuyumcunun oğluydu. 1660' da mareşal Le Ferté'nin yanında mühendislik yaptı. 5 yıl sonra Paris'e gitti ve Le Brun'ün teşvikiyle, gravür üzerine çalışmaya başladı. "14. Louis'nin zaferleri" konusundaki 13 gravürü ile tanındı ve Gobelins halı imalâthanelerinde öğretmen oldu. 3000' den fazla gravür yaptı.

"Geometri el kitabı (1699)", "Mimarlık el kitabı (1714)", "Görüş sistemi (1679)" adlı eserleri olan Sébastien Le Clerc, 1714 yılında Paris'te öldü.

Sébastien Le Clerc  -  Ovidius'un Metamorfozu

KERATİT (kornea iltihabı)

GÖZÜN kornea (saydamtabaka) iltihabına "keratit" denilir. Cerahat yapıcı mikroplar, frengi, verem veya virüslerden kaynaklanan enfeksiyonlar, travmalar, yabancı madde, keratomalasi, egzoftalmi, yüz siniri felci, gözyaşı salgısı bozuklukları gibi başka hastalıklara bağlı olabilir.

Birincil olarak, gözün yakınlarındaki başka yapılardan, meselâ, konjunktiva, gözyaşı bezi, gözyaşı yollarından kaynaklanan iltihapların korneaya yayılmasına bağlı olabilir.

Keratitte, ışığa aşırı duyarlılık, ağrı, yoğun gözyaşı salgısı, gözkapağı kaslarında kasılma, korneayı çevreleyen kan damarlarında göllenme vardır. İltihap neticesinde, kornea saydamlığını kaybeder ve epitel tabakasında ülserleşme görülür.

Ülser, yerinde beyazımsı bir nedbe dokusu bırakarak iyileşir. Bu doku saydam değildir ve çok ağır olabilen hasarlara yol açarak görmeyi engeller.

2 Şubat 2018 Cuma

KERATOAKANTOM nedir?

SIK görülen, özellikle de yetişkin erkeklerde ortaya çıkan iyi huylu tümördür. Çoğunlukla yüzde ve vücudun açık bölgelerinde (eller, kollar) ortaya çıkar. Diğer bölgelerde daha az görülür. Tümör, hızla büyür ve 1-2 ay içinde çapı yaklaşık 2 cm'ye kadar ulaşan bir nodül şeklini alır.

Daha sonra tümörün merkezinde kratere benzer bir oyuk oluşur. Oyuğun içi keratin doludur. İlerleyen günlerde lezyon kendiliğinden geriler ve yerinde bir iz bırakır. Bazı vakalarda lezyonlar çok sayıdadır veya birbiri peşisıra çıkar.

Her ne kadar, keratoakantomun kendi kendine gerilemeye meyilli olması sebebiyle ameliyatla çıkarılması gerekmese de, histolojik olarak teşhisi doğrulamak için ameliyatın faydası vardır.

Keratoakantom bazen kötü huylu bir tümöre dönüşebilir.

1 Şubat 2018 Perşembe

CHARLES LE BRUN, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1619 yılında Paris'te doğdu. "Fransa'ya dönüş" çığırını açanlardan François Perier'in öğrencisi oldu. Koruyucusu şansölye Ségnier'nin yardımıyla Roma'ya gitti (1642). Üç yıl kaldığı Roma'da, Eskiçağ anıtlarını inceledi. Raphael'in kopyalarını yaptı. Nicolas Poussin'den ders aldı. 1646' da Fransa'ya döndü.

Krallık Resim ve Heykel akademisinin kurulmasında (1648) etkili oldu. 6 Şubat 1663 kararnamesiyle bu kurum, sarayın dekorasyonunda çalışan sanatçılar için bir seminer haline getirildi; yöneticiliğine tam yetkiyle Le Brun seçildi. Semineri, Colbert'in ısrarı ve Mazzini'nin vasiyeti üzerine ve kraldan 1662' de aldığı saray başressamlığı yetkilerine dayanarak yürüttü.

6 Mart 1663' de, 14. Louis'nin emriyle, Gobelins'de kurulmuş olan saray mobilya imalâthanesinin başına getirildi. Burada, halıcılık, marangozluk, kuyumculuk ve mozaik işleri yapılıyordu. İşlerinin çokluğuna rağmen imalâthane için kompozisyonlar çizebiliyordu. Arkadaşları, onun bu eşine az rastlanan verimliliğine hayrandılar.

KORNEA VE KONJUNKTİVA BOZUKLUĞU (keratomalasi)

GENELLİKLE kötü beslenmiş ve A vitamini eksikliği bulunan çocuklarda görülen göz hastalığıdır. Başlangıçta, konjunktiva parlaklığını kaybeder, bulanık bir görünüm alır, kurulaşır ve duyarlılığını kaybeder.

Daha sonra, kornea üzerinde, gözkapakları açıklığının hizasında yoğun bir leke meydana gelir. Burada kornea epitelinin beyazımsı lekeleri birbiriyle birleşir. Uygun bir tedavi tatbik edilmezse, kornea bulanıklaşır, mikropların enfeksiyon oluşturması kolaylaşır. Peşinden, ülserleşme ve delinme süreci başlar.

29 Ocak 2018 Pazartesi

THOMAS LAWRENCE, eser-biyografi

İNGİLİZ ressam, 1769' da Bristol'da doğdu. Reynold'un öğrencisiydi. Hocasının ölümünden sonra (1792) kralın başressamlığına ve Royal Akademi üyeliğine getirildi (1794). Mrs Siddons'un ayakta portresiyle meşhur oldu (1797). Avrupa çapında portre ressamı olan Lawrence, 1830' da Londra'da öldü.

Thomas Lawrence  -  Berry düşesi

KERATOZ (ciltte kalınlaşma)

ÜSTDERİDEKİ, keratinizasyon bozukluğu sebebiyle derinin boynuzsu tabakasının düzensiz olarak kalınlaşmasına "keratoz" denilir. Tek ve sınırlı olabildiği gibi, çok sayıda ve geniş deri bölgelerine yayılmış da olabilir. Görünüşü pürtüklü ve kahverengi grimsidir.

Güneş ışığına aşırı maruz kalma, derinin yaşlanması, arsenikli ilâçların uzun süre kullanımı, Röntgen (X) ışınlarına maruz kalma gibi çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir. Ayrıca, derideki mantar hastalıklarına, dermatitlere veya egzamaya bağlı olarak da gelişebilir.

Keratozlar, derinin kötü huylu tümörlerinin kaynaklanmasına müsait bölgeler de oluşturabilir.

26 Ocak 2018 Cuma

HENRİ LAURENS, eser-biyografi

FRANSIZ heykeltraş, 1885 yılında Paris'te doğdu. 1911' de Braque ile tanıştı ve kübizmden etkilendi. Bundan sonra geometri ve hacimlerin sadeleştirilmesiyle akımın etkilerini yansıtan eserler yaptı. 1921' e doğru kübizmden biraz uzaklaştı. İnsan figürünü öne çıkaran eserlerinde cinselliğe yer verdi. Henri Laurens, 1954' de Paris'te öldü. Sanatçının oğlu, babasının vasiyetine uyarak, onun 110 heykelini ve 25 desenini Paris Art Moderne müzesine verdi.

Henri Laurens  -  Büyük müzikçi  (1938)

KERNİG BELİRTİSİ

HASTANIN sırtüstü yatar durumdan oturur duruma geçtiğinde bacaklarını gergin olarak tutamaması veya sırtüstü yatar durumdayken kol ve bacaklarını leğen bölgesine doğru bükmek istemesi. Bu durumda bacak, kalça üzerine bükülme eğilimi gösterir. "Kernig belirtisi" denilen bu duruma, kişinin beyin zarı hastalıklarında rastlanır.

25 Ocak 2018 Perşembe

MARİE LAURENCİN, eser-biyografi

FRANSIZ kadın ressam, 1885 yılında Paris'te doğdu. Picasso ve Apollinaire'in ilgisini çekti. Resim çalışmalarına 1907' de başladı. Baron Otto von Wetgen ile evlendi; 1914-20 arasında İspanya ve Almanya'da kaldı.

Yapmacıklı, ama çok zarif bir üslûpla gri, pembe ve mavinin hâkim olduğu yağlıboya, suluboya resimleri, taşbaskıları, ofortlar, dekoratif sanat modelleri, kitap-gazete resimleri, "Comédie Française" ve Rus baleleri için dekor maketleri ve kostümler yaptı. Marie Laurencin, 1956' da Paris'te öldü.

Marie Laurencin  -  Güvercinli kadın  (1919)

KESİ FITIĞI

AMELİYAT kesisinden veya yaralanmaya bağlı bir kesiden kaynaklanan fıtıktır. Genellikle tam kapanmamış, yetersiz bir teknikle dikilmiş veya enfeksiyon sebebiyle tam olarak iyileşmemiş ameliyat kesilerinden gelişir.

Bazı vakalarda ise karın duvarındaki kas yapılarının doğuştan zayıflığına bağlı bir durum söz konusu olabilir. Fıtık, zorlanma, öksürük veya dışkılamayla karın duvarı gerildiğinde daha da belirgin hale gelir. Fıtık kesesi içindeki iç organın kese içinde sıkışması (fıtık boğulması), kesi fıtığının en mühim komplikasyonudur.

24 Ocak 2018 Çarşamba

FRANCESCO LAURANA, eser-biyografi

DALMAÇYA asıllı heykeltraş ve mimar, 15. yy. başlarında Vrana, Zara yakınlarında doğdu. 1458' de Napoli'ye gitti, Pietro'da Milano ile Castelnuovo kemerinde çalıştı, bu yapının frizini hazırladı. Napoli Santa Maria Materomini kilisesinde "Meryem ana" heykelini, Urbino'da (Floransa) "Battista Sforza" büstünü yaptı. Provence'ta kral René'nin sarayına yerleşti. Francesco Laurana 1500' den sonra Avignon'da öldü.

Francesco Laurana  -  Battista Sforza

KETOASİDOZ nedir?

KETOASİDOZ, kanda keton cisimciklerinin birikmesidir. Keton cisimcikleri, yağ asitlerinin parçalanmasıyla ortaya çıkan ürünlerdir. Çoğunlukla bir hastalık belirtisidir. Özellikle tedavi edilmemiş şeker hastalığında görülür. Ayrıca uzun süreli açlıklarda ve ateş sırasında ortaya çıkabilir.

Ketoasidozun belirtilerinden biri ağızdan gelen aseton kokusudur. Aseton uçucu olduğu için vücuttan akciğerler yoluyla atılır.

23 Ocak 2018 Salı

MAURİCE QUENTİN DE LA TOUR, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1704 yılında Saint-Quentin'de doğdu. Jean-Jacques Spoede'in atölyesine girdi. Louis de Boullogne ve Jean Restout'dan da ders aldı. Vivien ve Rosalba Carriera'nın moda haline getirdikleri pastel tekniğinde uzmanlaştı.

1750' de kralın ressamı oldu. Saray, sanat, edebiyat ve tiyatro dünyasındaki meşhurların portrelerini yaptı. Portrelerinde sadelik, canlılık ve sağlıklı bir görünüş sunar. 1784' de kardeşiyle beraber Saint-Quentin'e döndüğü zaman orada kurmuş olduğu resim okulunu zengin bir şekilde donatarak eserlerinin önemli bir kısmını bu okula bırakan ressam, 1788' de doğduğu şehirde öldü.

Maurice Quentin de La Tour  -  Alembert

YÜZDE KIRIŞIKLIK

DERİDE ince çizgi şeklindeki çöküntülere "kırışık" denilir. Kırışıklıklar yaşlı insanların cilt yüzeyinde oluşan kalıcı bir özelliktir. Yüzdeki mimik kaslarının yıllar süren etkinliği neticesinde yerleşen bu kırışıklıklar, kas liflerine dik yönde gelişirler.

22 Ocak 2018 Pazartesi

GEORGES DUMESNİL DE LA TOUR, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1593 yılına doğru Vic-sur-Seille'de doğdu. Eserleri uzun müddet Caravaggio taraflısı ressamlara, hattâ ünlü "Saz çalgıcısı" tablosu bile Velasquez, Zurbaran veya Murillo'ya maledildi.

1618' de Lunéville'e yerleşti. Lorraine dükü ve Fransız işgâli sırasında Nancy valisi La Ferte için çalıştı. Gösterişli ve yapmacıklı bir üslûpla çalışan Lorraine'li ressamların (Bellange), Roma'lı ve Hollanda'lı (Terbrugghen, Honthorst) veya Jean Clerc gibi Lorraine'li Caravaggio taraftarlarının etkisinde kaldığı görülür.

Bir mum ışığının boyutları sadeleştirdiği ve koyu zemin üzerinde kırmızı veya kahverengi lekeler halinde ayırdığı gece sahnelerinde, kendine has bir üslûbu vardır. Bu eserlerinin orijinalleriyle eski kopyalarını birbirinden ayırmak çoğu zaman zordur. Ressam, 1652' de Lunéville'de öldü.

Georges Dumesnil de La Tour  -  Dülger Aziz Yusuf

KISKANÇLIK

KISKANÇLIK, kendisi üzerinde odaklanmış olan sevgi nesnesini kaybetme korkusundan kaynaklanan bir tür kaygıdır. Çocuk anne ve babanın sevgisinden yoksun kalacağı endişe ve korkusuyla küçük kardeşlerine karşı şiddetle kıskançlık duyar. Anne baba, çocuğun duyduğu bu kaygının yersiz olduğunu ona hissettirmesi gerekir.

21 Ocak 2018 Pazar

PİERRE LAROUSSE (ansiklopedici)

FRANSIZ gramerci ve ansiklopedici, 1817 yılında Toucy'de doğdu. Versailles Üniversitesi'nde okudu. Hafızaya dayanan bir öğretim sistemi yerine, zihni uyanık tutan pedagojik bir sistem tasarladı.

Eserleri: "Kelimebilime dayanan basit dilbilgisi (1849)", "Tam dilbilgisi analizi üzerine inceleme (1850)", "Kelimebilim açısından üslûp dersleri (1851)", "Mantıklı analiz ve sentez üzerine tam inceleme (1852)", "Okumada kelimebilim metodu (1856)", "Fransız dili lügatı (1856)", "Yunanca kökler bahçesi (1858)", "Latince kökler bahçesi (1860)", "Fransız nazmı üzerine yeni inceleme (1862)", "Kelimebilim kırıntıları (1863)", "Sözdizimiyle ve edebiyatla ilgili tam dilbilgisi (1868)", "Yüksek gramer (1868)", "Tomurcuklar (1871)".

Pierre Larousse, her eserinde, öğrenciyi kendi kendine düşünmeye veya yazarların maksatlı olarak değiştirilmiş fikirlerini ve kelimelerini düzeltmeye yönelir.

Diğer eserleri: "Kibar bayan ve bayların tarihî çiçekleri (1862)", "Lirik lûgat (1869)".

Larousse, ayrıca 1859' da "École Normale" adlı bir öğretim gazetesi yayınlamaya başladı. 1852' de Augustin Boyer ile bir klâsik yayınlar kitaplığı kurdu. 1866-75 yılları arasında "19. yy. Büyük evrensel lûgatı" yayınlamaya girişti. Pierre Larousse, aralıksız çalışmalardan yıprandı ve eserini tamamlayamadan 1875' de (yaş 58) Paris'te öldü.

KİFOZ (kamburlaşma)

KİFOZ, omurgada görülen bir şekil bozukluğudur. Sırtın kamburlaşmasıdır, doğuştan olabilir; omur cisimleriyle yaylarında oluşan oluşum bozukluğuna bağlıdır. Sonradan olabilir; yani raşitizm, kemik veremi, kemik erimesi, omur kırıkları ile bunların yanlış kaynaması ve tümörlere bağlı patolojik süreçlerin neticesi olarak ortaya çıkar.

Çocuklarda gözlenebilen özel bir kifoz şekli de omurganın kasları ve bağlarındaki doğumsal zayıflığa bağlı olarak ortaya çıkar. Kifozun en sık yerleştiği yer, omuganın sırt bölümüdür. Bazen farkedilemeyecek kadar hafif olurken, bazı vakalarda ise estetik hasarın yanı sıra solunum ve dolaşımda bozukluğa yol açacak kadar ağır olabilir.

Geçirilen bir kemik kırığı vakasında (uyluk kemiği kırığı gibi), iyileşme döneminde kalsiyum ve D3 vitamin takviyesi almak gerekir. Aksi halde, bu eksiklik vücudun diğer kemiklerinden sağlanır ve kemik erimesiyle beraber kifoz ortaya çıkar.

20 Ocak 2018 Cumartesi

CARL LARSSON, eser-biyografi

İSVEÇLİ ressam, 1853 yılında Stockholm'de doğdu. Önceleri kitap, gazete vb. ressamıydı. Bir ara Paris'te yaşadı, sonra Dalecarlia'ya (İsveç) yerleşti. Çok sayıda tuval ve birkaç suluboya resim yaptı. Göteborg'daki Fürstenberg galerisi için büyük boyutlu bir triptik (Rönesans, Rokoko, Çağdaş sanat), Stockholm Opera ve galerisi için bazı freskler yaptı. Az sayıda portresi olan Carl Larsson, 1919' da Sundborn, Falun yakınında öldü.

Carl Larsson  -  Brita ve ben

TAŞIT TUTMASI (kinetoz)

TAŞITLA yolculuk yaparken, düzensiz hareketlerin vücut dengesiyle ilgili organlarda geçici çalışma bozukluğuna yol açmasına "taşıt tutması" denilir. Başlıca belirtisi mide bulantısıdır ve otonom sinir sistemini ilgilendiren bir rahatsızlıktır.

Genellikle otobüs tutması, vapur tutması, tren tutması gibi, binilen vasıtaya göre farklı adlar kullanılır. Daha nadir olarak; ata binme, salıncakta sallanma, asansörle çıkıp-inme gibi durumlarda da ortaya çıkabilir.

Bütün bu durumlarda vücudun denge sistemi düzensiz ve karmaşık titreşimlerle uyarılır. Ayrıca beyincik, damarlar ve iç organlardan gerilmelere bağlı olarak uyarılar çıkar. Aşırı sıcak, kirli hava, egsoz dumanı, kötü kokular ve rahatsız edici gürültüler de taşıt tutmasını kolaylaştırıcı tesir yapar.

Taşıt tutması özellikle çocuklar arasında yaygındır. Otonom sinir sistemi dengesiz, karaciğer işlevleri bozuk olanlar veya mide-bağırsak problemleri bulunanlar ve hamile kadınlarda da taşıt tutmasıyla sık karşılaşılır.

Rahatsızlık farklı şiddette olabilir. Halsizlik veya fenalık hissinden tam bir bitkinliğe kadar varabilen bunaltı ve depresyon durumu görülebilir. Daha sonra baş dönmesi, rengin sararması, terleme, aşırı tükürük salgısı, bulantı ve kusma başlar. Bütün bu belirtiler, uyarıların kesilmesinden kısa bir müddet sonra ortadan kalkar.

19 Ocak 2018 Cuma

MİKHAİL FYODOROVİÇ LARİONOV, eser-biyografi

RUS ressam, 1881 yılında Tiraspol, Odessa' da doğdu. Öğrenimini Moskova Güzel Sanatlar okulunda yaptı. Batı sanatıyla; izlenimcilik, fovizm ve kübizmle ilgilendi. 1910' da karısı Natalya Gonçarova'yla beraber İtalyan fütürizmine benzeyen ve soyut sanata yönelen "rayonizm (luçizm)"i kurdu.
1914' den sonra Paris'e yerleşen Larionov, tablolarından çok, Rus baleleri için hazırladığı dekorlarıyla tanınır. Ressam, 1964' de Fontenay-aux-Roses'da öldü.

Mikhail Fyodoroviç Larionov - Kırmızı luçizm (1911)

KİST NEDİR?

KİST, farklı ebatta, kendine ait duvarı olan, iç epitel veya endotel hücreleriyle döşeli ve tipine göre; sıvı, yarı sıvı, koyu kıvamlı maddeler ihtiva eden boşluklardır.

Yalancı kistleri gerçek kistlerden ayıran en mühim özellik, yalancı kistin, bölgedeki doku ölümü, damar dışına sıvı sızması gibi çeşitli patolojik süreçlere cevap olarak gelişen bağdokuyla çevrelenmiş olmasıdır.

Retansiyon kisti denilen tipe çok sık rastlanır. Bunlar salgısı dışarı açılan bir bezin boşaltım kanalındaki tıkanma neticesinde salgı birikmesi, duvarının gerilmesi ve epitelin çoğalmasıyla ortaya çıkar. Bu kistlere deride, pankreasta, tükürük bezlerinde, meibomius bezlerinde (gözkapakları), bartholin bezlerinde (vajinal bölge) ve borucukların tıkanmasıyla böbreklerde rastlanır.

Oluşum bozuklukları da kistlere yol açabilir. Bu durum özellikle karaciğerde, dölyatağı boynu dokusunda ve idrar-üreme sistemine ait dokularda ortaya çıkar. Kist genellikle belirli bir müddetin sonunda ortadan kalkması gereken embriyon evresi yapılarda da olabilir. Embriyon evresi sona erince kist de küçülerek kaybolur.

Gelişim bozukluğu, nadir hallerde akciğer, karaciğer, pankreas ve böbrek gibi organları ilgilendirir. Bu durumda polikistik hastalıktan bahsedilir ve ağır biçimleri ölümcüldür.

Lenfatik kistler de oluşum bozukluğuyla ilgili kistlerdir. Kistler ekinokok, kistiserkoz gibi asalak enfeksiyonları sırasında da ortaya çıkabilir. Kistin yeri ve çevresindeki organlara yaptığı baskı, belirtilerini de faklı kılar.

18 Ocak 2018 Perşembe

NİCOLAS DE LARGİLLİÈRE, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1656 yılında Paris'te doğdu. Bir şapkacının oğluydu; genç yaşta Anvers'e gitti. Orada Rubens'in tesirinde kaldı. Londra'ya giden Largillière, 1674' de Peter Lely'nin atölyesine girdi. Ustasının ölümüne kadar (1680) büyük tablolarda ve kral tablolarının onarılmasında ona yardım etti.

1682' de Paris'e dönen Largillière, şaheserlerinden biri olan "Le Brun"ün bor portresiyle 1686'da kendisini Akademi'ye kabul ettirdi. Kısa sürede, kibar burjuvazinin portre ressamı ve Paris'te şehir loncasının resmî ressamı oldu. 1738' de Akademi müdürlüğüne kadar yükseldi.

Renklerdeki yumuşaklık ve nüanslarla dikkat çeken portrelerinde büyük bir doğallık görülür. Portrelerine ilaveten natürmort ve tarihî tabloları da olan Nicolas de Largillière, 1746' da (yaş 90) Paris'te öldü.

Nicolas de Largillière  -  Sanatçı, karısı ve kızı

KİSTADENOM

KİSTADENOM, salgıbezi epitel dokusundan türeyen ve farklı ebatta kistik boşluklar bırakarak çoğalan tümördür. Bu boşluklarda hücrelerden salgılanan maddeler bulunur. Kistler çoğunlukla küçüktür, tümörün kesiti süngere benzer. Bazen, özellikle yumurtalıkta tek ve büyük bir kist de olabilir.

Kist adenomlar özellikle yumurtalıkta gelişir. Nadir olarak, pankreas, karaciğer ve tükürük bezlerinde de çıkabilir.

17 Ocak 2018 Çarşamba

BERTO LARDERA, eser-biyografi

İTALYAN heykeltraş, 1911 yılında La Spezia'da doğdu. 1947' de Paris'e yerleşti. Geometrik şekillerde kesilen ve âbidevî hacimleri meydana getirecek şekilde birleştirilen levhalardan yapılmış madenî heykelleri vardır. Eserlerinde demir, bronz, paslanmaz çelik, bakır, alüminyum gibi metaller kullandı. Lardera, 1989' da Paris'te öldü.

Berto Lardera  -  Kahramanlık ritmi  (4 m)

KLEPTOMANİ NEDİR?

KLEPTOMANİ, hiçbir ihtiyacı yokken, hırsızlık yapma isteği duymaktır. Çoğunlukla, ekonomik problemi olmayan ve toplumda saygın bir konumu olan kişiler arasında görülür. Bu kişiler, meselâ büyük mağazalardan değersiz ve ucuz şeyleri çalarlar.

Kleptoman kişinin dürtüsü, çalmayla biter. Bir tür patolojik istek şeklinde gelişen kleptomani, "dürtü nevrozları" kategorisinde yer alır. Çalma davranışı, zorlayıcı bir dürtüyle ortaya çıkabilir. Bu dürtü, hastayı en olmadık ve hattâ tehlikeli durumlarda bile çalmaya zorlar. Kleptomani, kadınlar arasında daha yaygındır.

16 Ocak 2018 Salı

PİERRE LAPRADE, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1875 yılında Narbonne'da doğdu. Peyzajlar, aile hayatından sahneler, natürmortlar yaptı. Bazı ünlü yazarların kitaplarını resimledi. Paris art moderne, Lyon, Grenoble ve Petit Palais müzelerinde eserleri vardır. Ressam, 1931' de Fontenay-aux-Roses'da öldü.

Pierre Laprade  -  Buğdaylar  (1919)

ÜREME FAALİYETİNİN DURMASI

KADINDA yumurtalıkların, erkekte erbezi işlevsel etkinliklerinin durduğu yaşam dilimine "klimakteryum (yaşdönümü)" denilir. Kadında yaklaşık 45 - 50 yaşlarına rastlar (kritik yaş). Menopoza geçiş niteliğindeki bu dönemde âdet kanamaları gittikçe düzensizleştikten sonra tamamen kesilir.

Çeşitli organ ve sistemlerde, çeşitli belirtilerle bu vakaya eşlik eden bir dizi rahatsızlığa topluca "yaşdönümü sendromu" denilir. Bu durum iç salgı sisteminde ve metabolizmanın çeşitli bölümlerinde oluşan dengesizlikten kaynaklanır. Daha çok yumurtalıkların iç salgı faaliyetinin azalmasına bağlıdır.

Erkekte yaşdönümü "andropoz" olarak da bilinir. Erbezlerindeki gerileme, genellikle kadın yumurtalıklarındaki gerilemeden çok daha ileri yaşta başlar; daha yavaş ve aşamalı olarak sürer. Spermatozoit (erkek üreme hücresi) yapımı ve erbezlerinin iç salgı faaliyeti  70 - 80 yaşına kadar devam eder. Halbuki, kadında menopozla (ortalama 53 yaş) birlikte yumurtalıklarda yumurta yapımı tamamen durur.

15 Ocak 2018 Pazartesi

LA PATELLİÈRE, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, (Amédée Dubois de La Patellière) 1890 yılında Nantes'da doğdu. Julian Akademisi'ne girdi. 1914' de silâh altına alındı. Bir çarpışmada yaralandı. 1919' da Tunus'a bir yolculuk yaptı. Özellikle Bois-Benoit'daki baba evinde köylüler arasında, Chevreuse vâdisinde, Machery'de, Vaugrigneuse'de ve hayatının sonlarına doğru Saint-Paul-de-Vence'da çalıştı. Burada Colomba d'or otelinde bir duvar resmi yaptı.

Ressam, bir ışık-gölge düzeni içinde, basit şeylerin görüntüsünden giderek, iç dünyasının heyecan verici yoğunluğunu anlattı. Daha çok karanlık renklerle çalıştı. Tabloları kübizme doğru yönelişi gösterir. Ressam, 1932' de Paris'te öldü.

La Patellière  -  Kitap okuyan sarı roblu kadın- 1927

HASTAYA HAVA DEĞİŞİMİ

HAVA değişimi (klimatoterapi), hastanın başka bir yere giderek yeni çevre şartlarından istifade etmesini amaçlayan ve genellikle diğer tedavileri (tıbbî veya cerrahi) tamamlamak için tatbik edilen tedavi yöntemidir.

Bu tedavide iklim değişikliğinin yanı sıra dinlenme, yeni bir çevreye girme ve yeni insanlarla tanışmanın oluşturduğu olumlu etkiler de önemli bir rol oynar. Tedavi için hastanın göl, deniz ve dağ havası alması istenebilir. Bunların her birinin özellikleri farklıdır. Birinin uygun olduğu hastalıkta diğeri önemli sakınca yaratabilir.

14 Ocak 2018 Pazar

PAUL LANDOWSKİ, eser-biyografi

FRANSIZ heykeltraş, 1875 yılında Paris'te doğdu. Barrias'ın öğrencisi oldu. 1900' da "Savaşan David" ile Roma armağanını aldı. Bazı eserlerinde Rodin ile yarışma isteğinin belirtileri sezilir. Resmî çevrelerde çok kıymet verilen Paul Landowski'nin birçok anıt eseri vardır.

Güzel Sanatlar Millî yüksek okulunda atölye şefi profesör (1929), Roma'da Fransa Akademisi müdürü (1933-37), daha sonra Güzel Sanatlar Millî yüksek okulu müdürü oldu (1937-42). 1940' da "Güzel Sanatlar Öğretilebilir mi?" adlı bir eser yayınlayan Paul Landowski 1961' de Boulogne-sur-Seine'de öldü.

Paul Landowski  -  Michelangelo

HAMİLELİK LEKESİ (kloazma)

YÜZDE ortaya çıkan sarı-kahverengi leke. Hamile veya yumurtalık işlevlerinde bozukluk olan kadınlarda görülür. Lekelerin kenarları düzensiz, fakat nettir. Simetrik olarak alın, şakaklar ve yanaklara dağılırlar. Lekeler hamilelikle ilgili olarak gelişmişse, loğusalık döneminde yavaş yavaş kaybolur.

13 Ocak 2018 Cumartesi

NİCOLAS LANCRET, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1690 yılına doğru Paris'te doğdu. 1712' ye doğru Gillot'nun öğrencisi oldu.. "Watteau" tarzında bir ressam olmayı istedi. Zamanın sosyetesi tarafından çok değer verilen Lancret, hep aynı temalar üstünde durmadan çalıştı. Tabiat, köy hayatı vb ile ilgili zarif kompozisyonlar ve portreler yaptı. Kırmızının üç tonunu kullanarak kalemle yaptığı desenleri gelişmiş çalışmalardır. Nicolas Lancret, 1743' de Paris'te öldü.

Nicolas Lancret  -  Saflık

KLOSTROFOBİ NEDİR?

KLOSTROFOBİ, kapalı yerlerde duyulan saplantılı korkudur. Bu korku insanın meselâ, kalabalık toplu taşıma vasıtalarında havasız kalma ve boğulur gibi olma duygusuyla sınırlı kalıyorsa bir ölçüde normal kabul edilebilir.

Bütün kapalı yerlerden nefret etmek ise patolojik sayılır. Asansör, otomobil gibi yerlerde kapalı kalma korkusu buna örnektir. Klostrofobi bazı kişilerde canlı gömülme korkusuna kadar varabilir. Psikologlar, bu patolojik korkuyu, kişinin doğum öncesi dölyatağı yaşantısına ve doğum travmasına bağlamaktadır.

12 Ocak 2018 Cuma

JEAN LAMOUR, eser-biyografi

FRANSIZ demir işleri ustası, 1698 yılında Nancy'de doğdu. Nancy'de Stanislas meydanının ünlü demir kapı ve parmaklıklarını yaptı. Aynı şehirdeki Notre-Dame-de-Bon-Secours kilisesinin demir işleri, Kraliyet Misyoner evinin balkon ve merdiven trabzanları da onun eseridir. 1767' de kendi desenlerinden bir derleme yayınladı. Notre-Dame sokağındaki evinin balkonları en ünlü eserleri arasında sayılır. Jean Lamour, 1771' de doğduğu şehirde öldü.

Jean Lamour  -  Stanislas meydanında demir kapılı parmaklık

KOAKSİYON NEDİR?

KOAKSİYON, düşünceleri veya hareketleri tekrarlama dürtüsüne denilir. Birbiriyle uyuşmayan düşünceleri, sözcükleri ve görüntüleri saplantı halinde aklından geçirme veya tik gibi bazı hareketleri sürekli yapma eğilimi biçiminde ortaya çıkar.

Koaksiyon, küçük bir çocuğun kararlı ve ısrarlı tutum ve davranışlarında bütün açıklığıyla ortaya çıkar. Yetişkinlerde, genellikle bazı nevroz veya şizofreni tiplerinde psikonevrotik bir belirtidir. Hasta, kendine rahatsızlık veren durumun farkında olmasına rağmen, bunu aşmayı başaramaz.

11 Ocak 2018 Perşembe

EUGÈNE LAMİ, eser-biyografi

FRANSIZ ressam, 1800 yılında Paris'te doğdu. "At etütleri" ile kendisini tanıttı. Tarih ve savaş konularını işledi. Özellikle, desenleri, suluboya resimleri ve kenar süslemeleriyle ün kazandı. Musset'in eserlerini, Gil Blas'yı resimledi. Desen ve kroki albümleri, meşrutî krallık zamanında Paris hayatını yansıtan değerli belgelerdir. Eugène Lami, 1890' da Paris'te öldü.

Eugène Lami  -  Aşkla şaka olmaz  (1883)