23 Mayıs 2018 Çarşamba
KANDA YAĞ ARTIŞI
KANDA trigliserit, fosfolipit, kolesterol ve serbest yağ asitleri gibi yağların seviyesinin artması bir metabolizma bozukluğudur. Şeker hastalığı, hipertiroidizm, bazı karaciğer sirozu türleri, gut ve başka hastalıklara bağlı olarak görülebilir. Hastalıklardan bağımsız olarak görülüyorsa genetik geçişli olabilir.
22 Mayıs 2018 Salı
LOUİS MARCOUSSİS, eser-biyografi
POLONYA'LI ressam (Ludwig Casimir Ladislas Markus), 1883 yılında Varşova'da doğdu. Krakow Güzel Sanatlar okuluna devam etti. 1903' de Paris'e yerleşti. Önce, izlenimciliği benimsedi. Apollinaire ile dost oldu ve onun bir portresini yaptı.
Daha sonra kübizme yöneldi. 1912' de Salon de la Section D'or'a katıldı. Gravürcü olarak Tristan Tzara ve Gérard Nerval'in bazı eserlerini resimledi. Paris Art Moderne müzesinde eserleri vardır. Louis Marcoussis, 1941' de Cusset'de öldü.
Daha sonra kübizme yöneldi. 1912' de Salon de la Section D'or'a katıldı. Gravürcü olarak Tristan Tzara ve Gérard Nerval'in bazı eserlerini resimledi. Paris Art Moderne müzesinde eserleri vardır. Louis Marcoussis, 1941' de Cusset'de öldü.
![]() |
| Louis Marcoussis "Dama taşlı natürmort" (1912) |
HİPERMENORE nedir?
Âdet kanamasının miktarının ve süresinin artmasıyla beliren âdet çevrim bozukluğuna "hipermenore" denilir. Önemli ölçüde kan kaybına ve buna bağlı olarak da kansızlığa sebep olur. Böyle bir durum:
- Kan hastalıkları
- Metabolizma hastalıkları
- Kalp hastalıkları
- Ağır kronik zehirlenmeler
- Yüksek tansiyon
- Hormonal denge bozuklukları
- İç cinsî organ hastalıkları
- Dölyatağı tümörleri
- Akut veya kronik enfeksiyonlar gibi çok çeşitli sebeplere bağlı olabilir.
21 Mayıs 2018 Pazartesi
FRANZ MARC, eser-biyografi
ALMAN ressam, 1880 yılında Münih'te doğdu. 1911' de göz alıcı renklerle dikkat çeken hayvan tablolarıyla tanındı. Kandinski ve Macke ile "Mavi süvari (Blaue reiter)" almanağını yaptı. Bu almanağın adı, daha sonra Almanya'nın en etkin öncü topluluklarından birinin adı oldu.
Marc'ın eserleri sembolik değerler taşır; hayvan onun için tabiî ve saf hayatın örneğidir. Son eserlerinde soyutlama eğiliminin ağır bastığı görülen Franz Marc, 1916' da (yaş 36) Verdün'de öldü.
Marc'ın eserleri sembolik değerler taşır; hayvan onun için tabiî ve saf hayatın örneğidir. Son eserlerinde soyutlama eğiliminin ağır bastığı görülen Franz Marc, 1916' da (yaş 36) Verdün'de öldü.
![]() |
| Franz Marc - Rüya (1911) |
YAKINI GÖREMEME (hipermetropi)
GÖZÜN yakını görememe şeklindeki kırma kusuruna "hipermetropi" denilir. Göze gelen ışık demetleri ağtabaka (retina) yerine, ağtabakanın gerisindeki bir noktaya düşer ve ağtabaka üzerinde net olmayan bir görüntü oluşur.
Gözküresinin ön-arka çapındaki daralma veya gözmerceğinin kâfi derecede dışbükey olmaması hipermetropiye sebep olur. Gözmerceğinin doğuştan hiç bulunmaması veya katarakt hastalığının tedavisi maksadıyla cerrahi olarak çıkarılması da hipermetropiyle neticelenir.
Hipermetrop olan göz, uyum sağlamak için merceğinin dış bükeyliğini artırarak kusuru yenmeye çalışır. Bakılan nesneler ne kadar göze yakınsa, merceğin uyum için harcayacağı güç de o kadar artar. Bu kişilerde, yakına bakılması halinde göz yorgunluğu, baş ağrısı ve okuma zorluğu olur.
Gözküresinin ön-arka çapındaki daralma veya gözmerceğinin kâfi derecede dışbükey olmaması hipermetropiye sebep olur. Gözmerceğinin doğuştan hiç bulunmaması veya katarakt hastalığının tedavisi maksadıyla cerrahi olarak çıkarılması da hipermetropiyle neticelenir.
Hipermetrop olan göz, uyum sağlamak için merceğinin dış bükeyliğini artırarak kusuru yenmeye çalışır. Bakılan nesneler ne kadar göze yakınsa, merceğin uyum için harcayacağı güç de o kadar artar. Bu kişilerde, yakına bakılması halinde göz yorgunluğu, baş ağrısı ve okuma zorluğu olur.
20 Mayıs 2018 Pazar
CARLO MARATTA, eser-biyografi
HER KOKUYU ALMA
KOKU alma duyarlılığının aşırı ölçüde artmasına "hiperosmi" denilir. Bunun neticesinde kişi bütün kokuları rahatsız edici şiddette algılar. Bu durum bazı kişilerde görülen ve normal olan koku duyarlılığından farklıdır.
Hiperosmi, bazı kokuların algılanmasında duyarlılık artışıyla sınırlı kalabildiği gibi, bütün kokuları da ilgilendirebilir. Aşırı koku alma, bazı vakalarda mide bulantısı, başağrısı, kusma, dolaşım bozuklukları ve astım krizlerine sebep olabilir.
Hiperosmi, bazı kokuların algılanmasında duyarlılık artışıyla sınırlı kalabildiği gibi, bütün kokuları da ilgilendirebilir. Aşırı koku alma, bazı vakalarda mide bulantısı, başağrısı, kusma, dolaşım bozuklukları ve astım krizlerine sebep olabilir.
19 Mayıs 2018 Cumartesi
GİACOMO MANZU, eser-biyografi
İTALYAN heykeltraş (Giacomo Manzoni), 1908 yılında Bergamo'da doğdu. Kendi kendini yetiştirdi; sonra zaman zaman Verona akademisine devam etti. Başlangıçta, gotik ve gotik olmayan Lombardia heykelciliğinden, Donatello'dan, eski Etrüsk heykellerinden, Paris'te kaldığı kısa sürede de Maillol, Degas ve Picasso'nun mavi döneminden etkilendi.
1930' da Milano'ya yerleşti; Persico, Birolli, Sassu ile dostluk kurdu ve ilk sergisini açtı. Medardo Rosso'nun heykel anlayışından geniş ölçüde istifade ettiyse de izlenimciliğe yönelmedi. Özellikle bronz ve mum heykeller yaptı. 1938-39' da İtalyan sanatının önemli kişilerinden biri oldu. 1966' da Lenin barış ödülünü aldı, ödülü Kuzey Vietnam halkına verdi.
Manzu, heykeltraşlığına paralel olarak gravürcü, desinatör ve ressam olarak da çalıştı. 1969' da Roma yakınındaki Ardea'da kendi eserlerine ayrılmış bir müzeyi açan Giacomo Manzu, 1991' de Roma'da öldü.
1930' da Milano'ya yerleşti; Persico, Birolli, Sassu ile dostluk kurdu ve ilk sergisini açtı. Medardo Rosso'nun heykel anlayışından geniş ölçüde istifade ettiyse de izlenimciliğe yönelmedi. Özellikle bronz ve mum heykeller yaptı. 1938-39' da İtalyan sanatının önemli kişilerinden biri oldu. 1966' da Lenin barış ödülünü aldı, ödülü Kuzey Vietnam halkına verdi.
Manzu, heykeltraşlığına paralel olarak gravürcü, desinatör ve ressam olarak da çalıştı. 1969' da Roma yakınındaki Ardea'da kendi eserlerine ayrılmış bir müzeyi açan Giacomo Manzu, 1991' de Roma'da öldü.
![]() |
| Giacomo Manzu - Uzanmış kadın |
HİPERPLAZİ nedir?
HİPERPLAZİ, bir dokuda aşırı hücre çoğalması neticesi görülen hacim artışına veya doku büyümesine denilir. Bu büyüme dokuda işlev artışına yol açan uyaranların etkisiyle gerçekleşir. En sık rastlanan hiperplazi şekilleri: Kanamalardan sonra görülen kemik iliği dokusu artışı, hamilelikte memelerin büyümesi, uzun süren tahrişler karşısında üstderinin kalınlaşması, kronik böbrek hastalıklarında paratiroid bezlerde büyümedir.
Bu durumların hepsinde hiperplazi, onu yapan etkenin ortadan kalkmasıyla gerileme gösterir. Aşırı hormon uyarısına bağlı olarak gelişen geri dönüşsüz hiperplazi türleri de vardır.
Bu durumların hepsinde hiperplazi, onu yapan etkenin ortadan kalkmasıyla gerileme gösterir. Aşırı hormon uyarısına bağlı olarak gelişen geri dönüşsüz hiperplazi türleri de vardır.
18 Mayıs 2018 Cuma
ANDREA MANTEGNA, eser-biyografi
İTALYAN ressam, 1431 yılında Padova'da doğdu. Doğramacı olan babası Biagio onu 10 yaşındayken ressam Francesco Squarcione'ye evlâtlık verdi. Mantegna burada 6 yıl kaldı. Genç ressam, 1448' de, Padova'da, Santa Sofia kilisesi için bir sunak tablosu yaptı (bugün kayıptır).
Daha sonra, Giovanni D'Alemagna, Antonio Vivarini ve Niccolo Pizzolo gibi üç ünlü ustayla Eremitani kilisesinin Ovetari kapellasını süslemeye başladı. Üç usta, ölüm ve iş bırakma gibi sebeplerle Mantegna'yı yalnız bırakınca, Süslemelerin çoğunu Mantegna tamamladı (1454-55). Rönesans resminin Kuzey İtalya'da yayılmasını sağlayan bu önemli fresk dizisi 1944' de bombardımanla tahrip edildi.
Padova'daki Santa Giustina kilisesine 1454' de yaptığı "Aziz Lukas poliptiği" adlı tablosunda Mantegna, gotik geleneğe bağlı eskimiş bir kompozisyon şeması içine girme mecburiyetinde kaldı. Mantegna'nın "Aziz Sebastianus" ve "Bahçede dua"yı, Padova'dan ayrılmadan önce 1460' da yaptığı sanılır.
Daha sonra Mantova'ya giden sanatçı 3. Ludovico Gonzaga'nın saray ressamı oldu ve ölene kadar orada kaldı. Kısa süreler için Floransa (1466), Pisa (1467), Roma (1488) ve Ferrara'ya gitti (1499). 1472-74 yılları arasında Mantegna, Dukalar sarayındaki sonradan "Evlilerin odası" diye adlandırılan "Camera picta"ya freskler yaptı.
Sanatçı 1486-92 yılları arasında "Sezar'ın zaferleri"ni yaptı. Mantegna, son yıllarında İsabella d'Este'nin çalışma odasını süsledi: "Parnassus (1497)" ve "Erdem'in zaferi (1502)" bir edebî ve klâsik ilhamı ortaya koyar.
Mantegna resim çalışmalarından başka grafik alanında da eserler verdi. Yaptığı tek tük desenlerin yanısıra dinî ve mitolojik konulu gravürleri de vardır. Mantegna'nın üslûbu ve ikonografik repertuarı, çağdaşı olan sanatçılarla daha sonraki nesiller üzerinde büyük etki yaptı. Andrea Mantegna, 1506' da Mantova'da öldü.
Daha sonra, Giovanni D'Alemagna, Antonio Vivarini ve Niccolo Pizzolo gibi üç ünlü ustayla Eremitani kilisesinin Ovetari kapellasını süslemeye başladı. Üç usta, ölüm ve iş bırakma gibi sebeplerle Mantegna'yı yalnız bırakınca, Süslemelerin çoğunu Mantegna tamamladı (1454-55). Rönesans resminin Kuzey İtalya'da yayılmasını sağlayan bu önemli fresk dizisi 1944' de bombardımanla tahrip edildi.
Padova'daki Santa Giustina kilisesine 1454' de yaptığı "Aziz Lukas poliptiği" adlı tablosunda Mantegna, gotik geleneğe bağlı eskimiş bir kompozisyon şeması içine girme mecburiyetinde kaldı. Mantegna'nın "Aziz Sebastianus" ve "Bahçede dua"yı, Padova'dan ayrılmadan önce 1460' da yaptığı sanılır.
Daha sonra Mantova'ya giden sanatçı 3. Ludovico Gonzaga'nın saray ressamı oldu ve ölene kadar orada kaldı. Kısa süreler için Floransa (1466), Pisa (1467), Roma (1488) ve Ferrara'ya gitti (1499). 1472-74 yılları arasında Mantegna, Dukalar sarayındaki sonradan "Evlilerin odası" diye adlandırılan "Camera picta"ya freskler yaptı.
Sanatçı 1486-92 yılları arasında "Sezar'ın zaferleri"ni yaptı. Mantegna, son yıllarında İsabella d'Este'nin çalışma odasını süsledi: "Parnassus (1497)" ve "Erdem'in zaferi (1502)" bir edebî ve klâsik ilhamı ortaya koyar.
Mantegna resim çalışmalarından başka grafik alanında da eserler verdi. Yaptığı tek tük desenlerin yanısıra dinî ve mitolojik konulu gravürleri de vardır. Mantegna'nın üslûbu ve ikonografik repertuarı, çağdaşı olan sanatçılarla daha sonraki nesiller üzerinde büyük etki yaptı. Andrea Mantegna, 1506' da Mantova'da öldü.
![]() |
| Andrea Mantegna - S. Giacomo'nun adaleti |
REFLEKS ARTMASI
DİZKAPAĞI refleksi ve aşil refleksi gibi kiriş reflekslerinin artmasına "hiperrefleksi" denir. Beyin, beyin kabuğu, beyincik gibi refleksleri denetleyen üst merkezlerden omuriliğe giden sinir yollarında bozukluğa yol açan beyin kanaması, merkezî sinir sistemi tümörleri gibi durumlar refleks artışına yol açar.
Refleks artması, hipertroidizm, bunaltı, aşırı uyarılma gibi sinir sistemi kaynaklı olmayan etkenlere bağlı da görülebilir. Sinir sistemi lezyonlarına bağlı olarak görülmesi patolojik mânâ taşır.
Refleks artması, hipertroidizm, bunaltı, aşırı uyarılma gibi sinir sistemi kaynaklı olmayan etkenlere bağlı da görülebilir. Sinir sistemi lezyonlarına bağlı olarak görülmesi patolojik mânâ taşır.
17 Mayıs 2018 Perşembe
UYKUYA AŞIRI EĞİLİM
ÖZELLİKLE derin ve uzun uykuya ve uyuklamaya aşırı meyil göstermeye "hipersomni" denilir. Ağır kronik böbrek yetmezliği, bazı karaciğer hastalıkları, ileri evrede şeker hastalığı, tiroid yetmezliği gibi çeşitli hastalıklarda ortaya çıkabilir.
Nörolojik kaynaklı olan ve seyirleri süresinde aşırı uykunun ortaya çıktığı hastalıklar da vardır: Afyon türevleri, alkol, barbitürat ve merkezî sinir sistemini baskılayarak etki gösteren tüm toksik maddelerle oluşan zehirlenmeler, sar'anın nöbet sonrası dönemi, menenjit ve ensefalitler ve Afrika uyku hastalığı.
Nörolojik kaynaklı olan ve seyirleri süresinde aşırı uykunun ortaya çıktığı hastalıklar da vardır: Afyon türevleri, alkol, barbitürat ve merkezî sinir sistemini baskılayarak etki gösteren tüm toksik maddelerle oluşan zehirlenmeler, sar'anın nöbet sonrası dönemi, menenjit ve ensefalitler ve Afrika uyku hastalığı.
15 Mayıs 2018 Salı
ARİF MÜFİD MANSEL, biyografi
TÜRK arkeoloğu, (D.1905 İstanbul - Ö.1975 İstanbul). Ortaöğrenimini İstanbul'da yaptıktan sonra Berlin Üniversitesi'nde okudu. 1929' da İstanbul Arkeoloji müzesinde müdür yardımcısı oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde "Eskiçağ tarihi" doçenti (1936) ve kendi kurduğu "Klâsik arkeoloji" kürsüsünde arkeoloji doçenti, profesör (1944), ordinaryüs profesör (1956) oldu.
Yaptığı kazılar: Balabanağa mescidi (1930); Yalova kaplıcaları (1932); Trakya'da Alpullu, Lüleburgaz, Vize, Kırklareli tümülüsleri (1936-39); A. Ogan ile beraber Rhegion (Küçükçekmece) sarayı (1940-42); Mudanya kubbeli mezarı (1942); K. Bittel ve H. Çambel ile beraber Fikirtepe Prehistorik istasyonu (1952-54); Antalya bölgesinde Side (eski Antalya) (1947-66) ve Perge (Aksu) (1946, 1953-57, 1967-70); Gebze yöresinde Kutluca kubbeli mezarı (1968).
Eserleri: "Grekler ve Romalılar'da çok katlı yapılar (1932)", "Yalova ve civarı (1936)", "Trakya'nın kültür ve tarihi (1938)", "Mısır ve Ege tarihî notları (1938)", "Kırklareli kubbeli mezarları ve 'Sahte' kubbe ve kemer problemi (1943)", "Eski Doğu ve Ege tarihinin anahatları (1945)", A. Akarca ile beraber "Perge'de kazılar ve araştırmalar (1949)", E. Bosch ve J. İnan ile beraber "Side kazılarına dair önrapor (1951 - Türkçe ve Almanca)", G. Bean ve J. İnan ile beraber "Side agorası ve çevresindeki binalar (1956)", "Side harabeleri (1963)", "Ege ve Yunan tarihi (1971)", "Side 1947-66 yılları kazıları ve araştırmalarının sonuçları (1975)".
Yaptığı kazılar: Balabanağa mescidi (1930); Yalova kaplıcaları (1932); Trakya'da Alpullu, Lüleburgaz, Vize, Kırklareli tümülüsleri (1936-39); A. Ogan ile beraber Rhegion (Küçükçekmece) sarayı (1940-42); Mudanya kubbeli mezarı (1942); K. Bittel ve H. Çambel ile beraber Fikirtepe Prehistorik istasyonu (1952-54); Antalya bölgesinde Side (eski Antalya) (1947-66) ve Perge (Aksu) (1946, 1953-57, 1967-70); Gebze yöresinde Kutluca kubbeli mezarı (1968).
Eserleri: "Grekler ve Romalılar'da çok katlı yapılar (1932)", "Yalova ve civarı (1936)", "Trakya'nın kültür ve tarihi (1938)", "Mısır ve Ege tarihî notları (1938)", "Kırklareli kubbeli mezarları ve 'Sahte' kubbe ve kemer problemi (1943)", "Eski Doğu ve Ege tarihinin anahatları (1945)", A. Akarca ile beraber "Perge'de kazılar ve araştırmalar (1949)", E. Bosch ve J. İnan ile beraber "Side kazılarına dair önrapor (1951 - Türkçe ve Almanca)", G. Bean ve J. İnan ile beraber "Side agorası ve çevresindeki binalar (1956)", "Side harabeleri (1963)", "Ege ve Yunan tarihi (1971)", "Side 1947-66 yılları kazıları ve araştırmalarının sonuçları (1975)".
KAS GÜCÜ ARTIŞI
VÜCUT direncinde ve kas gücünde belirgin artışa "hipersteni" adı verilir. Psikolojide de kullanılan bu terim, benliğin dış ortam karşısında daha üstün, canlı, enerji dolu ve güçlü olduğu ruhî durumu tanımlar.
Bu ruhî durumdaki kişi, her zaman kendinden emin, kendini başkalarından üstün gören, saldırgan, girdiği her ortamı varlığıyla dolduran ve çoğu zaman da saygısız bir davranış biçimi gösterir. Bu yapıdaki kişilerin doğal bir özelliği ise kişinin iş ve toplum hayatında başarılı olmasını sağlar.
Paranoya ve hipomani gibi ruhî hastalıklarda ise hipersteni patolojik boyutlardadır.
Bu ruhî durumdaki kişi, her zaman kendinden emin, kendini başkalarından üstün gören, saldırgan, girdiği her ortamı varlığıyla dolduran ve çoğu zaman da saygısız bir davranış biçimi gösterir. Bu yapıdaki kişilerin doğal bir özelliği ise kişinin iş ve toplum hayatında başarılı olmasını sağlar.
Paranoya ve hipomani gibi ruhî hastalıklarda ise hipersteni patolojik boyutlardadır.
14 Mayıs 2018 Pazartesi
MAN RAY, eser-biyografi
AMERİKA'LI ressam ve fotoğrafçı, 1890 yılında Philadelphia'da doğdu. Radyografi tekniğinden istifade ederek çektiği bazı fotoğraflara "rayografi" adını verdi. Ressam olarak "gerçeküstücü" gruba bağlıdır. 1928' de "Deniz yıldızı" adlı bir film yaptı. Kariyerinin önemli kısmını Fransa'da geçiren Man Ray, 1976' da Paris'te öldü.
![]() |
| Man Ray - Rayografi (1923) |
KASLARDA GERGİNLİK (hipertoni)
TÜM vücut kaslarında aşırı gerginlik artışına "hipertoni" denir. İstemli kaslarda, iskelet kaslarında, organların istemsiz düz kaslarında dinlenme anında da bir gerginlik artışı olur. Hipertoni tüm vücut kaslarına yayılabildiği gibi sadece belirli bir bölgeyle de sınırlı kalabilir.
Çizgili iskelet kaslarındaki kas gerginliğine "spastisite" denilmesi daha uygun olur.
Çizgili iskelet kaslarındaki kas gerginliğine "spastisite" denilmesi daha uygun olur.
13 Mayıs 2018 Pazar
MANOLO, eser-biyografi
İSPANYOL heykeltraş (Manuel Hugué y Martinez), 1872 yılında Barcelona'da doğdu. 1904' de Paris'e gitti. Orada Picasso ile buluştu, öncü yazar ve sanatçılarla dostluk kurdu. Heykeltraşlık eğitimini Louvre ve Cluny müzelerinde kendi kendine yaptı.
1910' da Céret'ye çekildi ve çevresinde "Céret okulu" denilen bir grup meydana geldi. Eserleri sayıca çok değildir. Leda'sında, nü'lerinde, yelpazeli, başörtülü İspanyol kadınlarında canlı bir biçim bütünlüğüyle, Bazen Yunanlılar'ı, bazen Mısırlılar'ı hatırlatır. Manolo, 1945' de Caldes de Montbui'de öldü.
![]() |
| Manolo - Catalone (Céret) |
HİPERTROFİ nedir?
BİR dokunun, organın veya bütün bir sistemin hücre hacmindeki artışa bağlı olarak büyümesine "hipertrofi" denir. Bu durum doku veya organlardaki çalışma artışına bağlı olarak oluşur. Özellikle hücrelerin sayıca çoğalma yeteneği az olan kas dokusu gibi dokulardaki faaliyet artışı hipertrofiye yol açar.
Hipertrofi, sporcularda, ağır işlerde çalışanlarda iskelet kaslarının büyümesi, yüksek tansiyonlularda kalp kası büyümesi şeklinde olur. Hamilelikte, dölyatağı kaslarında görülen hipertrofi ise hormon kaynaklıdır.
Hipertrofi, sporcularda, ağır işlerde çalışanlarda iskelet kaslarının büyümesi, yüksek tansiyonlularda kalp kası büyümesi şeklinde olur. Hamilelikte, dölyatağı kaslarında görülen hipertrofi ise hormon kaynaklıdır.
12 Mayıs 2018 Cumartesi
SANATTA MANİYERİZM
MANİYERİZM, 16. ve 17. yy. 'larda İtalya'da, rönesans ve barok sanatları arasında çok tutulmuş olan sanat türüdür. Saray çevrelerinde çok tutulan incelik ve zerafet sanatıdır; değişik zevklere ve paradoksa düşkündür. Yapmacıkta bazen aşırılığa, hattâ tuhaflığa kaçar.
Ressamlar biçimleri uzatırlar, dördül şekillere, ışığa, garip konulara meylederler; bir bunaltı ve tedirginlik havası oluştururlar. Bu akımın İtalya'daki temsilcileri şunlardır: Bronzino, Pontormo, Guilio Romano, Rosso, Beccafumi, Parmigianino, Cambiaso, Nicolo Dell'Abate.
Maniyerizm, Fransa'da Fontainebleau okuluyla, Hollanda'da Floris, Gotzles, Cornelisz ile, Orta Avrupa'da Hans von Aachen ve Spranger ile gelişti. İspanya'da Morales'i, hattâ El Greco'yu da maniyeristler arasında sayarlar.
Maniyerizm, heykelcilikte de görüldü, başlıca temsilcileri: Cellini, Giambologna, Adriaen de Vries.
Ressamlar biçimleri uzatırlar, dördül şekillere, ışığa, garip konulara meylederler; bir bunaltı ve tedirginlik havası oluştururlar. Bu akımın İtalya'daki temsilcileri şunlardır: Bronzino, Pontormo, Guilio Romano, Rosso, Beccafumi, Parmigianino, Cambiaso, Nicolo Dell'Abate.
Maniyerizm, Fransa'da Fontainebleau okuluyla, Hollanda'da Floris, Gotzles, Cornelisz ile, Orta Avrupa'da Hans von Aachen ve Spranger ile gelişti. İspanya'da Morales'i, hattâ El Greco'yu da maniyeristler arasında sayarlar.
Maniyerizm, heykelcilikte de görüldü, başlıca temsilcileri: Cellini, Giambologna, Adriaen de Vries.
![]() |
| Parmigianino - Uzun boyunlu Madonna (1534-40) |
HİPNOZ HALİ
HİPNOZ, uyku ve uyanıklık durumlarının bir arada görüldüğü, telkinle oluşturulan ve kişinin özel bir zihnî faaliyet seviyesine ulaştığı durumdur. Hipnoza girmiş kişi, hipnozu tatbik edenle sıkı bir bağ kurar ve onun telkinlerini itirazsız kabul eder.
Hipnoz altındaki kişinin bilinçli veya bilinçsiz olarak telkinlere verdiği cevaplar, ruhî bir çözülmeye yol açarak bilinçaltının açığa çıkmasını sağlar.
Hipnoz altındaki kişinin bilinçli veya bilinçsiz olarak telkinlere verdiği cevaplar, ruhî bir çözülmeye yol açarak bilinçaltının açığa çıkmasını sağlar.
11 Mayıs 2018 Cuma
HENRİ MANGUİN, eser-biyografi
İŞİTME AZLIĞI
İŞİTME kabiliyetinin azalması, çeşitli derecelerde olabildiği gibi yalnızca tiz (ince) veya bas (kalın) sesleri ilgilendiren kısmî bir sağırlık da olabilir. Dışkulak ve ortakulaktan kaynaklanan sağırlık ile içkulak ve sinir yollarındaki bozukluklardan kaynaklanan sağırlık diye ikiye ayrılır.
10 Mayıs 2018 Perşembe
ÉDOUARD MANET, eser-biyografi
FRANSIZ ressam ve gravürcü, 1832 yılında Paris'te doğdu. Bir hâkimin oğlu. Denizciliğe heves etti, bir gemide miço olarak Brezilya'ya gitti (1850). Dönüşünde Thomas Couture'ün atölyesine girdi, 1856' da oradan ayrıldı; Louvre'da kopyalar yaptı. İtalya, Almanya ve Hollanda'yı dolaştı.
İlk tabloları; "Absent", "Kirazlı çocuk" ve "Köpekli çocuk" gibi İspanyol sanatı havasında pitoresk figürlerdir. Salon'da sergilediği eserleriyle mansiyon kazandı. Bundan sonra Martinet galerisinde sergilediği 13 tablo, düzenlerindeki sertlikle tenkitçilerin ve halkın öfkesini çekerken, henüz tanınmayan Monet, Rénoir, Cézanne, Pissaro gibi genç ressamlar Manet'yi okullarının öncüsü saydılar.
1862' de "Çayırda öğle yemeği" Louvre salonunda kabul edilmedi, ama "Reddedilenler salonu"nda sergilendi ve Manet'nin skandal bir ressam olarak şöhrete ulaşmasını sağladı. Manet, yazar Emile Zola'nın bir portresini yaptı. Baudelaire de ressamdan yana çıktı. 1865' de "Olympia" adlı tablosu, Salon'da daha büyük bir rezalet çıkmasına yol açtı.
1867' de, Milletlerarası sergiye kabul edilmeyince, Alma köprüsünde açtığı özel sergiyle herkesi çileden çıkardı. Aralarında "Meksika imparatoru Maximilian'ın idamı"da bulunan çağdaş hayattan sahneleri o sırada çizdi. 1868' de onu savunan sanat eleştirmeni Théodore Duret'nin portresini yaptı. Bu tarihte, paletindeki renkler açılmaya ve aydınlanmaya başladı.
Yakınlarının ve çevresindekilerin portrelerini ve günlük hayattan sahneler çizdi. İlerleyici bir felç hastalığına tutulunca, daha az yorucu olan pastel tekniğini tercih etti ve çıplaklar, genç kadın figürleri yaptı. Çeşitli eserleri arasında, serbest tarzda ve parlak renklerle yapılmış natürmortlar, desenler, keskin hayâl gücüyle işlenmiş gravürler de yer alır.
Çoğu zaman klâsiklerden ilham almakla beraber, Manet'nin eseri, açık ve düz renkleri, fırçasının keskinliği ve çağdaş dünyaya bakışındaki cüretle, resim sanatında bir çığır açtı. Günümüzde çağdaş sanatın öncülerinden sayılan Édouard Manet, 1883' de Paris'te öldü.
İlk tabloları; "Absent", "Kirazlı çocuk" ve "Köpekli çocuk" gibi İspanyol sanatı havasında pitoresk figürlerdir. Salon'da sergilediği eserleriyle mansiyon kazandı. Bundan sonra Martinet galerisinde sergilediği 13 tablo, düzenlerindeki sertlikle tenkitçilerin ve halkın öfkesini çekerken, henüz tanınmayan Monet, Rénoir, Cézanne, Pissaro gibi genç ressamlar Manet'yi okullarının öncüsü saydılar.
1862' de "Çayırda öğle yemeği" Louvre salonunda kabul edilmedi, ama "Reddedilenler salonu"nda sergilendi ve Manet'nin skandal bir ressam olarak şöhrete ulaşmasını sağladı. Manet, yazar Emile Zola'nın bir portresini yaptı. Baudelaire de ressamdan yana çıktı. 1865' de "Olympia" adlı tablosu, Salon'da daha büyük bir rezalet çıkmasına yol açtı.
1867' de, Milletlerarası sergiye kabul edilmeyince, Alma köprüsünde açtığı özel sergiyle herkesi çileden çıkardı. Aralarında "Meksika imparatoru Maximilian'ın idamı"da bulunan çağdaş hayattan sahneleri o sırada çizdi. 1868' de onu savunan sanat eleştirmeni Théodore Duret'nin portresini yaptı. Bu tarihte, paletindeki renkler açılmaya ve aydınlanmaya başladı.
Yakınlarının ve çevresindekilerin portrelerini ve günlük hayattan sahneler çizdi. İlerleyici bir felç hastalığına tutulunca, daha az yorucu olan pastel tekniğini tercih etti ve çıplaklar, genç kadın figürleri yaptı. Çeşitli eserleri arasında, serbest tarzda ve parlak renklerle yapılmış natürmortlar, desenler, keskin hayâl gücüyle işlenmiş gravürler de yer alır.
Çoğu zaman klâsiklerden ilham almakla beraber, Manet'nin eseri, açık ve düz renkleri, fırçasının keskinliği ve çağdaş dünyaya bakışındaki cüretle, resim sanatında bir çığır açtı. Günümüzde çağdaş sanatın öncülerinden sayılan Édouard Manet, 1883' de Paris'te öldü.
![]() |
| Édouard Manet - M. ve Mme Manet'nin portresi (1860) |
ANİ BASINÇ DÜŞMESİ
DIŞ ortam basıncının düşmesi, vücut boşluklarındaki havanın genleşmesine yol açarak hafif şiddette çeşitli belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Uçakta yolculuk edenlerde görülen kulak ağrısı ve burun kanaması, dağcılarda görülen bağırsaklarda aşırı gaz birikmesi ve yellenme bu tür belirtilerdir.
Solunan havadaki kısmî oksijen basıncının azalması ise; boğulma hissi, çarpıntı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusmayla beliren dağ tutması veya pilot hastalığı gibi orta şiddette ya da ağır bozukluklara yol açar.
Yüksek basınçtan normal hava basıncına hızla dönen dalgıçlarda görülen "vurgun" ise gaz embolisine yol açan en ağır ani basınç düşmesi vakasıdır.
Solunan havadaki kısmî oksijen basıncının azalması ise; boğulma hissi, çarpıntı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusmayla beliren dağ tutması veya pilot hastalığı gibi orta şiddette ya da ağır bozukluklara yol açar.
Yüksek basınçtan normal hava basıncına hızla dönen dalgıçlarda görülen "vurgun" ise gaz embolisine yol açan en ağır ani basınç düşmesi vakasıdır.
9 Mayıs 2018 Çarşamba
ALFRED MANESSİER, eser-biyografi
FRANSIZ ressam, 1911 yılında Saint-Quen, Somme'da doğdu. Ranson Akademisi'nde mimarlık öğrenimi aldı. Roger Bissière'in öğrencisi oldu. Koyu mavilerle koyu kırmızıları kaynaştırarak soyut sanata dinî bir yön kazandırdı. 1941' de başka sanatçılarla beraber "Fransız geleneğinden genç ressamlar" grubunu kurdu. 1962 Venedik biennalinde Resim Büyük ödülünü kazanan Alfred Manessier, 1993' de Orléans'da öldü.
![]() |
| Alfred Manessier - Diken tacı |
ANNEDE SÜT AZLIĞI
DOĞUMDAN sonra, memedeki süt bezlerinden salgının kâfi miktarda olmamasına "hipogalaksi" denir. Meme veya meme başının yapısal bozuklukları, bezlerin salgılama işlevinde yetersizlik, iç salgı dengesinin bozuk olması, loğusalık dönemine ait genel veya sinirsel rahatsızlıklar, genel durumu bozan hastalıklar gibi çeşitli sebeplere bağlı olarak gelişebilir.
Annede süt azlığı, ilk emzirmede görülebileceği gibi, normal bir emzirme döneminden sonra da olabilir.
Annede süt azlığı, ilk emzirmede görülebileceği gibi, normal bir emzirme döneminden sonra da olabilir.
8 Mayıs 2018 Salı
SERGEY VASİLYEVİÇ MALYUTİN, eser-biyografi
KANDA ŞEKER AZLIĞI (hipoglisemi)
KANDAKİ şeker seviyesinin normal değerlerin (1 litre kanda 0,8 gram) altında olmasına "hipoglisemi" denilir. Uzun süren açlık veya şekerin bağırsaklardan emilmesinin yetersiz olması ve ağır karaciğer hastalıkları hipoglisemiye sebep olabilir.
Ayrıca kan şekeri seviyesini düzenleyen iç salgı sisteminin çalışma bozukluklarında hipoglisemi sık görülen bir vakadır. İnsülin üreten pankreas hücrelerinin aşırı çalışması, kan şekerini yükselten hormonların yetersizliği.
Doğuştan metabolizma bozuklukları da hipoglisemiye yol açar. Hafif kan şekeri düşmesi, kişide şikâyete yol açmazken, seviyenin 1 litrede 0,4 - 0,5 gramın altına inmesi, vücut dokularına ve beyne kâfi miktarda şeker (glikoz) gitmeyeceğinden, önemli belirtilere yol açar.
Hipogliseminin ilk belirtileri açlık hissi, yorgunluk, verimsizlik, ruhî çöküntü ve başağrısıdır. Daha sonra terleme, titreme, hafıza kaybı, göz kararması ve ayakta duramama belirir. Daha ağır vakalarda bilinç kaybı (koma) görülebilir; hasta idrarını tutamaz, havale geçirir ve sinir merkezlerinin etkilendiği diğer belirtiler ortaya çıkar.
Ayrıca kan şekeri seviyesini düzenleyen iç salgı sisteminin çalışma bozukluklarında hipoglisemi sık görülen bir vakadır. İnsülin üreten pankreas hücrelerinin aşırı çalışması, kan şekerini yükselten hormonların yetersizliği.
Doğuştan metabolizma bozuklukları da hipoglisemiye yol açar. Hafif kan şekeri düşmesi, kişide şikâyete yol açmazken, seviyenin 1 litrede 0,4 - 0,5 gramın altına inmesi, vücut dokularına ve beyne kâfi miktarda şeker (glikoz) gitmeyeceğinden, önemli belirtilere yol açar.
Hipogliseminin ilk belirtileri açlık hissi, yorgunluk, verimsizlik, ruhî çöküntü ve başağrısıdır. Daha sonra terleme, titreme, hafıza kaybı, göz kararması ve ayakta duramama belirir. Daha ağır vakalarda bilinç kaybı (koma) görülebilir; hasta idrarını tutamaz, havale geçirir ve sinir merkezlerinin etkilendiği diğer belirtiler ortaya çıkar.
7 Mayıs 2018 Pazartesi
JEAN MALOUEL, eser-biyografi
FLAMAN ressam (Johan Maelwael), 1370 yılına doğru Nimègue'de (Nijmegen) doğdu. 1396' da Paris'te Bavyera'lı İsabeau için çalıştı. 1397' de Dijon'da Atak Philippe ve Korkusuz Jean için çalıştı. Korkusuz Jean'ın portresini yaptı (1415).
Champmol manastırı için "Musa'nın kuyusu"nu çizdi. "Saint-Denis oymalı arkalığı"na başladı; bu eseri halefi H. Bellechose bitirdi. Siena okulunun üslûbuna yaklaşan yuvarlak bir Pieta'nın Malouel'e ait olduğu sanılır. Jean Malouel, 1419' da Paris'te öldü.
Champmol manastırı için "Musa'nın kuyusu"nu çizdi. "Saint-Denis oymalı arkalığı"na başladı; bu eseri halefi H. Bellechose bitirdi. Siena okulunun üslûbuna yaklaşan yuvarlak bir Pieta'nın Malouel'e ait olduğu sanılır. Jean Malouel, 1419' da Paris'te öldü.
![]() |
| Jean Malouel - Son Communio ve Saint-Denis'in ölümü |
6 Mayıs 2018 Pazar
KAZİMİR SEVERİNOVİÇ MALEVİÇ, eser-biyografi
RUS ressam, 1878 yılında Kiev yakınında doğdu. İzlenimcilik sonrası ressamları, fovistler ve Léger'nin kübizminden etkilendikten sonra soyut resme yöneldi. 1915' de yazdığı "gerçeküstücülük bildirgesi"nde, beyaz fon üzerine temel şekillerin bulunduğu yalın kompozisyonlarını açıklar.
Maleviç, 1925-30 yıllarında Almanya'da kaldıktan sonra SSCB' ye geri döndü ve resmî sanatla uyuşarak figüratif eserler gerçekleştirdi. Maleviç, 1935' de Leningrad'da öldü.
Maleviç, 1925-30 yıllarında Almanya'da kaldıktan sonra SSCB' ye geri döndü ve resmî sanatla uyuşarak figüratif eserler gerçekleştirdi. Maleviç, 1935' de Leningrad'da öldü.
![]() |
| Kazimir S. Maleviç - Ot biçme |
SARIMSI DIŞKILAMA
DIŞKI renginin açılması ve çoğunlukla sarımsı bir renk alması, dışkıya normal kahverengini veren safra pigmentlerinin miktarında azalmaya bağlıdır. Safra, karaciğerden yağlı gıdaları sindirme maksadıyla salgılan bir enzimdir. Safranın bağırsağa akışını engelleyen bütün şartlarda sarımsı dışkı görülür.
Dışkının bağırsaklardan geçişini hızlandıran ishal gibi durumlarda da dışkının rengi açılır. Dışkıda safra pigmentinin hiç bulunmaması, safranın bağırsağa akışını tamamen engelleyen durumlarda görülür.
Dışkının bağırsaklardan geçişini hızlandıran ishal gibi durumlarda da dışkının rengi açılır. Dışkıda safra pigmentinin hiç bulunmaması, safranın bağırsağa akışını tamamen engelleyen durumlarda görülür.
4 Mayıs 2018 Cuma
JEAN-DENİS MALCLÈS, eser-biyografi
HASTA OLDUĞUNA İNANMA
BAZI kişiler, kendi sağlıklarıyla ilgili aşırı endişelenme durumuna girerler. Hastalık hastası bu kişiler, organik bir temeli olmayan, daha çok sindirim ve kalp dolaşım sistemlerini ilgilendiren bir hastalıkları olduğuna kendilerini inandırmışlardır.
Kaygılı, saplantılı, nevrastenik ve hezeyanlı türleri vardır. Hastalık hastası kişi, bütün faaliyetlerden kendini çekerek dikkatini yalnızca kendi sağlığına verir.
Kaygılı, saplantılı, nevrastenik ve hezeyanlı türleri vardır. Hastalık hastası kişi, bütün faaliyetlerden kendini çekerek dikkatini yalnızca kendi sağlığına verir.
3 Mayıs 2018 Perşembe
HİPOFİZ BEZİ YETMEZLİĞİ
HİPOFİZ bezinin hormon salgılama faaliyetindeki yetersizlik neticesi patolojik bir durum oluşur. Salgıbezi dokusunun yapısını bozan tüm hipofiz lezyonları bu duruma yol açabilir. Hormon salgılamadaki yetersizliğin, bir veya birden çok hormonu ilgilendirmesine göre kısmî veya genel yetmezlikten söz edilir.
Hastalığın kısmî tipleri arasında hipofizer cücelik, bazı hipogonadizm ve tiroid azlığı türleri, böbreküstü bezi yetmezliği gibi tablolar sayılabilir.
Hipofizdeki genel yetersizlik gelişme çağında başlarsa, bedenî, ruhî ve cinsî gelişmenin etkilendiği daha karışık bir klinik tablo ortaya çıkar.
Hastalığın kısmî tipleri arasında hipofizer cücelik, bazı hipogonadizm ve tiroid azlığı türleri, böbreküstü bezi yetmezliği gibi tablolar sayılabilir.
Hipofizdeki genel yetersizlik gelişme çağında başlarsa, bedenî, ruhî ve cinsî gelişmenin etkilendiği daha karışık bir klinik tablo ortaya çıkar.
2 Mayıs 2018 Çarşamba
MÂHÂBÂRATA (sanskrit destanı)
MÂHÂBÂRATA, sanskritçe yazılmış destan, geleneklere göre, yazılışı çok eski çağlara kadar uzanır. "Veda"lar devrinden ms. 4. yy.'a kadar birçok değişikliğe uğradığı sanılır. 18 şarkıya bölünen 200 bin'i aşkın mısralık bu destanda, Kaurava'ların Pandava'lara karşı savaşı anlatılır.
Destanın başlıca kişileri şunlardır: Vişnu'nun sekizinci ve tam cisimleşmesi olan Krişna; Krişna'nın yoldaşı ve âşığı, İndra'nın oğlu ve cisimleşmesi olan Arcuna; Arcuna'nın dört kardeşi (Âdil Yudhişthira bunlardan biridir); Dharma'nın cisimleşmesi olan bilge Vidura; Kutsal ata Bişma; kör kral Dhritaraştra ile 100 oğlu ve onlara yardım eden güneş tanrısının oğlu kahraman Karna.
İki ordu karşılaşır ve çarpışma sonunda ikisi de kırılır (Bhagavad-Gita bölümü burada yer alır). Tarihî menkıbelerle gelenekleri, hukuk ve ahlâk kurallarını, birçok din, felsefe ve yogi kavramını biraraya getiren bu destan, eski ve yeni Hindistan'ın anlaşılması bakımından çok büyük değer taşır.
Destanın başlıca kişileri şunlardır: Vişnu'nun sekizinci ve tam cisimleşmesi olan Krişna; Krişna'nın yoldaşı ve âşığı, İndra'nın oğlu ve cisimleşmesi olan Arcuna; Arcuna'nın dört kardeşi (Âdil Yudhişthira bunlardan biridir); Dharma'nın cisimleşmesi olan bilge Vidura; Kutsal ata Bişma; kör kral Dhritaraştra ile 100 oğlu ve onlara yardım eden güneş tanrısının oğlu kahraman Karna.
İki ordu karşılaşır ve çarpışma sonunda ikisi de kırılır (Bhagavad-Gita bölümü burada yer alır). Tarihî menkıbelerle gelenekleri, hukuk ve ahlâk kurallarını, birçok din, felsefe ve yogi kavramını biraraya getiren bu destan, eski ve yeni Hindistan'ın anlaşılması bakımından çok büyük değer taşır.
![]() |
| Mâhâbârata'nın bir elyazmasından tasvir. |
![]() |
| Mâhâbârata destanından (Hint minyatürü, mö 276) |
BÖBREKÜSTÜ BEZİ YETMEZLİĞİ
BÖBREKÜSTÜ bezlerinin faaliyetinde azalmayla birlikte patolojik bir durum oluşur. Böbreküstü bezi kabuğunun (korteks) yetersizliği, steroit hormonların yapımında eksiklik meydana getirir. Bu bezlerin içinin (medüller tabaka) yetersizliğinde patolojik bulguya rastlanmaz.
Böbreküstü bezinin salgı üreten dokularını tutan her hastalık hormon üretiminde eksiklik yapar. Daha nadir olarak hipofiz bezi hastalıklarına bağlı olarak da böbreküstü bezi yetmezliği olabilir.
Böbreküstü bezi yetmezliği akut veya kronik olabilir. Kronik olanın en sık rastlanan şekli Addison hastalığıdır.
Böbreküstü bezinin salgı üreten dokularını tutan her hastalık hormon üretiminde eksiklik yapar. Daha nadir olarak hipofiz bezi hastalıklarına bağlı olarak da böbreküstü bezi yetmezliği olabilir.
Böbreküstü bezi yetmezliği akut veya kronik olabilir. Kronik olanın en sık rastlanan şekli Addison hastalığıdır.
1 Mayıs 2018 Salı
RENÉ MAGRİTTE, eser-biyografi
BELÇİKA'LI ressam, 1898 yılında Lessen'de doğdu. Paris'te (1926-30) ve Brüksel'de kaldıktan sonra, "gerçeküstücülük"ün belli başlı temsilcilerinden biri oldu. Hayat gücünün garipliklerini, geleneksel sanat işçiliğiyle bağdaştırdı. Knokke-Le-Zoute kumarhanesi (1953) ve Charleroi Güzel Sanatlar Akademisi için (1957) duvar süslemeleri yaptı. René Magritte, 1967' de Brüksel'de öldü.
![]() |
| René Magritte - Işıklar imparatorluğu |
MİDE ASİDİ AZLIĞI
MİDE mukozasının yetersiz çalışmasına bağlı olarak mide suyunda pepsin ve hidroklorik asit (HCl) azlığı, mide hastalıklarında görülebildiği gibi, ilâç kullanımı veya mide ameliyatları da buna yol açabilir.
Mide asidi az olunca, bunun neticesinde hazımsızlık ve bağlı olarak iştahsızlık, yemeklerden sonra midede şişkinlik hissi ve bazı gıdalara karşı isteksizlik görülür.
Mide asidi az olunca, bunun neticesinde hazımsızlık ve bağlı olarak iştahsızlık, yemeklerden sonra midede şişkinlik hissi ve bazı gıdalara karşı isteksizlik görülür.
30 Nisan 2018 Pazartesi
ALBERTO MAGNELLİ, eser-biyografi
İTALYAN ressam, 1888 yılında Floransa'da doğdu. Kendi kendini yetiştirdi. 15. yy.'ın Toscana'lı büyük ustalarını inceleyerek resme yöneldi. 1913' de Floransa'da Marinetti, Soffici, Papini çevresinde toplanan aydınlarla dostluk kurdu. Ertesi yıl Paris'e gitti ve orada Apollinaire, Max Jacop, Picasso, Archipenko, Léger, Robert Delaunay ile tanıştı.
İtalya'ya dönünce, Paris etkisi altında düz renklerden meydana gelen oldukça sade natürmort ve figürler çizdi. 1915' de Kandinsky ve Delaunay'ın etkisini yansıtan ilk soyut resimlerini yaptı. Bu tablolarda "geometrizm" ağır basar. 1918' de yaptığı "Lirik patlamalar"da ise birkaç insan figürüne yer verdi ve özellikle renklerin anlatım gücü üstünde durdu.
Sentetik şekillere ve saf renklere dayanan figüratif resme döndükten ve 1920-30 arası bu tarzda çalıştıktan sonra, 1931' de kesin olarak Paris'e yerleşti. Carrara mermerlerinden ilham alarak "Kayalar ve taşlar" adlı dizisini yaptı (1932-33). Daha sonra kendini yalnızca soyut resme veren Alberto Magnelli, 1970' de Meudon'da öldü.
İtalya'ya dönünce, Paris etkisi altında düz renklerden meydana gelen oldukça sade natürmort ve figürler çizdi. 1915' de Kandinsky ve Delaunay'ın etkisini yansıtan ilk soyut resimlerini yaptı. Bu tablolarda "geometrizm" ağır basar. 1918' de yaptığı "Lirik patlamalar"da ise birkaç insan figürüne yer verdi ve özellikle renklerin anlatım gücü üstünde durdu.
Sentetik şekillere ve saf renklere dayanan figüratif resme döndükten ve 1920-30 arası bu tarzda çalıştıktan sonra, 1931' de kesin olarak Paris'e yerleşti. Carrara mermerlerinden ilham alarak "Kayalar ve taşlar" adlı dizisini yaptı (1932-33). Daha sonra kendini yalnızca soyut resme veren Alberto Magnelli, 1970' de Meudon'da öldü.
![]() |
| Alberto Magnelli - Karmaşalar |
VÜCUT SICAKLIĞININ AZALMASI (hipotermi)
VÜCUT sıcaklığının normal değerlerin altına düşmesine "hipotermi" denilir. Vücuda ısı sağlayan mekanizmalardan biri olan oksidasyon süreçlerinin yavaşlaması veya vücut ısısını düzenleyen sinir merkezlerindeki bozukluklar hipotermiye yol açabilir.
Beslenme bozukluğu, çeşitli iç salgı sistemi hastalıkları (meselâ, addison hastalığı, miksödem), şok ve bazı zehirlenme vakalarında (fosfor, kurşun, arsenik zehirlenmesi, akut alkol zehirlenmesi, kanda üre artışı) vücut sıcaklığı düşer.
Beslenme bozukluğu, çeşitli iç salgı sistemi hastalıkları (meselâ, addison hastalığı, miksödem), şok ve bazı zehirlenme vakalarında (fosfor, kurşun, arsenik zehirlenmesi, akut alkol zehirlenmesi, kanda üre artışı) vücut sıcaklığı düşer.
28 Nisan 2018 Cumartesi
ALESSANDRO MAGNASCO, eser-biyografi
İTALYAN ressam (İl Lissandrino), 1667 yılına doğru Cenova'da doğdu. Salvatore Rosa ve Callot'un rakibiydi. Halk, ordu ve manastır sahneleri, karanlık ve karmaşık peyzajlar içinde çingene yaşayışını canlandırdı. Işıltılı ve canlı fırça darbeleriyle hem fantastik, hem "izlenimci" denilebilecek bir çalışma tarzı oluşturdu. Magnasco, 1749' da doğduğu şehirde öldü.
![]() |
| Alessandro Magnasco - Keşişler kitaplıkta |
TİROİD YETMEZLİĞİ (hipotiroidizm)
TİROİD bezinin yetersiz çalışması neticesinde beliren hastalık tablosuna "hipotiroidizm" denilir. Birçok sebebe bağlı olarak gelişir ve ortaya çıkma yaşına göre çeşitli belirtiler verir.
Çocukluk çağında beliren hipotiroidizm, bedenî ve zihnî gelişmede ağır bir geriliğe yol açar. Tiroid bezinin tam gelişememesi veya tiroid hormonlarının bileşim ve salgılanma mekanizmalarındaki bozukluklar, bu dönemde görülen sebeplerdir.
Yetişkinlerde görülen hipotiroidizm sebepleri ise; tiroid bezinin ameliyatla çıkarılması, bu beze tatbik edilen radyoterapi, tiroidi baskılayan ilâç kullanılması, kronik tiroid iltihabı ve bezde sebebi bilinmeyen doku gerilemesidir.
Çocukluk çağında beliren hipotiroidizm, bedenî ve zihnî gelişmede ağır bir geriliğe yol açar. Tiroid bezinin tam gelişememesi veya tiroid hormonlarının bileşim ve salgılanma mekanizmalarındaki bozukluklar, bu dönemde görülen sebeplerdir.
Yetişkinlerde görülen hipotiroidizm sebepleri ise; tiroid bezinin ameliyatla çıkarılması, bu beze tatbik edilen radyoterapi, tiroidi baskılayan ilâç kullanılması, kronik tiroid iltihabı ve bezde sebebi bilinmeyen doku gerilemesidir.
27 Nisan 2018 Cuma
MARİO MAFAİ, eser-biyografi
İTALYAN ressam, 1902 yılında Roma'da doğdu. Resim ve desen yapmaya Roma'da başladı. İngiliz, Fransız akademilerinde ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi'nde derslere devam etti. Karısı Antonietta Raphaël ile Scipione'nin tesirinde kaldı.
1928-31 yılları arasında Scipione ile birlikte "Cavour sokağı okulu" nu kurdu. Bu gruba daha sonra başka ressamlar da katılınca bu okula "Roma Okulu" ismi verildi. Grosz'a ve Alman ressamlarına, Pascin, Soutine, Ensor, hattâ El Greco, Chagall ve Goya'ya dayanan "Roma Okulu", 20. yy. resim anlatımına karşı çıktı.
Kuru çiçekler, maske veya fanteziler, natürmortlar, Roma'dan görünüşler, harabeler, basit gerçekleri yansıtan görüntüler Mafai'nin 1930 yıllarında işlediği başlıca temalardır. Bu eserlerde, mekanik gerçekçilikten çok, boşluk-renk ilişkisinin soyut boyutlarına önem verilmiştir.
20. yy. ressamlarının dev plastik eserlerine karşılık Mafai, insanı hüzün veren hayâllere götüren sıcak ve koyu renklerle dolu tablolar yaptı. 1939-41 yıllarında gerçekçiliğe yöneldi. 1956' dan itibaren natürmort yapmaya başlayan Mario Mafai, 1965' de Roma'da öldü.
1928-31 yılları arasında Scipione ile birlikte "Cavour sokağı okulu" nu kurdu. Bu gruba daha sonra başka ressamlar da katılınca bu okula "Roma Okulu" ismi verildi. Grosz'a ve Alman ressamlarına, Pascin, Soutine, Ensor, hattâ El Greco, Chagall ve Goya'ya dayanan "Roma Okulu", 20. yy. resim anlatımına karşı çıktı.
Kuru çiçekler, maske veya fanteziler, natürmortlar, Roma'dan görünüşler, harabeler, basit gerçekleri yansıtan görüntüler Mafai'nin 1930 yıllarında işlediği başlıca temalardır. Bu eserlerde, mekanik gerçekçilikten çok, boşluk-renk ilişkisinin soyut boyutlarına önem verilmiştir.
20. yy. ressamlarının dev plastik eserlerine karşılık Mafai, insanı hüzün veren hayâllere götüren sıcak ve koyu renklerle dolu tablolar yaptı. 1939-41 yıllarında gerçekçiliğe yöneldi. 1956' dan itibaren natürmort yapmaya başlayan Mario Mafai, 1965' de Roma'da öldü.
![]() |
| Mario Mafai - Roma lokantası |
KAS GERGİNLİĞİ AZALMASI (hipotoni)
KAS gerginliğinde azalmaya "hipotoni" denir. Omuriliğin hareket siniri hücrelerinden kaynaklanan uyarılarla, beyinden gelen, bu hücrelere yönelik baskılayıcı uyarılar arasındaki denge, iskelet kaslarının dinlenme durumundaki normal gerginliğini sağlar.
Kaslarda gevşeklik, dirence karşı koyamama gibi belirtiler veren hipotoni, yaşlılıkta veya hiçbir bedenî faaliyet yapmayan kişilerde olabilir.
Kaslarda gevşeklik, dirence karşı koyamama gibi belirtiler veren hipotoni, yaşlılıkta veya hiçbir bedenî faaliyet yapmayan kişilerde olabilir.
26 Nisan 2018 Perşembe
NİCOLAAS MAES, eser-biyografi
HOLLANDA'LI ressam, 1634 yılına doğru Dordrecht'de doğdu. 1648-53 yılları arası Rembrandt'ın öğrencisi oldu. 1660-65 arası Anvers'de yaşadı ve Jordaens'in etkisinde kaldı. Dordrecht'e geri döndü, sonra Amsterdam'a yerleşti (1678).
İlk döneminde Rembrandt tarzında, özellikle eviçi sahnelerini canlandıran resimler yaptı. Amsterdam'da da daha kuru bir üslûpta zarif portreler yaptı. Din ve mitoloji konularını da işleyen Maes, 1693' de Amsterdam'da öldü.
İlk döneminde Rembrandt tarzında, özellikle eviçi sahnelerini canlandıran resimler yaptı. Amsterdam'da da daha kuru bir üslûpta zarif portreler yaptı. Din ve mitoloji konularını da işleyen Maes, 1693' de Amsterdam'da öldü.
![]() |
| Nicolaas Maes - Yemek öncesi duası |
KOKU ALAMAMA (hipozmi)
KOKU alma duyusunun azalmasına "hipozmi" denilir. Geçici veya kalıcı olabildiği gibi, sadece bir veya daha fazla kokuyu ilgilendirebilir. Ayrıca doğuştan gelen veya sonradan edinilmiş tek veya çift taraflı koku alamama biçimleri de vardır.
Geçici koku alamama, burundaki sinirsel duyusal mukozanın uzun müddet keskin koku almasıyla gelişir. İleri yaşlarda görülen koku alamama bir hastalık belirtisi olmayıp, yaşlanmanın fizyolojik bir neticesidir. Yaşlılık haricindeki bütün hipozmi vakalarında, koku alma işlevine katılan yapılarda bir bozukluk vardır.
Geçici koku alamama, burundaki sinirsel duyusal mukozanın uzun müddet keskin koku almasıyla gelişir. İleri yaşlarda görülen koku alamama bir hastalık belirtisi olmayıp, yaşlanmanın fizyolojik bir neticesidir. Yaşlılık haricindeki bütün hipozmi vakalarında, koku alma işlevine katılan yapılarda bir bozukluk vardır.
25 Nisan 2018 Çarşamba
CHARLES RENNİE MACKİNTOSH, eser-biyografi
İSKOÇ dekoratör ve mimar, 1868 yılında Glasgow'da doğdu. Eserleri, İngiltere'deki 19. yy. sonu sanatını, Avrupa'nın yeni sanat akımına bağlar. Glasgow'da Belediye Güzel Sanatlar okulu (1897), Miss Cranston'un meşe bezemeli çay salonu (1896-1904), Glasgow dolaylarında, Kilmacolm'da Windy Hill (1899-1901), Helensburgh'da Hill House (1902-3) gibi eserler sanatçının modern anlayışını gösterir. Mackintosh, 1928' de Londra'da öldü.
![]() |
| Charles Rennie Mackintosh - Miss Cranston'un çay salonundan |
HİSTİYOSİTOM (bağdoku tümörü)
HİSTİYOSİT HÜCRELERİ
Organizmadaki bağdokuda dağınık halde bulunan hücrelere "histiyosit" hücreleri adı verilir. Bu hücreler; hücre artıklarını, yıkıma uğramış doku parçalarını ve organizmaya girmiş yabancı cisimleri içine alarak bunları öğütme özelliğine sahiptirler.
Histiyosit, yaklaşık olarak aynı işi gören "makrofaj" ile eşanlamlı olarak kabul edilebilir. Dokularda bulunan histiyositler, kandaki monositlerden kaynaklanır.
HİSTİYOSİTOM
Histiyosit içeren bağdoku tümörüdür. Tümörü oluşturan hücrelerin çeşitli biçimsel özellikler göstermesi sebebiyle, tümörün histolojik yapısı oldukça zengin bir çeşitlilik gösterir. Yüzeysel dokulardan çıkan histiyositom genellikle iyi huyludur. Çoğunlukla gerçek bir tümör olmayıp, çeşitli uyarılara cevap olarak gelişen bir hücre çoğalması görülür.
Derin dokulardan kaynaklanan histiyositom, kötü huylu özellik göstererek çevre dokulara sıçrar. Tümör alındıktan sonra, tekrarlama ve metastaz yapabilir.
Organizmadaki bağdokuda dağınık halde bulunan hücrelere "histiyosit" hücreleri adı verilir. Bu hücreler; hücre artıklarını, yıkıma uğramış doku parçalarını ve organizmaya girmiş yabancı cisimleri içine alarak bunları öğütme özelliğine sahiptirler.
Histiyosit, yaklaşık olarak aynı işi gören "makrofaj" ile eşanlamlı olarak kabul edilebilir. Dokularda bulunan histiyositler, kandaki monositlerden kaynaklanır.
HİSTİYOSİTOM
Histiyosit içeren bağdoku tümörüdür. Tümörü oluşturan hücrelerin çeşitli biçimsel özellikler göstermesi sebebiyle, tümörün histolojik yapısı oldukça zengin bir çeşitlilik gösterir. Yüzeysel dokulardan çıkan histiyositom genellikle iyi huyludur. Çoğunlukla gerçek bir tümör olmayıp, çeşitli uyarılara cevap olarak gelişen bir hücre çoğalması görülür.
Derin dokulardan kaynaklanan histiyositom, kötü huylu özellik göstererek çevre dokulara sıçrar. Tümör alındıktan sonra, tekrarlama ve metastaz yapabilir.
23 Nisan 2018 Pazartesi
AUGUST MACKE, eser-biyografi
ALMAN ressam, 1887 yılında Meschede'de doğdu. Alman "anlatımcılığı"nın en ilgi çekici temsilcilerinden biridir. Münih'te "Mavi Atlı" grubuna katıldı. Işık-renk'i kullanarak "zamandaş kontrast" yeniliğini buldu. Çok canlı tonlar taşıyan eserlerinde çoğunlukla çağdaş sahneleri çizmiştir. Marne savaşında vurulan August Macke, 1914' de ( yaş 27) Perthes-Les Hurlus, Marne'da öldü.
![]() |
| August Macke - Gecenin içinde iki kız (1912) |
HİYALİNOZ (hiyalin birikmesi)
VÜCUDUN çeşitli yapılarında glikoproteinden oluşmuş "hiyalin" maddesinin (camsı madde) birikmesiyle oluşan patolojik sürece "hiyalinoz" denilir. Eskiden kalma nedbe dokusu olan bağdokuda, damar sertliği bulunan kan damarları duvarında, yüksek tansiyon, şeker hastalığı vb. gibi sebeplerle oluşmuş böbreklerdeki kılcal damar yumağında hiyalin birikimi görülebilir.
Hiyalin birikimi olan yapılarda doku hasarı, işlev kaybı ve sonunda doku gerilemesi (atrofi) olur. Hiyalinozun sebebi kesin olarak bilinmemektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























