MESİR BAYRAMI
Bugün bir
eğlence niteliği almış olan bu bayrama, eski
Anadolu ve
Sümer inançlarının farklı biçimde devamı olarak bakılabilir.
Sümer ve
Hititler'de "
Dumuzi",
Fenike ve
Grekler'de "
Adon" denilen
bitkiler tanrısı, inanca göre; avlanırken bir domuz tarafından öldürülür, gövdesi ve kanı toprağa karışır. Zamanla bu topraktan, içinde saklı üretici özden dolayı sayısız bitkiler yetişir.
Bu sebeple
Dumuzi'ye veya
Adon'a inanan kavimler
bahar aylarında onun adına ve şerefine şenlik düzenler ve ondaki
üretici gücü temsil ettiğine inanılan birtakım
karışım macunlar da yerlerdi. Bu macunlardan yiyenlerin hastalıktan kurtulacağına, dileklerinin kabul edileceğine, çocuğunun olacağına vb. inanırlardı.
Tek tanrılı dinlerin (Musevîlik, Hristiyanlık, İslâmiyet) benimsenmesinden sonra da
Anadolu'da bu bayramlar "
mesir bayramı" adıyla kutlanılmaya devam edildi. Her sene 15 nisan günü
Manisa'da
Mesir bayramı düzenlenir.
MESİR MACUNU
Manisa bimarhanesinin ilk başhekimi
Merkez Efendi (
Musa bin Muslihiddin bin Kılıç) Manisa'ya gelmeden evvel
Denizli'de yaşıyordu. Orada, 41 çeşit maddeden hazırladığı "
mesir macunu" adlı bir karışımı hastalarına
ilâç olarak veriyordu. Manisa'ya gelerek yeni vazifesine başladıktan sonra da hastalarına aynı ilâcı verdi.
Birçok hastanın iyileşerek hastaneden çıkması üzerine, mesir macununun
ünü kısa sürede şehre yayıldı. Macun önceleri,
para karşılığında varlıklı kimselere veriliyordu. Gün geçtikçe
Merkez Efendi'ye giderek bu ilâçtan isteyenlerin sayısı arttı. Bunun üzerine hastane başhekimi, bimarhanenin 50 metre ilerisindeki
Sultan Camii minaresine çıkarak, mesir macununu cami çevresinde toplanan
halka lokmalar halinde attı (15 nisan 1539). Bu tarihten sonra mesir (
manisa mesiri) dağıtılması bir
gelenek olarak yerleşti.
Macunun bileşiminde bugün daha az sayıda madde çeşidi vardır. Macun küçük kâğıt külâhlara konularak minareden atılır.
İçindeki maddeler: Karanfil, yenibahar, karabiber, zencefil, kişniş, havlıcan, kebabiye, hindistan cevizi, anason, damla sakızı, safran, tarçın, hardal, çivit, meyan balı, sarıhalil, karahalil, çörekotu, dârıfülfül, ravent, limontozu, kakule, sinameki, vanilya, portakal kabuğu vb. maddelerdir. Bu maddeler
şekerle kaynatılarak macun haline getirilir.
Macun dağıtımına 1926 yılından 1952' ye kadar
ara verildikten sonra
millî ve
mahallî bir geleneğin devam ettirilerek
korunması düşüncesiyle yeniden izin verildi.